İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/121 E. 2024/849 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/121
- Karar No
- 2024/849
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/121 KARAR NO :2024/849 DAVA:Maddi Tazminat DAVA TARİHİ:22/09/2022 KARAR TARİHİ:28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı aracı kurum arasında 11/03/2013 tarihinde, ... portföy numaralı kaldıraçlı alım-satım işlemlerine aracılık sözleşmesi yapıldığını ve müvekkili adına, aracı kurum nezdinde ... numaralı hesap açıldığını, müvekkilinin bu tarihten itibaren ve bu hesap üzerinden alım-satım emirleri vermek suretiyle işlemler gerçekleştirdiğini, müvekkilinin söz konusu hesap üzerinde 26/12/2013 tarihi itibariyle 200.000,00-USD para olmasına rağmen, 26/12/2013-27/12/2013 tarihlerinde hesapta müvekkilinin bilgisi dışında alım-satım emirleri verilmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, 200.000,00-USD parasının neredeyse tükendiğini, müvekkili süreci önce uzlaşma yoluyla çözmek istemişse de davalı şirketin, müvekkilini yeterince aydınlatmadığı gibi, oluşan zararın giderilmesine de yanaşmadığını, bu süreçte müvekkilinin sorumlular hakkında gerekli adli sürecin başlatılması adına savcılığa başvurduğunu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ... soruşturma numarasına kayden bir soruşturma yürütüldüğünü, ancak soruşturmanın eksik incelemeyle takipsizlik ile sonuçlandığını, bahse konu soruşturma sürecinde müvekkilinin hesabında kendisinin bilgisi dışında gerçekleşen işlemlere dair hesaba giriş IP adreslerinin tespitinin sağlandığını, müvekkilinin bilgisi dışında emirler verildiği hususunun, soruşturma sürecinde temin edilen sisteme giriş(login) raporuyla sabit olduğunu, müvekkilinin kendisine ait işlemleri, davalı aracı kurum tarafından müvekkilinin işlem hacmi nedeniyle kendisine hediye edilen ... marka .... model cep telefonu üzerinde kurulu bulunan ... uygulaması aracılığıyla sağlamakta ve bu uygulama aracılığıyla gerçekleştirdiği işlemleri analiz edebilmekte olduğunu, ...'ün, ... piyasasında alım-satım(trading) işlemi yapılmasını, aynı anda birden fazla emir verilmesini sağlayan ve birçok ... şirketşi tarafından kullanılan online işlem platformu olduğunu, savcılık soruşturma sürecinde elde edilen kayıtlar ışığında müvekkilinin hesabına kendisi tarafından erişim sağlayan IP adreslerinin ..., ... numaralı IP adresleri olduğunu, bu IP adresleri dışında ... numaralı IP adresinin de müvekkilinin hesabına giriş yaptığı ve müvekkilinin bilgisi dışında alım-satım işlemleri gerçekleştirildiği, bu şüpheli işlemlerin gerçekleştirildiği ... numaralı IP adresinin ise davalı şirkete ait IP adresi olduğunun emniyet raporlarıyla soruşturma evrakına girdiğini, ayrıca bahse konu soruşturma kapsamında davalı şirket görevlilerinin ifadelerinde, müvekkilinin zarara uğraması sürecinde davalı şirket görevlilerince usul ve yasaya aykırı eylemler ve ihmaller nedeniyle müvekkilinin zarara uğramasına ne şekilde neden olduklarının da açığa çıktığını, davalı şirket görevlisi ... ... ...'in ifadesinde; ... uzman yardımcısı olduğunu, görevinin ... ürün satışı, pazarlama ve günlük raporları oluşturulması olduğunu, müvekkilinin uzun süredir müşterileri olduğunu, yüz yüze görüştüklerini, destek verdiklerini, müvekkilin davalı şirketin diğer bir görevlisi olan ...'a ... isimli yazışma uygulamasından ulaştığını, emir göndermesini istediğini, emirlerin ... harici kişilerce verildiğini düşünmesine rağmen emirleri işleme alarak emirleri açtıklarını, daha sonrasında yine müvekkilinin abisi olduğunu düşündüğü birinin arayarak yeni bir emir vermek istediğini ancak emri verenin müvekkili olmaması sebebiyle bu sefer işlem yapmadıklarını ve bunun sonucunda piyasaların ve paritelerin müvekkilinin aleyhinde hareket etmesi ile müvekkilinin öncesinde mevcut ve üzerine ek olarak nakit olarak yatırdığı tüm paranın eriyerek müvekkilinin zarar ettiğini ifade ettiğini, davalı şirket görevlisi ...'un ifadesinde; ... uzmanı olduğunu, IT departmanında çalıştığını ve sonrasında müvekkili ile ... ... yerine kendisinin ilgilendiğini, forexte herkesin kaybetiği gibi müvekkilinin de yatırdığı parayı kaybettığini, davaya konu işlemlerin gerçekleştiği 26-27 Aralıik 2013 tarihlerinde aracı kurumda(davalı) nöbetçi olduğunu, saat 20:00'de iş yerine gittiğini, müvekkilinin kendisine kayıt altına alınabilir telefon ile ulaşarak irtibat kurduğunu, telefonda emir almadığını ve iletmediğini, gece 03:00 sularında ... uygulaması ile görüşmeye, emir almaya ve işlem yapmaya başladığını ifade ettiğini, aynı ifadede devamla, müvekkiline ait olmayan emirlerle işlem yapıldığı tespit olunan ... nolu IP adresi aracılığyla '43' ile başlayan emirlerin tamamını kendisinin bizzat nereden aldığnı ve mevcudiyetini ispat edemediği emirler sonucu işleme aldığını açıkça ikrar etmekte olduğunu, emir girişi, emir düzeltme iptali ve kapama işlemlerinin tamamını kendisinin yaptığını kabul ettiğini, öte yandan müvekkilinin kendisine ait olmayan alım-satım emirleri ile hesabının boşaltılması olayını araştırdığı esnada, trading işlemlerinde kullandığı ve davalı aracı kurum tarafından kendisine hediye edilen cep telefonuna ... ... ...'e ait olduğu anlaşılan ...@gmail.com adresine bağlı ... hesabının tanımlanmış olduğunu fark ettiğini, söz konusu ... hesabı üzerinden müvekkilinin cep telefonundaki verilere ve dolayısıyla müvekkilinin trading işlemlerini gerçekleştirdiği ... uygulamasına erişimin gerçekleşmiş olmasının olası olduğunu, müvekkili tarafından konuyla ilgili Sermaye Piyasası Kuruluna da şikayet yapıldığını ve SPK tarafından, yapılan inceleme/araştırma neticesinde davalı şirkete 08.10.2014 tarihli ve ...-... sayılı karar ile mevzuata uygun hareket edilmediği gerekçesiyle 21.560,00-TL idari para cezası verildiğini, müvekkili şikayetine konu edilen kararın, aracı kurum ve yetkililerince usulüne uygun kayıt tutulmamasına ilişkin olduğunu, dava konusu süreçte davalı aracı kurumun mevzuat kapsamında üzerine düşün yükümlülüğü yerine getirmediğini, söz konusu işlemlerde kimlik doğrulama ve işlem güvenliğini sağlamadığını, müvekkilinin söz konusu işlemler neticesi maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davalı kurumdan 30.12.2013 tarihinde gönderdiği ihtarname ile zararının tazminini istemiş olmasına rağmen, müvekkilinin zararlarının giderilmediğini, konuyla ilgili dava şartı arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, ancak İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... arabuluculuk dosya numarası üzerinden yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin maddi zararı olan 200.000,00-USD’nin işleyecek en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın tüketici işlemlerinden kaynaklanan bir dava olmadığını, davacının, birikiminden daha yüksek gelir elde etmeyi hedefleyen bir yatırımcı olduğunu, bu nedenle ihtilafın genel hükümler çerçevesinde asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini tartışmasız olduğunu, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında 11.03.2013 tarihinde sermaye piyasası araçları alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi ve menkul kıymetlerin geri alma taahhüdü ile satımı(repo) ve geri satma taahhüdü ile alımı(ters repo) sözleşmesi ve formları ile kaldıraçlı alım satım işlemlerine aracılık sözleşmesi ve formların imzalandığını ve bu sözleşme ve formlar çerçevesinde davacı tarafın, müvekkili şirket nezdinde her türlü sermaye piyasası enstrümanın alım-satım işlemlerini yaptığını, risk bildirim formu ile davacı tarafın tüm riskleri kabul etmekteyken, alım-satım emirleri akabinde zarara uğraması sebebiyle müvekkilinden haksız taleplerle huzurdaki davayı açmasının kabul edilemeyeceğini, savcılık soruşturması kapsamında tüm incelemeler yapıldığını ve verilen KYOK'ta, müştekinin hesabına başkası tarafından erişildiğine dair müştekinin iddiasından başka kamu davasının açılmasını haklı gösterecek bir delil ve emare elde edilemediğinin belirtildiğini, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğünden inceleme talep edildiğini, inceleme sonucunda ilgilinin hesabında kendisinin bilgisi dışında işlem gerçekleştirildiğine dair herhangi bir IP adres tespiti sağlanmadığının tespit edildiğini, tüm alım-satım işlemlerinin davacının bilgisi dahilinde yapıldığının ve tüm işlemlerin aynı anda davacı tarafından internet ortamında görüldüğünün LOG kayıtları ile sabit olduğunu, davacının kendi inisiyatifiyle aldığı kararlar neticesinde zarara uğradığının ses kayıtları ile ispatlanmakta olduğunu, davacının itiraz ettiği işlemlerden sonra işlem gerçekleştirilmiş olmasının, SPK mevzuatı gereği, davacının daha önce yaptığı işlemlere icazet verdiğinin açık bir göstergesi olduğunu, davacının zarara uğradığı ve parasını kaybettiği günkü telefon görüşmelerinde herhangi bir şikayetinin olmadığını ve sürekli olarak kendisini suçlayan ifadelerde bulunduğunu, fakat sonrasında ettiği zararı kabullenemediğini, müvekkili şirketten ne koparırsam kârdır düşüncesiyle 9 yıl sonra tazmin talebinde bulunduğunu, bu talebin her yönüyle hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle dava konusunun 6502 sayılı yasayla ilgisinin bulunmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul asliye ticaret mahkemesine gönderilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. Dava, davacı yatırımcı ile davalı aracı kurum arasında akdedilen 11/03/2013 tarihli kaldıraçlı alım-satım işlemlerine aracılık sözleşmesi kapsamında, davalı şirketin ihmali nedeniyle davacının bilgisi dışında ... piyasasında alım-satım emirleri verilmesinden kaynaklı zarara uğranıldığından bahisle, söz konusu maddi zararın tazmini istemine ilişkin bulunmaktadır. Eldeki dosya ilk olarak .... Tüketici Mahkemesinin ... esas sırasına tevzi edildiği, .... Tüketici Mahkemesinin 22/09/2022 tarihli, ... sayılı kararıyla, görevsizlik kararı verilerek dosyanın, davaya bakmaya görevli İstanbul asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesine ilişkin karar verildiği, akabinde dosyanın .... Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi olduğu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/02/2023 tarihli, ... sayılı sayılı kararıyla dava dosyasının konusu itibariyle İstanbul 6., 7., 8., ve 9. Asliye Ticaret Finans İhtisas Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi üzerine dosya, mahkememizin 2023/121 esas sırasına tevzi olmuş ve yargılamaya mahkememizce devam olunmuş, mahkememizin 06/04/2023 tarihli celsesinde "Davacı tarafça, öncelikle tüketici mahkemesinde dava açılmış ve herhangi bir harç yatırılmamış olduğu anlaşılmakla; dava değeri olarak bildirilen 200.000,00-USD'nin, dava tarihi olan 22/09/2022 tarihi itibariyle TCMB dolar efektif satış kuru olan 18,4007-TL üzerinden hesaplanan 3.680.140,00-TL dava değeri üzerinden, 62.847,60-TL peşin harç ile, 179,90-TL başvurma harcını yatırmak üzere davacı tarafa 1 haftalık kesin süre verilmesine; bu süre içerisinde harç yatırılmadığı takdirde 492. Sayılı HK'nun 30. Madde yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın 150. Maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağı hususunun davacı vekiline ihtarına" karar duruşmada hazır bulunan davacı vekiline ihtarat yapılmış, davacı tarafından 62.847,60-TL harç 18/05/2023 tarihinde yatırılmıştır. Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 11.03.2013 tarihlli sermaye piyasası araçları alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi ve menkul kıymetlerin geri alma taahhüdü ile satımı(repo) ve geri satma taahhüdü ile alımı(ters repo) sözleşmesi ve formları ile kaldıraçlı alım satım işlemlerine aracılık sözleşmesi ve formları, risk bildirim formu, 18/06/2015 tarihli Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu raporu, login kayıtları, Sermaye Piyasası Kurulu ile davalı şirket yazışmaları, davacı vergi kayıtları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, davacı tarafça dosyaya sunulan 3 kişilik teknik uzman tarafından tanzim edilen uzman görüşü raporu, davalı tarafça sunulan ve SPK uzmanı tarafından tanzim edilen uzman görüşü raporu vs. dosyamız arasına alınmış, ses ve görüntü kayıtlarının metin haline dönüştürülmesi alanında uzman bilirkişiden rapor, mali müşavir-SPK, borsa ve aracı kurumlar uzmanı; SPK, menkul kıymetler ve borsa uzmanı; SPK, finansal türev araçları uzmanı öğretim üyesinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor temin edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden; müşteki ... tarafından, 26/08/2014 tarihinde şüpheliler ..., kaldıraçlı işlem müdürü ..., ... işlem müşteri temsilcisi ... ..., ... işlem müşteri temsilcisi ... ve bilgi işlem sorumlusu ... aleyhine, ... nezdindeki hesabına izinsiz erişim sağlanarak kurum tarafından Iphone 5S marka cep telefonu hediye edildiği ve bu cep telefonuna ...@gmail.com isimli mail adresi aracılı ile ... kimliği oluşturulduğunu, hesabına yetkisiz erişim ile bilgisi dışında emirler verilerek zarara uğratıldığından bahisle, dolandırıcılık ve hizmet sebebiyle görevi kötüye kullanma suçlarından şikayette bulunulduğu, başsavcılığın 03/12/2015 tarihli, ... soruşturma ve ... karar sayılı kararıyla, müştekinin hesabına başkası tarafından erişildiğine dair, müştekinin iddiasından başka kamu davasının açılmasını haklı gösterecek başkaca bir delil ve emare de elde edilemediğinden şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu karara müşteki vekili tarafından 21/06/2016 tarihinde itiraz edilmesi üzerine .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/06/2016 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, akabinde müşteki vekili tarafından karara tekrar itiraz edilmesi üzerine .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/01/2022 tarihli ve ...değişik iş sayılı kararıyla, .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/06/2016 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararı kesin nitelikte olduğundan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyası kapsamında mali müşavir-SPK, borsa ve aracı kurumlar uzmanı ..., SPK, menkul kıymetler ve borsa uzmanı Dr. ... ve SPK, finansal türev araçları uzmanı öğretim üyesi Doç. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/10/2024 tarihli rapor ile; ... hesabında gerçekleşen işlemlerin bir kısmının elektronik ortamda kendisi tarafından, bir kısmının ise ilgilinin sözlü talimatına istinaden gerçekleştirilmiş olduğu, dava konusu 26.12.2013-7.12.2013 tarihlerinde platform üzerinde online olduğunun LOG kayıtlarında görüldüğü, emirlerin davacı tarafından verildiği, uyuşmazlık konusu emirlere davacı tarafça itiraz edilmediği, davacı tarafından işlem yapmaya devam edilmesi ve esasen bu durumun da davacının işlemler açısından zımnen kabulü olarak tavsif edilebileceği, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davacının bu emirlere icazet verdiği, davacı ile davalı şirket müşteri temsilcisi arasındaki telefon görüşmelerine ait ses kayıtlarında davacının kendi kendine tepki gösterdiği, bu işe bulaştığı ve hata işlediğine dair sitemlerde bulunduğu, bir başka deyişle işlemlerin kendi bilgisi ve onayıyla gerçekleştiğini itiraf ve ikrar edici mahiyetteki telefon görüşme deşifrasyonlarındaki ifadeleri dikkate alındığında verilen emirlerin davacının bilgisi dâhilinde olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizde tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre davacı müşteri ile davalı Aracı Kurum arasında 11.03.2013 tarihinde, ... numaralı kaldıraçlı alım-satım işlemlerine aracılık sözleşmesi ve ekinde bulunan kaldıraçlı alım-satım işlemlerine ilişkin risk bildirim formu, kaldıraç oranları ve teminat seviyeleri formu, KASİ bildirim formu, sermaye piyasası araçları alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi, repo ters repo sözleşmesi, sermaye piyasası işlemleri risk bildirim formu, hesap açma formu, virman talimatı ve hesap ekstresi feragat beyanının davacı müşteri tarafından imzalandığı, davacı müşterinin USDTRY ve USDJPY kontratlarında işlem yaptığı ve USDTRY pozisyonlarının tamamının stop out olduğu, kaldıraç oranının tarafların mutabakatı ve karşılıklı iradeleri çerçevesinde, sözleşmenin 7/3. maddesi gereğince 1:100 oranını geçmeyecek şekilde belirlendiği, foreks işlemleri ile ilgili risklerin bildirimine ilişkin hususların, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3. maddesinde düzenlendiği, risk bildirim formunda; "Sermaye piyasası işlemleri çeşitli oranlarda risklere tabidir. Piyasada oluşturulacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırdığınız paranın tümünü kaybedebileceğiniz gibi, kayıplarınız yapacağınız işlemin türüne göre yatırdığınız parayı dahi aşabilecektir." şeklinde açıklandığı üzere, davacıya imzası karşılığında risk bildiriminin usule ve mevzuata uygun şekilde yapıldığı görülmektedir. Davacı tarafça, zarar neden olan işlemlerin kendisi tarafından yapılmadığı, bu anlamda davalı aracı kurumun kusurlu olduğu iddia edilmektedir. Dosya kapsamına alınan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden; müşteki ... tarafından, 26/08/2014 tarihinde şüpheliler ..., kaldıraçlı işlem müdürü ..., ... işlem müşteri temsilcisi ... ..., ... işlem müşteri temsilcisi ... ve bilgi işlem sorumlusu ... aleyhine, ... nezdindeki hesabına izinsiz erişim sağlanarak kurum tarafından Iphone 5S marka cep telefonu hediye edildiği ve bu cep telefonuna ...@gmail.com isimli mail adresi aracılı ile ... kimliği oluşturulduğunu, hesabına yetkisiz erişim ile bilgisi dışında emirler verilerek zarara uğratıldığından bahisle, dolandırıcılık ve hizmet sebebiyle görevi kötüye kullanma suçlarından şikayette bulunulduğu, başsavcılığın 03/12/2015 tarihli, ... soruşturma ve ... karar sayılı kararıyla, müştekinin hesabına başkası tarafından erişildiğine dair, müştekinin iddiasından başka kamu davasının açılmasını haklı gösterecek başkaca bir delil ve emare de elde edilemediğinden şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu karara müşteki vekili tarafından 21/06/2016 tarihinde itiraz edilmesi üzerine .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/06/2016 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, akabinde müşteki vekili tarafından karara tekrar itiraz edilmesi üzerine .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/01/2022 tarihli ve ...değişik iş sayılı kararıyla, .... Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/06/2016 tarihli ve ... değişik iş sayılı kararı kesin nitelikte olduğundan itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Yine dosya kapsamında temin edilen 3 kişilik bilirkişi heyet raporu ile, gerçekleşen işlemlerin bir kısmının elektronik ortamda kendisi tarafından, bir kısmının ise ilgilinin sözlü talimatına istinaden gerçekleştirilmiş olduğu, dava konusu 26/12/2013-27/12/2013 tarihlerinde platform üzerinde online olduğunun LOG kayıtlarında görüldüğü, emirlerin davacı tarafından verildiği, uyuşmazlık konusu emirlere davacı tarafça itiraz edilmediği, davacı tarafından işlem yapmaya devam edilmesi ve esasen bu durumun da davacının işlemler açısından zımnen kabulü olarak tavsif edilebileceği, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davacının bu emirlere icazet verdiği tespit edilmiştir. Yine davacı ile davalı aracı kurum müşteri temsilcisi arasında gerçekleşen ve bilirkişi ... tarafından CD çözümü yapılmak suretiyle düzenlenen rapor içeriğinden, davacı ile davalı şirket müşteri temsilcisi arasındaki telefon görüşmelerine ait ses kayıtlarında, davacının kendi kendine tepki gösterdiği, hakaret ettiği, bu işe bulaştığı ve hata işlediğine dair sitemlerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu husus da yapılan işlemlerin davacının bilgisi ve onayıyla gerçekleştiğini, verilen emirlerin davacının bilgisi dâhilinde olduğunu göstermektedir. Ayrıca, sistemde işlem yapabilmek için bir takım şifrelerin kullanılarak sisteme girilmesi gerekmekte olup, davacı tarafından kendisine ait şifrelerin başkaları tarafından ele geçirilerek kullanıldığına yönelik bir delil de sunulabilmiş değildir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının zararına sebep olan işlemlerin kendisi tarafından yapıldığı, davalı aracı kurumun davacının zarar uğramasına neden olacak bir işlem ve elemi olmadığı sonucuna varılarak, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 62.847,60-TL'den mahsubu ile, fazladan yatan 62.420,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Arabuluculuk görüşmelerinde arabulucu olarak atanan ...(...)'e 1.560,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ödemenin suçüstü ödeneğinden karşılandığı anlaşıldığından 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu madde 18/A-13'e göre davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi AAÜT 13/4. maddesi gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, kendi üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının, kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır