İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/346 E. 2024/922 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/346
- Karar No
- 2024/922
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/346 Esas KARAR NO :2024/922 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:11/09/2015 KARAR TARİHİ:17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ D A V A ; Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili, ... yapımcısı ve satıcısı olduğu gayrimenkulu 2012 yılında satın aldığını, gayrimenkulun teslim edildiğini, ancak sigorta şirketi ve bankaca... poliçesi ile sigorta ettirdiğini, gayrimenkulun zemin katında, su gider borularının yanlış ve eğimlerinin ters döşenmiş olmasından dolayı beton zemine su sızdırdığını ve suların yan duvarlar tarafından emildiğini, bunun gizli ayıp olduğu, bunun üzerine müvekkilinin durumu tespit ettirdiğini ve gerek yapımcılara, gerekse sigorta şirketine gerekli bildirimleri yapmasına rağmen sonuç alamadığını, bu nedenle tespit edilen 10.450,00-TL hasar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazmini ile yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. S A V U N M A ; Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile; Davacının müvekkili bankadan kredi kullandığını, kredi ile aynı anda konut sigortası yapıldığını, acentaya karşı doğrudan dava açılamayacağını, acenteye karşı müvekkile izafeten dava açılabileceğini, burda acente sıfatı ile ... Anonim Şirketinin faaliyet gösterdiğini, bu nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Tarafından usulüne uygun yapılan tebligata rağmen davaya cevap verilmemiştir. GEREKÇE; Dava; Davacıya ait taşınmazdaki ayıplardan dolayı doğan zararın, taraflar arasında düzenlenen ... poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi ve davalı bankadan tazmini istemine ilişkindir. Davanın öncelikle ....Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, ilgili mahkemece verilen 12/04/2018 tarihli, 2015/189 esas ve 2018/288 karar sayılı kararı ile "10.450,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İnşaat ve Tic.A.Ş. ve ... Başkanlığından müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, davalılardan ... ... A.Ş.ye karşı açılan davanın reddine, davalılardan ... A.Ş.ye karşı açılan davanın reddine,..." şeklinde hüküm kurulduğu, bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.Hukuk Dairesinin 17/03/2021 tarihli, 2018/2562 esas ve 2021/494 karar sayılı kararı ile; Dava, davalılardan ... İnşaat Ticaret AŞ’ye ve ... Başkanlığı tarafından 2004 yılında dava dışı ...’ya satılan taşınmazın davacı tarafından 2012 yılında satın alması nedeniyle, taşınmazın maliki olup, bu davalıların ayıplı ifa nedeniyle onarım hakkından dolayı tazminat, davalılar sigorta şirketi ve bankaca ... poliçesi kapsamında zararın tahsiline ilişkin tazminat davasıdır. Davacı ... İnşaat Ticaret A.Ş. ve ... Başkanlığı aleyhine açtığı davada, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna dayalı olarak ayıplı satış nedeniyle tazminat talep etmiş olup; diğer davalılar aleyhine açtığı davada taşınmazı satın aldığı 2012 yılında kullanılan kredi sözleşmesi kapsamında sigorta şirketi ve bankaca düzenlenen... poliçesi kapsamında meydana gelen zararın giderilmesine ilişkin alacak davasıdır. Davacının açmış olduğu tazminat davasında dava sebeplerinin farklı olduğu, banka ve sigorta şirketine karşı açılan davanın Sigorta Hukukuna dayalı tazminat davası olduğu, bu davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi mümkün olmadığından, davanın bu dava yönünden dosyanın ayrılarak, görevli mahkemeye Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, dosyanın bir bütün halinde değerlendirilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca emsal içtihatlara göre bilirkişi heyetinden açık, gizli ayıp ve eksik ifa hususlarında ayrıntılı rapor alınarak hüküm kurulması gerekmektedir. 22.07.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7251 sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile 6100 s.HMK'nın 353/1-a-6.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca "ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış olması, tarafların tüm delillerinin değerlendirilmeden hükümde yeterince değerlendirilmemiş olması" nedenleriyle 6100 s.HMK'nın 353/1-a-6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekir. Bu değerlendirmeler kapsamında; HMK m.353/1-a-3-6 gereği ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ... hakkındaki davanın sebepleri ve hukuki nedenleri farklı olması nedeniyle tefrik edilerek, görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, esasa ilişkin olarak da, emsal içtihatlara göre bilirkişi heyetinden açık, gizli ayıp ve eksik ifa hususlarında ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HMK m. 353/1-a-3-6 uyarınca .... Tüketici Mahkemesinin 12/04/2018 Tarih, ... sayılı kararının kaldırılmasına, yukarıda gerekcede belirtilen eksikliklerin giderilmek suretiyle yargılama yapılarak tarafların tüm delilleri toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması hususunda dosyanın kararı veren ....Tüketici Mahkemesine gönderilmesine," gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ....Tüketici Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderildiği, ....Tüketici Mahkemesinin 04/06/2021 tarihli, ... sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize geldiği, mahkememizin 2024/346 esas sırasına kaydedilerek mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekilinin 18/11/2024 tarihinde beyan dilekçesi ve ekinde ....Tüketici Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ... sayılı kararını sunduğu, ....Tüketici Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ... sayılı kararı kapsamında zararlarının karşılanmış olduğundan mevcut davada hukuki yararının kalmamış olduğunu, davanın konusuz kaldığını, davalıların yargılama gideri talep etmediği takdirde bu yönde karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekilinin 06/12/2024 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafın feragat dilekçesi sunması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmayacağını beyan etmiştir. Davalı ... A.Ş vekilinin 09/12/2024 tarihli dilekçesi ile , müvekkili şirketin başlangıçtaki haklılığı sabit olduğundan, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın dava konusu olan zararı, ....Tüketici Mahkemesinin 13/12/2022 tarih ... sayılı kararı kapsamında karşılanmış olduğundan mevcut davamızda konusuz kalmıştır. Bu kapsamda davacı tarafça açılan davanın konusuz kalmasından dolayı esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Tarafların, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunduğundan davadaki haklılık durumunun ortaya konması gerekmektedir. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde; Davaya konu ... 464 ada, 1 parselde bulunan B51 Blok nolu meskenin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi 16/08/2004 tarihinde dava dışı ... ile sözleşmede satıcı konumunda olan ... Başkanlığı'na vekaleten ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. arasında imzalandığı, tapu kaydına göre 13/09/2004 tarihinde dava dışı ...'ya davalı ... tarafından tapunun verildiği, dosyada mevcut 17/07/2006 tarihli Villa teslim tutanağı incelendiğinde; dairenin dava dışı ...'ya davalı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş. tarafından teslim edildiği, ...'nun dava konusu taşınmazı 01/06/2012 tarihinde davacıya tapudan satışının yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafça, davalı bankadan kredi kullanıldığı ve krediye ilişkin ... A.Ş. Tarafından 01/06/2014-01/06/2015 bitiş tarihli ... nolu... Poliçesi ile sigorta yapıldığı ve meydana gelen hasar tazminatından davalı banka ve sigorta şirketinin de sorumlu olduğu ileri sürülmüş, davalı banka ve sigorta şirketi tarafından bu iddialar kabul edilmemiştir. Mahkememiz dosyası içerisine alınan sigorta poliçesi ve diğer belgeler incelendiğinde; Riziko adresi olan dava konusu taşınmazın bulunduğu yer için 01/06/2014 başlangıç tarihli, 01/06/2015 bitiş tarihli konut finansmanlı... Poliçesi düzenlendiği, ödenecek primin 308,34 TL olarak belirlendiği, sigorta poliçesinde prim ödeme klozu incelendiğinde, "sigortacının sorumluluğu: sigorta priminin peşin ödenmesi kararlaştırılmış ise tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmış ise ilk taksitinin ödenmesi ile başlar. Sigorta ettirenin temerrüde düşmesi halinde her hangi bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşme fesh olur." hükmüne yer verilmiş olduğu görülmüştür. Sigorta poliçesinde rizikonun gerçekleşmesi başlıklı kısım incelendiğinde; "Rizikonun gerçekleşmesi durumunda beş iş günü içinde gerekli bilgi ve belgelerle birlikte ön sayfada adres ve telefon bilgileri yer alan sigortacıya başvuru yapılması gerektiği" hususunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalılardan ... A.Ş. ile davacı arasında yapılan sigorta poliçesinin 31/07/2014 tarihinde kökten iptal edildiği görülmüştür. Mahkememizce davacıya ait banka kayıtları ve hesap ekstresi incelendiğinde; ...Sigorta Poliçesine ilişkin prim tahsilatının olmadığı, davacı tarafın dava konusu dışında olan poliçelere ilişkin ödemelerde bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından ... Poliçesi nedeniyle, sigorta primi ödendiğine ilişkin mahkememize belge ibraz edilmediği, gelen banka kayıtlarında da poliçe priminin ödenmediği anlaşıldığından, TTK 1430 ve devamı maddeleri gereğince, sigortacının sorumluluğunun başlamadığı, dava konusu uyuşmazlık ayıplı mal nedeniyle zararın tazmine ilişkin olduğundan, ayıplı mal nedeniyle sorumlu olan tarafların satıcı, imalatçı-üretici, bayi, acente, ithalatçı olduğu banka kredisinin bağlı kredi olmadığı, sigorta şirketi ve kredi çekilen bankanın ayıplı mal nedeniyle sorumlu olmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacının, dosyamız davalılarına karşı açmış olduğu davasında haksız olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepleri hakkında bu kapsamda değerlendirme yapılarak davacı tarafa yüklenmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1) Davacı Tarafça Açılan Davanın Konusuz Kalmasından dolayı ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça yatırılan 427,60-TL tamamlama harcından MAHSUBUNA, 3-Davalılar ... ... Şirketi ile ... Anonim Şirketi kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 10.450,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip ... Hakim ...