İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/324 E. 2025/227 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/324
- Karar No
- 2025/227
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/324 Esas KARAR NO : 2025/227 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 16/05/2023 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan fason iş sözleşmesinden kaynaklı 813.510,00 TL alacak sebebiyle cari hesaba dayalı olarak ilamsız icra takibi ikame edildiğini, davalı borçlu tarafından icra takibine konu borcun tamamına böyle bir borcun bulunmadığı gerekçesiyle haksız ve yersiz olarak itiraz edildiğini, davalı borçlu şirket ile ilk olarak 14.11.2022 tarihinde fason iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin imal edeceği ürünler için davalı şirket tarafından iplik gönderildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, bu ipliklere ilişkin elektronik irsaliye düzenlendiğini, ipliklerin teslimi akabinde müvekkili şirket tarafından çeşitli tekstil ürünleri imal edilerek sözleşmeyle kararlaştırılan tarihlerde davalı şirkete teslim edildiğini, ürünlerin teslim edildiğine ilişkin sevke halleri de düzenlendiğini ve davalı şirketçe söz konusu malların teslim alınmasıyla yetkilendirilen kişiler tarafından imzalandığını, söz konusu ihalelerde davalı şirkete teslim edilen ürünlerin cinsleri ayrıntılı bir şekilde yazılmış olup müvekkilinin alacağının da iş bu irsaliyeler ile sabit olduğunu, davalı şirket müvekkili şirketin sözleşme kapsamında imal ettiği ürünleri teslim aldığını, bu sebeple müvekkili şirket yetkilisine sistem triko açıklamasıyla bir miktar ödeme yaptığını ve iş bu ödemelerin cariden düşüldüğünü, buna karşılık davalı imal edilen ürünlerin büyük bir çoğunluğu için bugüne kadar ödeme yapmadığını, yapılan görüşmelerde ve icra takibinde itiraza ödeme yapmayacağını belirttiğini, ancak gerek davalı şirket yetkilileri tarafından imzalanan sevk irsaliyeleri gerekse cari hesap whatsapp görüşmeleri ve diğer ticari kayıtlar incelendiğinde müvekkilininin alacaklı olduğunun görüleceğini, davalı borçlunun ... 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile icra takibinin devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen sözleşme, fatura ve sevk irsaliyelerinin taraflarına tebliğ edilmediği gibi davacı tarafından mahkemeye de sunulmadığını, davalı müvekkilinin davacıya karşı böyle bir borcu bulunmamakla bilikte ispat yükü üzerinde olan davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, borca itiraz dilekçesinde bildirildiği üzere müvekkili şirketin davacıya karşı böyle bir borcu bulunmadığını, nitekim ticari defterlerde de buna ilişkin bir kayıt bulunmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde görüleceğini, tensip zaptı ile taraflara ait ba/bs formlarının celbine karar verilerek müvekkili şirketin 2022-2023 yılı BA/BS formları incelendiğinde de müvekkilinin davacıya karşı iddia olunduğu gibi bir borcu olmadığının açıkça anlaşıldığını, davacı ... adına kayıtlı herhangi bir borç veya alacak olmadığının görüldüğünü, işbu formlardan müvekkilinin davacıya karşı böyle bir borcu olmadığının açıkça anlaşıldığını, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının haksız davasının esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen kesin süre içerisinde 813.510,00 TL dava değeri üzerinden davacı tarafça eksik harç ikmal dilmiştir. ... 8. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 813.510,00TL cari hesap, 239,60TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 813.749,60TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 14/04/2023 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 17/04/2023 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, 6102 sayılı TTK'nın 83. Maddesi hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlığa konu alacağın dayanağı olan faturaların ve ödemelerin taraf şirketlerin ticari defterlerine yansıyış şeklini tespit noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen SMMM bilirkişi 02/05/2024 tarihli raporunda; davacı tarafça herhangi bir defter ve belge ibraz edilmediği, davacının takibe dayanak olan alacağı ile ilgili ispat edici mahiyette defter ve belge sunmaması ile ilgili nihai değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafça sunulan defterlerin HMK uyarınca sahibi lehine delil niteliğinin olduğu, davalı defterlerine göre 12.04.2023 takip tarihi itibari ile davacı alacağının kayıtlı olmadığı gibi incelenen ayrıntılı mizanlarda davacı ile ilgili herhangi bir ticari ilişkinin ispatına yönelik olarak vesaik bulunmadığı, diğer taraftan davacı tarafça sunulan gayri resmi irsaliyelerde imzaları bulunan ...- ...- ... adlı gerçek kişilerin 2022 ve 2023 dönemler içerisinde davalı şirkette SGK işe girişlerinin olduğu, dosya kapsamında sunulu olan cari hesap ekstresi dayanağı olabilecek davacı ticari defterleri sunulmadığı gibi davalının defterlerinde de davacının alacağına ilişkin olarak herhangi bir tespit yapılamadığı nazara alındığında davacının iş bu davadaki alacağını dosya kapsamındaki vesaiklere göre ispat edemediği, diğer taraftan sayın Mahkemenin her ne kadar taraf defterlerinde kayıtlı olmasa dahi davacı tarafça sunulan gayri resmi sevk irsaliyelerinde imzaların olan kişilerin davalı şirket çalışanı olması, davalı şirket yetkilisinin davacı şirket yetkilisinin hesabına gönderdiği ödemeler ve taraflar arasında imzalanan fason sözleşmeleri ile birlikte davalının davacı adına düzenlediği e-irsaliye belgeleri ile davacı tarafça davalı adına tanzim edilen iade sevk irsaliyelerinin davacı alacağına dayanak delil olarak kabul etmesi durumunda davacının alacağının tespiti için söz konusu iplik teslimleri ile iadeleri ve fason işlemlerinin miktar ve bedel olarak uygunluğunun denetimi için sektör uzmanı (tekstil mühendisi) tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda davacının iş bu davadaki alacağı ile ilgili değerlendirme ve hesaplama yapılabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. İrsaliyede adları geçen ..., ... ile ...'ın tanık olarak beyanlarının alınmasına ve davacı tanıklarının dinlenilmesine karar verilmiştir. Davacı tanığı ... duruşmada; "Ben hala davacı ...'da çalışırım. Davalı ...'yu da bilirim. Kendileri bizim tarafımızdan kazak imal etmemiz için bize iplik verirdi. Biz de bu ipliklerle kazak imal ederek kendilerine artan iplikler ile birlikte teslim ederdik. İmal ettiğimiz ürünleri kendilerine ben, ... ve ... teslim ederdik. Ürünleri teslim ettiğimiz kişiler ... hanım ve ... Bey idi. Bu kişiler davalı şirketin çalışanları idi. Bir kere de ürünleri şoförü almıştı ancak ismini hatırlamıyorum. Bazen bize verilen iplikler kazak örmek için uygun olmaz veya eksik olurdu. Bu durumda ipleri bazen kendilerine iade eder bazen yenileri ile değiştirip ürünleri imal edip kendilerine teslim ederdik, davacı şirket yetkilileri benim amcamın oğlu olur. Ürünleri teslim ettiğimiz kişileri ben şirket çalışanı olarak bilirim, şirket yetkilisi olup olmadıklarını bilmem," şeklinde; Davacı tanığı ... duruşmada; " Ben eskiden davacı ...'da muhasebeci olarak çalışırdım, Davalı ...'yu da bilirim. Kendileri davacı şirket tarafından kazak imal edilmesi için davacıya iplik verirdi. Biz de bu ipliklerle kazak imal ederek kendilerine artan iplikler ile birlikte kazakları teslim ederdik. İmal ettiğimiz ürünlerin irsaliyelerini ben düzenlemiştim, ürünleri teslim ettiğimiz kişiler ... hanım ve ... Bey idi. Bu kişiler davalı şirketin çalışanları idi. Bazen bize verilen iplikler kazak örmek için uygun olmaz veya eksik olurdu. Bu durumda iplikleri bazen kendilerine iade eder bazen yenileri ile değiştirip ürünleri imal edip kendilerine teslim ederdik, davacı şirket yetkilileri ile herhangi bir akrabalığım yoktur, " şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında bildirilen Tekstil Mühendisi tarafından inceleme yapılabilmesi için bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve bilirkişi heyeti 20.01.2025 tarihli raporda; Fason iş sözleşmelerinde sipariş adedinin belirtildiği, birim fiyatın 22,50 TL olduğu, ödeme şeklinin ürün tesliminden sonra 90 gün olduğunun belirtildiği, taraflar arasında yapılan WhatsApp mesajlaşmalarında fason sözleşmeye atıf yapıldığı, fason sözleşmeleri, imzalı gayri resmi irsaliyelerin gayri resmi hesap ekstresini doğrular nitelikte olduğu, irsaliyelerdeki imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olması dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu, davacının açık hesap yaptığı çalışma sonucu davalıdan 813.510 TL alacaklı olduğu, teknik değerlendirmeler kapsamında söz konusu alacaklar ve verilen hizmetler ile ilgili davacı tarafça herhangi bir fatura kesilmediğinin tespit edilmiş olduğu, iş bu tespit ile ilgili vergi mevzuatı ile ilgili herhangi bir değerlendirmenin (iş bu davanın ticari dava olması dolayısıyla) yapılmasına yer olmadığının kabulü ile birlikte; yapılan teknik değerlendirmeler kabul edildiğinde, Kök raporda yapılan değerlendirmeler saklı kalmak kaydı ile (hem davacı hem davalı defterlerinde herhangi bir alacak kaydı olmadığı hususlarında ki tespit ile birlikte davacı alacağının yasal defterler kapsamında tespit edilemediği görüşü) davacının davalı taraftan 12.04.2023 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 813.510,00 TL asıl alacaklı olacağı, davacının iş bu alacağına takip öncesi herhangi bir işlemiş faiz işletilemeyeceği, Davacının teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitler kapsamında oluşan 813.510,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.07.2023-30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası % 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası % 36,75; 01.12.2023-31.12.2023 arası % 41,75; 01.01.2024-31.03.2024 arası %44,25; 01.04.2024 sonrası %51,75) üzerinden basit usulde(3095 Sy.K.m3) temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı, Tarafların icra inkar ve kötü niyet tazminatları ile ilgili talepleri ile ilgili hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Taraflar arasında 16/11/2022 tarihinde dört adet fason iş sözleşmesi tanzim edildiği, sözleşmelerin konusunun davacı tarafından, davacıya ait üretim tesislerinde, davalı için fason olarak üretimi istenilen tekstil ürünlerinin üretimi ile ilgili olarak tarafların hak ve yükümlülükleri olduğu, davacının sözleşme kapsamına göre yüklenici olduğu, üretim için gerekli tüm malzeme ve ekipmanların davalı iş sahibi tarafından temin edilerek davacı yükleniciye verileceği, davacı tarafından imal edilen tekstil ürünleri ile bu iş için kendisine verilen üretim malzemelerinin iş sonunda davalı iş sahibine teslim edileceği, bu haliyle taraflar arasında 54523 adet tekstil ürünü karşılığı 1.226.767,50 TL’lik sözleşme imzalanmış olduğu görülmüştür. Dosya kapsamının incelenmesinde davacı taraf iddiasına göre davalı ile arasında imzalamış olduğu sözleşmeler kapsamında üretmiş olduğu ve davalı şirkete irsaliyelerle birlikte teslim ettiği ürünler nedeniyle davalı taraf ile arasında cari hesap ilişkisi oluştuğu, davalı şirket yetkilisi tarafından yapılan ödemelerin cari hesaplarından düşüldüğü, bakiye cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İcra dosyası incelendiğinde takip talebinde alacak dayanağının 813.510,00 TL tutarındaki cari hesap, dava dilekçesinin incelenmesinde de alacağın kaynağının cari hesap ilişkisi olarak belirtildiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır. İtirazın iptali davaları temelde bir alacak davası olmasına rağmen, özelliği gereği takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık göstermesi bakımından klasik alacak davalarından farklıdır. İtirazın iptali davaları bakımından icra takibine bağlılığın hem alacağın miktarı, hem de alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu tartışmasız olup davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6102 sayılı TTK'nın 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Bu itibarla taraflar arasında düzenlenen fason iş sözleşmelerinden kaynaklı bir borç ilişkisinin yani açık hesap ilişkisinin mevcut olduğu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap ilişkisinin mevcut olmadığı, davalı/borçlunun irsaliyeler ile teslim aldığım ürünler karşılığında bir kısım ödemeler yaptığı irsaliyelerde ürünleri teslim alan kişilerin davalı şirket çalışanı olduğu, dinlenen tanıkların bu kişilere teslimat yapıldığının beyanı karşısında davalı şirketin imzaların bu kişilere ait olmadığı beyanının davalı şirket yetkilisi tarafından davacı şirket yetkilisi hesabına kısmi ödemeler yapıldığı yönündeki beyanı karşısında mahkememizce itibar edilmemiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Takibe sıkı sıkıya bağlı olan iş bu davada taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği, her ne kadar bilirkişi raporunda tekstil sektöründe özellikle ... ve ... gibi bavul ticareti diye tabir edilen faturasız alışverişin yoğun yapıldığı bölgelerde iş yapan firmaların açık hesap diye tanımlanan, faturasız iş yaptırdıkları, fason sözleşmeleri, imzalı gayri resmi irsaliyelerin gayri resmi hesap ekstresini doğrular nitelikte olduğu, irsaliyelerdeki imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olması dikkate alınarak yapılan değerlendirme ile davacının açık hesap yaptığı çalışma sonucu davalıdan alacaklı olduğu şeklinde görüş bildirmişse de, bu görüşün takipte alacağın dayanağının cari hesap değil de taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler esas gösterildiği vakit geçerli olacağı, ilgili vergi dairelerinden temin edilen BA/BS formlarında taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir kayıtlara rastlanmadığı, davacı tarafından ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde de talep edilen alacak kaynağına rastlanmadığı anlaşılmakla davanın, sunulan irsaliyeler ve davacının alacağını genel hükümler dairesinde fason sözleşmeleri kapsamında dava etme hakkı olduğundan davacının iş bu davayı kötüniyetle açtığından bahsedilemeyeceğinden davalının kötü niyet tazminatı isteminin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, 3-Alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 9.908,06 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 9.292,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından sarf edilen 150,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 125.924,94-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır ***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır