İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/721 E. 2024/792 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/721
Karar No
2024/792
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/721 KARAR NO:2024/792 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:08/02/2023 KARAR TARİHİ:17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi "Dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür" hükmünü içerdiğini, somut olayda davacı şirket ... ile Davalı - Borçlu ... Sistemleri arasında kurulan anlaşma gereği belirlenen gün ve saatte toplantı odasının kiralanması ve kullandırılması bu anlaşmanın konusunu teşkil ettiğini, davacı Şirket ... tarafından yeni bir etkinliğe ilişkin takvim oluşturularak konferans/toplantı salonunun belirlenen günde kullanılması için Davalı-Borçlu ... ile iletişime geçildiğini, ne yazık ki kurulan iletişim neticesinde 4.720 TL'lik kiralama bedelinin eski tarihli olduğu ve artık o tutar üzerinden işlem yapmayacaklarını tarafımıza belirtildiğini, davacı Şirket ...ın ödemesini yaptığı ancak hizmetini alamadığı- konferans salonunun 40.000 TL gibi fahiş bir ücret ödeme yapılarak kullanılabileceği ifade edildiğini, böyle bir tutum ile karşı karşıya kalan davacı şirket ise bu fahiş bedel üzerinden ödeme yapmak istememesi ve toplantının iptal edilemeyecek derecede önem arz etmesi sebebiyle 15.930,00 TL bedelle ... A.Ş.'ye ait toplantı salonunu kiralamak zorunda kaldığını, davalı Borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Huzurdaki Davada Görevli Mahkeme "Asliye Ticaret Mahkemesi"dir. Bu Sebeple, dava görevsiz mahkemede açılmış olduğundan sayın mahkeme tarafından öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı dava dilekçesinde davalı Şirket ile Davacı Şirket arasında imzalanmış olan sözleşmenin "kira sözleşmesi" olduğunu iddia ettiğini, Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında varılan anlaşma içeriğine ve ruhuna bakıldığında, Davacı Şirket'in bu anlaşmayı yapmaktaki amacının toplantı odasını kullanmak, bu esnada içecek servisi almak ve ayrıca toplantı odasını kullanırken de davalı şirket tarafından yapılacak ikramlar için bir bedel ödemesi olduğu açıkça anlaşılabileceğini, bu anlaşmanın "kira sözleşmesi" olarak nitelendirilmesi mümkün bulunmadığını, davacı Şirket, Davalı Şirket toplantı odası hizmetini, sunulacak içecek ve yiyecek ikramları ile birlikte satın almak istemiş olup, Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında kiraya veren-kiracı ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesi ile de belirtildiği üzere Davacı 4 Aralık 2021 tarihi için davalı Şirket ile toplantı odasının kullanımı için 4.000-TL+KDV anlaştıklarını, davacı Şirket, Davalı Şirket tarafından gönderilen son e-maile cevap vermemiş ve sonrasında, Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacirin yükümlülüğü olan basiretli bir iş insanı gibi hareket etmeyerek, Aralık 2021 tarihinden 9 ay sonra; yani 10 eylül 2022 tarihi için toplantı odasını daha önce ödeme yaptığı tutar ile "aynı şartlarda" kullanmak istediğini belirtir e-mail gönderildiğini, öncelikle huzurdaki dava görevsiz mahkeme açılmış olduğundan, Sayın Mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili "İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi"ne gönderilmesini, dava dilekçesinde yer verilen iddialar gerçeği yansıtmadığından davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir. DELİLLER; ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Davacı ... ... A.ş (VKN:...)'nin 2021-2022 yıllarına ait BA-BS formları celp edilmiştir. İstanbul Valiliğine müzekkere yazılarak Covid-19 pandemi kapsamında kapalı alanlarda yapılacak davetlerin hangi tarihlerde yasaklandığı ve bu etkinliklere hangi tarihten itibaren izin verildiği hususunda mahkememize bilgi verilmiştir. ... Gayrimenkul İşletmeciliği Ve Hiz. Tic. A.ş ne müzekkere yazılarak 01/11/2022 tarihli KDV dahil 15.930,00 TL faturaya istinaden davacı şirkete verilen toplantı hizmetinin kaç kişiye verildiği ve hizmetin kapsamında sunulan yiyecek ve içecek gibi ek hizmet sunulup sunulmadığı hususunda Mahkememize bilgi verilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmelere göre; Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine, .... İcra Dairesi ...esas sayılı dosyası ile 08.11.2022 tarihinde 11.210,00.TL asıl alacak, tutarında icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 01.12.2022 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, Usul yönünden incelenen davacı ...a ait 2021-2022 dönemi yasal defterlerinin fiziki olarak tutulduğu, açılış noter onayının, zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı. 2021 dönemi Yevmiye defteri kapanış noter onayının zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı, öte yandan 2022 dönemi yevmiye defteri kapanış noter onayının yaptırılmadığı. Usul yönünden incelenen davalı ... “ya 2021-2022 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterinin, e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki olarak tutulan, envanter defteri açılış noter onayının zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı, Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre, davalının; icra takip tarihinde (08.11.2022) herhangi bir borç yada alacağının olmadığı (0,00.TL) Hesap ve kayıt yönünden incelenen davalı yasal defterlerine göre, davacının; icra takip tarihinde (08.11.2022) herhangi bir borç yada alacağının olmadığı (0,00.TL) Davacı; davalıdan olan alacağının, sonradan kiralanan ofis sebebiyle, dava dışı ...Tic. A.Ş. tarafından davacıya 01.11.2022 tarih ... no.lu KDV Dahil 15.930,00.TL (KDV Hariç: 13.500,00.TL) tutarında fatura düzenlendiği ve fatura bedelinin o sebeple 11.210,00.TL (15.930,00.TL-4.720,00.TL) zarara uğradığını iddia ettiği, öte yandan, davacının, zarar hesabını, söz konusu faturalardaki KDV dahil tutarlar üzerinden yaptığı, fakat KDV tutarlarının indirime konu edildiği düşünüldüğünde, KDV hariç tutarlar üzerinden hesaplama yapılmasının daha doğru olacağı ve bu sebeple şayet davacının haklı olduğunun mahkemenizce kabul edilmesi halinde zararının 9.500,00.TL (13.500,00.TL-4.000,00.TL) olabileceği, Netice olarak; Taraflar arasındaki e-mail yazışmalarının, yukarıda kronolojik olarak tespit ve incelemesi yapılmış olmakla birlikte, bu yazışmalar ve taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, değerlendirmesinin hukuki uzmanlık gerektirdiği, bu sebeple dosya kapsamı içerisindeki belgelerin, sayın mahkemenizce veya konunun uzmanı tarafından değerlendirmesi sonrasında, ihtilafın nihai olarak tespit ve değerlendirmesinin yapılabileceğini, Öte yandan, sayın mahkemenizce, şayet davacının haklı olduğuna karar verilmesi ve ....İcra Müdürlüğü ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 9.500.00.TL tutarındaki ana para kısmı için iptali halinde, davacının, takip sonrası faiz talebiyle alakalı olarak, takip tarihinden (08.11.2022) dava tarihine (08.02.2023) kadarki reeskont avans faizinin 326,38.TL tutarında olabileceği, davacının talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine” göre; 1.900,00.TL (9.500,00.TL X 9420) tutarında olabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, itirazın iptalidir. Davacı vekili, davacı şirket ... ile Davalı - Borçlu ... Sistemleri arasında kurulan anlaşma gereği belirlenen gün ve saatte toplantı odasının kiralanması ve kullandırılması bu anlaşmanın konusunu teşkil ettiğini, davacı Şirket ... tarafından yeni bir etkinliğe ilişkin takvim oluşturularak konferans/toplantı salonunun belirlenen günde kullanılması için Davalı-Borçlu ... ile iletişime geçildiğini, ne yazık ki kurulan iletişim neticesinde 4.720 TL'lik kiralama bedelinin eski tarihli olduğu ve artık o tutar üzerinden işlem yapmayacaklarını tarafımıza belirtildiğini, davacı Şirket ...ın ödemesini yaptığı ancak hizmetini alamadığı- konferans salonunun 40.000 TL gibi fahiş bir ücret ödeme yapılarak kullanılabileceği ifade edildiğini, böyle bir tutum ile karşı karşıya kalan davacı şirket ise bu fahiş bedel üzerinden ödeme yapmak istememesi ve toplantının iptal edilemeyecek derecede önem arz etmesi sebebiyle 15.930,00 TL bedelle ... A.Ş.'ye ait toplantı salonunu kiralamak zorunda kaldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini, davalı vekili ise davacı şirket'in bu anlaşmayı yapmaktaki amacının toplantı odasını kullanmak, bu esnada içecek servisi almak ve ayrıca toplantı odasını kullanırken de davalı şirket tarafından yapılacak ikramlar için bir bedel ödemesi olduğunun açıkça anlaşılabileceğini, davacı Şirket, Davalı Şirket toplantı odası hizmetini, sunulacak içecek ve yiyecek ikramları ile birlikte satın almak istemiş olup, Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasında kiraya veren-kiracı ilişkisi bulunmadığını, dava dilekçesi ile de belirtildiği üzere Davacı 4 Aralık 2021 tarihi için davalı Şirket ile toplantı odasının kullanımı için 4.000-TL+KDV anlaştıklarını, davacı Şirket, Davalı Şirket tarafından gönderilen son e-maile cevap vermemiş ve sonrasında, Türk Ticaret Kanunu kapsamında tacirin yükümlülüğü olan basiretli bir iş insanı gibi hareket etmeyerek, Aralık 2021 tarihinden 9 ay sonra; yani 10 eylül 2022 tarihi için toplantı odasını daha önce ödeme yaptığı tutar ile "aynı şartlarda" kullanmak istediğini belirtir e-mail gönderildiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında 15/11/2021 tarihli hizmet ücret anlaşması başlıklı sözleşme akdedildiği ve ticari ilişkinin bu sözleşme temelinde yürütüldüğü, her iki taraf yasal defter kayıtları karşılaştırıldığında, birbiriyle uyumlu olduğu ve her iki taraf yasal defter kayıtlarına göre birbirlerine karşı herhangi bir borç yada alacak olmadığı tespit edilmiştir. Davacı, davalıdan olan alacağın, sonradan kiralanan ofis sebebiyle dava dışı ...Tic. A.Ş. tarafından davacıya 01/11/2022 tarih ... no.lu KDV Dahil 15.930,00 TL (KDV Hariç:13.500,00.TL) tutarında fatura düzenlendiği ve bu sebeple 11.210,00.TL (15.930,00.TL-4.720,00.TL) zarara uğradığını iddia etmiştir. Dava dışı ...Tic. A.Ş. tarafından davacıya düzenlenen 01/11/2022 tarih ... no.lu KDV Dahil 15.930,00.TL tutarındaki fatura, davacının yasal defterlerine 01/11/2022 tarih [...] no.lu yevmiye maddesinde dava dışı hesaba alacak kaydedildiği, söz konusu fatura bedelinin aynı gün banka transferi ile ödendiği ve 01/11/2022 tarih [...] no.lu yevmiye maddesinde dava dışı hesaba borç kaydedildiği tespit edilmiştir. Yapılan yargılama toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 04/12/2021 tarihinde davalıya ait toplantı odasını kullanmak için davalı ile anlaştığı, 30 Kasım 2021 tarihinde covid ve karantina vakaları nedeniyle toplantıyı iptal ettiği, mahkememizce İstanbul Valiliğine covid-19 pandemi kapsamında kapalı alanlarda yapılacak davetlerin hangi tarihlerde yasaklandığı hususunda bilgi verilmesi için müzekkere yazıldığı gelen cevabi yazıda tarafların kararlaştırdıkları 04/12/2021 tarihinde kapalı alanlarda yapılacak davetler yönünden kısıtlama kararının bulunmadığının anlaşıldığı, davacı tarafın ilk toplantı tarihinden 9 ay sonra 10 Eylül 2022 tarihi için toplantı odasını daha önce kararlaştırılan aynı şartlarda ve aynı ücret karşılığında kullanmak istemesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan edimin belirlenen tarihte yapılmamasının davacıdan kaynaklanan nedenlerden dolayı yapılamadığının anlaşılması sebebiyle davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin ve tamamlama ile alınan 191,44‬ TL harçtan mahsubu ile geri kalan 236,16‬ TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 11.210,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip ... e-imzalıdır. Hakim ... e-imzalıdır.

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/721, K. 2024/792, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-721-e-2024-792-k-647878986d08