İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/312 E. 2024/940 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/312
- Karar No
- 2024/940
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/312 KARAR NO:2024/940 DAVA:Ticari Şirketin Fesih ve Tasfiyesi DAVA TARİHİ:24/05/2024 KARAR TARİHİ:19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan ticari şirketin fesih ve tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ın, İstanbul Ticaret Siciline kayıtlı ... sicil nolu ...'nin müdürü olduğunu, 21 Ocak 2010 tarihinde ilk kez ... ünvanı ile tescil ve ilan edilen şirkette müdürlük süresinin sona erdiğini, şirketin kurulduğunu ancak hiçbir vergi dairesine bildirim yapılmadığını, defterlerinin tasdik edilmediğini, mal alım - satım ve ticari faaliyeti olmadığını, ortakların bir araya gelemediğini, noterde sözleşme imzalandıktan sonra hiç görüşmediklerini, davalı ...'ün hükümlü olarak ceza evinde bulunduğunu, şirketin amaçlarını gerçekleştirmesi, sermayesinin ticarete yetecek hale getirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin özel sektörde işçi olup bu şirket nedeni ile emekli olamadığını, her ay borç külfeti yüklendiğini, şirketin ticaret sicilinden silinmesi için yapılan işlemlerin ticaret odası tarafından kabul edilmediğini, tasfiyenin veya feshin ancak mahkeme kararı ile yapılacağının kendilerine bildirildiğini, şirketin faaliyetinin gerçekleşmediği ve gerçekleşemeyeceği sabit olup şirketin feshine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davalı ...'nin feshine, bu kabul edilmediği takdirde tasfiye memuru atanarak şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket ile davalı ... vasisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Dava, davalı şirketin feshi, olmaması halinde tasfiyesi talebinin yerinde olup olmadığı istemine ilişkin bulunmaktadır. Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, şirketin kaydına ilişkin bilgi ve belgeler, yazışmalar vs. dosyamız arasına alınarak hep birlikte değerlendirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın limited şirketlerde "Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları" başlıklı 636. maddesi; "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermektedir. Dosya kapmasına alınan ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi müzekkere cevabı, ticaret sicil müdürlüğü müzekkere cevabı birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin 15/01/2010 tarihinde kurulduğu, iki ortaklı olduğu, ortaklarının aynı zamanda şirket müdürü olan ... ile ... olduğu, ...'ın müdürlük süresinin 15/01/2020 tarihi itibariyle sona erdiği, şirketin kuruluşundan itibaren hiç bir genel kurul toplantısını yapmadığı, vergi dairesine kuruluşa ilişkin veya nakile ilişkin evrak teslimi yapmadığı, vergi mükellefiyet kaydı bulunmadığı, ticari anlamda bir faaliyetinin olmadığı, ortaklarından ...'ün hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu ve kendisine vasi tayin edildiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 636/2. maddesinde, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirleyeceği, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verileceği belirtilmiş olup, hali hazırda şirketin müdürü olan davacı ...'ın görev süresinin 15/01/2020 tarihi itibariyle sona erdiği, yerine yeni bir müdür seçilmemesi nedeniyle görevine devam ettiği, şirket müdürü olan davacının, şirketin durumunun düzelmesinin mümkün bulunmadığını beyan ederek eldeki davayı açtığı ve yukarıda belirtildiği gibi şirketin hiç bir ticari faaliyetinin bulunmayışı, vergi kaydı dahi olmayışı, diğer ortağının cezaevinde bulunuşu dikkate alındığında, şirketin durumunun düzelmesine imkan bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle şirketin durumunun düzeltilmesi için ayrıca bir süre verilmesine gerek görülmemiştir. Kaldı ki, şirketin hiç bir faaliyetinin olmayışı, vergi kaydının bulunmaması, ortaklardan birinin hükümlü olarak cezaevinde bulunması aynı zamanda şirketin haklı nedenle feshini de gerektiren durumlardır. Bu itibarla, davacı tarafça davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi nedeniyle davalı şirkete, mali müşavir ...'ün tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafça, şirketin diğer ortağı ... aleyhine de dava açılmış ise de, şirketin fesih ve tasfiyesi davasında davalı olarak fesih ve tasfiyesi talep edilen şirketin gösterilmesi gerektiği, şirket ortağının, fesih ve tasfiye talepli davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafça davalı ...(Eski ...) hakkında açılan davanın KABULÜ ile, ...'nün ...-... sicil numarasında kayıtlı davalı ...(Eski ...)'nin FESİH VE TASFİYESİNE, 2/1-Fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirkete, mali müşavir ...'ün tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, 2/2-Tasfiye memuru için aylık 5.000,00-TL ücret takdirine, ücretin davacı tarafça karşılanmasına, 3-Davacı tarafça harç peşin olarak yatırılmış olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davalı ...'nden alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024 Başkan ... ¸ Üye ... ¸ Üye ... ¸ Katip ... ¸