İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/109 E. 2024/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/109
- Karar No
- 2024/699
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/109 Esas KARAR NO:2024/699 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:27/02/2019 KARAR TARİHİ:08/10/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücüsü ... olan, maliki ise ... Ticaret Limited Şirketine ait olan ... Plakalı araç ile 02.02.2011 tarihinde, ... İli, ... İlçesi, ...-... istikametinde seyir halinde iken, 14. Km'ye gelindiğinde, sürücünün aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine tek taraflı hasarlı ve yaralamalı kaza meydana geldiğini, bu araç içinde, müvekkilinin yolcu olduğunu, müvekkilinin ciddi ölçüde yaralanmasına sebep olduğunu, şöyle ki, müvekkilinin bu kaza nedeniyle, boynunda, omuzunda ve bilhassa sol köprücük kemiğinde kırıklar oluştuğunu, bu sebeple, kazaya sebebiyet veren ...'in, kendi sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı 2009 model ... markalı araç, ... Ticaret Limited Şirketine ait olduğunu, bu araç, davalı sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, müvekkilinin cismani olarak gördüğü zararlara ilişkin davacı yararına şimdilik 1.000,00 T.L. cismani / bedensel zarar ilişkin maddi tazminatın, kaza tarihi olan 02.02.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin manevi olarak gördüğü zararlara ilişkin davacı yararına, 50.000,00 T.L. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 02.02.2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin ve ücreti vekâletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazında bulunmakta olduklarını, taraflarınca kabul edilmemekle birlikte yetki itirazında bulunmakta olduklarını, dava konusu kazada müvekkiline ve diğer davalı olan şoför ...'e yüklenebilecek bir kusur bulunmamakta olduğunu, davacı yanın emniyet kemeri takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, bu sebeple davacı yanın iddiaları tarafımızca kabul edilmemekte olduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı hususunda usulden reddine, davanın esastan reddine , tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ. (Yeni Ünvanı; ... Sigorta A.Ş.), vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, nitekim bu husus Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğunu, bakıcı ve tedavi giderlerinine ilişkin maddi tazminat ve manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, arabulucukta tebligatın kendilerine ulaşmadığını, davayı kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, çünkü, müvekkili sigorta şirketi dava konu edilen olayda temerrüde düşmediğini, davanın reddine karar verilmesi ile yargılama giderleri, masraf ve ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle zamanaşımı itirazında, yetki itirazında, görev itirazında bulunmakta olduklarını, dava konusu kazada müvekkillerinin murisi ...'e yüklenebilecek bir kusur bulunmamakta olduğunu, davacı yanın emniyet kemeri takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, bu sebeplerle davacı yanın iddiaları tarafımızca kabul edilmemekte olduğunu, davanın usulden esastan reddine , tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava konusu uyuşmazlık, 02.02.2011 tarihli trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, davacıya ait tüm tedavi kayıtları celp edilmiş, davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, davacının SED raporu celp edilmiş, dava konusu hasar dosyası ve poliçe celp edilmiş, Adli tıp raporu alınmış, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı ...'in ölmüş olduğu anlaşıldığından mirasçıları davaya dahil edilmiş, taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur. Araç tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyasının incelenmesinde; ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla davalı ... Ticaret Limited Şirketine ait olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi kapsar şekilde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 21.12.2018 tarihinde başvuru yapıldığı, sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu kazaya ilişkin başlatılan ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, soruşturma sonunda şikayet yokluğu nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 24/10/2022 adli tıp raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; 1.Hamit oğlu 06.09.1978 doğumlu ...’ın 02.02.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğini, 3.Tedavi süresince sürekli veya geçici olarak bakıcı ihtiyacı olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir. Kusur ve Aktüer Bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda taraflarınca; ... ‘ın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre sürekli maluliyetinin olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapılacak olduğunu, Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığını, ... plakalı minibüs sürücüsü ... ’in davacı mağdur yolcu ...’ın yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğunu, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya yapılan herhangi bir ödeme tespit edilemediğinden davacının hesaplanan zararından bu açılardan herhangi bir indirimin söz konusu olmadığını, dava dışı SGK tarafından 247,80 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi olan kısmının davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiğini, davacı ... ’ın hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 1.889,88 TL olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemenin davalı tarafın kusuru oranında rücuya tabi olan kısmının tenzili sonrası davacının bakiye Geçici İş Göremezlik zararın 1.642,08 TL olduğunu, tedavi sürecinin uzunluğu ve yaralanmanın ağırlık ölçüsü ve kaza tarihi 2011 yılına ait rayiç bedeller de dikkate alındığında tedavi giderleri toplamının 500,00 TL olarak tespitinin uygun olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Alınan ATK raporu ve kusur ve aktüer hesaba ilişkin alınan bilirkişi raporlarının, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun oldukları değerlendirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller alınan ATK ve bilirkişi heyeti raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, 02.02.2011 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle tüm davalılardan 1.000,00 TL maddi tazminat ve sigorta şirketi dışındaki davalılardan 50.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulmuş, ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi tazminat talebi 2.142,08 TL'ye artırılmıştır. Davalı ve dahili davalı taraflarca, görev, yetki itirazında, zamanaşımı def'ilerinde bulunularak davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85 . Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin tazminat talepleri içinde uygulanacağı, düzenlenmiştir. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır; Dahili davalılar ... ve ... tarafından mahkememizin görevine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de, dosyamız davalılarından birinin sigorta şirketi olduğu, sigorta hukukunun TTK'da düzenlendiği, sigorta şirketine karşı açılacak davalarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan, bu kapsamda eldeki davada mahkememiz görevli olduğundan, mahkememizin görevine yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. ve dahili davalılar ... ve ... tarafından mahkememizin yetkisine yönelik itirazda bulunulmuş ise de, 6100 sayılı HMK'nın 7. Maddesine göre birden fazla davalı bulunması halinde, dava bunlardan birinin yerleşim mahkemesinde açılabilecek olup davalı sigorta şirketinin yerleşim yerinin mahkememiz yetki sahasında kalması nedeniyle, bu tarafların mahkememizin yetkisine yönelik yaptıkları itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. ve dahili davalılar ... ve ... tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, olay tarihi, dava tarihi, uzamış ceza zamanaşımı süreleri dikkate alındığında 2918 sayılı KTK.nun 109. Maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun 72.maddesinde düzenlenen 2 ve 10 yıllık kısa ve uzun zamanaşımı süreleri dolmadığından, bu tarafların zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 Esas-2010/636 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Davalı sigorta şirketi, kaza nedeniyle davacı tarafın meydana gelen maddi zararından, poliçe teminat limiti ve sigortalısına ait aracın sürücüsünün kusuru oranıyla sorumlu olacaktır. Yine diğer davalı araç işleteni ... Ticaret Ltd. Şti. Ve kazaya sebep olar araç sürücüsü ... mirasçıları olan dahili davalılar ... ve ... davacının meydana gelen maddi ve manevi zararlarından sürücünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Davalı sigorta şirketi tarafından bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğu ileri sürülmüş ise de, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderlerinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi "Tedavi Giderleri" klozundan karşılanacağından bu savunmaya itibar edilmemiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından, taşımanın hatır taşıması olduğu ileri sürülmüş ise de, bu hususu ispat külfeti iddia edende olup bu hususta bir ispat olmadığından bu savunmaya da itibar edilmemiştir. Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. ve dahili davalılar ... ve ... tarafından davacının emniyet kemeri takmadığından bahisle müterafik kusurlu olduğu ileri sürülmüş ise de, bu hususu ispat külfeti iddia eden tarafta olup, bu hususta bir ispat olmadığından bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan 24/10/2022 adli tıp raporuna göre, davacı ...’ın 02.02.2011 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Tedavi süresince sürekli veya geçici olarak bakıcı ihtiyacı olmadığı tespit edilmiştir. Kusur ve Aktüer Bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu trafik kazasında ... plakalı minibüs sürücüsü ... ’in % 100 (yüzde yüz) oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafında tarafından davacıya yapılan herhangi bir ödeme olmadığı, davacı ... ’ın hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 1.889,88 TL olduğu ,dava dışı SGK tarafından yapılan 247,80 TL Geçici İş Göremezlik ödemesinin tenzili sonrası, davacının bakiye Geçici İş Göremezlik zararın 1.642,08 TL olduğu, tedavi sürecinin uzunluğu ve yaralanmanın ağırlık ölçüsü ve kaza tarihi 2011 yılına ait rayiç bedeller de dikkate alındığında tedavi giderleri toplamının 500,00 TL olarak tespit edilmiştir. Bu tespitler kapsamında, davacının tüm davalılardan talep edebileceği maddi tazminat toplamının 2.142,08 TL olduğu, temerrütün davalı ... Ticaret Ltd. Şti. ve dahili davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 02.11.2011 tarihinde oluştuğu, davalı sigorta şirketi yönünden sigortaya başvuru tarihi olan 21.12.2018 tarihine başvuru dilekçesi ile verilen 15 günlük ödeme süresinin ilavesi ile 06.01.2019 tarihinde oluştuğu, davacının tacir olmadığı, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, davacının maddi tazminat talebinin tespit edilen miktarda olduğu, bu kapsamda maddi tazminat talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafın maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının, manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, maluliyet oranı, tedavi süresi, davacının yaşı, yaşadığı acı ve üzüntünün büyüklüğü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Kazaya sebep olan aracın sürücüsünün mirasçıları dahili davalılar ... ve ... ile araç işleteni davalı ... Ticaret Ltd. Şti. takdir edilen manevi tazminattan sorumlu olup, temerrüt olay tarihi olan 02.02.2011 tarihinde oluşmakla, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilecektir. Bu kapsamda manevi tazminat bakımından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA, DAVALILAR ... SİGORTA AŞ. (YENİ ÜNVANI;... SİGORTA A.Ş.), ... TİCARET LTD. ŞTİ. İLE DAHİLİ DAVALILAR ... VE ...'E KARŞI AÇILAN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE; Toplam 2.142,08TL maddi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş (Yeni Ünvanı; ... Sigorta A.Ş.) yönünden temerrüt tarihi olan 06.01.2019 tarihinden, davalılar ... Ticaret Ltd. Şti. ile dahili davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 02.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılar ve dahili davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-DAVACI TARAFÇA DAVALILAR ... TİCARET LTD. ŞTİ. İLE DAHİLİ DAVALILAR ... VE ...'E KARŞI AÇILAN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; 10.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 02.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalı ve dahili davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya Dair İstemin REDDİNE, 3-A) Maddi Tazminat Yönünden Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin+ıslah ile alınan 184,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 243,40 TL harcın tüm davalı ve dahili davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin ve ıslah yolu ile yatırılan 184,20 TL harcın tüm davalı ve dahili davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, B)Manevi Tazminat Yönünden Alınması gereken 683,10 TL harcın davalılar ... Ticaret Ltd. Şti. İle Dahili Davalılar ... Ve ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-A)Davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı parası, 340,00-TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.810,00-TL ATK masrafı olmak üzere toplam; 8.194,40-TL yargılama masrafının, maddi tazminat talebinin tam kabul edildiği, manevi tazminata takdiren hükmedildiği göz önünde bulundurularak, tüm davalı ve dahili davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, B)Davalılar tarafından yapılan masrafların, maddi tazminat talebinin tam kabul edildiği, manevi tazminata takdiren hükmedildiği göz önünde bulundurularak, kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden; A)Maddi tazminat yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 2.142,08-TL vekalet ücretinin tüm davalı ve dahili davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, B)1-Manevi tazminat yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Ticaret Ltd. Şti. İle Dahili Davalılar ... Ve ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalılar ... Ticaret Ltd. Şti. İle Dahili Davalılar ... Ve ... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Manevi tazminat yönünden, Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ticaret Ltd. Şti. İle Dahili Davalılar ... Ve ...'e VERİLMESİNE, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin, maddi tazminat talebinin tam kabul edildiği, manevi tazminata takdiren hükmedildiği göz önünde bulundurularak, tüm davalı ve dahili davalılardan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-HMK 120 maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde re' sen yatıran yana İADESİNE, Dair, davacı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır