İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/799 E. 2024/707 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/799
Karar No
2024/707
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/799 Esas KARAR NO:2024/707 (Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönüyle) DAVA:Maddi Tazminat DAVA TARİHİ:22/09/2016 KARAR TARİHİ:09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.09.2015 tarihinde müvekkili idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile... idaresindeki ... plakalı aracın kaza yaptığını, ... idaresindeki aracın asıl davanın davalısı ... Sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile, birleşen davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağına göre davalılara sigortalı aracın kavşaklarda geçiş önceliğini ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin bu kazadan sonra bacağına platin takıldığını ve kalıcı olarak sakatlık oluştuğunu, davacının kuaför ustası olduğunu ve aylık gelirinin 2.800,00 ile 3.000,00-TL arasında olduğunu ileri sürerek müvekkilinin maluliyetinin saptanması için adli tıp kurumuna sevkedilmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın ZMM poliçesinin ... A.Ş tarafından düzenlendiğinin tespit edildiğini, bu itibarla davanın poliçe sahibi olan ...'ya yöneltilmesi gerektiğini, kazaya karışan aracın müvekkili şirkete Maksimum Kasko Sigorta Poliçesine bağlı İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçeleri ile sigortalı olduğunu, poliçelerden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 50.000.-TL ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/09/2015 tarihinde gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralanarak kalıcı şekilde sakat kaldığını, konu ile ilgili yargılamanın İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/428 esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, iş bu sebeple dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA: Davalı (eski ünvan: ...) ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müracaat şartının yerine getirilmediğini, dava konusu kazanın davacının kusuru ile meydana geldiğini ve müvekkili şirketin herhangi bir tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, kaza tespit tutanağına göre davacının KTK 52/1-a maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, motorsiklet kullanıcıları tarafından kullanılması zorunlu olan kask ve koruyucu ekipmanların davacı tarafça kullanılıp kullanılmadığının, müterafik kusurunun araştırılması ve tazminat hesaplaması yapılması halinde iş bu kusur durumuna göre hesaplanacak olan tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalarda dava, trafik kazası nedeniyle doğan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Yargılama aşamasında 03/05/2019 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile; dava değerini 192.283,73-TL'ye artırdığını bildirmiştir. Mahkememizce 25/06/2019 tarihli ve ... sayılı karar ile ana davada davalı olarak gösterilen sigorta şirketinin kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olmadığı, birleşen davada, kaza tespit tutanağında kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı yerine sehven kasko sigortacısının yazıldığı, bu durumun davacı yan açısından makul karşılanabilir bir maddi yanılgı olduğu, bu nedenle davacının başvuru şartını yerine getirmediği sonucuna varılamayacağı, dava açılmasının da davalı açısından yasal bir başvuru olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının aylık gelirinin 3.802,50-TL olduğu, davalıya sigortalı aracın asli derecede kusurlu olduğu ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle artırılan miktar için de dava tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu gerekçesi ile "Ana davada, davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine, Birleşen davada, davacının somutlaştırma dilekçesi de gözetilerek davanın kabulü ile 192.283,73 TL'nin davalı ... Sigortadan alınıp davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına" karar verilmiş, karar karşı birleşen davanın davalısı ... A.Ş tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Asıl dava yönünden mahkememiz önceki kararına yönelik herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığından asıl dava kesinleşmiş olup, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası istinaf aşamasında incelenerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır. İstinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi tarafından 03/11/2022 tarihli 2019/3770 esas ve 2022/1483 karar sayılı ilamı ile "... Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır. Somut olayda; birleşen davanın, 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde 14/04/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra 22/09/2016 tarihinde açıldığı, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediğinin mahkemenin ve tarafların kabulünde olduğu, ancak yargılama sırasında davacı vekilince 01/11/2016 tarihinde başvuruda bulunduklarının ve hasar dosyası açıldığının bildirilmesine rağmen mahkemece davacı vekiline başvuru belgelerini sunması için süre verilmediği gibi davalı sigorta şirketinden başvuruya ilişkin belgelerin, hasar dosyasının ve davalı şirket nezdinde düzenlenen sigorta poliçesinin dosya kapsamına alınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı vekiline, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş ise buna ilişkin belgelerini sunması için süre verilmesi ve davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi de dahil olmak üzere hasar dosyasının dosya arasına celbi, davacı tarafça henüz başvuruda bulunulmamış ise başvuruda bulunması için usulüne uygun şekilde sonuçları ihtar edilerek kesin süre verilmesi, kesin sürenin ve dava şartının yerine getirildiğinin tespiti halinde yargılamaya devam olunması gerekirken, dava açılması ile dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'i, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; kazanın 18/09/2015 tarihinde meydana geldiği anlaşılmakla davacının iş göremezlik oran ve süresinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekmesine rağmen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 09/08/2017 tarihli rapor ile belirlenen iş göremezlik oranı ve süresine göre hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Davacı vekilinin, dava dilekçesinde davacının kuaför ustası olduğu, aylık gelirinin 2.800,00-TL ila 3.000,00-TL arasında olduğunu belirtmesine rağmen bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davacının aylık gelirinin 4.000,00-TL olduğunu ileri sürülerek tazminat hesabı yapılmasını istediği ve bilirkişi ek raporu ile davacının geliri aylık 3.802,50-TL kabul edilerek hesaplama yapıldığı, mahkemece söz konusu bilirkişi ek raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği görülmüş ise de; davacının herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. İspatlanamaması halinde ise maddi tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Davacı vekilinin, dava dilekçesi ile bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki davacının gelirine ilişkin beyanların birbirleri ile çeliştiği de göz önünde bulundurulduğunda, gerçek zararın belirlenmesi için, davacının gelirinin daha net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması, sadece tanık beyanları ile yetinilmeyip, beyanların bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir. Davacının kaza tarihinden önce erkek kuaförü olarak çalıştığı SGK hizmet dökümünde bildirilmekle; davacı tarafça usta olduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının usta olduğunu gösteren belge, sertifika vb var ise dosya arasına alınmalı, mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından davacının çalıştığını bildirdiği kuaförün bulunduğu semt/ilçe ve bölge ile davacının kaza tarihi itibariyle kaç yaşında olduğu, kaç yıldır bu meslekte çalıştığı hususları da bildirilmek suretiyle emsal gelirinin ne kadar olacağı hususunun yeniden sorulması bu suretle davacının kaza tarihindeki net kazancı dikkate alınarak tazminat hesabına esas gelirinin belirlenmesi, akabinde belirlenen ücret üzerinden hesaplama yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmadığına göre birleşen dosya davalısı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,..." şeklindeki gerekçeyle Mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf karar ilamında bildirilen eksik husular giderilmiş, evraklar celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Evrakların tamamlanması akabinde Kaza tarihinin 18/09/2015 olması sebebiyle, kaza ve poliçe tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak rapor düzenlenmesi bakımından davacının kalıcı maluliyet durumu ve oranı ile iyileşme süresinin tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınmıştır. ATK 2. İhtisas Kurulunun 31/05/2023 tarih ve ... karar sayılı raporunun sonuç kısmında; "Mevcut belgelere göre; ... oğlu 08.01.1990 doğumlu ...’nın 18.09.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.8a ve b’ye göre; %5, %5, %5 ve %5 olduğu, Balthazard yöntemi ile toplandığında %19 olduğu, Tablo 3.2’ye göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" mütalaa olunmuştur. Dava konusu kaza tarihi itibariyle 25 yaşın içerisinde olan davacının olay tarihinde 6 yıllık kuaför olduğu anlaşılmakla emsal aylık gelirinin tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 30/04/2024 tarihli raporunda; erkek berberinin yanında sigortalı olarak ve %50 usul ile çalışan kişinin belirtilen tarih itibarı ile tahminen aylık emsal gelirinin, 2.500-3.000TL arasında olabileceği, (%50 düşülmüş hali) yönünde görüş bildirmiştir. Dosyada kusur oranının belirlenmesi ve aktüer yönünden hesap yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 12/09/2024 tarihli raporunda; 25/01/2017 tarihli trafik kazasında; ... plakalı aracın sürücüsü...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nın %25 oranında kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik maddi zararının 12.069,47TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli işgöremezlik maddi zararının 152.636,39TL olduğu, temerrüt başlangıcı ve faiz nev'i hususu BAM' ın kaldırma ilamı kapsamı dışında bırakıldığından usulü kazanılmış haklar nazara alınarak birleşen davanın davalısı ... A.Ş. yönünden temerrüt başlangıcının 22/09/2016 birleşen dava tarihi olduğu ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu şeklinde görüş bildirmiştir. Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ATK'dan temin edilen 07/06/2023 tarihli maluliyete ilişkin rapor ile kusur ve aktüerya yönünden alınan raporların denetlenmesinden dosya kapsamına, kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata, kazaya ve yaralanmaya uygun, teknik, ayrıntılı ve gerekçeli oldukları anlaşılmış; belirtilen raporlar Mahkememizce de benimsenerek hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu bağlamda ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında davacının 18/09/2015 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu bedensel zarara uğradığı, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %75 oranında asli kusurlu ... Plakalı araç sürücüsü davalının ise %25 oranında kusurlu olduğu, 18/09/2015 kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %8 oranında maluliyetinin oluştuğu, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda ise 6 aya kadar öngörülen iyileşme süresine ve tespit edilen kusur durumuna göre geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin 12.069,47 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebinin 152.636,39 TL olduğu hesap edilmekle toplam 164.705,86 TL maddi tazminat talebinin haklı ve yerinde olduğu, davalının geçerli trafik sigorta poliçesine göre davacılarda oluşan bedensel zararlar nedeniyle poliçe teminat limitleri dahilinde olduğundan maddi tazminattan sorumluluğunun bulunduğu, mahkememiz önceki kararının davalı tarafından istinaf edildiği, davacı tarafından hesaplanacak tazminata kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de davacı istinafı olmaması nedeniyle bu durumun davalı yönünden müktesep hak teşkil ettiği anlaşılmakla hesaplanan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davanın KISMEN KABULÜ ile; 164.705,86 TL alacağın 22/09/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 11.251,05TL nispi karar ve ilam harcının 16/08/2019 tarih 2019/352 harç no ile davalı ... (eski ünvan ...) 'dan 12.469,65 TL olarak tahsil edilmiş olmakla, fazladan yatırılan 1.218,6‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ... Sigortaya İADESİNE, 3-Davacının yaptığı bozma öncesi 2.752,30TL, bilirkişi ücreti 14.500TL, bozma sonrası posta masrafı 535,00 TL olmak üzere toplam 17.787,3‬0 TL'nin red ve kabul oranına göre 15.236,20TL 'nın davalı ... Sigortadan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafça yapılan pul-tebligat giderleri toplam 11,88 TL yargılama giderinden aynı orana nazaran 10,81TL’sinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalı ... Sigortadan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 27.577,87-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.09/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/799, K. 2024/707, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-799-e-2024-707-k-bf7920a95a7e