İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/330 E. 2025/381 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/330
- Karar No
- 2025/381
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/330 Esas KARAR NO:2025/381 DAVA :Tazminat DAVA TARİHİ:17/05/2023 KARAR TARİHİ:30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/12/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araç seyir halinde iken sürücünün kusuru sebebiyle motosikletiyle seyir halinde olan ...'in karşı araca çarpmamak için manevra yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkili ...'in yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında plakası tespit edilemeyen araç ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'in söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Hastanesi'nden 22/02/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %16 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini beyanla davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000 TL Sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş görmezlik, 250 TL Bakıcı gideri, 250 TL Tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 2.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 02.12.2021 tarihinde meydana geldiği belirtilen kaza ile ilgili olarak ...’in ... Polis Merkezi Amirliğine verdiği ifade dışında kaza ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, kaza nedeniyle kaza günü İstanbul Tıp Fakültesinin epikriz raporuna göre, hastane kayıtlarına “motosiklette seyir halindeyken dubaya çarpma” olarak giriş kaydının yapıldığının görüldüğünü, dava konusu kazaya, tespit edilemeyen aracın neden olduğu ispatlanamadığını, kazanın failinin tespit edilememiş olması kazanın davacının iddia ettiği gibi meydana gelmiş olduğunu ortaya koymayacağını, ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği gibi müvekkili kuruma başvuru sırasında yönetmeliğe uygun sağlık kurulu raporu da sunulmadan dava yoluna gidildiğini, davacının davadan önceki başvuruda, kazaya tespit edilemeyen aracın kusuru ile neden olduğunu ispatlamış olması zorunlu olduğunu, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ile, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğu ispatlanmadığını, o halde başvuru şartı da usulune uygun olarak gerçekleşmediğini, davacının tazminat talep hakkı mevcut olmadığını, yapılan başvurunun mevzuatta aranan koşullarda gerçek bir başvuru olduğundan da söz edilemeyeceğini, dava konusu kaza nedeniyle davacının kalıcı nitelikteki tüm vücut fonksiyon kaybını gösterir Erişkinler İçin Engelilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan sağlık kurulu raporu sunulmadan talebin değerlendirmeye alınmasını, olayda müvekkili kurumun sorumluluğunu gerektirir somut bir olgu olmadığını, davacı kendi kusurlu eylemi ile sevk ve idare ettiği motosikletle dubaya çarptığını, kazaya bir başka aracın neden olduğu ispatlanamadığını, zararın Sosyal Güvenlik Kurumları tarafından karşılandığı ölçüde müvekkili kurumun da sorumluluğunun sona erdiğini, tazminat hesaplamasının TRH Yaşam tablosu ve % 1,65 teknik faiz dikkate alınarak yapılmasını, geçici iş göremezlik zararından, bakıcı gideri tazminatından ve tedavi gideri zararından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hesaplanan tazminattan en az %20 müterafik kusur indirimine gidilmesini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber zarar görenin, motosiklet sürdüğü sırada kazanın gerçekleştiği, zararın doğmasını ve artmasını önleyecek koruyucu tertibatlar (kask, dizlik, omuzluk, dirseklik, koruyucu kıyafetler vs.) kullanmasını, bunları kullanmaması ile zarar arasında nedensellik bağı olması halinde tazminattan indirim yapılmasını, davadan önce yapılan başvuruda müvekkilinin sorumluluğu ispat edilemediğini ve mevzuata uygun sağlık kurulu raporu sunulmadığını beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;Trafik kazası kaynaklı sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin subut ve miktarından ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ...Cumhuriyet Başsavcılığı Esasa ve Karar Bürosu'na müzekkere yazılarak ... Soruşturma sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırma raporu celp edilmiştir. İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ...'e ait maaş bordrosu celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 18/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen şahısın %100 oranında asli derecede etkili olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'in kusur ve etkisinin olmadığı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 25/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı polis memurunun kaza tarihindeki kazançlarına ilişkin SGK Hizmet Cetveli dosyada mevcut olmakla birlikte kaza tarihi ve sonrasındaki ücret bordrolarının dosyada mevcut olmadığı; her ne kadar brüt kazançlar SGK Hizmet Cetvelinde mevcut ise de ek gösterge, katsayı, görev tazminatı, lojman tazminatı vs gibi unsurların yer almadığı; SGK Hizmet Cetvelindeki kazançların netleştirilerek hesaba esas alınması halinde sağlıklı bir maddi zarar hesabı yapılabilmesinin mümkün olmadığı; bu durumda; davacının 2022/Ocak, 2022/Temmuz, 2023/Ocak, 2023/Temmuz, 2024/Ocak, 2024/Temmuz ve ihtimale göre 2025/Ocak dönemi ücret bordroları ikmal edildikten sonra maddi zarar hesabı yapılmasının daha uygun olacağı, Davacı polis memurunun görevi sırasında kazaya maruz kalması halinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davacıya nakdi tazminat ödemesi yapılması mümkün olduğu ve yapılan nakdi tazminat ödemelerinin rücuya olduğu; hal böyle olunca Sayın Mahkemece Emniyet Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak somut olay nedeniyle davacı ...’e nakdi tazminat ödemesi yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise miktarının sordurulması gerektiği, ...Ortopedi ...Servisi Epikriz Raporunda “Provizyon: İş Kazası + Trafik Kazası, Kurum: Kamu Personeli Kendisi” yazdığı, yine dosya içerisinde... Fakültesi Rapor Bilgileri bulunduğu, bu durumda davacının tedavi giderlerinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura edildiği ve bu kurum tarafından ödemesi yapılarak kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirildiği; ödemelerin SGK tarafından yapılmış olması nedeniyle adı geçen kurumun herhangi bir sorumluluğunun ve davacı tarafa borcunun bulunmadığı, zaten dosya içerisinde hasta tarafından ödeme yapıldığını, gösteren belgeli tedavi gideri de olmadığı, eğer davacı tarafından adı geçen hastaneye ayrıca ödeme yapılmış ise bu ödemelerin İlave Ücret kapsamına gireceği ve Sağlık Uygulama Tebliği’nde “1.9 - İlave ücret- 1.9.1 - İlave ücret alınması- ( (2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmü bulunduğu; Kanun koyucunun Evde Sağlık Hizmetlerini belirleyerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödeme yükümlülüğü getirdiği, bu hizmetlerin evde hastanın giydirilmesi, yemeğinin yedirilmesi ya da tuvalete götürülmesi vs. gibi Evde Bakım Hizmetlerinden farklı olduğu, Evde Bakım Hizmetlerinde ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2012/7593 E. 2012/7977 K. 25/06/2012 tarihli kararında “Davalı trafik sigortacısı şirket bakıcı masraflarından sorumludur. Şu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketinin bakıcı masraflarından sorumlu tutulmaması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.” denildiği, dava dosyası içerisinde iki adet rapor bulunduğu, bu durumda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere her ikisinde göre de yukarıda evde bakım hizmetleri hesaplaması yapıldığı " belirtilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 17/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi 2 Servisi Epikriz Raporunda “Provizyon: İş Kazası + Trafik Kazası, Kurum: Kamu Personeli Kendisi” yazdığı, yine dosya içerisinde İstanbul Tıp Fakültesi Rapor Bilgileri bulunduğu, bu durumda davacının tedavi giderlerinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu’na fatura edildiği ve bu kurum tarafından ödemesi yapılarak kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirildiği; ödemelerin SGK tarafından yapılmış olması nedeniyle adı geçen kurumun herhangi bir sorumluluğunun ve davacı tarafa borcunun bulunmadığı, zaten dosya içerisinde hasta tarafından ödeme yapıldığınıgösteren belgeli tedavi gideri de olmadığı, eğer davacı tarafından adı geçen hastaneye ayrıca ödeme yapılmış ise bu ödemelerin İlave Ücret kapsamına gireceği ve Sağlık Uygulama Tebliği’nde “1.9 - İlave ücret- 1.9.1 - İlave ücret alınması- ( (2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum/kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmü bulunduğu; Kanun koyucunun Evde Sağlık Hizmetlerini belirleyerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödeme yükümlülüğü getirdiği, bu hizmetlerin evde hastanın giydirilmesi, yemeğinin yedirilmesi ya da tuvalete götürülmesi vs. gibi Evde Bakım Hizmetlerinden farklı olduğu, Evde Bakım Hizmetlerinde ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2012/7593 E. 2012/7977 K. 25/06/2012 tarihli kararında “Davalı trafik sigortacısı şirket bakıcı masraflarından sorumludur. Şu durumda mahkemece, davalı sigorta şirketinin bakıcı masraflarından sorumlu tutulmaması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.” denildiği; Dava dosyası içerisinde iki adet rapor bulunduğu, bu durumda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere her ikisinde göre de yukarıda evde bakım hizmetleri hesaplaması yapıldığı; Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 410.000,00 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının 17.05.2023 dava tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince ATK raporu alınmasına karar verilmiş olup 28/11/2023 tarihli ATK raporunda özetle; " Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği " sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı vekili, 02/12/2021 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul aracın seyir halinde iken sürücüsünün kusuru sebebiyle, motosikletiyle seyir halinde olan müvekkili ...'in karşı araca çarpmamak için manevra yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaralandığını, ve iş göremez hale geldiğini beyan ederek davalı ... Hesabından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderini ve tedavi giderinin tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hesabı ise davanın reddini talep etmiştir. Dava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesi, ... Hesabı Yönetmeliği hükümleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. ve 54. maddeleri kapsamında açılan maddi tazminat davasıdır. Davacı 6098 sayılı TBK m. 54'e göre çalışma gücünün geçici ve kalıcı kaybından doğan zararlarını ve bakıcı giderini talep etmektedir. ... Hesabı Yönetmeliği m. 9'a göre; "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için," teminat sağlamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 92'de mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan durumlar sayılmış olup bunların içinde çalışma gücünün kaybından doğan zararlar bulunmamaktadır. Ayrıca yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre de geçici iş göremezlik zararları, tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere talep edilebilir. Dava konusu olayda; 02/12/2021 günü saat 13:00 sıralarında kimliği belirsiz sürücü sevk ve idaresindeki plakası bilinmeyen aracın İstanbul İli ... İlçesi, ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken No:40 önüne geldiğinde, karşı istikametten gelen araçların bulunduğu yöne katılım yapmak için manevra yaptığı sırada aracının sağ arka yan kısımlarının, karşı istikamette seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sağ yan kısımları ile çarptığı ve bu çarpmanın etkisi ile ...'in motosikletinin kontrolünü kaybederek gidiş istikametine göre sol tarafına doğru savrulup yol üzerinde bulunan sarı renkli demir bariyerlere çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu; davalı ... Hesabının ... Hesabı limitleri dahilinde davacının eğer varsa çalışma gücünün kaybından doğan zararlarını ve bakıcı giderini ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerini tazmin etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Mahkememizce keşfen alınan 17/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; 02/12/2021 günü saat 13:00 sıralarında kimliği belirsiz sürücü sevk ve idaresindeki plakası bilinmeyen aracın İstanbul İli ... İlçesi, ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken No:40 önüne geldiğinde, karşı istikametten gelen araçların bulunduğu yöne katılım yapmak için manevra yaptığı sırada aracının sağ arka yan kısımlarının, karşı istikamette seyir halinde olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin sağ yan kısımları ile çarptığı ve bu çarpmanın etkisi ile ...'in motosikletinin kontrolünü kaybederek gidiş istikametine göre sol tarafına doğru savrulup yol üzerinde bulunan sarı renkli demir bariyerlere çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, kazada raporda kimliği belirsiz araç araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında verilen 02/12/2021 tarihli takipsizlik kararı ile "Müştekinin 08/12/2021 tarihli ıslak imzalı el yazısı ile alınan beyanında trafik polisi olduğunu, sevk ve idaresindeki motorsiklet ile seyir halinde iken şüphelendiği bir kurye motorsikletli sürücüyü takip ettiğini, ancak ara sokaklarda izini kaybettiğini, bu sırada gözüne güneş gelmesi nedeniyle hiç bir uyarı levhası olmayan demir dubalara çarparak kaza yaptığını konu ile ilgili kimseden şikayetçi olmadığını beyan ettiği, ancak ifadenin ikinci sayfası yazan bila tarihli fotokopi evrakta plakasını alamadığı bir aracın şerit ihlali yaparak kullanmış olduğu motorsiklete yaklaştığı, bu yüzden kontrolü kaybederek kaza yaptığını, kaza yapmasına sebep olan bu sürücüden şikayetçi olduğunu dosyanın daimi aramaya alınmasını talep ettiğini beyan ettiği görülmüş ise de kaza tespit tutanağında müştekinin 2918 SK.NUn 52/1-B maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiği, suçun şikayete tabi olduğu, müştekinin ıslak imzalı ifade tutanağında şikayetçi olmadığı, fotokopi evrakta şikayetçi olduğunu beyan etmiş ise de şikayetten vazgeçmeden vazgeçme olamayacağından müştekinin şikayetçi olduğuna dair fotokopi evraktaki beyanına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Yapılan değerlendirmede, olayda atılı suçun şikayete bağlı suçlardan olduğu, müştekinin ise şikayetçi olmadığını belirttiği, bu nedenle olayda soruşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle Başsavcılığımıza soruşturma işlemlerine devam edilemeyeceği, şikayet içeriğinde resen takibi gerektirir başka bir suç unsuru da bulunmadığı anlaşılmakla kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir." 02/12/2021 tarihli kaza tespit tutanağının incelenmesinde "Sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletiyle seyrederken sürücünün beyanına göre karşıdan gelen güneş ışınlarının gözlerini kamaştırması sonucu yolun ortasında bulunan ve herhangi bir uyarı ve ikaz levhası bulunmayan demir dubalara aracının ön kısımları ile çarpması sonucu tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in KTK 52/1-B maddesini ihlal ettiği ve bu kazanın oluşumunda yolun ortasında bulunan demir dubaların da etkisi olduğu sürücü beyanı ve kaza yeri incelenmesinden anlaşıldığı" tespit edilmiştir. Davacının 08/12/2021 tarihli ifade tutanağının ilk sayfasında "02/12/2021 günü saat 13:00 sıralarında ... plaka sayılı resmi motosiklet ile ... Caddesi üzerinde görevimi ifa ettiğim esnada durumundan şüphelendiğim ve plakası maske ile kapatılmış açık renkli kurye motorun ... Caddesi üzerinden ara sokaklara girdi, ben de durumundan şüphelendiğim için bahse konu plakası maske ile kapalı kurye motorunu durdurmak amacıyla ... plaka sayılı motosiklet ile peşine takıldım. Ancak ara sokaklarda bahse konu kurye motorunu gözden kaybettim. O sırada ... sokaktan, ... Caddesine doğru ilerlerken ... Caddesini kontrol ettiğim esnada gözüme güneş yansımasından dolayı ve karşı tarafta çok alçakta duran dubaların motorun yüksek olmasından dolayı göremediğimden demir dubalara çarparak kaza yaptım. Telsiz ile olay yerine ambulans çağırdım ve ... Tıp Fakültesine kaldırıldım. Burada gerekli tedavi işlemlerim devam etmektedir. Konu ile ilgili söyleceklerim bunlardan ibarettir. Konu ile ilgili kimseden davacı ve şikayetçi değilim." şeklinde beyanının bulunduğu, devamında ikinci sayfasında ise "... sokaktan, ... caddesine dönüp normal seyir halindeyken Beyaz renkli ... marka kamyonet plakasını alamadığım araç aniden benim şeridime geçerek kendi kullanımımda olan motosiklete doğru yaklaştı ve bana çarpacağı esnada kontrolümü kaybederek yol üzerinde bulunan demir dubalara çarptım ve aracımla birlikte düştüm. Şerit ihlali yaparak kontrolsüz araç kullanan, plakasını alamadığım, beyaz renkli plakasını düşmem nedeni ile göremediğim araç sürücüsünden davacı ve şikayetçiyim. Kazada kastım ve kusurum yoktur, yaralanarak sakat kalmama neden olan şahıs hakkında daimi arama kararı çıkartılmasını talep ediyorum. Uzlaşma talebim yoktur." beyanının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı, mahkememizce keşif esnasında alınan beyanında ise motorize trafik polisi olduğunu, olay günü rutin şekilde uygulama yaptıkları esnada bir motosikletlinin plakasını maske ile kapattığını gördüğünü, dur ihtarına uymadığı için motor ile takibe başladığını, ancak ara sokaklara saptığı için yakalayamadığını, akabinde ... Caddesi üzerinde uygulama noktasına döndüğü esnada kendi şeridinde seyrettiğim sırada, karşı şeritten gelen beyaz renkli ... marka plakasını alamadığı kamyonetin, kendisinin şeridine doğru girmeye başladığını, bunu fark edip şeridin soluna doğru yanaştığını, bu esnada kamyonet kendisinin kullanmakta olduğu motosikletin arkasındaki plastik çantaya çarptığını, çarpma sonrası dengesini kaybedip, yol kenarında bulunan dubaya çarptığını, çarpmanın neticesinde kalçasında kırık oluştuğunu, acısından doğrulup uygulama noktasındaki polis arkadaşlarına anonsla bilgi veremediğini, kendisine geldiği anda ambulansa haber verdiğini, uygulama yaptıkları polis arkadaşların kaza mahallini net olarak göremediklerini, çünkü uygulama esnasında diğer şoförlerin onları fark edememesi için kaza yaptığı caddeyle kesişen ... Caddesinin iç kısmında bulunduklarını, ifadesini karakoldan gelen polis memurları olaydan iki gün sonra gece 00:30 sıralarında hastanede aldıklarını, ifadesini verirken halen narkozun etkisinde olduğunu, olayın tamamını anlatamadığını, o sebeple düşüp dubalara vurduğun yazmış olabileceklerini, olay aslında anlattığı gibi olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce ifade tutanakları, savcılık dosyası, keşifte alınan davacı beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde mahkememizce 17/12/2023 tarihli kusur raporuna itibar edilmiştir. T.C İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu'nun 21/03/2024 tarih, ... tarihli kararı ile davacının nakdi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan dosyamıza sunulan 03/04/2024 tarihli ATK raporunda; davacının kaza sebebi ile %12 maluliyetinin olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir. İlgili rapor olay tarihinde geçerli Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlendiğinden hükme esas alınmıştır. Dosya maddi tazminat hesaplamasına ilişkin rapor düzenlenmesi için aktüerya ve SUT uzmanına tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 17/02/2025 tarihli ek raporda; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.686.528,09 TL olduğu, davacının polis memuru olarak çalıştığı, devlet memurlarının istirahatte olduğu dönemde maaşlarının tam olarak tahakkuk ettirilip ödendiğinden geçici iş göremezlik döneminde kazanç kaybının oluşmadığı, bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, 1 aylık bakıcı giderinin 3.791,85 TL olduğunun belirtildiği, davacının tedavi giderlerinin SGK'ya fatura edildiği ve bu kurum tarafından ödemesi yapılarak kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğün yerine getirildiği, ödemelerin SGK tarafından yapılmış olması nedeniyle adı geçen kurumun herhangi bir sorumluluğunun ve davacı tarafa borcunun bulunmadığı, zaten dosya içerisinde hasta tarafından ödeme yapıldığını gösteren belgeli tedavi gideri de olmadığı belirtilmiş olup bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olması sebebi ile Mahkememizce hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı ... hesabının 2021 yılı için kişi başı ölüm ve sürekli sakatlık teminatı 410.000,00 TL'dir. Davacı vekili 04/04/2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 430.000,00 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı yönünden 3.791,85 TL'ye artırmıştır. Maddi zarar TRH 2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant formülüne göre hesaplandığından raporun hükme esas alınmasına karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamından davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebinin kısmen kabulü ile tazminatların davacının davalı ... Hesabı'na başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü olan 21/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya karar verilmesi, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; 1-410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.791,85 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 413.791,85 TL'nin 21/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri tazminatı taleplerinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 28.266,12 TL nispi karar harcının, peşin ve ıslah ile alınan 1.669,90 TL harcın mahsubu ile geri kalan 26.596,22TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 66.068,78 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 3.787,75 TL (179,90 TL BHV, 25,60TL VSH, 179,90 TL peşin harç, 1.912,35 keşif harcı, 1.490,00 tamamlama harcı) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 15.076,00 TL (3.076,00 TL tebliğler ve posta, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 14.380,92 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 143,85 TL'sının davacıdan, 2.976,15TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır