İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/268 E. 2024/735 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/268
- Karar No
- 2024/735
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/268 Esas KARAR NO :2024/735 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:08/04/2022 KARAR TARİHİ:16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı ... A.Ş arasında .... Noterliğinin 04/12/2007 tarih ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalanarak petrol tankeri/akaryakıt tankeri kiralandığını, Finansal kiralama sözleşmesinde belirtilen geminin millileştirme işlemlerinin finansal kiralama sözleşmesi şartları gereğince müvekkili şirket tarafından yapılacak iken; davalı ... A.Ş'nin yetkilendirdiği acente tarafından gerçekleştirildiğini ancak bu millileştirme işlemleri sözleşme hükümlerinde belirtilen 60 gün içerisinde gerçekleştirilmediğini, 5 ayda tamamlanabildiğini, geç millileştirme işlemlerinden dolayı müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmamasına rağmen gemiden yararlanamadığını, maddi zarara uğradığını, Millileştirilmesi işlemlerinin davalı Finansal Kiralama şirketi tarafından yetkilendirilen dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından 60 gün içerisinde millileştirme işlemlerinin sonuçlandırılacağının müvekkili şirkete bildirildiğini, finansal kiralama sözleşmesinin tarihi 04.12.2007 olmasına rağmen geminin 19.12.2007 tarihinde Türkiye'ye geldiğini ancak müvekkili tarafından gerekli sörveyler yetkili acenteye teslim edilmiş olmasına rağmen acentenin 19.02.2008 tarihinde Sertifika ve Belgelendirme Müracaatı yaparak işlemlere başladığını, Geminin ... ve Tasdiknamesi ise sörvey denetimine tabii olmaksızın alınması gerekirken yetkili acente tarafından ... 04/03/2008, Tasdikname 10/03/2008, Denize Elverişlilik Belgesi ise 15/04/2008 tarihinde alındığını, geminin 19/02/2008 tarihinde başlayan geminin bağlı olduğu klas sertifika işlemleri 12/05/2008 tarihinde tamamlandığını, gecikme sebebi ile geminin bu kere de havuz sörveyi geldiğini, yoğunluk nedeniyle ancak 18/07/2008 tarihinde havuza giren geminin 27/08/2008 tarihinde, yani sözleşmesinin imzalanmasından sonra 8 aya yakın süre geçtikten sonra havuzdan çıkabildiğini, bu süreç boyunca müvekkili şirketin gemiyi kullanamadığını, zarara uğradığını belirtilerek 14 adet gemi adamının maaşlarının ödenmesi, geminin eksik maddelerinin giderilmesi için yapılan harcamalar, kumanyalar, yakıt ve servis masrafları ve kazanç kayıplarından dolayı zarara uğradığı, zarar talebi ile ilgili davalılardan ... Anonim Ortaklığından hiçbir yanıt alınamadığını, dava konusu geminin alımından önce geminin mevcut durumunun tespiti bakımından ... isimli şirket tarafından gemi üzerinde ekspertiz incelemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından da gemi üzerinde inceleme yapılması Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğünden taleplerine istinaden gemide yapılan 28/02/2008 tarihli incelemede 4 sayfalık bir eksik tespit edildiğini, bu husus yapılan ekspertiz işleminin doğru şekilde yapılmadığını ortaya koyduğunu, ekspertiz raporuna güvenerek gemiyi kiralayan müvekkil şirket geminin ekspertiz raporunda belirtilen özelliklere haiz olmadığını öğrendikten sonra bu eksiklikleri giderdiğini, dava konusu geminin davalılardan ... Anonim Ortaklığı adına alım işlemlerinin yapılması hususunda davalılardan ...'in sahibi olduğu ... Hukuk Bürosu müvekkil şirket ve ... Anonim Ortaklığı tarafından müşavir olarak tayin edildiğini, dava konusu geminin müvekkili şirket tarafından kullanılmaya başlandıktan sonra henüz ikinci seferinde iken geminin davalılardan ... Anonim Ortaklığı adına alınması işleminden önceki sahibi...'e ait bir borçtan dolayı Gürcistan Poti limanında bağlandığını, bu bağlama işleminin 5 yıl sürdüğünü, bu süre zarfından müvekkili şirketin gemiyi kullanamadığını, müvekkili şirketin uğradığı zararlardan ... Hukuk Bürosunun sahibi durumunda olan ...'in sorumlu olduğunu, Geminin Gürcistan Poti limanına bağlanmasının ardından davalılardan ... Anonim Ortaklığı müvekkili şirketle arasında imzalanmış olan finansal kiralama sözleşmesinin fesih edildiğini, belirtilen sebeplerden dolayı geminin takyidat araştırmasının eksik yapılmasından, geminin geç millileştirilip müvekkili şirkete geç tesliminden, gemi hakkında hatalı ekspertiz raporu tanzim edilmesinden, geminin bağlı olduğu limanda güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle taşınır malların çalınmasından dolayı müvekkil şirketin uğradığı zararların davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... Anonim Ortaklığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, Davacı, dava dilekçesinde “M/T ... isimli geminin devri, tescili ve millileştirme işlemlerinin süresinde tamamlanmadığı, değerinin doğru tesbit edilemediği, Davacının “Finansal Kiracı” ve geminin donatanı olduğunu, Finansal Kiralama Mevzuatı ve TTK 1062/2 uyarınca, “kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullandığından”, geminin maliki olmasa da üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayıldığı, Finansal Kiralama Mevzuatı gereği geminin işletmesinden ve bu işletmeden kaynaklı borçlardan müvekkilin sorumlu olmadığı, Finansal Kiracı kredi borcunu ödeyip malın mülkiyetini kendi üstine alana kadar, kiralanan malın tüm kullanım hakları Finansal Kiracıda (...’ta) çıplak mülkiyetinin Finansal Kiralayanda olduğunu, dava konusu taleplerin muhatapların davacının donatanı olduğu geminin satıcısı dava dışı “...” ile Geminin survey raporunu hazırlayan dava dışı “... Uluslararası Gözetim Kontrol Ve Etüd Survey Ekspertiz“ şirketi olabileceğini; çıplak gemi maliki olan müvekkilinin dava konusu taleplerle bir ilgisi olmadığını, davacının zarara uğramadığını ve zararın ispat edilemediğini, hiçbir belgeye dayanmayan tamamen “farazi” bir zarar iddiası olduğunu, dava konusu geminin millileştirme işlemlerini davalının değil bizzat davacının üstlendiğinin kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla sabit olduğunu, mahkemelerce kesin karara bağlanan hususlar, dava konusu geminin millileştirme işlemlerini üstlenen tarafın ... olduğunun kesin ve tartışmasız ispatı olduğunu, müvekkili ... Kredi A.Ş'nin davacı ...’ın leasing bedellerini ödememesi sebebiyle gemi üzerindeki haksız zilyetliğine son vermek için “mal iade talepli” dava açtığı, mahkemenin “Davalı (...) ayrıca, taahhütname ile sicile tescil işlemini de üstlenmiştir” diyerek, müvekkilin davasını kabul etmiş ve geminin ... Krediye iadesine karar verdiğini ve Yargıtayda “geminin tescil işlemlerini davalının (...) taahhütname ile üstlendiği”ni vurgulamış ve yerel mahkeme kararını onadığı ve kararın kesinleştiği, Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan borçlarını ödemediği için açılan itirazın iptali davasında Mahkeme, “davalının (...) Sözleşme kapsamında verdiği taahhütname uyarınca finansal kiralama konusu geminin Türk Uluslararası Gemi Siciline kiralayan (... Kredi) adına tescilinin davalı kiracının (...) sorumluluğunda olduğu” belirtilerek ...’ın tescil işlemlerini üstlendiğini hükme bağlamış ve itirazın iptaline karar verdiği ancak, bu borcun halen davacı şirketten tahsil edilemediği; davacının, müvekkilin bu davaları takipten vazgeçirmek için bir baskı aracı olarak işbu davayı açtığını, 04.12.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile, dava konusu gemi ile ilgili 2 nolu davalı ... kredi’den bir hak talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt ettiği ve kiralanan’ın parça ve eklentilerinin açık ya da gizli ayıplarından her ne nam altında olursa olsun kiralayan’ın hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğünün bulunmadığı, kiralananın türk uluslararası gemi siciline kiralayan adına tescili ... tarafından vekil tayin edilmesi istenen kişi tarafından yapılacağından kiralananın takyidatsız olarak tescilinin sağlanamaması durumunda bütün sorumluluğunun ...’a ait olacağı ve her ne nam altında olursa olsun doğmuş/doğacak her türlü sorumluluğun davacı ...’a ve müşterek müteselsil borçlulara ait olduğununun taahhüt edildiği, Geminin “tutulması”nın müvekkille ilgisi olmadığı ve gemi dava dışı alos shipping’e ait borçtan dolayı gürcistan poti limanına bağlandığı ve davacı tarafından kaderine terk edildiği, zarar iddiasına ilişkin dayanak bir belge sunulmadığını, geminin takyidatsız millileştirildiği, bir geminin Türk Siciline tescil edilebilmesi için üzerinde herhangi kayıtlı hiçbir takyidatın olmaması zaruri olduğu, davacının sunduğu delillerden de gemi ...’ın donatanlığında deniz ticaretini kullanılmak üzere satın alınırken üzerinde takyidat olmadığının anlaşıldığını, geminin Gürcistan/Poti limanında seferden men edilmesiyle müvekkilin hiç bir ilgisi olmadığını, geminin 2013 yılında davacıya satıldığı ve davalı ... Kredinin gemi ile tüm ilişiğinin kesildiği, geminin sertifikalarının süresinin dolmuş olması, sigortalarının bitmesi ve mürettebatının bulunmaması nedeniyle müvekkilinin tarafından Türkiye’ye getirilemediğini, davacının talebi üzerine dava konusu gemi 10.09.2013 tarihli Gemi Satış Sözleşmesi ile tekrar davacıya satıldığını, satış sözleşmesi uyarınca, geminin incelediğini, kabul ettiğini ve “tüm kusur ve ayıpları ile birlikte” satın aldığını kabul ettiğini, davacının tüm iddialarının asılsız olduğu, müvekkilini yıldırıp, hukuki takibi bırakmasını sağlamak için “uydurma taleplerle dava açma” taktiği izlediğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir değil sadece Avukatlık Kanununa göre hareket eden bir avukat olduğu, hiçbir zaman vekilliğini yapmadığı bir şirket tarafından bir “ticari zarar” davasına maruz bırakılmasının hiçbir hukuki izahı olmadığını, TTK’ya göre ticareten kar amacı güden bir şirket ile, Avukatlık Kanunu’na göre hareket eden bir avukatın aynı dosyada Ticaret Mahkemesi önünde yargılanması, istenmeyecek hukuki sonuçlar doğurabildiği, aynı yargılama sürecine mahkum edilmesi hem HMK’ya hem usul ekonomisine hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının, tam olarak nereden kaynaklandığı anlaşılamayan talepleri, müvekkilinin hiçbir ticari faaliyeti olmayan bir avukat olduğu düşünüldüğünde “vekalet akdine” dayanıyor olması gerektiği ve davacının dava dilekçesinde atıf yaptığı vakaların tarihlerine bakıldığından, 5 yıllık zamanaşımı süresinin uzun yıllar önce dolduğunu, müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını ve bir avukata karşı görevi nedeniyle ikame edilen davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkilinin dava konusu taleplerle hiçbir alakası olmadığını, uğranılan zararın ispat edilemediğini, davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirketin geminin millileştirilmesi ile gemideki eksik/ayıplı işlerin giderilmesi yönünden yaşanan gecikmeden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Davacı yanca, 05/11/2007 tarihli ekspertiz raporu, taraflar arasında imzalanmış protokol ve ücret sözleşmesi, dava konusu gemiye ait mürettebat listesi, Gürcistan mahkemesi tarafından verilen karar, dava konusu gemiye ait denize elverişlilik belgesi ve uluslararası ... belgesi, ... Hukuk Bürosu tarafından tanzim edilen 16/08/2013 tarihli yetki belgesi, dava konusu gemiye ait tasdikname, dava konusu gemiden çalınan taşınır malların dökümü ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celbedilmiştir. Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davacının tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 13/11/2023 tarihli raporunda; Taraf şirketler arasında .... Noterliğinin 04.12.2007 tarih ... yevmiye numarası ile tasdikli ... sözleşme numaralı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, Sözleşmenin konusunu; "Satıcısı ... LTD. Olan ... IMO Numaralı, ...Tescil Numaralı, Jamaica Bayraklı, Tokushima Zosen/Japonya'da 1978 yılında inşa edilmiş ve Çağırma/Tanıtım işareti ... olan ... GRT/NRT'lik petrol tankeri/akaryakıt tankeri cinsli gemi" oluşturduğu, 14.12.2007 tarihli satış belgesinde gemi üzerinde ipotek bulunmadığının bildirildiği, 2008 yılında geminin takyidatlardan ari olarak satın alınmış ve millileştirilmiş olduğu; satın alma tarihinde geminin borcu olduğunu gösteren bir kaydın bulunmadığı, geminin satıştan sonra ve satış esnasında bilinmesi mümkün olmayan borç iddilarıyla seferden men edilmiş olduğu, nitekim dosyada tercümesi bulunan Gürcistan Mahkemesi kararında geminin 14.11.2008 tarihinde alıkonulduğunun anlaşıldığı, gemi teknik belgeleri incelendiğinde geminin fiziksel ve belge durumundan bağlanmasını gerektirecek bir eksikliğin de bulunmadığı, Geminin millileştirilmesi işlemlerinde davalı ...'in davacı ...’ü temsil etmediği, bu işlemler esnasında her iki davalıdan kaynaklı bir gecikme olmadığı, bir gecikmenin varlığı halinde dahi davacı şirketin sözleşme ile bunun sonuçlarını üstlenmiş olduğu, Mahkemenin yukarıdaki inceleme ve tespit sonuçlarına itibar etmeyerek, geminin millileştirilmesinde gecikme olduğunu değerlendirmesi halinde, davacının geminin geç millileştirilmesinden dolayı 22.781,78 USD zararının olabileceği, ancak davacının bu zararından davalı ... Anonim Ortaklığının sorumlu tutulup tutulmayacağının takdirinin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi noktasında bilirkişi heyetinden alınan 24/06/2024 tarihli ek raporda; Davacı tarafın kök bilirkişi raporuna yönelik itirazları incelenmiş ve yukarıda bazı alternatif hesaplamalar yapılmış olup kök ve ek rapordaki hesaplamaların tümü Mahkemenin takdirindedir. Davacı taraf 23.01.2024 tarihli dilekçe ile bilirkişiler tarafından araştırılmasını ve cevaplandırılmasını istedikleri hususları bildirmişlerdir. Davacı tarafça inceleme ve değerlendirme yapılması talep edilen konulara dair kök raporda zaten gerekli inceleme ve tespitler yapılmıştır. Davacı yanın itirazları vesilesiyle yapılan yeniden incelemede tarafımızdan farklı değerlendirmeyi ve farklı sonuca ulaşmayı gerektiren başkaca bir husus olmamıştır. Davacı vekili, öncelikle yeni rapor alınmasını talep etmiş, şayet ek rapor alınacaksa "yorum yapılmaksızın taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ve davalıların sorumlu olup olmadıklarının açıklayıcı şekilde tespiti" yönünde görevlendirme yapılmasını talep etmiştir. Buna karşılık, kök rapordaki buna yönelik, fakat davacı lehine olmayan tüm konuları "ciddiyetsiz", "ön yargılı" ve "yorum" olarak değerlendirmiştir. Kök bilirkişi raporumuzdaki inceleme, tespit ve hesaplamalar tümüyle Mahkemenin yaptığı görevlendirme çerçevesinde olup, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki tavsifi, kök ve ek bilirkişi raporları da dahil olmak üzere dosyadaki delillerin nihai takdiri münhasıran Mahkemeye aittir sonuç ve kanaatine varmışlardır. Davacı vekili 02/10/2024 tarihli dilekçesi ile taleplerini 769.136,87-TL artırarak davalarını 779.136,87-TL olarak ıslah etmiş ve bu değer üzerinden eksik harcı yatırmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı taraf 2007 yılı Aralık ayında davalı şirket ile finansal kiralama sözleşmesi, diğer davalı ile müşavirlik sözleşmesi imzaladığını, 60 günde yapılacağı vaad edilen millileştirme işlemlerinin ve gemide davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiği eksik ve ayıplı işlerin yaklaşık 8 ay sürdüğünü, nihayet 18 Ağustos 2008 itibariyle gemiyi kullanmaya başladığı, dolayısıyla davacı şirketin geminin millileştirilmesi ile gemideki eksik/ayıplı işlerin giderilmesi yönünden yaşanan gecikmeler sebebiyle tazminat istemine dair iddiaları 2008 yılına dayansa da, dava dilekçesi içeriğinden gemiye önceki borçları nedeniyle başka bir devlet tarafından el konulduğu, bundan dolayı davacının 27/06/2013 tarihli e-posta ile taraflar arasında düzenlenen 10/09/2013 tarihinde imzalanan Gemi Satış Sözleşmesi gereğince geminin satışının bir an önce yapılmasını davalı şirketten talep ettiği, davacının zarar iddiasının davalı ile imzaladığı FKS gereğince millileştirme işlemlerinin davalı tarafından yapılmamasından kaynaklı olduğu, bunu ise gemiye el konulması ile öğrendiği, iddialarının temelinin borca aykırılık olduğu, bu haliyle zamanışımı süresinin davalı şirkete bildirim tarihi olan 27/06/2013 tarihinde başlayacağı, sürenin ise TBK'nın 146. Maddesi gereğince 10 yıl olduğu görülmekle davanın arabululuculuk ve 08/04/2022 dava tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, eski ismi TRADER olan Türk sicilinde kaydolduktan sonraki ismi ... olan, ... IMO Numaralı, ...Tescil Numaralı, Jamaica Bayraklı, 1978 yılında Japonya'da inşa edilmiş ve Çağırma/Tanıtım işareti ... olan ... GRT/NRT'lik petrol tankeri/akaryakıt tankeri cinsli gemiyi davalı ... Anonim Ortaklığı'ndan .... Noterliğinin 04.12.2007 tarih ... yevmiye numarası ile tasdikli ... sözleşme numaralı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiraladığı, her ne kadar davacı tarafından geminin millileştirme işleminin davalı ... Kredi tarafından verilecek vekaletle kendileri tarafından yapılacağı, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak davalının kendi acentesi ... Ltd. Şti. üzerinden millileştirme işlerini yürüttüğü, bu nedenle sözleşmede belirtilen 60 günlük süre içinde millileştirme işlerinin yapılamadığı ifade edilmişse de taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve dosya kapsamına göre geminin millileştirilmesi işlerinin davacı tarafından yapılacağı yönünde bir kayıt bulunmadığı, yine bilirkişi tarafından yapılan incelemede 14/12/2017 tarihli Satış Belgesinde gemi üzerinde bağlanmasını gerektirecek ipotek bulunmadığı ile gemi teknik belgeleri incelendiğinde gemide fiziksel ve belge durumundan dolayı bağlanmasını gerektirecek bir eksik bulunmadığı tespit edildiği görülmekle geminin bağlanmasında davalılardan kaynaklı sorumluluğuna rastlanılmadığı, yine ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacının davalı şirkete sözleşmeden kaynaklı borcu bulunduğunun tespit edildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... içeriğinde geminin millileştirilmesi işleminin gecikmesinde davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği, iş bu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2011/973 E. 2011/11332 K. Sayılı kararı onanarak kararın kesinleştiği, diğer davalı ...'in avukat olduğu, davacı ...’ün vekilliğini üstlendiğine dair dosyada herhangi bilgi ve belge bulunmadığı, bu haliyle ...’e karşı bir avukat olarak sorumluluğunun da olamayacağı, ayrıca dosya kapsamında kendisinden kaynaklı davacı aleyhine zarar oluşumuna sebebebiyet veren herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanmadığı anlaşılmakla davanın davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 13.305,78-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 12.878,18-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı ... tarafından sarf edilen 100-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 119.370,53-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır