İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/166 E. 2026/97 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/166
Karar No
2026/97
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/166 Esas KARAR NO : 2026/97

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 18/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasında davalıya ait kargoların taşınması hususunda "Taşıma Hizmeti Sözleşmesi" akdedildiğini, taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı adına muhtelif sayıda kargo taşıması yapıldığını, müvekkili şirketin davalıya ait gönderilerin taşınmasını usulüne uygun olarak yerine getirmek suretiyle taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü ifa ettiğini, gönderilmek üzere hazırlanan kargoların öncelikle ölçüm tartıma tabi tutulduğunu ve sisteme ds/kg bilgisinin girildiğini, bu ölçüm tartım işleminin müvekkili şirketin şubelerinde yapılabileceği gibi müşterilere verilen cihazla müşteri tarafından da yapılabildiğini, daha sonra söz konusu kargoların dağıtılmak üzere müvekkili şirketin transfer merkezine gönderilmekte olup kargoların transfer merkezinde ikinci kez ölçüm tartıma tabi tutulduğunu, gönderilmek üzere ilk kez yapılan ölçüm tartım ile transfer merkezinde yapılan ölçüm tartım arasında fark bulunması halinde ise bu farkın davalıya yansıtılması gerektiğini, verilen hizmet neticesinde faturaların tanzim edilerek davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafından bir kısım faturanın bedelinin ödenmediğini, söz konusu alacağın müvekkili şirkete ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından cari hesap ekstresi bakiyesinin ödenmesi talebiyle davalıya 08.01.2024 tarihinde ihtarname gönderildiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve davalı borçluya tebliğ edilen faturalar, cari hesap ekstresi ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları ile de sübut bulacağı üzere davalı nezdinde tahakkuk eden 283.328,97 TL tutarında alacağın muacceliyet kazandığını, gönderilen ihtarname uyarınca davalı tarafça söz konusu alacağın müvekkili şirkete ödenmemesi sebebiyle, alacağın tahsili amacıyla 15.03.2024 tarihinde ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını belirterek; davalarının kabulüne, ilamsız icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 08.01.2024 tarihli ve ihtarname başlıklı evrağın müvekkili şirkete 15.01.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, her ne kadar söz konusu ihtarnamede bir kısım faturaların ödenmemiş olduğu belirtilse de fatura tarihi, numarası vesairenin içerikte bildirilmediğini, müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamede fatura bilgileri yer almayıp sadece 185.450,76 TL borç bulunduğunun iddia edildiğini, evrakın tebliğinden sonra müvekkili şirket tarafından düzenlenen 16.01.2024 tarihli ve ihtarnameye cevap başlıklı evrakla böyle bir borcun bulunmadığının bildirildiğini, işbu evrakın 19.01.2024 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili şirkete kesilen tüm faturaların ödendiğini ancak hiçbir detayı iletilmeden kesilen ... ve ... numaralı faturaların detayları ile ilgili müvekkili şirketin bilgi sahibi olmadığından faturaların kabul edilmediğini ve mali mühür ile iptal edilerek iade edildiğini, söz konusu iptal ile bildirimin 28.11.2023 tarihinde davacı şirkete yapıldığını, buna karşın davacı şirket eldeki davaya konu icra takibini 15.03.2024 tarihinde başlattığını, gönderilen ihtarname yazısından farklı olarak bu kez 283.328,97 TL fatura alacağının olduğunun ileri sürüldüğünü, ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğini izleyen itiraz süresi içerisinde dosyaya itirazın sunulduğunu, müvekkilinin davacı şirkete bir borcu bulunmadığını, dava dilekçelerinde davacının icra takibinde hiç bahsetmediği dayanak olarak yer vermediği ve sunmadığı cari hesap ekstrelerinden bahsedildiğini, icra takibi yapılırken açıkça dayanılmayan ve sunulmayan herhangi bir evraka dava aşamasında dayanılmasının mümkün olmadığını, davacının kendi şubelerinde yapılan ölçüm tartım işlemleri sonucunda belirlenen desiler ile yine kendi transfer merkezlerinde yapılan ölçüm tartım işlemi sonucunda belirlenen desiler arasında fark bulunduğunu, buradan hareketle Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2023 desi farklarını faturalara konu ettiğini ileri sürdüğünü, ancak taşınan bu ürünlerin ölçüm tartım işlemlerinin dolayısıyla desilerinin belirlenmesinde ve aralarındaki sözleşmeye uygun şekilde ücretlendirilmesindeki sorumluluğun davacı şirket üzerinde olduğunu, dosya muhteviyatına bakıldığında kaç tane gönderi için bile düzenlendiği anlaşılmayan ve genel bir tabirle taşıma hizmeti açıklaması ile kesilen 4 adet fatura dışında başkaca bir delil olduğunun görünmediğini belirterek; davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, taşıma hizmet sözleşmesi, faturalar, cari hesap ektresi ve arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir. ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 283.328,97TL asıl alacak, 10.000,00 TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam 293.328,97TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 25/03/2024 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 28/03/2024 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 13/10/2025 tarihli raporunda; tarafların 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, Davacının 18.03.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 283.328,97 TL alacaklı olduğu, Davalının 18.03.2024 takip tarihi itibarıyla davacıya borcunun bulunmadığı, Taraflar arasındaki cari hesap bakiye farklılığının, davacının davalıya düzenlediği ve takip konusu yaptığı 283.328,97 TL tutarındaki 4 adet desi/kg fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, Davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla davacının takip tarihine kadar alacağına işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Taraflar arasında imzalı “Taşıma Sözleşmesi” kapsamında yapılan fiyatlama ve taşımada Davacı tarafın navlun bedelini hak ettiği, Uygulanacak faiz oranının ve diğer talepleri kararının Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olunmuş, davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından alınan 27.01.2026 tarihli ek raporda; Davalı tarafın bilirkişi heyet kök raporuna yönelik itirazlarının, daha önce dosyada ileri sürülmüş beyanların tekrarı mahiyetinde olduğu, kök raporda bu hususlara yer verilerek gerekçeli değerlendirme yapıldığı ve itirazlar doğrultusunda bilirkişi görüşünün değiştirilmesini gerektirir yeni, somut ve denetlenebilir bir olgu sunulmadığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, bilirkişi heyet kök raporunda varılan sonuç ve kanaatlerin aynen korunduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Davacı ...A.Ş. İle davalı ... Şti. arasında davalıya ait malların taşınması hususunda 06/01/2022 tarihli "Taşıma Hizmeti Sözleşmesi" imzalandığı, tarafların cari hesap çerçevesinde çalıştıkları, sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yurt içi ve yurt dışı taşıma işlerinin yerine getirilmiş olduğu, uyuşmazlığın cari hesapta görülen 283.328,97 TL Eylül-Ekim-Kasım-Aralık 2023 aylarına ait Ds/Kg farkından dolayı düzenlenen faturalardan kaynaklandığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taşıma şirketinin üstlendiği taşıma işini taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre yerine getirdiği, ürünlerin hasarlı ve ya gecikmeli olarak teslim edildiğine dair bir kayda rastlanmadığı, taşınan ürünlerin ölçüm ve tartıma tabi tutularak ds/kg bilgisinin belirlendiği, ölçüm tartım işleminin davacı şirket şubelerinde yapılabildiği gibi göndericiye verilen cihazla davalı şirket tarafından da yapılabildiği, kargoların dağıtılmak üzere davacı ... merkezine gönderilerek ikinci kez ölçüm tartıma tabi tutulmakta olduğ, ilk kez yapılan ölçüm tartım ile transfer merkezinde lazer ile yapılan ölçüm tartım arasında fark bulunması halinde bu farkın davalıya yansıtıldığı, takibe konu faturaların ilgili aylardaki Ds/Kg farkları dikkate alınarak sözleşme kapsamında faturalaştırıldığı, faturaların davacı ticari defterlerinde yer almasına rağmen davalı ticari kayıtlarında yer almadığı, cari hesap bakiye farklılığının, davacının davalıya düzenlediği ve takip konusu yaptığı 283.328,97 TL tutarındaki 4 adet desi/kg fiyat farkı faturasından kaynaklandığı, davacı taşıma şirketinin ilgili faturalardan kaynaklı alacağının 185.450,76 TL'lik kısmı için davalı şirkete 08/01/2024 tarihli ihtarname gönderdiği, davalı şirketin cevap dilekçesindeki beyanında ihtarnamenin 15/01/2024 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davalı şirketin ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin sonunda 19/01/2024 tarihinde takibe konu alacağın 185.450,76 TL'lik kısmı için temerrüde düştüğü, bakiye kısım yönünden ise takip tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü, bu itibarla bilirkişi görüşünün aksine davacı şirketin faiz talep etme hakkının olduğu, sözleşmenin 11. maddesinde vade farkının günlük %0.001 olarak belirlendiği bu oranın aylık 30 gün bazda %3 e tekabül ettiği, bu oran üzerinden takipte talepte bulunulduğu, takiple talep edilen faiz miktarının takiple talep edilen alacağın 185.450,76 TL'lik kısmı için mahkememiz tarafından hesaplanan miktardan düşük olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline yönelik davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonucu kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının dava konusu ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğinden hükmolunan toplam 293.328,97 TL alacağın %20'si oranında hesap ve takdir edilen 58.665,79 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Alınması gereken 20.037,30TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 3.542,69-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 17.135,12-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.542,69-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 46.932,64-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 615,40 TL, bilirkişi ücreti 15.000,00 TL, posta gideri 406,00 TL olmak üzere toplam 16.021,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/02/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/166, K. 2026/97, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-166-e-2026-97-k-b212908e6a98