İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/595 E. 2024/733 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/595
- Karar No
- 2024/733
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/595 Esas KARAR NO : 2024/733 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/10/2024 KARAR TARİHİ : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davayı konu kaçak elektrik kullanımının iddia edildiği adreste 3 seneden fazla bir süredir aktif olarak faaliyet gösterdiğini, faaliyet dönemi içeresinde tüm eylemleri ile hukuka uygun hareket eden müvekkilinin faturalarını gününü geçirmeden ödediğini, davalı şirket çalışanlarının müvekkilinin iş yerine 30/09/2024 tarihinde gelerek elektrik sayaçları üzerinde yapmış oldukları sözde denedim neticesinde kaçak elektrik kullanımının olduğunu tespit ettiklerini, işbu tespit neticesinde müvekkil şirket aleyhine toplamda 635.054,91-TL bedelli cezai faturanın kesildiğini, müvekkili aleyhine kesilen ... fatura no'lu 337.495,88 TL bedelli ve ... fatura no'lu 297.559,03-TL bedelli cezai faturaların kabul edilemeyeceğini, ... fatura no'lu 337.495,88-TL bedelli ve ... fatura no'lu 297.559,03-TL bedelli cezai faturalara ilişkin olarak ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ve elektrik kesintisi yapılmaması yönünde karar verilmesini belirterek, müvekkil şirketin kaçak elektrik kullanmamış olduğunun tespiti ile ceza faturaları bedellerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusunun davacı tarafın kaçak usulsüz elektrik kullanmasına bağlı olarak tahakkuk ettirilen faturalar olup, müvekkili ... Aş'ne husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle müvekkili aleyhinde ihtiyati tedbire hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, huzurdaki dava ikame edilmeden evvel davacı tarafça dava şartı arabuluculuk kanun yoluna başvurulması gerekirken işbu kanuni şart yerine getirilmediğini, buna ilişkin bir bilgi ve belge dosyada mevcut olmadığını, hal böyleyken usule uygun olarak açılmamış bir davada ihtiyati tedbire hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ''Dava Şartı olarak Arabuluculuk'' başlıklı md.5/A-f.1: ''Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' şeklindedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca, ''Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' Eldeki davanın konusunun kaçak elektrik kullanılmamış olduğunun tespiti ile davalılar tarafından kesilen kaçak elektrik kullanım ceza faturası bedelinin iptali istemlerine ilişkin olduğu, davanın 06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartının arandığı davalardan olması, bu hususun dava şartı olup, arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığı, dava şartlarının mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı, arabuluculuk dava şartının HMK'nın 115. Maddesi uyarınca tamamlanabilir dava şartı olmadığı, nazara alınarak Mahkememizce davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalılar vekilinin ...Perakende firması yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı Bedaş yönünden ise arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan reddine karar verilerek her iki davalı yönünden ayrı sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekeceğinden iki ayrı vekalet ücreti talebine ilişkin ise; pasif husumet yokluğunun 1086 sayılı HUMK'dan farklı olarak 6100 sayılı HMK'da dava şartı olarak usule ilişkin hükümlerde düzenlenmediği, dava konusu uyuşmazlığın davalı ile olan ilintisinin araştırılmasına dair esas incelemesi bağlamında tartışılması gereken hususlardan olduğu, dava şartının sağlanamadığı hallerde HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın esasıyla ilgili karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceği, her iki davalı firma yönünden de arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden pasif husumetin gelinen aşamada değerlendirilme imkanının bulunmadığı ve her iki davalı firma yönünden aynı sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden ücreti vekaletin davalılar yönünden farklılaştırılamayacağı kanaatiyle anılan taleplerin tümüyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-7155 Sayılı Kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 10.845,16-TL peşin harcın mahsubu ile artan 10.417,56-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*