İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/774 E. 2024/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/774
- Karar No
- 2024/809
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/774 KARAR NO :2024/809 DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/12/2015 KARAR TARİHİ:18/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: AÇILAN DAVA VE İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile olan 01/12/2012 tarihli Açık Satış Noktası sözleşmesinde Madde 2. müvekkilinin ürünlerini satışa arz edcek şeklide düzenli ve sürekli satmayı ve bulundurmayı Madde 6. İşyerini başkasına devir ve temlik etmeyeceğini, made 9/b bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı ve bira satışını azaltacak davranış ve eylem içerisine girmemeyi kabul ve taahhüt ettiğini; buna rağmen işletmeyi devrettiği(Pilmen Restaurant... ... adlı kişiye) .... Sulh Mahkemesinin ... Diş. Dosyasıyla yapılan keşif ve bilirkişi raporuyla istihbar olduğunu davalı ...'e sözleşmenin 11. Maddesi uyarınca 36.000,00 TL yapılacak katkının daha sonra 67.600,00 TL olarak gerçekleştiğini ve fatura ile tespit edileceği ek olarak sözleşmenin 20. Maddesi gereği davalının sözlşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması veya sözleşme hükümlerinden birini ihlal etmesi halinde aldığı katkı payını ödeminin yapıldığı tarihten itibaren güncel TCMB avans işlemi faiz oranı ile birlikte geri ödeyeceğini ve ayrıca 20.000 USD cezai şart ödeyceği hükmü havi olduğunu davalıdan 67.600 TL katkı payı ile 20.000 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini tüm yargılama masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEPLER: Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak süresinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ilk yapılan yargılama sonucunda; Parekende sektör bilirkişisin de yar aldığı heyetin tespitleri rapor ve ek raporu mevcuk olup, vardıkları sektörel yorumlar ve sonuçlar mahkememizce de olaya ve oluşa uygun bulunduğu, davalının işyerini devir ettiği tartışmasız olduğu, işyeri devrinin davacının izni dışında olduğu yönünde bir delil olmadığı, davacı işyerini devralan dava dışı ...'a 7.9.2013 tarihinde mal sattığı ve faturalandırdığı, yaklaşık 1 yıl sonra yapılan tespit mevcut durumun ne olduğunu göstermek dışında devrin izinsiz olduğunu kanıtlamadığı, tespitten 1 yıl önce devri bilen, devralana mal satışı yapan davacının 10 aylık sessizlikten sonra tespit yaptırma gereği duyduğu, devralan kişinin, davacının ürünlerini satmakta olup rakip ürünler satmadığı, katkı payının sözleşmeden önce verilmiş bir katkı payı olup, sözleşmeden sonra verilmiş bir katkı payı bulunmadığı, 10 ay boyunca devre sessiz kalan davacının devrin izinsiz olduğunu iddia etmesinin MK 2'deki dürüstlük kuralına aykırı olduğu, ayrıca davacı yanın, davalının başka bir işletmesine verdiği katkı payını davalının bir başka işletmesinden faturalandırıp talep ettiği, bu nedenler ile devrin izinsiz olduğunun tespitle anlaşıldığının kabulünün MK 2'ye uygun olmadığından davacının bilerek sessiz kalmasının zımni bir muvafakat olması nedeniyle cezai şart talep edemeyeceği ve sözleşmeden önce verdiği katkı payını da sözleşmeye dayalı verilmiş bir katkı payı gibi iade edilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Mahkememizce verilen hükme karşı yasal süre içerisinde taraflarca İstinaf yoluna gidilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2020/1915 Esas, 2023/1811 Karar Ve 09/11/2023 Tarihli İlamı Kaldırma Kararı ile hükmün "... ....Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında, alınan 20.07.2014 tarihli tespit raporundan davalının işletmesini 3. Kişiye devrettiği anlaşılmaktadır. Islah ile sunulan taraflar arasındaki sözleşme, 01.05.2012 ile 30.04.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 01.05.2012 tarihinde imzalanmıştır. Sözleşmenin yukarıda belirtilen maddesinde, sözleşmeye aykırılık halinde ödenecek katkı payının tamamının iade edileceği hüküm altına alınmıştır. İlk derece mahkemesince davacının ıslah dilekçesi ve bu dilekçe ile sunulan taraflar arasında imzalandığı ileri sürülen önceki tarihli 01.05.2012 tarihli sözleşme ve bu sözleşmenin eki durumundaki protokol hükümleri hiç değerlendirilip tartışılmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararı, belirtilen nedenlerle yeterli inceleme ve gerekçeyi içermediğinden, istinaf incelemesine esas bir karar olarak kabul edilemez." gerekçesi ile tarafların esasa dair istinaf başvuru nedenleri incelenmeksizin HMK'nın 353/1- a6 maddesi uyarınca kaldırılmakla dosya Mahkememize iade edilmiştir. İSTİNAF KALDIRMA KARARI SONRASI YAPILAN YARGILAMADA: Davalı davaya cevap vermemiştir. Davalı tarafından işletmenin devredildiği sabittir. Ancak devrin sözleşme hükümlerine uygun olarak davacının yazılı onayı ile olduğuna dair davalı tarafından dosyaya sunulan ispata yarar bir delil bulunmamaktadır. Dava dilekçesinin 26/03/2018 tarihinde tamamen ıslah edildiği, ıslah dilekçesine ekli 01/05/2012 tarihli ve 01/05/2012-30/04/2016 tarihlerini kapsar sözleşme ve ekinde yer alan protokol gereğince davalıya işletmenin faliyete geçmesi amacıyla 67.600,00TL nakit verileceği belirtilmekle davacı defterlerine göre 17/05/2012 tarihinde iki ayrı fatura ile toplam 67.600,00TL bedelin davacıya ödendiği anlaşılmıştır. Bu sözleşmenin 16. Maddesine göre cezai şartın 40.000,00USD olacağı tespit edilmiş olup 8. Maddesinde işletmenin 01/05/2012 tarihinde faaliyete hazır olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Ancak davacı tarafından ilk dava dilekçesinin ekinde yer alan ve daha sonraki tarihte imzalandığı anlaşılan 01/12/2012 tarih ve 01/12/2012-30/11/2017 tarihlerini kapsayan sözleşmenin 20. Maddesinde cezai şartın 20.000USD olacağının kararlaştırdığı, yapılacak destek ödemesinin ise 36.000,00TL olacağının belirtildiği, sözleşmenin 8. Maddesinde işletmenin 01/12/2012 tarihinde faal olarak açılacağının kararlaştırıldığı görülmektedir. Buna göre; her ne kadar davacı tarafından Mahkememize sunulan davanın tümden ıslahına ilişkin dilekçe ile cezai şart arttırılmış ise de; 01/12/2012 tarihli sözleşmenin ilk sözleşmeden sonra hangi sebeple yapıldığının aydınlatılması gerektiği anlaşılmakla davacı vekiline buna ilişkin açıklama yapmak üzere süre verilmiş, davacı vekilinin 09/07/2024 tarihli beyan dilekçesi dosyaya alınmıştır. Bu kapsamda davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dilekçe ile, davalıya yapılan katkı bedellerinin 01.05.2012 tarihli sözleşmeye dayalı olarak yapıldığı ve bu sözleşmeye aykırılık nedeniyle bu sözleşmede yer alan katkı bedeli ve cezai şartın talep edildiği, kaldı ki, sözleşmenin ihlaline ilişkin olarak dava açılarak sözleşme ile verilen katkı bedelinin iadesi ve cezai şartın talebi ile sözleşmenin feshi iradesi dava yolu ile ortaya konulduğu, ıslah dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı tarafından her ne kadar ikinci sözleşmede ödenen bedel daha düşük olarak 36.000TL olarak gösterilmişse de davacı tarafından ilk sözleşme gereği 67.600,00TL'nin davalıya ödendiği sabit olup davacıya iade edildiğine dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığından buna ilişkin istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Cezai şart talebinin incelenmesinde ise; ikinci sözleşmenin işletmenin fiili başlangıç tarihinin değişmesi nedeniyle ve şartlar düzenlenerek yeniden yapıldığı, davalı taleplerini kabul eden davacının, irade serbestisi içinde yaptığı ve sonradan geçerli olarak feshedildiğine dair somut delilini dosyaya sunamadığı ikinci sözleşmede yer alan ve daha düşük olarak kabul edilen cezai şart nedeniyle, taraflar arasında değişen şartlara ilişkin yenileme kapsamında kabul edilen 01/12/2012 tarihli sözleşmede yer alan 20.000USD üzerinden cezai şartın kabulüne ve buna ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilince sunulan 26/03/2018 tarihli davanın tümden ıslahına ilişkin dilekçesinde faiz istemine ilişkin talebinin bulunmadığı anlaşılmakla kabul edilen miktarlar yönünden faize hükmedilmemiştir. Her ne kadar davalı vekilinin Uyap sisteminde kaydı bulunuyor ise de; vekil sıfatıyla dosyada yapılmış bir işlem olmaması ile sunulmuş dilekçesinin bulunmadığı anlaşılmakla reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine gidilmemiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 67.600TL katkı bedeli ile 20.000USD cezai şartın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 8.684,25-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.171,07-TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 6.513,18-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, -Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 2.171,07-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvuru harcı 27,70 TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri 2.736,10-TL olmak üzere toplam 2.763,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avasının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda HMK'nın 341/1. ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18.11.2024 Katip ... Hakim ...