İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/142 E. 2024/481 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/142
Karar No
2024/481
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/142 Esas KARAR NO :2024/481 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:28/02/2022 KARAR TARİHİ:11/07/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkil şirketin ikinci el ... ve torna ithali üzerine faaliyet göstermekte olduğunu, makine alımlarının genellikle Güney Kore ülkesinde bulunan ... isimli firma üzerinden yaptığını ve daha öncesinde ... ile 56.000 USD tutarında ticaret yaptığını, 56.000 USD'lik tutarın Güney Kore'de bulunan ... isimli bankaya yatırıldığını ve anlaşma konusu ürünlerin müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketin 02.08.2021 tarihinde ... firması ile "..." ve "..." mail adresleri üzerinden iletişime geçtiklerini, makine alımı için 84.000 USD üzerinden anlaştıklarını, ... firması tarafından anlaşılan miktarın 10.000 USD tutarı depozito olarak, makineler hazırlanıp gönderme aşamasına gelince de 74.000 USD tutarı Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan ... isimli bankaya ait ... account numaralı hesaba müvekkili şirketin göndermesini istediklerini, müvekkili şirketin, ... firması ile yapmış olduğu anlaşma gereği 31.08.2021 tarihinde müvekkili şirkete ait ... Bankası nezdinde bulunan banka hesabından ilgili firmanın yukarıda belirtilen hesabına 10.000 USD ödeme yapıldığını, daha sonra ise müvekkili şirket tarafından 03.09.2021 tarihinde 74.000 USD ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından ödemeler yapıldıktan sonra 07.09.2021 tarihinde "..." mail adresi üzerinden ilgili firma tarafından müvekkili şirkete ödemelerin yapılmadığına ilişkin mail gönderildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ödemelerin yapıldığına ilişkin mail gönderildiğini, daha sonrasında firmanın tekrar ticaret yapmak amacıyla 17.09.2021 tarihinde mail atarak iletişime geçtiğini ve iki maildeki ödeme tutarlarının farklı olmasını nedeniyle şüphelendiğini, müvekkili şirket yetkilisinin ... firması ile iletişe geçtiğini ve ABD ülkesinde bulunan ... isimli bankada hesaplarının bulunmadığını öğrendiğini, bunun üzerine bilgi almak için ... Bankasını aradığını, bankadan edindiği bilgilerden sonrasında ise bu işlemlerin dolandırıcılık amacı ile yapıldığını belirterek para iadesi veya bloke edilmesini talep ettiğini, fakat şube müdürünün gönderilen miktar kadar teminat istemesi sonucu talebinin yerine getirilmediğini ve davalı bankanın kusurlu hareketleri nedeniyle sürecin uzadığını bundan dolayı şirketin 84.000 USD tutarında zarara uğradığını, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile bu miktarın tahsili için takibe geçildiğini, müvekkili şirket tarafından nitelikli dolandırıcılık nedeniyle Emniyet Müdürlüğüne şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin 84.000 USD tutarında zararının bulunduğunu belirterek davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacı ile müvekkili banka arasında 23/08/2021 tarihinde bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzaladığını, davacının müvekkili bankanın ... numaralı müşterisi olduğunu, davacının müvekkili banka nezdinde vadesiz Türk lirası ve döviz cinsinden vadesiz hesaplarının bulunduğunu, davacının ayrıca internet bankacılığı kullanıcısı olduğunu ve cep telefonu aracılığıyla internet bankacılığından işlemler gerçekleştirdiğini, davacının ... numaralı vadesiz USD hesabından 31.08.2021 tarihinde 10.000 USD ve 03.09.2021 tarihinde 74.000 USD tutarlı yurt dışı para transferi işlemlerini gerçekleştirdiğini, davacının söz konusu iki işlemi de internet bankacılığı ile yaptığını, bu işlemlerin davacının bizzat kendi kontrolünde gerçekleştiğini, müvekkili bankanın işlem ile ilgili hiç bir müdahalesinin bulunmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde müvekkili bankanın davacının iade talebi ile ilgili hiç bir işlem yapmadığını ileri sürmüşse de; bu iddianın maddi gerçeklere aykırı olduğunu, davacı gerçek dışı beyanlar ile müvekkili bankayı kusurlu gibi göstermeye çalıştığını, müvekkili bankanın kendi müşterisi olmayan ve yabancı bir bankanın yabancı müşterisi olan alıcıya ait bilgileri bilebilmesinin mümkün olmadığını, alıcı hesabın ABD ülkesinde mukim bir bankada bulunan bir kişiye ait olduğunu, müvekkili bankanın gönderilen swift tutarını iade almak gibi bir yetkisinin bulunmadığını, para transferi işleminin tamamlanması ile birlikte işlem tutarının alıcı hesap sahibinin mevduatı haline dönüştüğünü, müvekkili bankanın, alıcının hesap bilgilerini, kim olduğunu vs. hiç bir hususu denetleme imkanına sahip olmadığını, davacının dolandırılması gibi bir durumun bulunması halinde müvekkili bankaya değil transfer işleminin alıcısına karşı dava açılması gerektiğini, davacının talebi üzerine swift mesajlarının gönderildiğini, müvekkili bankanın bunun dışında yapabileceği başka bir hususun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve banka kayıtları celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 84.457,14 USD alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ... Mahkememize sundukları 28/12/2022 tarihli raporlarında; Bir itibar müessesesi olan davalı bankanın kendi beyanlarına uyması ve davalı bankanın görevli personelinin basiretli ve özenli davranması halinde davaya konu zararın en azından 74.000 USD’lik kısmının oluşmasının kolaylıkla engellenmesinin mümkün olabileceğini, davalı bankanın bir itibar müessesi olması ve tam da dava konusu ihtilafın ortaya çıkmasını engelleyecek bir hizmeti 2020 yılı içinde başlattığını ilan etmiş olmasının, olayın gerçekleştiği tarihin 2021 yılında olduğu dikkate alındığında, kusuru açısından ağırlaştırıcı unsurlar olarak nitelendirilmesinin mümkün olduğu, Mahkeme tarafından, davalı bankadan 30.09.2022 tarihli bir müzekkere ile çok acele kaydıyla talep edilen bilgi ve belgelerin, 31.10.2022 tarihli tekit müzekkeresine rağmen, işbu rapor tarihi itibariyle Mahkemeye sunulduğuna dair bilgi veya evrakın dava dosyasında bulunmadığı hususları tespit edildiğini, yapılan tespitler çerçevesinde; davacı şirketin, davalı bankanın SWIFT işleminin sonuçlanmasından önce bilgilendirildiği yönündeki iddialarının gerçekliğinin tespiti durumunda, davacı şirketin zararının oluşmasında, davalı bankanın hizmet kusuru kaynaklı sorumluluğunun bulunduğunu belirtmişlerdir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli görülmediğinden yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 19/06/2023 tarihli raporlarında; Davacı yanın, mobil internet bankacılığı şubesi üzerinden banka sistemine yüklediği veriler ışığında, davacı bankaca SWİFT mesajı oluşturulmak suretiyle yurt dışında ABD yerleşik .... kanalıyla ... firmasına ithalat bedeli transfer edildiği, ABD'nin IBAN uygulama sistemine üye olmadığını, dolayısıyla somut olayın uluslararası IBAN uygulamaları kapsamında irdelenme olanağının bulunmadığını, IBAN uygulamasına dahil olmayan ülkelerde SWİFT kodu + ROUTİNG nosu esas alınmak suretiyle hesaba transfer bedeli geçirilmekte olduğunu, ABD'de yerleşik olduğu anlaşılan havale alıcısının (...) rızası olmaksızın hesabına intikal eden paranın iadesi ya da bloke edilmesi kanımıza mümkün gözükmediğinin değerlendirilmekte olduğunu, dosya içeriğinden anlaşılabildiği kadarıyla havale alıcısının deyim yerinde ise bir dolandırıcı olduğunun kabulü halinde rızasını almak işin doğası gereği mümkün olmadığını, davalı banka her ne kadar SWİFT mesajı yoluyla muhtelif tarihlerde havale alıcısı ... Bank nezdinde girişimde bulunmuş olduğu anlaşılmakla birlikte, bu yönde bir sonuç elde edilemediği, somut olayda özellikle transfer işlemine ait tüm feriler davacı yanın bizzat internet bankacılığı üzerinden kendisinin sisteme yüklenmiş olması karşısında, davalı bankaya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığının kabulü halinde, davacının kendi kusuru ile oluşan zararından dolayı, davalı bankadan tazminat talebinde bulunulamayacağını belirtmişlerdir. Mahkememizce alınan iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiler... Mahkememize sundukları 21/03/2024 tarihli raporlarında; davacı şirketin şubesiz bankacılık kanallarını kullanmak suretiyle 31.08.2021 ve 03.09.2021 tarihlerinde ... firması lehine peşin ithalat bedeli olarak iki kalemde (10.000+ 74.000 USD) transfer etmiş olduğu toplam 84.000 USD havale işleminden dolayı zarara uğramış olduğu gerekçesi ile davalı bankadan zararın tazmin edilmesi talebinde bulunabilmesi için davalı bankanın talimata istinaden havaleyi yapmış olması ve olayda kusurunun bulunması gerektiği, zararın oluşumuna yol açan toplam 84.000 USD peşin ithalat bedeli transferinin Mobil Bankacılık (... numaralı telefon) kullanılmak suretiyle swift aracılığı ile bizzat davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, davacının gerçekleştirdiği havale işlemlerinde davalı bankanın sürece müdahale etme yetkisi bulunmadığı gibi uluslararası bankacılık kuralları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde kusurlu bir fiilinin bulunmadığı, keza bankacılık usul ve teamülleri bakımından da davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı bir davranışının bulunmaması hasebiyle somut olayda davalı bankaya tahmil edilebilecek bir kusur bulunmadığı, bu meyanda dosyaya mübrez 19.06.2023 tarihli ikinci heyet raporunda ulaşılan sonuç ve kanaate heyetimizce de iştirak edildiği, dosyaya sunulan 28.12.2022 tarihli raporda yer alan tespitler, istinat edilen hukuki gerekçeler ve ulaşılan sonucun somut olayın özellikleri, uluslararası bankacılık işlemlerinin mahiyeti ve işleyişi dikkate alındığında yerinde olmadığını, davalı bankaca sunulduğu ilan edilen “SWIFT GPI Ön Doğrulama” (Pre-Validation) hizmetinin, dava konusu işlemlerin Mobil bankacılık üzerinden davacı şirket tarafından bizzat gerçekleştirilmesi hasebiyle davalının sorumluluğu açısından dayanak olarak kabulünün makul olmadığını belirtmişlerdir. Mahkememizce olaya ve dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli birbirleriyle uyumlu 2. ve 3. Bilirkişi heyeti raporlarına itibar edilmiştir. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin internet bankacılığı aracılığıyla 31.08.2021 tarihinde 10.000 USD ve 03.09.2021 tarihinde 74.000 USD olmak üzere toplam 84.000 USD yi yabancı JMT şirketi lehine peşin ithalat bedeli olarak transfer ettiğini, bu işlemden dolayı davalı bankanın kusuru nedeniyle zarara uğradığını belirterek, bu meblağın tahsili için icra takibinde bulunduğu ve icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın ise; davacının yurt dışı para transferi işlemlerini gerçekleştirdiğini, davacının söz konusu iki işlemi de internet bankacılığı ile yaptığını, bu işlemlerin davacının bizzat kendi kontrolünde gerçekleştiğini, bankanın işlem ile ilgili hiç bir müdahalesinin bulunmadığını, bankanın kendi müşterisi olmayan ve yabancı bir bankanın yabancı müşterisi olan alıcıya ait bilgileri bilebilmesinin mümkün olmadığını, alıcı hesabın ABD ülkesinde mukim bir bankada bulunan bir kişiye ait olduğunu, müvekkili bankanın gönderilen swift tutarını iade almak gibi bir yetkisinin bulunmadığını, para transferi işleminin tamamlanması ile birlikte işlem tutarının alıcı hesap sahibinin mevduatı haline dönüştüğünü belirterek, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı şirket ile davalı banka arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi bulunduğu, davacının davalı bankanın müşterisi olduğu, davacının davalı banka nezdinde vadesiz Türk lirası ve döviz cinsinden vadesiz hesaplarının bulunduğu, davacının internet bankacılığı kullanıcısı olduğunu ve cep telefonu aracılığıyla internet bankacılığından işlemler gerçekleştirdiği, davacının ... numaralı vadesiz USD hesabından 31.08.2021 tarihinde 10.000 USD ve 03.09.2021 tarihinde 74.000 USD tutarlı yurt dışı para transferi işlemlerini gerçekleştirdiği, davacının söz konusu iki işlemi de internet bankacılığı ile yaptığı anlaşılmıştır. Davaya konu toplam 84.000 USD para transferinin mobil bankacılık kullanılmak suretiyle swift aracılığı ile bizzat davacı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğundan ve davacı şirketin gerçekleştirdiği swift işlemlerinde davalı bankanın sürece müdahale etme yetkisi bulunmadığından, davalı bankanın olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 14.510,79 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 14.083,19‬ TL.nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 160.153,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 7.500 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/142, K. 2024/481, T. 11.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-142-e-2024-481-k-2a35186e7f41