İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/171 E. 2025/46 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/171
Karar No
2025/46
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2023/171 Esas KARAR NO :2025/46 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/03/2023 KARAR TARİHİ:29/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında ... Esas sayılı dosyası ile girişilen takibe karşı davalı vekili aracılığıyla itirazda bulunulduğunu ve dosyanın yetkisizlik nedeniyle .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile devam olunduğunu, ödeme emrini UYAP sisteminden öğrenen davalı tarafın 28/04/2022 tarihinde itirazlarını sunarak borca itiraz ettiğini, davalı tarafın icra takibine itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, takip konusu alacağın fuar katılımcı sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin olduğunu, davacı müvekkilinin ... Fuarına katılım sözleşmesine binaen ödemeler yaptığını, sözleşmenin iptal olması durumunda davalı şirket tarafından sözleşme bedelinin faiziyle birlikte ödeneceği kabul ve taahhüt edildiğini, sözleşmenin iptal olmasına müteakip davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı müvekkilinin hizmet alamadığını ve hizmet alımı için yapmış olduğu ödemelerin karşılığını da alamadığını, müvekkilinin alacaklarının tahsili ve uyuşmazlığın çözümü için dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak davalı tarafın müvekkilinin alacaklarını ödemeye yanaşmaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkile 45.892,77 TL borçlu bulunan ve ödeme emrine itiraz etmiş olan davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın takip tarihinden önce işlemiş yasal faizi ile takip tarihinden sonra işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın da dilekçesinde bahsettiği uyuşmazlığa konu fuarı gerçekleştirdiklerinin sabit ve izahtan vareste olduğunu, kabul anlamına gelememek kaydıyla bir an fuarın gerçekleştirilmediği ve sözleşmede de buna ilişkin hükümler bulunmadığı düşünülecek olsa dahi taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ilişkin davacı tarafından herhangi bir sözleşmeden dönmeye yönelik ihtar ve bildirimi bulunmadığını, müvekkili şirketin, taraflar arasında akdedilen fuar katılım sözleşmesinde belirtilen tarihler arasında fuarı gerçekleştirdiğini, bu kapsamda davacıya yer tahsisi yapıldığını ve katılımı için uygun koşullar sağlandığını, davacının da söz konusu fuara katılım sağladığını, bu hususun davacının kendi sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımlarla da açıkça görülmekte olduğunu, ortada sözleşmenin ayakta olamamasını gerektirir herhangi bir hukuki gerekçe bulunmadığı dikkate alındığında (taraflarınca ödemenin yapıldığı ve bedel miktarını kabul anlamına gelmemekle birlikte) iddia edilen paranın iadesinin istenmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ayakta olan sözleşme kapsamında fuar organizasyonunu gerçekleştirerek sözleşmenin yüklemiş olduğu görevi ve yükümlülükleri yerine getirdiğini ve sözleşmeyi gereği gibi ifa ettiğini, davacının, taraflarını kötü niyetli ve süreci sürüncemede bırakmak ile itham etmişse de taraflarına yöneltilen iddia ve ithamların yerinde olmayıp salt kötü niyetten ibaret işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının gerçekleştirilen fuarın iptal edildiğine ilişkin tamamen asılsız iddialar ile ikame etmiş olduğu davanın kötü niyetli hareket ettiğine matuf olduğunu belirterek haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, fuar katılım sözleşmesine dayanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstanbul Bam 45.Hukuk Dairesinin 2021/947 E., 2024/816 K. sayılı ilamında "Sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın birinci kısmında borç ilişkilerinin kaynakları üst başlığı ile 1. vd maddelerinde düzenlenmiştir. 26. maddede, tarafların sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebileceği düzenlemesi ile sözleşme serbestliğine yer verilmiştir. Somut olayda, tacir olan her iki taraf özgür iradeleri ile yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri konusunda anlaşmaya vararak imzalamışlardır. Davalı organizatör sözleşmede kendisine tanınan yetki ile covid sebebi ile değişiklik yapmıştır. Sözleşmenin 2. maddesinde davalı şirkete bu konuda çok geniş yetki tanınmıştır. Davacı ise sözleşmeyi bilerek imzalamıştır. Bu durumda TBK 136. madde anlamında ifa imkansızlığının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gerekecektir. İmkansızlığı, sözleşmenin konusu olan edimin maddi veya hukuki bir nedenden dolayı yerine getirilmesinin mümkün olmaması olarak tanımlamak mümkündür. İmkansızlık nedenleri maddi veya hukuki olabilir. İmkansızlığın objektif olması, sadece borçlu bakımından değil, herkes bakımından söz konusu olan imkansızlık, sübjektif imkansızlık ise, sadece borçlu bakımından söz konusu olan imkansızlığı ifade eder. Kusursuz imkansızlık TBK'nın 136. düzenlenmiş bulunmaktadır. Yasada borcun ifası, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşırsa borcun sona ereceği belirtilmiştir. İmkansızlık geçici nitelikte ise, kural olarak borcun sona ermesine neden olmaz. Bu hususta tarafların farazi iradeleri esas alınmalıdır. Ancak ifa muayyen bir zamanda yapılacak veya ifa zamanı alacaklı için önem taşıyorsa bu hallerde borcun sona ermesi sonucunu doğurur. Somut olayda, dava tarihi itibari ile dava konusu fuar ertelenmiş ancak dava ertelenen tarihten önce açılmıştır. Her dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Somut olayda ifa imkansızlığına dair hükümlerin uygulanarak tarafların verdiklerini geri isteyebilme haklarının doğduğunu kabul etmek mümkün değildir. Çünkü, yukarıda ayrıntılı şekilde yazılan sözleşme hükümleri ile bu maddenin uygulanması tarafların karşılıklı iradeleri ile adeta ortadan kaldırılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri gözetilecektir. Tüm dosya kapsamına nazaran; Davalı organizatör sözleşme hükümlerine göre değişiklik yapma hakkına sahip olup, davacı müşterinin sözleşmeyi fesh etme veya ödediği ücreti talep hakkı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. " gerekçesi ile uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hükümlerine göre davalı organizatörün değişiklik yapma hakkına sahip olduğu ve davacı müşterinin sözleşmeyi feshetme ve ödediği ücreti talep etme hakkının olmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı arasında ... tarihlerinde yapılması planlanan fuar katılım sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından sözleşmenin iptal olduğu belirtilerek yapılan ödemelerin iadesi için davalı hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça davaya konu fuarın covid salgını nedeniyle belirlenen tarihte yapılamadığının ve davacıya yeni fuar için davetiye gönderildiğinin savunulduğu, fuar katılım sözleşmesinin 2.maddesinde davalı düzenleyiciye fuarın yeri ve düzenleme tarihini değiştirme yetkisinin tanındığı, bu durumun sözleşmenin fesih nedeni olmadığının belirtildiği, dava konusu fuarın salgın hastalık nedeniyle yapılamaması nedeniyle davaya konu fuarın ...'ta yapılmak üzere ... tarihlerine ertelendiği, yeni fuarın yer ve tarihinin davalı tarafça davacıya bildirildiği, yani davalı tarafından davacıya fuara katılım imkanı tanınsa da davacının fuara katılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının sözleşme hükümlerine göre değişiklik yapma hakkı olup, davacının sözleşmeyi feshetme yetkisinin bulunmadığı ve yeni fuar yeri ve tarihi davacıya bildirilmesine rağmen davacının fuara katılma hakkını kullanmadığı gözetilerek davacının ödediği ücreti davalıdan isteyemeyeceği kanaati ile davanın reddine karar verilmiş, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 783,74 TL harcın mahsubu ile artan 168,34‬ TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/171, K. 2025/46, T. 29.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-171-e-2025-46-k-71a2ab0c7cef