İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/241 E. 2024/953 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/241
- Karar No
- 2024/953
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/241 Esas KARAR NO :2024/953 DAVA:Ticari Şirket (Kuruluşun Hükümsüzlüğüne Dayalı) DAVA TARİHİ:19/04/2024 KARAR TARİHİ:24/12/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Ticari Şirket (Kuruluşun Hükümsüzlüğüne Dayalı) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tescile davete rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı hakkında 6102 sayılı TTK m. 33 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 36 gereğince, mahkemece davalı şirketin unvanından "sigorta" ibaresinin ve esas sözleşmesinin amaç-konu maddesinde yer alan "sigortacılık faaliyeti yapıldığına ilişkin ibarelerin" çıkarıltılması hususunun re’sen tesciline karar verilmesi isteminden ibaret olduğunu, dava konusu şirketin ilgili kurumdan alınan bir ruhsat/izin olmamasına rağmen, internet sitesi aracılığıyla sigortacılık faaliyetlerinde bulunulduğunun ve unvanında da "sigorta" ifadesinin ve yine, amaç ve konu maddesinde ise, sigortacılık faaliyetleri ile iştigal edildiğine ilişkin düzenlemelerin bulunduğunun tespit edildiğine ilişkin ihbar gereğince; yukarıda açıklanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine istinaden, işlem tesis edilmesi için Mevzuata uygun olarak davalı şirkete ihtar çekildiğini, çünkü mevzuat gereğince tescil işlemleri, ilgililerin talebi veyahut da ilgili mahkeme tarafından şüpheye yer verilmeyecek şekilde verilen açık tescil ve ilana ilişkin karar ya da talimat doğrultusunda yerine getirilmekte, müvekkili Müdürlüğün re'sen tescil yetkisi bulunmamakta olduğunu, müvekkili müdürlüğün tescile davete yönelik ihtarında bildirilen müddet içinde, tescil talebinde bulunmayan ve imtina sebeplerini de bildirmeyen davalı şirketin unvanından sigorta ibaresinin ve yine, davalı şirketin amaç ve konu maddesinden sigortacılık faaliyetine ilişkin hükümlerin çıkartılması, yani şirket esas sözleşmesinin amaç ve konu maddesinin sigortacılık faaliyetlerini kapsamayacak şekilde Mahkeme tarafından re'sen düzeltilerek tesciline ve bunun yanı sıra, Mevzuat hükümleri gereğince, davaya ilişkin olarak Mahkemece belirlenecek başkaca diğer hususların da tespiti halinde bunların da re'sen tesciline hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. G E R E K Ç E / Dava; Davalı şirketin ticaret unvanından sigorta ibaresinin ve esas sözleşmedeki amaç ve konu maddesinden sigortacılık faaliyetine ilişkin hükümlerin çıkartılması ve bunların re'sen tesciline hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, davalı şirketinin sigortacılık yapma ruhsatı olup olmadığı sorulmuş, davalı şirketin ticaret sicil kaydının ve esas sözleşmesi, .... ASCM'nin ... esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Değişiklikler" başlıklı 31. Maddesinde, "(1) Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur.(2) Tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir.(3) Her iki hâlde 27 ilâ 30 uncu madde hükümleri geçerlidir." denilmek suretiyle, tescil edilen hususlardaki değişikliklerin tescili zorunlu kılınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun " Sicil Müdürünün İnceleme Görevinin Ve Geçici Tescil" 'in düzenlendiği 32. Maddesinde, “(1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. (2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.(3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.(4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.” denilmek suretiyle, davacı kurumun inceleme yetkisi açıklanmıştır. Huzurdaki davanın temel dayanağı ise, "Tescile davet ve ceza" başlıklı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33 hükmü ve bu hükmü açıklayan Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 36 hükmü olup; aşağıda her iki hükme de yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 33. Maddesinde, "(1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.(2) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz." denilmek suretiyle, tescile tabi ve/veya Kanuni şartları haiz olmayan/Kanuna aykırı hususların varlığının ticaret sicili müdürü tafafından tespiti hâlinde uygulanması gereken süreç açıklanmış olmakla; tescile davet gereğince, ilgililerin gerekli işlemleri yapmaması veya kaçınma sebeplerini bildirmemesi veyahut da kaçınma sebeplerini bildirmesi halinde, ticaret mahkemesinde dava açılması yolu, anılan hükmün bir neticesi olarak düzenlenmiştir. Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36. Maddesinde de,"(1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.(2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.(3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.(4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir." denilmek suretiyle, 6102 sayılı Kanun m. 33 hükmü açıklığa kavuşturulmuş olup, dava yoluna başvuru yetkisinin davacı kuruma tanındığı hususu da detaylı bir biçimde düzenlenmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun "Ruhsat" başlıklı 5. Maddesi 1. fıkrasındaki, "Sigorta şirketleri ve reasürans şirketleri, faaliyete geçebilmek için, faaliyet göstermek istedikleri her bir sigorta branşında Müsteşarlıktan ruhsat almak zorundadır. Alınan ruhsatlar, ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi ile Türkiye çapında dağıtımı yapılan ve tiraj bakımından ilk on sırada yer alan günlük gazetelerden ikisinde ilan ettirilir." şeklindeki hükümle, sigorta şirketlerinin ruhsat alması gerektiği hükme bağlanmış ve yine, anılan 5. maddenin 4.fıkrasında ise, "Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde ruhsat başvurusunda bulunmamış sigorta şirketleri ve reasürans şirketleri, ticaret unvanlarında sigorta şirketi veya reasürans şirketi ibaresini kullanamaz." denilmek suretiyle, ruhsat başvurusu yapmamış şirketlerin unvanından "sigorta" veya "reasürans" ibaresini çıkartması gerektiği emredici mahiyette hükme bağlanmıştır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca dosyamıza gönderilen 14.05.2024 tarihli yazısında, ... ... ...'nin 09.09.2021 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilerek kurulduğu, ticaret siciline kayıtlı adres bilgilerinin ve şirket unvanının https://....com internet sitesinde yer aldığı ve şirketin kurumlarından alınmış bir ruhsatı olmamasına rağmen söz konusu internet sitesi aracılığıyla sigortacılık faaliyetinde bulunduğu, şirketin ve şirketin sermayesinin tamamının sahibinin ve yönetim kurulu başkanının ... olduğu hususlarının tespit edildiğini, bunun üzerine Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 24/11/2021 tarihli ve 145 sayılı kararı doğrultusunda ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, açılan soruşturma sonunda iddianame düzenlendiğini ve .... ASCM'nin 29/11/2022 tarihli, ... Esas, 2022/1011 Karar sayılı kararı ile şirket yetkilisi ...'ın 5684 sayılı Kanunun "Adli Cezalar" başlıklı 35. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş olup kararın kesinleştiği bildirilmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre, ...'ın davalı şirketin kurucusu, şirketin tüm hisselerinin sahibi ve eski yetkilisi olduğu anlaşılmıştır. .... ASCM'nin 29/11/2022 tarihli, ... Esas, 2022/1011 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, katılanın Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı, sanığın ..., suçun 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa Muhalefet etmek olduğu, yapılan yargılama sonunda, sanığın 5684 sayılı Kanunun 35. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf kararı ile 28.04.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Açıklanan yasal düzenlemeler ve dosya kapsamında toplanan deliller değerlendirildiğinde; Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumundan alınan bir ruhsat/izin olmamasına rağmen internet sitesi aracılığıyla sigortacılık faaliyetlerinde bulunduğunun tespit edildiği, davacı kurumun bu durumdan haberdar olması üzerine, yukarıda yer alan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 31 gereğince, tescil edilmiş olgunun değişikliği zorunlu olduğundan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.33 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.36 doğrultusunda, davalı şirkete 20.09.2023 tarihli ihtarın gönderildiği ve şirketin unvanından "sigorta" ibaresinin çıkartılması ile şirket esas sözleşmesinin amaç ve konu maddesinin sigortacılık faaliyetlerini kapsamayacak şekilde değiştirilmesi hususlarının ihtar olunduğu, davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediği gibi, ihtarın gereklerinin yerine getirildiğine, ilgili kuruma sigortacılık faaliyeti yapabilmek için ruhsat başvurusunda bulunduğuna dair dosya kapsamına herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında davacı tarafın davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1) DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...sicil numarası ile kayıtlı olan davalı ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nin unvanından "sigorta" ibaresinin ve esas sözleşmesinin amaç ve konu maddesinde yer alan "sigortacılık faaliyeti yapıldığına ilişkin" ibarelerin ÇIKARTILMASINA, çıkartma kararının ticaret sicilinde resen TESCİL VE İLANINA, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı parası, 345,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı olmak üzere toplam; 772,60 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır