İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/686 E. 2024/513 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/686
- Karar No
- 2024/513
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/686 Esas KARAR NO:2024/513 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/10/2023 KARAR TARİHİ:17/09/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin kendisine başvuran firmalar ile antlaşması kapsamında uydu yayın hizmeti sağladığını, davacı ile borçlu davalı arasında 2015 yılından itibaren süre gelen bir uydu yeri kiralamaya dayalı ticari ilişkisi olduğunu, 01.10.2015 tarihinde imzalanan sözleşme ve devamı tarihlerdeki antlaşmalar uyarınca müvekkil şirket davalıya hizmet verdiğini, sözleşmenin 14. maddesine göre taraflarca sözleşme 30 gün öncesinden yazılı ihbar ile feshedilmediği sürece 1 yıl uzadığını, sözleşme gereğince, müvekkilinin ... Uydusu üzerinden ve günde 24 saat esasına göre davalının markası olan “...” logolu TV kanalının ...'nin belirleyeceği teknik özelliklerle yayınlanması hizmetini taahhüt ettiğini, davalının bu hizmet karşılığı olarak müvekkilce düzenlenen faturaların bedellerini müvekkiline ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davalıya müvekkili tarafından sözleşme konusu hizmetlerin karşılığı olarak e-arşiv faturalar tanzim edildiğini, faturaların karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, faturaların müvekkil şirket ve davalı tarafından usulüne uygun olarak kayıtlarına alındığını, ancak davalı bahsedilen fatura bedellerini ödemediğini, ... numaralı fatura ... numaralı fatura ... numaralı fatura Davalıca TTK 21/2. maddesine göre 8 günlük yasal sürede faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturayı alan davalı süresi içerisinde faturaya itiraz etmediğinden fatura içeriğinin doğru olmadığının iddiasını ancak yazılı delilerle kanıtlayabileceğini davalının ödeme yapmaması üzerine alacağının tahsili için davalı borçlu aleyhine .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine, davalı şirket tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olup, takip bu itiraz nedeniyle durduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alamadıklarını, cari hesap kayıtlarının, faturaların incelenmesiyle ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle davalı şirketten alacaklı olduklarının anlaşılacağını, beyan ve iddia etmiş ve yukarıda arz ve izah edildiği ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; yargılama neticesinde davalı-borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına Mahkûmiyetine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip dosyasının 2017 yılı esaslı olması gerçeğinde itirazın iptali davası için dava ikame süresi 1 yıl olup dava açma süresi sona erdiğini, işbu davanın hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, Hak düşürücü süre yönünden süresinde açıldığı kabul edilse dahi alacak zaman aşımına uğramıştır. TBK 147 madde kapsamında kira alacakları 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, zaman aşımı yönünden itiraz ettiklerini, Dava konusu edilen fatura bedellerinin ... A.Ş. Keşidecili, 30.01.2018 keşide tarihli, ... Yapı İnş. A.Ş. keşidecili, 140.000,00.-TL bedelli çekle ödendiğini, İşbu takiplerden kambiyo senedine istinaden takip yoluyla başlatılan dosya borcu taraflar arasında yapılan 19.01.2023 tarihli protokol ile ödendiğini, borç sona erdiğini, işbu dava konusu borcun davacı firmaya dava tarihinden ve hatta yukarıda bilgileri yazılı çekin ciro yoluyla devir ve teslimiyle birlikte ödenerek sona erdiğini, işbu takipler tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla açıldığından ve işbu dava tarihinden önce ödenerek borç sona erdiğinden artık dava konusu olacak bir alacak kalmadığını, 19.01.2023 tarihli protokolü gereği; “Borçlu tarafından; borcun 50.000,00 TL tutarındaki kısmı nakit olarak, tek seferde, alacaklı şirketin yasal takip avukatı olan ... adına kayıtlı ... IBAN numaralı ... ... hesabına, 19.01.2023 tarihinde ödenecektir. Kalan 200.000,00 TL tutarındaki kısım için ise, aşağıda bilgileri yazılı çek alacaklıya teslim edilecektir: ... bankası A.Ş. ... ... şubesinden alınma 31.07.2023 keşide tarih ve 200.000,00.-TL bedelli, 318.0229 no.lu ... ... İnş. Tur. Ltd. Şti. Keşidecili çek .." denilerek borcun kapatıldığını, Sözleşme gereği imza aşamasında ödenen teminat kapsamında takas ve mahsup iddialarının olduğunu, sözleşmenin 12. madde kapsamında davacı firma nezdinde depo edilen 59.850,00 USD bedel ile teminat olduğunu, yukarıda mevcut ödeme iddiamız haricinde mevcut teminat nedeniyle takas ve mahsup iddialarını yenilediklerini, davacı taraf aleyhine haksız takip nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, beyan ve iddia etmiş ve yukarıda belirtilen sebepler ve resen görülecek sebepler neticesinde; Davacı tarafından gerek ödeme, gerekse de takas ve mahsup iddiamız kapsamında haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılmış işbu itirazın iptali davasının Reddine, davacının taleplerinin itirazın iptali olması nedeniyle 1 yıllık sürede açılmadığından hak düşürücü süreler yönünden davanın reddine, davanın itirazın iptalinden alacak iddiasına dönüştürülmesi halinde kiralama hizmetine ilişkin olarak yasal zaman aşımı süresi 5 yıllık olmakla davanın zaman aşımı yönünden reddine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödenmesine hükmedilmesine, Mahkeme masraf ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. Uyap üzerinden entegre edilen .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 97.051,55 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Davalının itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bir tebligat parçasına rastlanılmadığından davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki iletim sözleşmesinin 11.10.2015 tarihinde imzalandığı, takip konusu faturaların ise 2017 yılına ait olduğu, takibin 2017 yılında açıldığı, dolaysıyla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında imzalanan iletim sözleşmesi incelendiğinde; davalıya ait kanalın ... uydusu üzerinden 24 saat esasına göre yayının sağlanması noktasında anlaşmaya varıldığı, sözleşme bedelinin 12.maddede aylık 15.000 USD+KDV+ÖİV olduğu, ödemelerin her ayın 1. Ve 5. Günü arasında peşin yapılacağı, ödemelerde her ayın birinci gününün TC Merkez Bankası ABD Doları döviz efektif satış kurunun geçerli olacağı, gecikme olması halinde %2 gecikme faizi uygulanacağı ve ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kurunun esas alınacağının, yine 59.850 USD teminat yatırılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilaf alacağın varlığı ve miktarı noktasında toplanmakta olup, taraf defter ve kayıtları üzerinde incelme yapılmak suretiyle bilirkişiden rapor ve itiraz üzerine ek rapor alınmasın karar verilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Huzurdaki davanın; Takip alacaklısı/davacı ... ... Tic. A.Ş. (Eski ... Hizm. Ve ... Tic.A.Ş.) taraf borcun "cari hesaba/açık hesaba dayalı fatura bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı ... Tv Yay.Rek. A.Ş. aleyhine 07/12/2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 97.051,55 TL asıl alacağı için davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, Davacının 2017 yılına ait yukarıda listelenen ticari defterlerin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakla, delil kabiliyetlerinin takdiri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı taraf vekili, inceleme kararının verildiği 16/01/2024 tarihli celsede bulunmuş olup, davalıya Sayın Mahkeme’ce ihtar edilmesine rağmen; Davalı taraf inceleme günü mahkemede bulunmamıştır, ticari defterleri de ibraz edilmemiştir, bu durumda davacının yasaya uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarına itibar edilip edilmeyeceği hususu münhasıran Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalı taraf kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmemiş olup; bu davranışın yasal sonuçlarını belirlemek, münhasıran Sayın Mahkeme’nizin takdirinde bulunduğu, Davacı ... (Eski ... Uydu) ile davalı ... arasında 01.10.2015 başlangıç tarihli "... uydusu üzerinden günde 24 saat esasına göre” davalının ... logolu televizyon kanalının sözleşmedeki teknik özelliklerle hizmet verilmesi” konulu 30 gün önceden yazılı ihbar ile fesih edilene kadar uzaması şartı ile 10 sf. ve 21 maddede ibaret 01.10.2015 başlangıç tarihli “İletim Sözleşmesi” başlıklı bir sözleşme imzalandığı taraflar arasında bu yönde ticari ilişki olduğu, Sayın Mahkeme Tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Aşağıdaki Değerlendirmelerin Yapılması Gerekmiş Olup, Takdir Sayın Mahkeme'ye Ait OlmakÜzere,¸ İlgili faturaların e-fatura ve e-arşiv fatura türünde olduğu davacı tarafından kesilen her bir faturaya sistem tarafından üretilen ... no ile faturaların kesildiği ve davalıya e-arşiv izni kapsamında “...@hotmail.com” mail adresine iletildiği/tebliğ edildiği, Davacının muhasebe kayıtlarının incelenmesi ile; davalının cevap dilekçesinde belirttiği sözleşmenin 12. Maddesine göre 59.850,00 USD depo edildiği iddia edilen (3 kira bedeli) depozito bedeline ilişkin bir kayıt olmadığı, dava dosyasında ayrıca bu hususa ilişkin bir ödeme belgesi görülemediği, 16.11.2017 tarihinde davalıdan “... 100 PROD. ÇEK TAHSILATI VADE 30.01.2018” açıklaması ile 140.000,00 TL tahsil edildiği/davalının borcundan mahsup edildiği, -07.12.2017 tarihinde davacının iş bu davaya konu 97.051,55 TL alacağına ilişkin alacaklı olduğu, -02.02.2018 tarihinde iş bu dava dışı karşılıksız çeke ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı dosyasın nedeni ile; 02.02.2018 tarihinde “... PRODÜKSİYON YASAL TAKİP” açıklaması ile 140.000,00 TL davacının alacaklı olduğu, 01.12.2022 tarihinde – 1.574,15 TL, 06.02.2023 tarihinde – 19.353,89 TL ve 01.12.2023 tarihinde -119.071,96 TL tahsilat kaydı yapıldığı 2018/... E. dosya borcunun kapatıldığı, Dolayısıyla; davacının muhasebe kayıtlarından yola çıkılarak iş bu davaya konu icra takibi yönünden davalıdan 07.12.2017 icra takip tarihinde davalıdan davacının icra takibindeki talebi gibi; 97.051,55 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Sayın Mahkeme Tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Faiz konusunun irdelenmesi: 01.10.2015 tarihli İletim Sözleşmesinin Madde 12: Ücretler maddesinde ücretlerin ödenmesinde gecikme olması durumunda aylık % 2 faiz uygulanacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Davacı tarafından davalının lehine 07/12/2017 tarihli icra takibinde 97.051,55 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 17,75 oranda ve avans faizi talep edildiği görülmüş olup, ancak; 07/12/2017 takip tarihinde avans faizinin % 9,75 oranda olduğu tespit edilmiştir. Bu halde TCMB verilerinden 07/12/2017 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının % 9,75 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 97.051,55 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %9,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceği, Özetle; Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının 97.051,55 TL olabileceğinin mütalaa edildiği, anlaşıldı. Mahkememizce alınan bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Davalı tarafından 30.11.2017 tarihli 18.929,45 TL vade faturasına itiraz edilse de; Faturaların davalıya, davalının itiraz etmediği 01.09.2017 tarihli 68.029,50 TL kira ve 01.10.2017 68.029,50 TL kira faturaları gibi tebliğ edildiği tebliğ listesinden anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafından faturaların davalıya tebliğ edildiği tevsik edildiğinin söylenebileceği, davalı taraf vekili, inceleme kararının verildiği 16/01/2024 tarihli celsede bulunmuş olup, davalıya Sayın Mahkeme'ce ihtar edilmesine rağmen; Davalı taraf inceleme günü mahkemede bulunmamıştır, ticari defterleri de ibraz edilmemiştir, bu durumda davacının yasaya uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarına itibar edilip edilmeyeceği hususu münhasıran Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davalı taraf kendi iktidarında bulunmasına rağmen kendi defterlerini ibraz külfetini yerine getirmemiş olup; bu davranışın yasal sonuçlarını belirlemek, münhasıran Sayın Mahkeme'nizin takdirinde bulunmakla birlikte, Davalının muhasebe kayıtları incelenemediğinden davalı tarafın itiraz ettiği, 30.11.2017 tarihli vade farkı faturasının davalıda kayıtlı olup olmadığının görülemediği, Ayrıca davacının muhasebe kayıtlarına kök raporun sonuç kısmından sonra yer verilmekle birlikte davalıca bahsedilen protokol ödeme bedelleri mahsup edilmesi sonrasında davacının 23.10.2023 dava tarihi itibariyle de 97.051,55 TL davalıdan alacaklı olduğu görülmüş olup; dolayısıyla kök rapordaki görüşlerimiz aynen muhafaza edilmekle; davacının muhasebe kayıtlarından yola çıkılarak davalıdan 07.12.2017 icra takip tarihinde davalıdan davacının icra takibindeki talebi gibi; 97.051,55 TL alacaklı olabileceği hesaplanmakla birlikte takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Özetle; Sayın Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; 97.051,55 TL olabileceğinin mütalaa edildiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme, icra dosyası, taraf kayıt ve belgelerine göre alınan bilirkişi kök ve ek raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. Bilirkişi kök ve ek raporuna göre davacının dava ve takip tarihine göre 97.051,55 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin USD üzerinden olduğu ve her ayın 1. Günün efektif satış kuru üzerinden hesaplanacağının, yine gecikme halinde %2 faiz ve ödeme tarihindeki kurun dikkate alınacağının kararlaştırıldığı, davalının çekle ödeme yaptığını iddia ettiği, davacı kayıtlarına göre çek girişi ve karşılıksız kalan çek çıkışının yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafından protokol ile borcun sona erdiği ileri sürülmüş ise de yasal sürede herhangi bir protokolün sunulmadığı, davalının verdiğini beyan ettiği 140.000 TL çek nedeniyle başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 16.08.2022 tarihi itibariyle dosya kapak hesabının 299.694,06 TL olduğu, yine 200.000,00 TL'lik çekle ödeme iddiasına karşılık davacı kayıtlarında bu çeke ilişkinde karşılıksız olması nedeniyle çek çıkışının olduğu, yapılan tahsilatın davacı kayıtlarında yer aldığı, ve takip ve dava tarihi itibariyle davacının 97.051,55 TL davacının alacaklı olduğunun ek bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, davalının inceleme günü defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, BA formlarına göre dava konusu faturaları Vergi Dairesine beyan ettiği, alınan bilirkişi ek raporuna itiraz etmediği, hususları hep birlikte gözetildiğinde davacının davalıdan 97.051,55 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu değerlendirilmekle, davacının davasının kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, takip konusu alacağın %20’si olan 19.410,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kabulü ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, 2-Takip konusu alacağın %20’si olan 19.410,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 6.629,59 TL karar ilam harcından 1.172,14 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.457,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900 -TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 268,85 TL başvurma harcı ve 1.1172,14 TL peşin harcın toplamı olan 1.440,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL tebligat+ müzekkere masrafı olmak üzere toplam 6.100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL Arabuluculuk ücretinin; davalı taraftan alınarak, hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip .... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır