İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/638 E. 2024/182 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/638
- Karar No
- 2024/182
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/638 Esas KARAR NO :2024/182 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:12/10/2023 KARAR TARİHİ:26/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : D A V A : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.01.2017 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç seyir halindeyken müvekkili sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın önünü kapatması sonucunda tek taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olup, ZMMS poliçesi kapsamında davalının sorumluluğunda olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50-T sürekli iş göremezlik, 25-TL geçici iş göremezlik, 10-TL bakıcı gideri ve 5 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 100-TL 'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacıya 03.08.2018 tarihinde 14.561-TL ödeme yapıldığını, ödemenin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra açılan davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddi, aksi halde zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya neden olduğu ispatlanamadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kazanın davacının %100 kusuru ile gerçekleştiğini, yine davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddialarının ispata muhtaç olup, müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektir somut bir olgu bulunmadığını belirterek; davanın pasif husumet yokluğundan ve başvuru şartlarının oluşmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, aksi kanaat halinde ise ispatlanamayan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasın karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dosyada delil olarak ; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, yazı cevabı içerikleri ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri istemlerine ilişkin Tazminat davasıdır. Bu kapsamda celbedilen belge ve kayıtlara nazaran, davacının Makbuz-İbraname başlığı altında tanzim olunan belge ile ve yapılan ödeme doğrultusunda, davalı sigorta şirketini ibra ettikleri anlaşılmaktadır. 04/01/2017 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın önünü kapatması sonucu tek taraflı meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanmasına neden olduğu, davalı idaresi tarafından davacıya 03/08/2018 tarihinde tazminat ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ve buna dair ödemede bulunan zarar sorumlularına verilen belgenin kesin bir aklama ve vazgeçme belgesi olmayıp ödenen miktarla sınırlı bir makbuz hükmünde olduğu kural olarak kabul edilmektedir. Ancak 2918 sayılı KTK 'nın 111/2 maddesi uyarınca ödenen tazminatın yetersiz veya aşırı olduğu açıkça belli ise iptali mümkün bulunmaktadır. Anılan yasa hükmünde tazminat miktarına ilişkin anlaşmaların iptaline yönelik dava için 2 yıllık bir süre öngörülmüş olup, bu süre anlaşma ve uzlaşmanın yapıldığı günden işlemeye başlayacak olup, hak düşürücü süre niteliğindedir. Aksi halde davacının bu anlaşmayla bağlı kaldığının kabulü gerekir. Dava konusu olayda da 03/08/2018 tarihinde ödeme yapılmış ancak dava 2 yıllık hak düşürücü süreden sonra 12/10/2023 tarihinde açılmış olup, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar kısa kararın yazımı esnasında istinaf yolunun açık olduğu belirtilmişse de hüküm altına alınan miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla bu şekilde gerekçeli kararda düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi nedeniyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL ret karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye GELİR YAZILMASINA, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre hesaplanan 100,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, DAVACIDAN ALINARAZ HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda HMK'nın 341/2 maddesi gereğince; miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.26.02.2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır