İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/561 E. 2024/705 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/561
Karar No
2024/705
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/561 Esas KARAR NO:2024/705 DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:01/09/2023 KARAR TARİHİ:27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin inşaat alanında uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, müvekkilleri şirkete ait damperli kamyon (... plaka numaralı damper, ... plaka numaralı çekici) 22.03.2023 - tarihinde devrildiğini, devrilme tarihinden yaklaşık bir kaç ay önce davalı... İnş. Otom. Tic. Ltd. Şti. firmasına tamir ettirildiğini, araç devrildikten sonra kamyonda kasnağı tutan iki cıvatanın tamir sırasında takılmadığı, bu nedenle kasnağın yükü taşıyamadığı ve aracın devrildiğinin anlaşıldığını, bu sebeple taraflarınca .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, araç devrildikten ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra müvekkil söz konusu aracı olay yerinden KDV dahil 11.800 TL karşılığında kaldırılmış ve ... San. Taş. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. 'ne KDV dahil 70.800 TL'ye tamir ettirildiğini, diğer yandan ... firması tarafından araç tekrar tamir edilene kadar geçen bu bu sürede müvekkil aracını kullanamadığını, Davalı söz konusu aracın devrilmesinde kusurlu olup aracın devrilmesi nedeniyle müvekkilin uğradığı tüm zararlardan sorumlu olduğunu, davalı yüklendiği edimini müvekkilin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle, gereği gibi ayıpsız bir şekilde ifa etmekle yükümlü olduğunu, aracın cıvatalarının eksik takılması nedeniyle aracın devrilmesi neticesinde müvekkillerinin uğramış olduğu zararlardan davalı sorumlu olduğunu, Neticeten ; Müvekkillerine ait aracın davalı tarafından daha önce yapılan tamirde eksik cıvata takılması nedeniyle aracın devrilmesine mukabil, Müvekkilin aracının olay yerinden kaldırılması ve yeniden tamiri için yaptığı masraflar için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 1.000 TL'nin aracın devrilme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; ayrıca aracın devrilmesi nedeniyle araç tekrar tamir ettirilene kadar kullanılamaması neticesinde müvekkilin yoksun kaldığı kazancı için fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 1.000 TL'nin aracın devrilme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; Delil tespiti masraflarının da yargılama giderlerine dahil edilerek yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından piston bağlantı braketlerindeki dört cıvatanın dördünün de takılmış ve son haddine kadar sıkıldığını müvekkili şirketin işini fen ve sanat kurallarına uyarak ayıpsız ve kusursuz olarak yapılan ve araç sahibinin şirkete aracını teslim ettiğini tanıklarının dinlenilmesini dinlendikten sonra rapor alınmasını davanın reddini yargılama masraflarıyla ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;davacının davalıdan aldığı tamir hizmeti sonucu, hizmetin ayıplı olduğu iddiasıyla, tamire konu damperli kamyonun devrilmesi neticesinde zararın ve kar kaybının oluşup oluşmadığının, oluştu ise miktarının tespitinden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak ... plaka sayılı araçların şasi numarasından yapılan sorgulama sonucu yapılan belgeler celp edilmiştir. .... Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... D.iş sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Taraflar arasındaki ihtilafın, davacının davalıdan aldığı tamir hizmeti sonucu, hizmetin ayıplı olduğu iddiasıyla, tamire konu damperli kamyonun devrilmesi neticesinde zararın ve kar kaybının oluşup oluşmadığının, oluştu ise miktarının tespitinden ibaret olduğu, Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Huzurdaki davada Davacının taleplerinin, Aracın olay yerinden kaldırılması ve yeniden tamiri için yaptığı masraflar, Aracın devrilmesi nedeniyle, araç tekrar tamir ettirilene kadar kullanılamaması neticesinde müvekkillerinin yoksun kaldığı kazanç taleplerinden ibaret olduğu, Davacının 2023 Yılı Ticari defterlerinin Usul yönünden TTK.nin ilgili maddelerine uygun bulunduğu, Davacı tarafın aracın çekici ile çekilmesi sonucu 11.800,00 TL, Bakım ve onarım için ise 70.800,00 TL toplamda 82.600,00 TL masrafa katlandığı müşahede edildiği, Davacının Aracının devrilmesi nedeniyle, araç tekrar tamir ettirilene kadar kullanılamaması neticesinde müvekkillerinin yoksun kaldığı kazancının hesabı yapılmak istense de, Teknik Bilirkişinin incelemeleri neticesinde davacı tarafından çekicinin kullanılmaması nedeniyle oluşabilecek araç mahrumiyet süresi en fazla 2 (iki) işgünü olacağı, hasar onarım süresinin tedarik edilecek ve montajı yapılacak malzemelerin tedarik süreleri ile birlikte en fazla 10 (on) işgünü olacağı toplam yoksun kaldığı günün 12 gün olduğu kanaatine varıldığı, Aracın 12 günlük kaybının bulunabilmesi için Muhasebe biriminden sadece bu araçla ilgili olarak günlük kazanç tarafımıza verilemediğinden dolayı bu talebin yerine getirilemediği, Ancak, bu araç ile ilgili gelir gider çalışması yapılıp HMK.219/2. Maddesi gereği dilekçe ekinde sunulursa bu konuda net bir sonuca ulaşılabileceği, Teknik yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusu Çekici ve Dorse'nin devrilmesinin asıl kaynağı olan hidrolik yatakların bağlantı cıvatalarındaki eksiklikler ile diğer taraftaki yatağa aşırı binen yük nedeniyle cıvata kesmesi olduğu anlaşıldığından, kaza tarihi 22.03.2023'den yaklaşık 70 gün öncesinde davalı... tarafından yapılmış olan onarımda işçilik ve hizmet eksikliği olduğu; bu hizmet eksikliğinin davacının veya çalışanlarının farkına varamayacağı, aracın kullanımı ile birlikte anlık olarak ortaya çıkacağı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı...'in dava konusu olayın meydana gelmesinde “Ayıplı Hizmet” inin bulunduğu ve ayıp niteliğinin “Gizli Ayıp” olduğu; Davaya konu dorsenin kaza mahallinden vinç yardımı ile çekilmesi için dava dışı ...'den hizmet alınmış olduğu, bu hizmet tutarının KDV dahil 11.800,00TL olduğu, işbu vinç kiralama ve çekici masrafının kaza tarihi itibariyle makul ve kadri maruf olduğu; Dava dışı ... San. Taş. İth. İhr. Tic. Ltd.Şti. tarafından dava konusu ... plakalı damperin hasar onarımı için yapılması gereken işçiliklerin makul işçilikler olduğu, faturada belirtilen KDV dahil 70.800,00TL tutarın, yapılacak işçiliğin zahmeti, ciddi bir kaynak ve düzeltme işçilikleri olması, takviye çalışmaları için bağlantı yapılacak malzemeler ve işçilikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, serbest piyasa şartlarına göre makul ve kadri maruf olacağı; ... plakalı Çekicinin hasar onarım süresinin ve davacının mahrum kalacağı sürenin en fazla 2 (iki) iş g olacağı, işbu Çekicinin farklı bir dorse ile çalışmasına devam edebileceği, ... plakalı Dorsenin onarım süresinin ve davacının mahrum kalacağı sürenin en fazla 10 (on) işgünü olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, araç tamir sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Araç tamir ve bakım sözleşmeleri TBK'nın 470 vd. md anlamında eser sözleşmesi niteliği arz etmektedir. TBK'nun 470 maddesinde Eser Sözleşmesi:"Yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Eser sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli hususlardan birisi sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Zira; eser sözleşmesinde bir eserin, sonucun yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır. Eserin, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine, ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı yapıldığının kabulü gerekir. Eser sözleşmesinde, yüklenici belli bir sonucu (eser) taahhüt ettiğinden sonuç gerçekleşirse, yüklenici borcunu ifa etmiş sayılır ve ücrete hak kazanır. Dosyada mevcut 11/01/2023 faturadan, davalı tarafça, davacıya ait ... plakalı damperin teleskop, dorse, çamurluk, şase vb. işlerinin 42.200,00 TL bedelle yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davalı tarafça damperin 22/03/2023 tarihinde devrildiğini, devrilmeden bir kaç ay önce davalı şirkete tamir ettirildiğini, araç devrildikten sonra kamyonda kasnağı tutan iki civatanın tamir sırasında takılmadığı, bu nedenle kasnağın yükü taşıyamadığı ve aracın devrildiğini beyan etmiştir. Davalı vekili ise süresinde cevap dilekçesi sunmamış ise de aşamalarda sunduğu beyanlarda, davacıya ait dorsedeki tüm hasarlar ve eksiklikler tamamlandıktan ve şase düzeltikten sonra piston braketleriyle bağlandığını, cıvataların birlikte takılarak sıkıldığını, damperi kaldıran pistonu sabit ve sağlam tutan sağında ve solunda olmak üzere iki adet braket olduğunu, her brakette 4 adet cıvata olmak üzere toplamda 8 cıvata mevcut olduğunu, braketlerdeki 8 adet cıvatanın eş zamanlı olarak takıldığını, braketlerin zemine monte edildiğini, sekiz tane cıvata takılmadan pistonun tutunması ve cıvataların sıkılmasının mümkün olmadığını, sekiz adet cıvata birlikte aynı anda takılmadan diğerlerinin sıkılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, zira tüm cıvatalar birlikte takılarak pistonun ayarlanacağını ve piston ayarı verildikten sonra tüm vidaların birlikte sıkı bir şekilde sıkılacağını, tüm vidalar birlikte takılmazsa iki cıvatanın ayarların boşlukları nedeniyle takılması mümkün olmadığını, bu nedenle braketlerdeki tüm vidaların birlikte takılırak sıkıldığını, piston braketleriyle bağlanırken ve baypas yapılırken açık ve aydınlık alanda braketler ve kocaman vida yerleri ve kocaman vidalar çıplak gözle herkesin görebileceği bir şekilde olduğunu, işin yapıldığı sırada usta ile beraber beş kişinin her an çok kolay bir şekilde görebildiği braketlerdeki vidaların takılmaması, görünmemesinin kesinlikle ve kesinlikle mümkün olmadığını bilirkişilerce yapılan tespitin hatalı olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizde dava açılmadan önce .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda, "Meydana gelen damper devrilmesinin, çekici hidrolik piston bağlantı kasnak kısmındaki cıvataların 2 adet eksik yani monte edilmemesi nedenli olduğu, diğer 2 adet cıvatanın kopması sonucu gerçekleştiği, kusurun onarım işlemi yapan karşı taraf... firmasına ait olacağı, tamiri mümkün olmayan hasarlı parçalar ile işçilik giderlerinin genel toplamı KDV dahil 69.200,00 TL olacağı, onarımın 20 iş gününde gerçekleşeceği" kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplandıktan sonra alınan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamında yer alan kaza mahallinde çekilmiş fotoğraflar incelendiğinde, dampere bağlı bulunan hidrolik yatağının bağlayan 2 adet cıvatanın kırılmış olduğu, damperin yataklarında kopma olduğu görülmektedir. Damperin bağlandığı hidrolik yatağının diğer kısmındaki cıvata yerlerini boş olduğu ve yataklarda herhangi bir deformasyon olmadığı görüldüğü, fotoğraflardan da görüleceği üzere, deformasyona uğramamış olan yatakta herhangi bir cıvata izi görülmediği, bu nedenle de, ilgili kısıma bağlanması gereken ve yatağın ileri geri veya yana kaymasını önleyici sabitleme cıvatalarının bağlanmamış olduğunun görüldüğü, bu nedenle, iş sırasında Damper hidroliğine binen yük sadece tek taraflı yatak ve cıvata bağlantılarına yükleniş olup, diğer tarafında boşta hareket etmesi ile Damperin dengesiz olarak şase üzerinde çalışması ile Damperin sağ yan üzerine devrilmiş olduğu ve bağlandığı şase ile birlikte ... plakalı Çekici’nin de 5.teker bağlantısı ile arka teker kısmında deformasyona neden olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yer alan belgelerden, davalı... tarafından Uğur Yıldırım adına düzenlenen 11.01.2023 tarihli Servis formunda, “Dorse şase ve tekne düzletme, sol taraf branda kutusu ve kolunun düzeltme, Dorse şasesindeki lamalarda kırıkların düzeltildiği, Dorse şasesindeki lamalardaki kırıkların düzeltildiği, kaynak takviyesi yapıldığı, teknenin yan kanallarının içinin kapatıldığı ve hidromas marka teleskobun takıldığı” belirtilmiştir. Özellikle Teleskobun takılması ile davalı... tarafından Damper’in hidrolik yatak cıvatalarının sökülmesi, yatakların yenilenmesi ve cıvataların montajının yapılması işlerinin yapılması gereken işler olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu Çekici ve Dorse’nin devrilmesinin asıl kaynağı olan hidrolik yatakların bağlantı cıvatalarındaki eksiklikler ile diğer taraftaki yatağa aşırı binen yük nedeniyle cıvata kesmesi olduğu anlaşıldığından, kaza tarihi 22.03.2023’den yaklaşık 70 gün öncesinde davalı... tarafından yapılmış olan onarımda işçilik ve hizmet eksikliği olduğu; bu hizmet eksikliğinin davacının veya çalışanlarının farkına varamayacağı, aracın kullanımı ile birlikte anlık olarak ortaya çıkacağı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı...’in dava konusu olayın meydana gelmesinde “Ayıplı Hizmet'inin bulunduğu ve ayıp niteliğinin “Gizli Ayıp” olduğu kanaatine varılmıştır. Davaya konu dorsenin kaza mahallinden vinç yardımı ile çekilmesi için dava dışı ...’den hizmet alınmış olduğu, bu hizmet tutarının KDV dahil 11.800,00TL olduğu, işbu vinç kiralama ve çekici masrafının kaza tarihi itibariyle makul ve kadri maruf olduğu; Dava dışı ... San. Taş. İth. İhr. Tic. Ltd.Şti. tarafından dava konusu ... plakalı damperin hasar onarımı için yapılması gereken işçiliklerin makul işçilikler olduğu, faturada belirtilen KDV dahil 70.800,00TL tutarın, yapılacak işçiliğin zahmeti, ciddi bir kaynak ve düzeltme işçilikleri olması, takviye çalışmaları için bağlantı yapılacak malzemeler ve işçilikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, serbest piyasa şartlarına göre makul ve kadri maruf olacağı; ... plakalı Çekicinin hasar onarım süresinin ve davacının mahrum kalacağı sürenin en fazla 2 (iki) iş günü olacağı, işbu Çekicinin farklı bir dorse ile çalışmasına devam edebileceği, ... plakalı Dorsenin onarım süresinin ve davacının mahrum kalacağı sürenin en fazla 10 (on) işgünü olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamından, davacının olay ve dava tarihinde maliki olduğu ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı damperin 22/03/2023 tarihinde devrildiği, 11/01/2023 tarihli servis formundan, davalı şirket tarafından davacıya ait dorse için "dorsenin ve şasenin düzeltmesi, branda kutusu ve kolu düzeltmesi, dorse şasesindeki lamalardaki kırıkların düzeltilmesi, kaynak takviye yapılması, teknenin yan kanallarının içinin kapatılması ve hidromas marka telekop takılması" işlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda teleskobun takılması ile davalı tarafından damperin hidrolik yatak cıvatalarının sökülmesi, yatakların yenilenmesi ve cıvataların montajının yapılması işlerinin yapılması gereken işler olduğu tespit edilmiş, taraf vekillerince yapılması gereken işlemlere ilişkin tespitin dışında herhangi bir beyan sunulmamış, bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık dava konusu dorsenin hidrolik yataklarındaki bağlatın cıvatalarında eksiklik bulunup bulunmadığıdır. .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyasında keşfen düzenlenen bilirkişi raporunda damper devrilmesinin, çekici hidrolik piston bağlantı kasnak kısmındaki cıvataların 2 adet eksik yani monte edilmemesi nedenli olduğu kanaati bildirilmiş, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise aynı doğrultuda dorsenin devrilmesinin asıl kaynağının, hidrolik yataklarının bağlantı cıvatalarındaki eksiklikler ile diğer taraftaki yatağa aşırı binen yük nedeniyle cıvata kesmesi olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı vekili rapora karşı süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde dorsedeki tüm hasarlar ve eksiklikler tamamlandıktan ve şase düzeltikten sonra piston braketleriyle bağlandığını, cıvataların birlikte takılarak sıkıldığını, damperi kaldıran pistonu sabit ve sağlam tutan sağında ve solunda olmak üzere iki adet braket olduğunu, her brakette 4 adet cıvata olmak üzere toplamda 8 cıvata mevcut olduğunu, braketlerdeki 8 adet cıvatanın eş zamanlı olarak takıldığını, braketlerin zemine monte edildiğini, sekiz tane cıvata takılmadan pistonun tutunması ve cıvataların sıkılmasının mümkün olmadığını, sekiz adet cıvata birlikte aynı anda takılmadan diğerlerinin sıkılmasının teknik olarak mümkün olmadığını, zira tüm cıvatalar birlikte takılarak pistonun ayarlanacağını ve piston ayarı verildikten sonra tüm vidaların birlikte sıkı bir şekilde sıkılacağını, tüm vidalar birlikte takılmazsa iki cıvatanın ayarların boşlukları nedeniyle takılması mümkün olmadığını, bu nedenle braketlerdeki tüm vidaların birlikte takılarak sıkıldığını, piston braketleriyle bağlanırken ve baypas yapılırken açık ve aydınlık alanda braketler ve kocaman vida yerleri ve kocaman vidalar çıplak gözle herkesin görebileceği bir şekilde olduğunu, işin yapıldığı sırada usta ile beraber beş kişinin her an çok kolay bir şekilde görebildiği braketlerdeki vidaların takılmaması, görünmemesinin kesinlikle ve kesinlikle mümkün olmadığını beyan etmiş ise de hem delil tespiti dosyasında, hem mahkememizce alınan bilirkişi raporunda olay sonrası çekilen fotoğraflar incelendiğinde, damperin yataktan koparak yarı devrilmiş olduğu, cıvataların takıldığı kısımda 2 adet cıvatanın kırıldığı ve damperin yatakların kopma olduğu, cıvataların takılmadığı kısımda kırılma izi bulunmayıp cıvata yerinin temiz olduğu, cıvata yerlerinin boş olduğu ve yataklarda herhangi bir deformasyon olmadığı görülmekle davalı vekilinin beyanlarının aksine cıvataların takılı olmadığı tespit edilmiş olup mahkememizce alınan rapor hüküm kurmaya elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Raporda yapılan onarımda işçilik ve hizmet eksikliği olduğu, bu hizmet eksikliğini davacının veya çalışanlarının farkına varamayacağı, aracın kullanımı ile anlık olarak ortaya çıkacağı bir bütün olarak değerlendirildiğinde işlemin gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Ayıplı eser sonucu gerçekleşen olayda davaya konu dorsenin kaza mahallinden vinç yardımı ile çekilmesi için dava dışı ...'den alınan 11.800,00 TL'lik vinç kiralama ve çekici masrafının ve dava konusu damperin hasar onarımı için yapılması gereken 70.800,00 TL'lik malzeme ve işçilik bedelinin serbest piyasa koşullarına göre makul ve kadri maruf olacağı değerlendirilmiş olup, ayıplı hizmet sonucu ortaya çıkan bu davacı zararından davalının sorumlu bulunduğu mahkememizce değerlendirilerek 70.800,00 TL araç onarım bedeli, 11.800,00 TL çekici bedeli olmak üzere toplam 82.600,00 TL'nin 22/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca davacı tarafça aracın çalıştırılamayacağı günler için kar kaybı talebinde bulunulmuş ise de bilirkişilerce aracın 12 günlük kaybının bulunabilmesi için muhasebe biriminden sadece bu araçla ilgili olarak günlük kazanç bilirkişi heyetine sunulamadığından bu taleple ilgili bir tespit yapılamadığı belirtilmiş olup, bu noktada davacının zararının net olarak tespit edilmesi gerekmektedir. Kârdan yoksun kalma zararı malvarlığının fiilden sonraki durumu ile, çoğalma ihtimali gerçekleşmiş olsa idi ulaşabileceği varsayılan durumu arasındaki fark gözönünde bulundurularak hesaplanacağından, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde ve ticari defterlerinde buna ilişkin bir belgeleye ulaşılamamakla birlikte davacı tarafça dosyaya o tarihlerde çalışamadığı, aldığı bir işi yapamadığına dair bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından ticari kazanç kaybı bedeli talebine yönelik talebin reddine karar verilmiştir HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının maddi tazminat talepleri yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 70.800,00 TL araç onarım bedeli, 11.800,00 TL çekici bedeli olmak üzere toplam 82.600,00 TL'nin 22/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ticari kazanç kaybı bedeli talebine yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 5.642,41 TL nispi karar harcının, peşin ve ıslah ile alınan 1.669,85‬ TL harcın mahsubu ile geri kalan 3.972,56‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 1.978,1‬0‬ TL (269,85 TL BHV, 38,40TL VSH, 269,85 TL peşin harç, 1.400,00 TL ıslah harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.763,52 TL (263,50 TL tebliğler ve posta, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.694,58 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 38,28 TL'sının davacıdan, 3.161,72 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin e -duruşma ile yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/561, K. 2024/705, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-561-e-2024-705-k-6fe4af09db5a