İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/749 E. 2025/446 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/749
- Karar No
- 2025/446
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/749 KARAR NO : 2025/446 DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 30/11/2023 KARAR TARİHİ : 27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil Şirket arasında imzalanan 11.05.2016 tarihli "Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi" kapsamında müvekkili şirketin müşterisi olup, bu Sözleşme ile Şirket'teki ... numaralı hesabında yaklaşık 6 yıl boyunca kaldıraçlı alım satım işlemleri (... veya ...) gerçekleştirdiğini, 17.11.2020 tarihli, ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7256 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 19. maddesi ile değişik 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 67. maddesi ile getirilen düzenleme neticesinde müvekkil şirketin ve diğer aracı kurumların 01.01.2021 tarihinden itibaren ... müşterilerinin kaldıraçlı alım satım işlemlerinden doğan stopaj vergisini "vergi sorumlusu" olarak ilgili vergi dairesine ödemeye başladığını, müvekkili şirketin, yasal yükümlülüğü gereği vergi sorumlusu sıfatı ile vergi yükümlüsü olan davalının hesabında gerçekleştirdiği işlemlerden kaynaklanan stopaj vergisini ödediğini, davalının müvekkili şirket nezdindeki ... numaralı hesabında gerçekleştirdiği 01.10.2021-31.12.2021 dönemine ilişkin kaldıraçlı alım satım işlemlerinden 233.578,67-TL tutarında stopaj vergisinin doğmuş olduğu ve bu tutarın diğer müşterilerle birlikte toplu olarak davalı müşteri adına ... Vergi Dairesi'ne ödendiğini, bu kapsamda Davalı ... adına Müvekkil Şirketçe toplamda 233.578,67-TL tutarında stopaj vergisi ödemesi yapılmış olmakla birlikte Davalının hesabından 169.828,29-TL tutarında verginin tahsil edilebildiği ancak bu kapsamda davalı müşterinin Müvekkil Şirket'e 63.750,38-TL tutarında borcunun kaldığını, müvekkilinin ilgili tutarı davalıdan talep etmesine rağmen söz konusu borcun ödenmemesi üzerine 63.750,38-TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalının ödeme emrine haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiş; ancak davalı tarafından icra müdürlüğüne vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, takibe ve borca itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi sureti, yazı cevabı içerikleri, beyan dilekçeleri, ... 32. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası mündericatı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Dosya kapsamında yer alan, ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı/ alacaklının davalı/ borçlu hakkında; Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinden kaynaklanan 65.676,63-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yaptığı ve davalı/borçlunun da süresi içerisinde takibe ve borca itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Dava, taraflar arasında imzalanan Kaldıralı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi kapsamında doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar istemlerine ilişkindir. Dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması ile uyuşmazlık konusunun tespiti ile dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve Mahkememizin 10/02/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi ... tarafından 09.05.2025 tarihli kök rapor tanzim edilerek mahkememize ibraz edilmiş olup, raporun incelenmesinde özetle; " Davacı aracı kurum olan ...A.Ş. ile davalı müşteri ... arasında 11.05.2016 tarihli Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi imzalanmış olduğu, bu sözleşme kapsamında davalı müşteri tarafından aracı kurum nezdinde açılan ... no.lu hesaptan kaldıraçlı alım satım işlemleri gerçekleştirildiği, Dava dosyasına sunulan 42815 sayılı ... 120 Cari Hesap dökümünün 01.01.2022- 24.10.2022 tarihleri arasındaki kayıtlarının incelenmesinden hesabın 01.01.2022 tarihinde 18.381,21TL borç bakiye ile devrettiği, hesaba yürütülen temerrüt faizi ile borç bakiyenin 20.09.2022 tarihi itibariyle 65,676,63TL'ye ulaştığı, Davacı aracı kurum tarafından dava dosyasına sunulan 15.06.2022 tarihli ve 09.01.2023 tarihli 08.10.2021-01.12.2021 dönemini kapsayan vergi kesintilerini gösteren “Vergi Raporu "na göre davalı müşterinin 01.10.2021-31.12.2021 döneminde hesabında gerçekleştirdiği Forex işlemleri tabir edilen kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucunda söz konusu işlemlerden doğan toplam 2,335,786.73TL kâr üzerinden tahakkuk eden 9010 oranında Gelir Vergisi hesaplanarak toplam 233,578.68TL'nin vergi sorumlusu sıfatıyla davacı aracı kurum tarafından davalı müşteri adına yatırıldığı ve bu hususun davalı müşteriye yazılan 31.01.2022 tarihli ve 41 referans numaralı yazıyla davalı müşteriye bildirildiği, 17.11.2020 tarihli 7256 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un 19 uncu maddesi ile 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 67. Maddesi uyarınca 01.01.2021 tarihinden itibaren Kaldıraçlı Alım Satım İşlemlerinden *010 oranında Gelir Vergisi Stopajı tahsil edileceğinin hükme bağlandığı, Kaldıraçlı alım satım işlemleri düzenlemesinde yetkili kurumlardan olan ... Birliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı-Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan...tarihli ve... sayılı yazıyla “kaldıraçlı işlemlerin işleyişinin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Geçici 67. Maddesi kapsamında düzenlenen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası işlemlerine ilişkin işlemlerden farklılık arz etmesi nedeniyle stopaj matrahının ne şekilde hesaplanacağına ilişkin TSPB üyesi aracı kurumların uygulamaya ilişkin tereddütleri” dolayısıyla uygulamaya açıklık getirmesi amacıyla kaldıraçlı işlemlerden elde edilen gelirler için tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedelinin belirlenmesinde kullanılacak maliyet yönteminin ne olacağı, tevkifat matrahının tespitinde kur farklarının dikkate alınıp alınmayacağı, zararların tevkifat matrahından mahsubu sırasında mahsup işlemininTL bazında mı yoksa döviz bazında mı yapılacağı hususlarda görüş sorulması üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı-Gelir İdaresi Başkanlığı-Gelir Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından ...'ne gönderilen 22.01.2021 tarihli ve 10556 sayılı yazısında özetle; “...01.01.2021 tarihinden itibaren kaldıraçlı işlemlerden elde edilen tüm gelirler üzerinden vergi tevkifatı yapılacağı, başka bir deyişle kur farkının dikkate alınacağı bedelinin maliyet bedelinin ise ... (ilk giren ilk çıkar) esasına göre belirleneceği...” hususlarının bildirildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından ...'ne bildirilen uygulama esaslarının ... tarihli ve ... sayılı 841 numaralı Genel Mektup ile davacı aracı kurumun da içinde olduğu tüm aracı kurumlara duyurulmuş olduğu, davacı aracı kurum tarafından gelir vergisi kesintisinin hesaplama ve hesaplara yansıtılma yöntemine ilişkin olarak tüm müşterilerine bilgi verildiği, Stopaja tabi gelir vergisi mükellefinin davalı müşteri, vergi sorumlusunun ise davacı aracı kurum olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi Sorumluluğu Mükellef ve vergi sorumlusu” başlıklı 8. Maddesinde “Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir. Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Vergi kanunlariyle kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz. Bu kanunun mütaakıp maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şamildir.” Hükmünün yer aldığı, Vergi sorumlusu olarak vergi kesenin sorumluluğunun ise aynı kanunun 11. Maddesinde “Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar. Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz. (Ek: 4/12/1985-3239/2 md.) Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısiyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar...” şeklinde tanımlandığı, dolayısıyla davacı aracı kurumun gelir vergisinin tam olarak kesilmesinden sorumlu olduğu ve davalı müşteri adına hesaplayıp ilgili vergi dairesine yatıran aracı kurumun asıl vergi mükellefi olan davalı müşteriye rücu etme hakkının bulunduğu, Davalı müşteri ile davacı aracı kurum arasında imzalanmış olan 11.05.2016 tarihli “Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi”nin “Ücret ve Masraflar” başlıklı 39. Maddesinin “Ücret ve Masraflar” 39. “Mahiyeti ne olursa olsun masraf, vergi, fon ve yükümlerin ve sair her türlü yükümlülüklerin ödenmesi ve sorumluluğu ister Türkiye içerisinde ister Türkiye dışında olsun MÜŞTERİ'ye aittir. MÜŞTERİ, ARACI KURUM'un vergi, resim, harç, fon, damga vergisi, komisyon, posta masrafı, kendisine ait olan muamele ücreti ve kendi namına yapılan bütün masraflar için hesabını borçlandırmaya yetkili olduğunu kabul eder.” hükmü doğrultusunda, vergi mükellefi olan müşteri adına tahakkuk eden gelir vergisini, vergi sorumlusu sıfatıyla müşteri adına vergi dairesine yatıran ve yatırılan tutar kadar müşteri hesabına borç kaydedilmesinin taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme hükmüne aykırılık teşkil etmediği, itibariyle kaldıraçlı (forex) işlemde aldığı pozisyon zararla kapandığı halde, gelir vergisi matrahının kur farkı üzerinden hesaplanması ve kurun artması dolayısıyla müşteri kur farkı geliri elde etmiş gibi aracı kurumlar tarafından gelir vergisi hesaplanmak suretiyle müşteri adına gelir vergisi kesintisi yapılmak zorunda kalındığı, söz konusu uygulamanın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemeden kaynaklandığı dolayısıyla hatalı dahi olsa davacı aracı kurumun Gelir İdaresinin belirlediği şekilde uygulama yaparak tahakkuk eden gelir vergisini “vergi sorumlusu” sıfatıyla hesaplayıp müşteri adına vergi dairesine yatırmakla mükellef olduğu, Dava dosyasında dökümü yer alan telefon konuşma dökümleri ile mail mesajlarının incelenmesinden, vergi mükellefi olan davalı müşteri tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan uygulamanın yanlış olduğu hususunun yazılı ve olarak davacı aracı kuruma iletilmiş olduğu ve davacı aracı kurum yetkilileri tarafından da, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenmiş olan gelir vergisi hesaplaması ve tahakkuku konusunda değişiklik yapmaya yetkili olmadıkları, söz konusu düzenleme doğrultusunda hesaplanarak yatırılan verginin kendisine iadesini Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan talep edebileceği ve kaldıraçlı işlemlerle ilgili gelir vergisi kesintisi uygulamasının iptaline ilişkin olarak idari yargı yoluna başvurabileceği hususlarında davalı müşteriye yazılı ve sözlü olarak gerekli bilgilerin verildiğinin anlaşıldığı, Diğer yandan, ... Piyasaları Birliği'nin https:/... .. .tr uzantılı web sayfasından, ... tarafından aracı kurumlara hitaben yayınlanan ... tarihli ... sayılı 921 Numaralı Genel Mektupla ...Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdi in ... tarihli ve ... sayılı Özelgesiyle özetle, “...Tespitinde Kur Farkının Dikkate Alınmamasına İlişkin Açıklamaları "nın duyurulduğu, bu kapsamda vergi mükellefi müşterilerin aracı kurumlardan geçmiş dönemlerde yapılan gelir vergisi kesintisi hesaplamalarının yeni uygulamaya göre tekrar yapılmasını talep etmek ve tevsik eden belgelerin ibrazı suretiyle varsa kendileri adına fazladan hesaplanarak yatırılan gelir vergisi stopajının Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan iadesini talep ile gerekirse idari dava konusu yapabilecekleri, - Gerek 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. ve 11. Maddeleri gerekse davacı aracı kurum ile davalı müşteri arasında imzalanan 11.05.2016 tarihli “Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi "nin “Ücret ve Masraflar” başlıklı 39. Maddesi kapsamında davacı aracı kurumun vergi sorumlusu sıfatıyla davalı müşteri adına hesaplayıp yatırmış olduğu gelir vergisinden kalan borcu müşteriye rücu etme hakkı ile davalı müşterinin davacı aracı kurum tarafından yanlış hesaplandığını iddia ettiği gelir vergisi kesintilerinin iadesi hususlarındaki hukuki değerlendirmelerin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde bulunduğu..." şeklinde tespitler yapılmıştır. Bilirkişiden alınan rapordaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler mahkememize ait olmakla; sermaye piyasası işlemleri sektörüne ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından, birbirini tamamlayıcı, ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış olup, hukuki yorum ve nitelendirmeleri mahkememize ait olmak üzere sermaye piyayası işlemleri sektörüne ilişkin olarak yapılan tespit ve değerlendirmeler ile yapılan hesaplamalar bakımından hükme esas alınmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre; davacı aracı kurum tarafından müşterinin kaldıraçlı işlemler sonucunda elde ettiği kazançların stopaja tabi olduğu ve kesintinin müşteri hesabına yansıtılarak tahsil edileceği, kar edilen işlemlerden doğan stopajın t+1(işlemden 1 gün sonra) gününde hesaptan tahsil edileceği, Zarar edilen işlemler olursa kesilen stopajın hesaba iade edileceği, Zarar dolayısıyla iade edilecek stopaj tutarının daha önceki karlı işlemlerden doğan stopaj tutarından büyük olamayacağı, stopaj kesintisine swap, komisyon ve işlem kar/zararının dahil olacağı, stopajın günlük olarak hesaplara yansıtılacağı, vergi matrahı hesaplanırken kapanan pozisyonlardan doğan taşıma maliyetlerinin de kapandığı tarihten bir önceki iş günü TCMB döviz alış kuruma göre hesaplanacağı, vergi beyanının müşteriler adına 3’er aylık dilimler halinde vergi dairesine verilerek ödeneceği, zararlı işlemlerden dolayı stopaj iadesinin gerçekleşmesi için ilgili 3 aylık dönem içerisinde daha önce karlı işlemlerden stopaj kesintisinin gerçekleşmiş olması gerektiği hususlarının müşterilerine bildirildiği, Stopaja tabi gelir vergisi mükellefinin davalı müşteri, vergi sorumlusunun ise davacı aracı kurum olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Vergi Sorumluluğu Mükellef ve vergi sorumlusu” başlıklı 8. Maddesi ile Vergi sorumlusu olarak vergi kesenin sorumluluğunun ise aynı Kanunun 11. Maddeleri ile düzenlendiği, dolayısıyla davacı aracı kurumun gelir vergisinin tam olarak kesilmesinden sorumlu olup, davalı müşteri adına hesaplayarak ilgili vergi dairesine yatıran davacı aracı kurumun asıl vergi mükellefi olan davalı müşteriye rücu etme hakkının bulunduğu, dava dosyasına sunulan ses kayıt dökümlerinin incelenmesinden davalı müşterinin esas itibariyle Gelir İdaresi tarafından belirlenen kaldıraçlı işlemlerden doğan kazançlar üzerinden gelir vergisi matrahı ile vergi kesintisinin hesaplanma yöntemine itiraz ettiği ve bu nedenle davacı aracı kurum tarafından kendisi adına vergi dairesine yatırılan vergiden kaynaklanan borç bakiye olan icra takibi konusu 65,676,63TL’yi ödemek istemediği, konusu 65,676,63TL’yi ödemek istemediği, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen mevzuat uygulama usul ve esasları gereğince, her ne kadar kaldıraçlı işlemler yabancı para cinsinden gerçekleşse de stopaj matrahınınTL üzerinden ve ilk giren ilk çıkar (...) yöntemine göre hesaplanması gerektiği bildirildiğinden, bu durum, yabancı para bazında işlemden zarar eden müşterilerin,TL bazındaki hesaplama ve kur farkı nedeniyle stopaj ödemeleri sonucunu doğurabildiği, buna göre müşterinin esas itibariyle kaldıraçlı (forex) işlemde aldığı pozisyonun 500 USD zararla kapandığı halde, gelir vergisi matrahının kur farkı üzerinden hesaplanması ve kurun artması dolayısıyla müşteri kur farkı geliri elde etmiş gibi aracı kurumlar tarafından gelir vergisi hesaplanmak suretiyle müşteri adına gelir vergisi kesintisi yapılmak zorunda kalındığı, söz konusu uygulamanın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemeden kaynaklandığı dolayısıyla hatalı dahi olsa davacı aracı kurumun idarenin belirlediği şekilde uygulama yaparak tahakkuk eden gelir vergisini “vergi sorumlusu” sıfatıyla hesaplayıp müşteri adına vergi dairesine yatırmakla mükellef olduğu, davalı müşteri ile davacı aracı kurum arasında imzalanmış olan 11.05.2016 tarihli “Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi”nin “Ücret ve Masraflar” başlıklı 39. Maddesinin “Ücret ve Masraflar” başlıklı maddesi uyarınca mahiyeti ne olursa olsun masraf, vergi, fon ve yükümlerin ve sair her türlü yükümlülüklerin ödenmesi ve sorumluluğu ister Türkiye içerisinde ister Türkiye dışında olsun müşteriye ait olduğu, müşterinin, aracı kurum’un vergi, resim, harç, fon, damga vergisi, komisyon, posta masrafı, kendisine ait olan muamele ücreti ve kendi namına yapılan bütün masraflar için hesabını borçlandırmaya yetkili olduğunu kabul edeceğinin kararlaştırıldığı, buna göre; vergi mükellefi olan müşteri adına tahakkuk eden gelir vergisini, vergi sorumlusu sıfatıyla müşteri adına vergi dairesine yatıran ve yatırılan tutar kadar müşteri hesabına borç kaydedilmesinin taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme hükmüne aykırılık teşkil etmediği, dava dosyasına sunulan mail mesajları ile ses kayıt dökümlerinin incelenmesinden; davalı müşterinin esas itibariyle Gelir İdaresi tarafından belirlenen kaldıraçlı işlemlerden doğan kazançlar üzerinden gelir vergisi matrahı ile vergi kesintisinin hesaplanma yöntemine itiraz ettiği ve bu nedenle davacı aracı kurum tarafından kendisi adına vergi dairesine yatırılan vergiden kaynaklanan borç bakiye olan icra takibi konusu 65,676,63TL’yi ödemek istemediği, diğer yandan Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen mevzuat uygulama usul ve esasları gereğince, her ne kadar kaldıraçlı işlemler yabancı para cinsinden gerçekleşse de stopaj matrahınınTL üzerinden ve ilk giren ilk çıkar (...) yöntemine göre hesaplanması gerektiği bildirildiğinden, bu durumun yabancı para bazında işlemden zarar eden müşterilerin esas itibariyle kaldıraçlı (forex) işlemde aldığı pozisyon zararla kapandığı halde, gelir vergisi matrahının kur farkı üzerinden hesaplanması ve kurun artması dolayısıyla müşteri kur farkı geliri elde etmiş gibi aracı kurumlar tarafından gelir vergisi hesaplanmak suretiyle müşteri adına gelir vergisi kesintisi yapılmak zorunda kalındığı, söz konusu uygulamanın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan düzenlemeden kaynaklandığı dolayısıyla hatalı dahi olsa davacı aracı kurumun Gelir İdaresinin belirlediği şekilde uygulama yaparak tahakkuk eden gelir vergisini “vergi sorumlusu” sıfatıyla hesaplayıp müşteri adına vergi dairesine yatırmakla mükellef olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak; davalının verginin hesaplanma yöntemi ve miktarına olan itirazı konusunda davacı aracı kurumun Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenmiş olan gelir vergisinin miktarı, hesaplaması ve tahakkuku konusunda değişiklik yapmaya yetkili olmadığı, açıklanan söz konusu düzenlemeler doğrultusunda hesaplanan ve davacı tarafından yatırılan verginin iadesine ilişkin başvurunun Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan talep edebileceği ve kaldıraçlı işlemlerle ilgili gelir vergisi kesintisi uygulamasının iptaline ilişkin olarak idari yargı yoluna başvurulabileceği, buna göre davalının vergi mahkemelerinde açılan davasının eldeki davanın sonucuna etkisinin bulunmadığı, davalının bilirkişi raporuna karşı sunulan 27/06/2025 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde değinilen kesintilere ilişkin hesaplamaların hatalı olduğu ve iade edildiği tarihler nedeniyle hesabında zarar oluştuğu ve hesabının kapatıldığına ilişkin iddia ve savunmalarının eldeki davanın konusu olmayıp ayrı bir dava ile talep edilmesinin mümkün olduğu, sonuç olarak tüm dosya kapsamına göre davalının hesabında gerçekleşen işlemler nedeniyle yapılan vergi kesintilerine ilişkin eldeki davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; Davalının, dava konusu ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının İPTALİNE, takibin takip talebinde belirtilen şartlar ile DEVAMINA, 2-Hükmolunan 63.750,38TL asıl alacağın %20'si oranında olmak üzere hesaplanan 12.750,07TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.354,78TL karar ve ilam harcının, peşin alınan, 760,32TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.594,46TL'nin davalıdan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, -Davacı tarafından ilk dava açılırken yatırılan 760,32TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvurma harcı, 269,85TL, posta gideri ve bilirkişi ücreti gideri toplamı 7.770.00TL olmak üzere toplam 8.039,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, DAVALIDAN ALINARAK HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 7-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası yatıran tarafa İADESİNE, 8-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin ve davalı ...'nun yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.27.06.2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır