İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/972 E. 2025/252 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/972
Karar No
2025/252
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/972 Esas KARAR NO : 2025/252 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/10/2015 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 25.09.2013 tarihinde toptan gıda alım satımı üzerine bir bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği üretici olan davalı şirketin ürünlerinin bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkili şirket tarafından satış ve dağıtımının yapılmakta olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak alınan ürünlerin bir kısım ayıplı ürün ve kalite problemli pirinçlerin iadesi hususunun ortaya çıktığını, davalı şirkete işbu ayıpların zamanında yazılı olarak bildirilmiş olup buna ilişkin maillerde davalı şirket yetkilileri tarafından da bu ürünlerdeki genel ayıpların kabul edildiğini ancak taraflar arasındaki sözleşmenin sona erecek olması nedeniyle daha önceden ayıp ihbarı kendilerine yapılan davalı şirketin bu kez ayıplı ürünleri iade almak ya da misli ile değiştirme taahhütlerini mazeretsiz olarak yerine getirmemiş olduğunu, müvekkili şirketin bayilik sözleşmesi gereği tüketicilerin sunumuna arz edilmek üzere bu ürünleri toptan olarak piyasaya satmakta olduğunu, ancak daha sonradan tüketiciler tarafından bu ürünlerde toprak kokusu, küflenme, küf kokusu ve kurtlanma gerekçeleriyle satın alınan noktalara iade edildiğini, müvekkili şirkete konu hakkında bilgi veren marketlerin de söz konusu iddialar sebebiyle ürünleri müvekkili şirkete iade ettiklerini, bu konuya ilişkin dilekçe ekinde "..." ve "... Ltd Şti" firmasının konuya ilişkin şikayetlerinin de tutanak altına alındığını ve ürünlerin bu müşterilerden iade alındığını, 23.12.20214 tarihinde ayıplı ürünlerin tümünün müvekkili şirket çalışanları tarafından davalı şirketin merkez deposuna götürüldüğünü ancak şirket yetkililerinin duruma duyarsız kalmaları ve teslim almaktan kaçınmaları sebebiyle bu durumun müvekkili şirket çalışanları tarafından tutanak altına alınarak ürünlerin teslim edilemeden geri dönüldüğünü, müvekkili şirket tarafından ... 40. Noterliğinin ...tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile takip ve dava konusu alacağın ödenmesi hususunda davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı şirket tarafından ise haksız ve kötüniyetli olarak ... 34. Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verildiğini, bu kez müvekkili şirket tarafından ... 3. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin cevabi ihtarnamesinde yer alan iddialara karşı cevaplarının sunulduğunu ve müvekkili şirketin zararının bir an önce giderilmesinin talep edildiğini, işbu ihtarnameye karşı da sessiz kalındığını ve akabinde icra takibinin başlatıldığını, müvekkili tarafından ticari ilişkiler gereği dostane çözüm yoluyla bu işin çözüme kavuşturulması için çaba gösterilmesine karşın davalı şirketin çözümden yana taraf olmadığını, müvekkili şirket tarafından daha önceden mail yoluyla ve sözlü olarak bildirim yapılmasına rağmen davalı şirket tarafından sorunun çözümsüz bırakılması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalı şirkete iade faturası kesildiğini ve ürünlerin iade edildiğini, ancak davalı şirketin kötüniyetli olarak daha önceden mutabakata varılmış olmasına rağmen iade faturalarına haksız olarak itiraz edildiğini, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde iadeye konu ürünlerin teslim alınacağının davalı şirket tarafından kabul edilince ayıplı ürünlerin müvekkili tarafından davalı şirkete 19.03.2015 tarihli sevk irsaliyesi düzenlenerek sevk irsaliyesi düzenlenerek teslim edildiğini, ayıplı ve iadeye konu ürünlerin davalıya teslim edilmek üzere sevk edildiğini ve teslim edilmiş olmasına rağmen teslime ilişkin olarak davalı şirket tarafından sevk irsaliyesine teslim alındığı yönünde ibare konulmaması hususunda ısrarcı olunduğunu, dolayısıyla davalı şirket görevlilerinin ürünleri teslim almalarına rağmen hiçbir şekilde bu hususta teslim almaya ilişkin imza atmadıklarını, ancak söz konusu iade faturalarına ilişkin olarak hazırlanan sevk irsaliyesinde yer alan ürünlerin tümünün eksiksiz olarak davalı şirkete teslim edildiğini, bu hususta davalı şirket tarafından mail yoluyla müvekkili şirkete ürünleri teslim aldıklarına dair teyit maili gönderildiğini, nitekim bu hususa ilişkin davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen mailinin içeriğinin işbu dilekçeye eklendiğini, bu nedenle davalı şirket tarafından iade faturasına yapılan itirazlara konu ürünlerin sevk irsaliyesi ile birlikte davalı kurum tarafından teslim alındığını, nitekim bu hususta bizzat davalı şirket tarafından iade alınan ürünlere ilişkin sevk irsaliyesi ile karşılaştırmalı sayım yapıldığını ve sonucun müvekkili şirkete de bildirildiğini, davalı tarafın icra müdürlüğüne yaptığı itirazında da iade faturalarına itiraz edildiğini ve ürünleri de almadıkları beyanında bulunulduğunu, halbuki ikrar niteliğine haiz bulunan ve davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen mail içeriğinde davalı şirket ürünlerinin iade almasına rağmen iade faturalarına yaptıkları kötüniyetli itirazlarına sığınarak müvekkiline ayıplı ürünleri yenisiyle değiştirmemiş ve ürünlerin bedelini de ödememiş olduğunu, davalı tarafın bu şekilde kendi edimlerini de yerine getirmeyerek sözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına uymamış olduğunu ve müvekkili şirket aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; haklı davalarının kabulü ile ... 3. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve haksız ve dayanaktan yoksun yapılan kötüniyetli itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ayıp iddiasını kesinlikle kabul etmemekle birlikte, ayıp ihbarının kanunun emredici nitelikteki süreleri içerisinde yapılmamış olduğunu, satın alınan malların ayıplı olduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin ihbarın, zamanında yazılı olarak yapıldığına ilişkin iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, ayıplı olduğu iddiasıyla kesilen tüm iade faturaların, yine noter marifetiyle davacı şirkete derhal iade edilmiş olduğunu, müvekkiline teslim edilmiş hiçbir ayıplı mal söz konusu olmadığını, iddianın tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, tacir olan ve basiretli kabul edileen taraflar arasında teslimin nasıl yapılması gerektiği davacı şirketin malumu olduğunu, davacı şirketin, malların teslimine ilişkin sevk irsaliyesi veya herhangi bir müvekkili şirketin yetkilisi yahut çalışanlarının imzasını havi bir teslim alındısı belgesini sunmadığını, ne anlama geldiği belli olmayan ve hiçbir şekilde varlığını dahi kabul etmedikleri bir mail yazışmasına istinaden teslimin gerçekleştiği kurgusu yaratılmaya çalışılmakta olduğunu, davacı şirketin, bir mizansen yaratarak, uhdelerinde bulunan malları sanki müvekkili şirketin zilyetliğindeymişçesine algısı yaratmaya çalışarak, bedel talep etmekte olduğunu, abesle iştigal olan davacı şirketin yetkililerinin dürüst davranma ve doğruyu söylemeleri konusunda uyarılmasını talep ettiklerini, bir an için uydurma mailin kabul edildiği var kabul edilse dahi, içeriğinden malların teslim alındığına dair en ufak bir intiba dahi çıkarılamamakta olduğunu, teslim edilmiş bir malın olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; süresinde cevap dilekçelerini sunarak, haksız ve yersiz davanın reddini, kötü niyetli takip nedeniyle % 20 kötü niyet tazminatının davacı şirketten alınarak müvekkili şirkete verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında itirazın iptali davasıdır. ... 3. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine 48.714,17TL asıl alacak 1.779,74TL işlemiş faiz toplam 50.493,91TL alacağın tahsili için başlatılan takipte davalı tarafından yasal 7 günlük süre içinde borca ve fer'ilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Takip talebinde borcun sebebi olarak "31.03.2015 tarihli ve 02.04.2015 tarihli faturalara istinaden iade edilen ürünlere ilişkin alacak talebidir." ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür. ... 40. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamenin incelenmesinde; davacının muhatap davalıyı taraflar arasındaki toptan gıda alım satımı üzerine akdedilen 25.09.2013 tarihli sözleşme uyarınca aldıkları 23.02.2015, 13.03.2015 tarihli tutanaklarda belirtilen ayıplı mallar nedeniyle cari hesap borcunun 48.714,17TL olduğunu, 23.02.2015, 13.03.2015 tarihli tutanaklardaki ürünleri iade almalarını veya iade faturalarında belirtilen zararları ödemelerini ihtar ettiği görülmüştür. ... 34. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamenin incelenmesinde; Davalının muhatap davacıya , satın aldığı ürünleri borcunu sıfırlamak için iade etmeye çalıştığını, 23.02.2015, 13.03.2015 tarihli tutanakların tarafları ile ilgisi olmayan 3. kişilerce düzenlendiğini, firmaya son satış üzerinden 1 yıldan fazla süre geçmiş olması nedeniyle ürünlerin hangi fiziki şartlarda saklandığının bilinemeyeceğini, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ve usule uygun olmadığını belirterek 10.04.2025 tarihli ihtarnameye itiraz ettiği görülmüştür. 23.02.2015 tarihli tutanak sureti incelendiğinde; Dava dışı ...'nin davacı şirketin satış temsilcisi olduğu belirtilen ...'a 15 çuval sezon koçbaşı nohut ve 4 çuval dünya koçbaşı nohutları ayıplı olduğundan bahisle iade ettiğine ilişkin olduğu görülmüştür. 13.03.2015 tarihli tutanak sureti incelendiğinde; davacıdan satın alınan ayıplı ürünlerin dava dışı ... tarafından dava dışı ...'e teslim edildiğine ilişkin olduğu görülmüştür. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E ... K 18.10.2017 tarihli kararı ile davalı şirketin iflasına karar verildiği ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.03.2017 tarih, ... Talimat sayılı dosyada alınan tanık ...; "...ben davacı firmada 2015 yılında şoför olarak çalıştım, firmanın sürekli şoförü olarak bir seneye yakın bu şekilde çalıştım, davalı firmayı da hatırladım, kendilerine taşıma yaptığımı hatırlıyorum, davacı firma toptancı gıda firması idi, diğer firma ise pirinç toptan satan bir firma idi, ben davacı firmadan davalı firmaya mal götürdüğüm gibi davalı firmadan da davacı firmaya mal götürdüm, davacı firmadan iadeye konu pirinçler vardı, bunlar araca yüklendi ve benim tarafımdan davalı şirkete teslim edildi, tarihini tam olarak hatırlamıyorum, miktarı aşağı yukarı hatırladığım kadarıyla on-on iki ton kadar pirinçti, bu miktar pirinci davalı firmaya çalışanlarına teslim etmiştim..." beyanında bulunduğu görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... ve sözleşme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 28.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının takip ve dava konusu ettiği 31.03.2015 tarihli 38.873,24TL bedelli ve 02.04.2015 tarihli 9.838,41TL bedelli iki adet faturanın konusunu oluşturan ve malların ayıplı olduğunu ispata yönelik somut delile rastlanmamıştır. Davalı tarafından da bu faturalara 08.04.2015 tarihi ihtarname ile itiraz edilmiş ve faturalar iade edilmiştir. Dolayısıyla davalı söz konus faturaların konusunu oluşturan malların ayıplı olduğu hususunu kabul etmemiştir. Nitekim cevap dilekçeisnde de bu konusunu oluşturan malların ayıplı olmadıklarını iddia etmiştir. Ayrıca davacının TTK 23/1 hükmünde düzenlenmiş olan 8 günlük yasal süresi içinde bu malları muayene etmediği ve bu muayene neticesinde fark etmesi gereken ayıpları aynı 8 günlük süre içinde davalıya bildirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumlar karşısında söz konusu 2 adet faturanın konusunu oluşturan malların ayıplı olduklarını ispat edememiş ve ayıplı olduğu malları yasal süresi içinde muayene de etmemiş olan davacının söz konusu 2 adet fatura bedellerinin tahsilini davalıdan talebe hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup takdiri tamamen Mahkemeye aittir." şeklinde sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İcra dosyası, bayilik sözleşmesi, faturalar, ihtarnameler, tutanaklar , davacının sunduğu cari hesap ekstresi, davalı şirket defter ve kayıtlarına alınan göre bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. Taraflar arasında davacının, davalının tespit edilmiş çalışma bölgesi içerisinde her tip ürününü Bayilik Sözleşmesi çerçevesinde davalının belirlediği cari bayi fiyat listesi üzerinden satın almayı ve satışını yapmayı kabul ettiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan aldığı malların ayıplı olup olmadığı, buna ilişkin davalıya usulüne uygun bildirim yapılıp yapılmadığı ile davacının ürün iadesi sebebi ile davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarındadır. İnceleme günü davacının ticari defterlerini sunmadığı, davalının ise defterlerini eksik sunduğu, alacağın tarafların ticari defterlerinde tespit edilemediği, takip konusu faturalara ve cari hesap bakiyesine davalının süresinde itiraz ettiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, celbedilen SGK kayıtlarına göre 23.02.2015, 13.03.2015 tarihli tutanaklardaki imzası bulunan kişilerin davalı şirkette kayıtlı çalışanlar olmadığı, dosya kapsamından davacının , takip konusu malları davalıya iade ettiğinin ispatlanamadığı, davalının ise bu ayıp ihbarı ve iade faturalarına istinaden ayıplı ürünleri iade aldığını ve ayıp iddiasını kabul etmediği, anlaşıldığından davanın reddine , davacının takibi kötü niyetle başlattığı ispat edilmediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 615,40-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 862,31-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan 246,91-TL.'nın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır ¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/972, K. 2025/252, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-9-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-972-e-2025-252-k-06a069d7e726