Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/514 E. 2025/463 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/514
- Karar No
- 2025/463
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/514 KARAR NO : 2025/463 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2023 KARAR TARİHİ : 04/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, D A V A : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilim şirketin yetkili hamili bulunduğu 8 adet toplam 920 000,00 TL bedelli çekler zilyetliğinde iken çalınmak sureti ile zayi olduğunu, Müvekkil şirket ... Ltd. Şti'nin ...Sorumlusu ...'ın , müvekkil şirket müşterilerinden ticari mal satışı sebebi ile makbuz karşılığı teslim aldığı çekleri...'da bulunan şirket merkezine kargo yolu ile gönderilmek üzere ...Şubesine teslim ettiğini, 21.11.2022 Tarihinde ... Şube çalışanı ilgili kargoyu teslim etmek üzere şirket merkezine geldiğinde müvekkil şirket “Muhasebe Finans sorumlusu kargo poşetinin yırtılmış ve uhu ile kapatılmış olduğunu farketmesi üzerine ... çalışanı eşliğinde kargo poşetinin yırtılmış ve yeniden yapıştırılmış bir halde ve içerisinde çeklerin bulunmadığı sadece çek makbuzlarının bulunduğuna dair tutanak tutulduğunu, müvekkil şirket Muhasebe Finans sorumlusu Polis Merkezi Amirliğine giderek ... şubesi çalışanlarından şikayette bulunulduğunu, Bu durum üzerine derhal 22.11.2022 tarihinde ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya ile çek iptali davası açılarak, ödeme yasağı kararı alınmış ve çeklerin bağlı bulunduğu hesaplara ödeme yasağı kararı gönderilmiş olduğunu, ...Şubesinden verilme, ... çek seri no'lu, 31.07.2023 keşide tarihli, 210.000,00 TL bedelli, keşide yeri .., keşidecisi ...olan, ...Ltd.Şti tarafından Müvekkil şirket ...Şti'ye ciro edilerek devredilen çek müvekkilin hak sahibi olduğu ve müvekkil şirket yetkilisi tarafından cirolanamadan kargoda çalınan çeklerden birisi olduğunu, Hal böyle iken çek fotokopisinde son hamil görünen davalı tacir çeki basiretli tacir olarak hiç bir araştırma dahi yapmadan ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak çeki devralarak akabinde takibe konu ettiğini, Davalının çeki iktisabında ağır kusurlu ve kötü niyetli olduğunu, Davalı hakkında ve takibe konu çekte cirosu bulunan ...Şti sonrası cirosu bulunan cirantalar hakkında ceza, soruşturma ve sabıka kaydı dosyalarının da incelenmesini ve dosya içerisine alınmasını talep ettiklerini, çeki elinde bulunduran davalıdan çekin istirdadı ile müvekkil şirkete iadesi gerektiği, Aksi halde dosyada keşidecisi ...Ltd. Şti tarafından dosyaya ödeme yapılması halinde müvekkil şirketin müşterisinden olan alacağını alamayacağını belirterek, açıklanan nedenlerle; söz konusu çekin müvekkilin zilyetliğinde iken cirolanamadan çalınmış olması ve çeki elinde bulunduran davalının haklı/meşru hamil olmaması sebebiyle çekin davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Huzurdaki davanın konusu kambiyo senetlerinden kaynaklanan istirdat davası olduğunu, dolayısıyla ticari istirdat davalarında arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olması gerektiği, dava dosyasında arabuluculuk başvurusu yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığını, bu sebeple davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, müvekkilin uzun zamandan beri soğutma sistemleri sektöründe ticari faaliyet gösterdiğini, Bu ticari faaliyeti çerçevesinde yaklaşık bir yıl önce ...A. Ş. ile ticari ilişkisi olan müvekkil bu şirkete 750.000-TL mal sattığını, daha sonra aynı firmanın pazarlamacısı ...isimli kişi ...'da soğutma işi ile ilgili ihale alındığını, işin maliyetinin yüksek olması sebebiyle ürün tedarikinde sorun yaşandığını, bu sebeple müvekkilden ticari ürün ve Mal istediğini, müvekkilin de ekte sureti bulunan faturalara dayalı olarak bu firmaya 27.03.2023 tarihinde 2.388.969,00 TL ticari mal verdiğini, ayrıca aynı pazarlamacı ve şirket sahibinin isteği doğrultusunda bu şirketin ticari faaliyet içerisinde olduğunu beyan ettikleri ...Limited Şirketi'ne de 861.499,12-TL ticari ürün verdiğini, Müvekkil her iki firmadan 3.250.468,12 TL alacaklı durumuna geldiğini, müvekkilin bu alacağına karşılık olmak üzere müvekkile davaya konu çek dahil olmak üzere 12 adet müşteri çeki verildiğini, Müvekkil firma tarafından teslim alındığında çekler için ilgili bankalar üzerinden sorgulama yapılmış ve çek keşidecilerinin çeklerini ödedikleri ayrıca çeklerin gerçek olduğu teyit edildiğini, çeklerin keşide tarihleri geldiğinde bir adedi hariç olmak üzere tamamı için ödemeden men yasaklarının veya çalıntı barlarının bulunduğunun ortaya çıktığını, ödemeden men yasağı bulunan ve el konulmayan 9 adet çek müvekkilin talebi doğrultusunda icra takibine konu edildiğini, Müvekkilin ticari ilişkisine konu fatura suretlerinin ekte olduğunu, davacının ticari ilişkileri sebebiyle kendisine gönderilen çekin kargo firmasında kaybolduğu yönündeki beyanının hukuki ve ticari olarak hiçbir dayanağı olamayacağının, basiretli bir tacir kargo yoluyla gönderilmesi yasak olan kıymetli evrağı buna rağmen gönderemeyeceğini, davacı buna rağmen çeki kargo yoluyla talep etmiş ise bu durumda olası kayıp veya çalıntı riskini göze aldıkları kabul edilir olduğunu, dava konusu çek kaybolmuş ise burada basiretli davranmayan davacı ve kendisine çeki gönderen keşidecinin sorumlu olduğunu, Müvekkilin iyiniyetli 3. Kişi olduğunu, Ticari ilişkisine istinaden dava konusu çeki teslim aldığını, çekin teslimi sırasında müvekkilin cirantalar arasındaki ticari ilişkiyi bilme imkan ve ihtimali olmadığını, çekin davacı firmaya gönderilip gönderilmediğinin belli olmadığını, zira çek üzerinde davacı firmaya ait herhangi bir ciro bulunmadığını, Davacının haklı ve yetkili çek hamili olduğunun ispat edilemediğini, davacının yetkili hamil olduğunu ispat edemediğinden huzurdaki davada haksız olduğunu, bu sebeple davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, ... 37. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası UYAP mündericatı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dava; davacı yanın davalı yana, dava konusu çekten dolayı ... 37.İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasından borçlu bulunmadığının tespiti ile ödemenin istirdatı istemlerine ilişkindir. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce dosya üzerinde konuda uzman bilirkişi eliyle inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır. Bilirkişi SMM... tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 07/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...1) Davaya konu ...Şubesine ait ... seri numaralı, 31/07/2023 vade tarihli 210.000,00 TL tutarındaki çekin, hem Davacı firma tarafından Dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.'nden tahsiline ilişkin 17.11.2022 tarihli ve ... no'lu Tahsilat Makbuzunun düzenlenmiş olduğu, hem de Davalı firma tarafından dava dışı ...Tic. Ltd. Şti.'nden tahsiline ilişkin ... tarihli ve ... no'lu Tahsilat Makbuzunun düzenlenmiş olduğu, 2) Düzenlenen tahsilat makbuzları ile hem davacı tarafın hem de Davalı tarafın davaya konu söz konusu çekin tahsilatına ilişkin ayrı ayrı tahsilat makbuzu düzenlediği ve ticari defterlerine kaydedildiği, 3) Davacı ... Ltd. Şti.'nin Dava dışı ... Şti. ile olan ticari ilişkisinin, Davacı firmanın ...firmasına düzenlediği 29 Haziran 2022 tarihli fatura ile başladığı, 4) Davalı ...Şti. “nin Dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisinin, 08 Temmuz 2023 tarihli Davalı firmanın ... firmasına düzenlediği fatura ile başladığı,5) Davaya konu söz konusu çekin arka yüzündeki ciro sinsilesi içerisinde cirosu bulunan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. den öncesinde ve sonrasında Davacı firma ....Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir cirosunun bulunmadığı,6) Davaya konu söz konusu çekin arka yüzündeki ciro sinsilesi içerisinde cirosu bulunan dava dışı ...Tic. Ltd. Şti/ den öncesinde ve sonrasında Davalı firma ...Tic. Ltd. Şti nin herhangi bir cirosunun bulunmadığı şeklinde tespitler yapılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; Davacının icra takibinin iptali talebinin; icra dosyasında davacının taraf olarak bulunmadığı anlaşılmakla reddi gerekmiştir. Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, ticari ilişkisi olduğunu iddia ettiği yetkili hamil ...ile ticari ilişkisinin bulunduğu ve dava konusu çeke ilişkin tahsilat makbuzunun defterinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde, çeki iş karşılığı aldığını iddia ettiği ... ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğu ve dava konusu çeke ilişkin tahsilat makbuzunun defterinde kayıtlı olduğu görülmüştür. TTK'nın 790. maddesine göre, hamilin iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çekin iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. ..., K. ...tarih ve sayılı kararı), (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ... E., ... K. ve 14.11.2024 tarih sayılı ilamı ). Buna göre her ne kadar; davacının çek üzerinde cirosu bulunmamakla beraber ... ile aralarında çeke ilişkin ticari ilişki bulunduğu ve çekin davacının eline geçmeden kargoda kaybolduğu anlaşılıyor ise de; davacının çek üzerinde cirosunun bulunmadığı, davalının defterlerinin dava konusu çeke ilişkin ticareti ile uyumlu olduğu, kendisinden önce gelen ciranta ... ile defter kayıtlarına göre ticaretinin bulunduğu, dava dışı ... şirketinin ticaret sicile tescil tarihinin 08/09/2022 olduğu, davalının çeke ilişkin ticari kayıtlarının 14/07/2023 tarihine ait olduğu, dava konusu çekin çalınma tarihinin daha önceki 21/11/2022 tarihi olduğu, buna göre çekin davalı eline çalınma tarihinden çok sonra ve birden fazla ciranta sonrası geçtiği, davacı, hamiline yazılı çekin lehdarı olmadığı gibi çeki iktisap ettiğini beyan ettiği ... firmasının da keşideciden sonraki lehdar/ilk ciranta olmadığı, bu halde davalının keşideciye başvurma halinde dahi davacının hak iddiasını öğrenmesinin mümkün olmadığı ve TTK'nın 790. maddesine göre davalının çeki iktisap anında görünüşte geçerli ciro silsilesinin var olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından çekin çalınma tarihinden sonra 22/11/2022 tarihinde ödeme yasağı kararı alınmış olmasının davalıdan önce gelen birden fazla cirantanın var oluşu karşısında davalının basiretli tacir olup çeki araştırma yükümlülüğünü tek başına sağlamasının ve yalnızca bu hususun davalının çeki iktisabı anında davacının aleyhine olacak şekilde ve bilerek kötüniyetle çeki iktisap ettiğini ve ağır kusurlu olduğunu ispata yeter nitelikte görülmemiştir. Yine davalı adına Uyap Entegrasyon ekranında yapılan sorgulamada hakkında ceza kovuşturmasının bulunmadığı, benzer tarihleri kapsar aynı nitelikte 3 ayrı soruşturmasının olduğu ve birbirine yakın tarihlerde açılan menfi tespit davalarının bulunduğu görülmüş ise de soruşturmaların halen devam ettiği anlaşılmakla tek başına bu hususun çalıntı çekin kötü niyetle teslim alındığına yeterli delil olamayacağı anlaşılmıştır. Sonuç olarak; çekin çalındığı ve sahte cirolar ile el değiştirdiğine dair davacı iddialarına ilişkin olarak; davalının kendisinden önceki ciranta ile aralarında geçerli bir ticari ilişkinin bulunması, çalınma tarihinden sonra ve uzun sürede, birden fazla el değiştiren çek nedeniyle yalnızca bu iddiaların davalının çeki iktisabında kötü niyetinin ispatına yeterli olmayışı ile davacı tarafından TTK'nın 792. maddesine göre yer değiştiren ispat yükü karşısında davalının çeki elinde bulundurma sebebini açıklamasına gerek bulunmadığı gibi davalının kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğunun davacı tarafından ispatına yönelik dosyaya yansıyan somut delilinin de bulunmayışına göre davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.586,28 TL nispi harcın mahsubu ile fazla yatırılan 2.970,88 TL harcın karar kesinleştiğine ve talep edilmesi halinde davacı vekiline İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 33.600,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 5-HMK'nın 120. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 6-HMK Yönetmeliğinin 58/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.04.07.2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır