İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/735 E. 2024/838 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/735
- Karar No
- 2024/838
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/735 Esas KARAR NO :2024/838 Karar DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/09/2014 KARAR TARİHİ:25/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirketin ... adresine ödeme emri gönderildiğini, taraflarına gönderilen ödeme emrine .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla süresinde imzaya ve borca itiraz etmeleri nedeniyle davanın red edildiğini, icra takibine konu çekin üzerindeki imzanın müvekkili firma yetkilisine ait olmadığından icra takibinin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, davalı alacaklıya borçlu olmadıklarının kabulü ile davalının kötü niyeti ağır kusuru bulunduğundan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin faizi ile birlikte davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın dava dışı ... .... ve Tic. Ltd. Şti.'den kredi alacağına mahsup edilmek üzere 15/04/2013 keşide tarihli 27.500-TL bedelli ... Şubesine ait çeki teslim ettiğini, çek üzerinde ödeme yasağı konulduğunu, davacının dava dilekçesinde hangi çekten dolayı müvekkili bankaya borçlu olmadığına dair bir beyanda bulunmadığını, dava dışı şirkete teslim ettiği çek nolarının tuttuğu ancak miktar ve keşide tarihlerinin tutmadığını, müvekkil bankaya kredi borçlusu tarafından teslim edilen çek ile ödeme yasağında belirtilen çeklerin hiçbirinin uyuşmadığından çek hakkında takip başlatıldığını, davanın reddi ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Mahkememizin, 18/09/2020 tarih ve ... sayılı kararının, Yargıtay 11. H.D.'nin, 08/09/2022 Tarih ve 2021/3355 Esas-2022/735 Karar sayılı bozma kararından önce yapılan yargılaması sonucu; "...Somut olayda dava konusu çekin, 15/04/2013 keşide tarihli, 27.500,00-TL bedelli keşidecisi davacı şirket, lehtarı ... San ve Tic. Ltd. Şti. Olan, ... Şubesi muhataplı, ... çek numaralı ve lehtarın cirosundan sonra ... .... ve Tic. Ltd. Şti. ve ... A.Ş. 'nin cirosunun yer aldığı çek olduğu ve çekin .... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile takip konusu edildiği, davacının Menfi tespit talebine ilişkin iddiasının, çekteki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin olduğu, bu kapsamda şirket yetkilisine ait araçta camın kırılması suretiyle araçta bulunan 49 adet çekin çalındığı ve bu konuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı hazırlık soruşturmasının devam ettiği ve keza dava konusu çekinde dahil olduğu tüm çeklerle ilgili olarak .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında çeklerin iptali istemi ile dava açıldığı ve bu davada ödeme yasağı konulduğunun anlaşıldığı, mahkememizce getirtilen Ticaret Sicil kayıtlarına göre davacı şirket yetkilisinin ... olduğu ve şirket yetkilisinin huzurda bol miktarda imza örneklerinin alındığı, ayrıca çekin keşide tarihine yakın veya keşide tarihinden önceki tarihli belge asıllarının, imza incelemesine esas teşkil etmek üzere celp edildiği, uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alındığı, 05/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, şirket yetkilisine ait (karşılaştırma belgelerindeki) imzalar ile dava konusu çekte keşideciye atfen atılan imzanın önemli farklılıklar arz ettiği ve şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının saptandığı, davalı tarafın savunması kapsamında şirket yetkilisi ... dışında, şirket adına çek keşide etmeye yetkili başka şahıslar olup olmadığı bakımından da araştırma yapıldığı ve yapılan araştırma sonucu, muhatap bankanın cevabi yazısından davacı şirket hesaplarında vekalet ile işlem yapan kişi ya da kurum bulunmadığının bildirildiği ve bu haliyle de, çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığından, davacının menfi tespit isteminin kabulüne, ayrıca her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, çekin yukarıda belirtilen lehtar ve ciro silsilesi karşısında, son hamil konumunda bulunan davalının kötü niyetli olduğunun, davacı yanca usulüne uygun delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, davacının kötü niyet tazminat talebinin de reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile... " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. BOZMA İLAMI: Mahkememizce verilen,18/09/2020 tarih ve ... sayılı karar, Yargıtay 11. H.D.'nin, 08/09/2022 Tarih ve 2021/3355 Esas-2022/735 Karar sayılı kararı ile; ".... Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 03.04.2015 tarihli kararın temlik alan davalı ... AŞ vekilince temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 15.02.2016 tarih 2015/11025 E. 2016/2299K. Sayılı ilamı ile davacı vekilinin çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunduğu, hükme esas alınan imza incelenmesine ilişkin 05.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda mukayese imzaların fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca varıldığı, mahkemece çekin keşide tarihi olan 15.04.2013 tarihinden önceki ihtilafsız döneme ait davacı şirket yetkilisi tarafından resmi kurumlar önünde atılan imza asılları getirtilip yeniden bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu anlaşılmıştır. Bozma ilamına uyulmasından sonra davacı vekilinin, müvekkilinin yetkilisinin imza örneklerinin bulunduğu kurum ve kuruluşların bildirilmesine dair 21.11.2016 havaleli dilekçe sunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, şirket yetkilisinin 22.05.2014 tarihinde hakim huzurunda alınan imza örnekleri, .... Noterliğinin 11/07/1997 tarihinde düzenlenerek onanmış ... ...San. Tic. Ltd. Şti. ait “Ana Sözleşme Aslı” ve ekindeki “Araç Rehin Sözleşmesinin” aslı ve dava konusu çekteki imza karşılaştırılarak, çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı görüşü bildirilmiştir. Davalı vekili ise söz konusu ek rapora itirazında imza incelemesinin yasa ve Yargıtay içtihatlarında aranan kriterlere uyulmadan yapıldığını, dava konusu çekin keşide tarihi 15.04.2013 olmasına rağmen bilirkişi tarafından incelenen belgelerin 1997-1999 tarihli olduğunu bildirmiştir. Buna göre mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Davacı şirket yetkilisine ait dosyada mevcut imzanın zaman içinde farklılaşmakta olduğu nazara alınarak, fotokopileri daha önce dosyaya sunulan belge asılları celp edilerek davacı vekilinin bildirdiği belge asılları da ilgili yerlerden getirtilmek suretiyle davacı şirket yetkilisinin mukayese imzaları ile çek üzerindeki imza karşılaştırılarak neticesine göre karar verilmek gerekirken dava konusu çekin keşide tarihinden çok önceye dayalı evrak üzerinde yapılan incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temlik alan davalı ... AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA..." gerekçesiyle bozulmuş, dosya yeniden yargılama yapılmak ve karar verilmek üzere mahkememize gönderilmiş, mahkememizce, bozma sonrası tensip tutanağı düzenlenerek, yeni duruşma gün ve saatiyle birlikte taraflara tebliğ edilmiştir. BOZMA SONRASI YAPILAN YARGILAMADA: Mahkememizce yapılan 06/03/2023 tarihli celsede, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına ve yine aynı celsede bozma ilamı kapsamında davacı vekilinin 21/11/2016 tarihli beyan dilekçesi kapsamında bildirilen belge asılları ile dosyada mübrez fotokopileri mevcut belge asıllarının celbi amacıyla ilgili yerlere müzekkereler yazılmasına karar verilmiştir. Talep, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce davacı şirket yetkilisinin ıslak imzalarının bulunduğu belge asılları dosyamız arasına alınmış, adli belge inceleme uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir. Adli belge inceleme uzmanı bilirkişi Doç. Dr. ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyasına sunulan 12/05/2024 tarihli rapor ile; .... ... Şubesi'ne ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 15/04/2023 olan, ... San. Tic. Ltd. Şti. Emrine yazılı 27.500,00-TL bedelli, ... ...San. Ve tic. Ltd. Şti.ne atfen atılmış, keşideci imzası ... San. Tic. Ltd. Şti.ne atfen atılı birinci ve ... Rek. Tur. Eml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.ne atfen atılı ikinci ciranta imzalarını içeren ... numaralı çek aslındaki keşideci imzası ile karşılaştırma belgelerindeki ...'a ait imzalar karşılaştırıldığında dosya ve ekindeki kasa belgeleri içinde inceleme konusu çek aslının mevcut olmadığı, daha önce mahkemenin 2014-931 esas ve 2016-636 esas sayılı dosyaları için de bilirkişilik yapmış olduğu ve bu dosyaların inceleme konusunun da aynı çek olduğu için incelemede bu dosyalardaki taranmış çek görüntüsünün kullanıldığı, keşideci imzasının ...'un eli ürünü olmadığı şeklinde rapor bildirmiş olup çekin aslının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor istenmesine karar verilmiş ve dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilerek dosyaya sunulan 12/07/2024 tarihli ek rapor ile; .... ... Şubesi'ne ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 15/04/2023 olan, ... San. Tic. Ltd. Şti. Emrine yazılı 27.500,00-TL bedelli, ... ...San. Ve tic. Ltd. Şti.ne atfen atılmış, keşideci imzası ... San. Tic. Ltd. Şti.ne atfen atılı birinci ve ... Rek. Tur. Eml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.ne atfen atılı ikinci ciranta imzalarını içeren ... numaralı çek aslındaki keşideci imzası ile karşılaştırma belgelerindeki ...'a at imzalar karşılaştırıldığında keideci imzasının ...'un eli ürünü olmadığı şeklinde rapor bildirmiştir. Sonuç olarak, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/335 Esas, 2022/5625 Karar ve 08/09/2022 tarih sayılı ilamı ile evrak asılları üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle Mahkememize iade edilen dosyada davacı vekilinin müvekkiline ait çekin keşide tarihine yakın tarihlerde resmi kurumlarda bulunan ıslak imzalı evrak asılları celp edilerek dosyada daha önce incelemede bulunan bilirkişi ...'dan ek rapor alınmış olup her ne kadar bilirkişi tarafından dosya içerisinde çek aslının bulunmadığı beyan edilmişse de Mahkememiz kasasının ilgili sırasında çek aslının mevcut olduğu görülmekle çek aslı üzerinde değerlendirme yapılmak üzere hazırlanan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre bozma ilamı sonrası dosyaya eklenen çekin keşide tarihi olan 15/04/2013 tarihine yakın tarihli evrak asılları ile Mahkememiz kasasında bulunan çek aslı üzerinden yapılan incelemede imzaların başlangıç (a), devam (b) ve sonlandırılış (c) tarzlarının farklı olduğu ayrıca devinim noktaları, kalem yürütme alışkanlıkları, meyil, yön, seyir, imza boyut ve kısımları arasındaki oran, hız, işleklik ve baskı derecesi ile istif bakımından farklılıklar tespit edildiği, bu halde davalının imzaların incelenmesi usulüne yapılan itirazlarının uzun yıllar süren yargılamaya etkisinin bulunmadığı gibi raporda açıkça büyüteç ve farklı ışık kaynakları altında ve yüksek çözünürlüklü tarayıcı ile taranıp, bilgisayar programları ile analitik incelemeye ve objektif denetime uygun hale getirildikten sonra, yazı ve imza incelemelerinde kullanılan tüm tanı yöntemleri dikkate alınarak inceleme yapıldığının belirtilmiş olması ile davacının çeklerin çalındığı iddiası nedeniyle başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verilmesi ve çek iptali davasının sonucunun çekteki imzanın davacıya ait olmadığına dair somut gerçeğe bir etkisinin bulunmadığı kanaatiyle buna ilişkin davalı itirazlarının reddi ne karar verilerek bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Dava dışı temlik eden Banka'nın birden fazla ciro sonrası devraldığı çekte keşidecinin imzasının geçerliliği yönünden kötü niyetli olduğunun davacı tarafından somut olarak ispat edilemediği anlaşıldığından kötü niyet tazminat talebinin reddi gerekmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; Davacının, dava konusu .... İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyasına konu edilen 15/04/2013 keşide tarihli, 27.500,00-TL bedelli, keşidecisi davacı şirket, lehtarı ... San ve Tic. Ltd. Şti. olan, ... Şubesi muhataplı, ... çek numaralı çek nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat taleplerinin reddine, 3-Alınması gereken 1.878,52TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 521,20TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.357,32TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 521,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 27.500,00TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 24,30-TL, bilirkişi ücreti 2.950,00 TL, posta gideri 47,25 TL olmak üzere toplam 3.021,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 vd. maddeleri ile, 07/11/2024 tarihli 7531 Sayılı Kanunun 22.maddesi ile eklenen 6100 Sayılı Kanunun Ek-1/3. maddesi uyarınca; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine temyiz dilekçesi sunulmak suretiyle, Yargıtay nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/11/2024 Katip .... Hakim ...