İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/291 E. 2024/701 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/291
Karar No
2024/701
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/291 Esas KARAR NO : 2024/701 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/05/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında kredi kartı operasyon hizmetleri alt yapısının sağlanması üzerine 17/07/2017 tarihli bir sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmeye farklı tarihlerde ek protokoller eklendiğiiş, buna göre tarafların sağlanan all yapı uyarınca sorumlu olduğu maddi ve operatif görev tanımları sağlandığını, 21/09/2020 tarihinde imzalanan ek protokolün işletme bedelleri başlıklı maddesine göre her ay ... şirketine alt yapı ve ön ödemeli kart sağlanması sebepleriyle minimum 5000-EUR hizmet bedeli ödeneceği, hizmetin kullanılması halinde de ek olarak 2500-EUR ödeme yapılacağı belirtildiğini, bunun yanı sıra sözleşmenin aynı maddesinde "Eğer tutar minimum Aylık Ücretin altındaysa minimum Aylık Ücret faturalanır. Eğer tutar minimum aylık ücretten yüksekse hesaplanan tutar faturalanır hükmü bulunmakta olup 5000-EUR'nun minimum ödeme miktarı olduğu belirtilmiş ve ödenecek meblağın hangi parametreyle hesaplanacağı örnek ile de gösterildiğini, söz konusu hesaplamaların yapılıp aylık hak edilen meblağın ödemesi yapılması gerekli iken hiçbir finansal tablo müvekkilimizle sözleşmenin imza tarihinden sonra paylaşılmadığını, herhangi bir belge verilmediği için alacaklarını hesaplayamayan müvekkil minimum ücretlerin toplamı olan 7250-EUR üzerinden her ay faturalandırma yaptığını, fakat esas alacağımız davalı tarafın bilgi ve belge paylaşmaması sebebiyle bu bağlamda hesaplanamamış olup işbu davanın ikame edilmesi zorunlu hale geldiğini, ... ile ... arasında 21/09/2020 tarihinde imzalanan ek protokolün ...'un Yükümlülükleri başlıklı maddesinin (a) bendi uyarınca kar paylaşımının yapılabilmesi için ... ile güncel teknik ve ticari verileri düzenli olarak paylaşması gerektiğini, aynı maddenin f. bendinde bu paylaşımın ... tarafından koordine ve icra edileceği hususunda mutabık kalındığını, müvekkili ...'in taleplerine rağmen ... tarafından ilgili teknik ve ticari bilgiler paylaşılmamış ve bunun neticesinde ...'in tüm hak edişleri asgari bedel olan 7.250,00 Euro üzerinden faturalandırıldığını, bir başka deyişle huzurdaki davada bilirkişi mahiyetiyle davacının hak edişinin 7.250,- Euro'yu aşan tularının tespiti ve tahsili gerektiğini, müvekkilinin finansal verilerin eksiksiz bir biçimde paylaşmasını talep etmiş olmasına rağmen davalı gerekli belgeleri paylaşmaktan imtina etmiş ve davacının alacağını belirlemesini imkansız hale getirdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki üçüncü bir tarafın ve son kullanıcının da mevcut bulunduğu, bankacılık sektöründe kullanılmakta olan yazılımlar ve bu yazılımlara yönelik destek hizmetleri olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin alacağının kendi imkanları ile tespit etmesi imkan dahilinde olmadığını ve davalının mutlak suretle taraflar arasında 21/09/2020 tarihinde imzalanan ek protokolde de belirtildiği üzere teknik ve ticari verilerin şeffaflık ile şüpheye mahal bırakmayacak bir kesinlikte davalı tarafından paylaşılması ve davacı tarafından denetlenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin geldiği noktada davalı şirketin teknik ve ticari verilerini şeffaf bir biçimde paylaşması mümkün olmadığı için ilgili verilerin incelenerek müvekkili şirketin alacağının tespit edilmesi gerektiğini belirterek sözleşme tarihi olan 21.09.2020 tarihinden dava tarihine kadar olan müvekkil şirketlerin sözleşmeden kaynaklı alacağının 7.250-Euro'yu aşan tutarının yabancı para borcu olarak tahsil tarihi günündeki kur üzerinden tespit ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ve davacı taraf arasında akdedilmiş olan 17.07.2017 tarihli ana sözleşmenin 11. Ve "Diğer" Başlıklı maddesinin D. Numaralı Tahkim alt başlıklı bölümünde "Tahkim: Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu Sözleşmeyle ilgili herhangi bir ihtilaf veya iddia, ... tarafından Ticari Tahkim Kurallarına uygun olarak İngilizce dilinde Tahkim Merkezinde çözülecek ve hakem tarafından verilen kararla ilgili yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede hüküm verilebilir. Hakem kararı nihai olacak ve Taraflar ilgili yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede hüküm verilebilir. Hakem kararı nihai olacak ve Taraflar üzerinde bağlayıcı olacaktır. Yukarıda belirtilenlere bakılmaksızın, Taraflardan her biri ihtiyadi tedbir talebinin ya bu Bölüm uyarınca bir tahkim yargılaması ya da yetkili bir mahkeme nezdinde ileri sürebileceğini kabul ederler." şeklindeki hükmü uyarınca taraflar arasında akdedilen 17.07.2017 tarihli ana sözleşme kapsamında tahkim şartı mevcut olduğunu, dolayısıyla ilgili madde uyarınca tahkim şartı öngörülmüş olduğundan HMK m. 413. madde ve amir hükmünce tahkim şartı ilk itirazında bulunma zarureti doğduğunu belirterek tahkim itirazı gözetilerek davanın usulen reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, 17.07.2017 tarihli Kart İşletim Hizmet Sözleşmesi, ek protokol delil olarak değerlendirilmiştir. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında akdedilen 17.07.2017 tarihli "Kredi Kartı Operasyon Hizmetleri Alt Yapısının Sağlanması Sözleşmesi''nin 21.09.2020 tarihli ek protokolüne istinaden kar payı alacağı isteminden kaynaklanmaktadır. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebileceği, dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın akdi borç ilişkisinden doğması gerekir. Taraflar arasında 17.07.2017 tarihli "Kredi Kartı Operasyon Hizmetleri Alt Yapısının Sağlanması Sözleşmesi'' ile bu sözleşmeye ek 21.09.2020 tarihli protokol imzalanmıştır. 17.07.2017 tarihli "Kredi Kartı Operasyon Hizmetleri Alt Yapısının Sağlanması Sözleşmesi''nin 6.A ve 6.B maddelerinde; sözleşmenin feshedilmediği sürece geçerliliğini koruduğu ve taraflardan herhangi biri 30 gün önceden yazılı bildirimle feshetmedikçe yürürlükte kalacağı düzenlenmiştir. 17.07.2017 tarihli sözleşmenin TAHKİM başlıklı 11/D maddesinde tahkim şartı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 11/D maddesinde;"Tahkim: Bu sözleşmeden kaynaklanan veya bu Sözleşmeyle ilgili herhangi bir ihtilaf veya iddia, ...tarafından Ticari Tahkim Kurallarına uygun olarak İngilizce dilinde Tahkim Merkezinde çözülecek ve hakem tarafından verilen kararla ilgili yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede hüküm verilebilir. Hakem kararı nihai olacak ve Taraflar ilgili yargı yetkisine sahip herhangi bir mahkemede hüküm verilebilir. Hakem kararı nihai olacak ve Taraflar üzerinde bağlayıcı olacaktır. Yukarıda belirtilenlere bakılmaksızın, Taraflardan her biri ihtiyadi tedbir talebinin ya bu Bölüm uyarınca bir tahkim yargılaması ya da yetkili bir mahkeme nezdinde ileri sürebileceğini kabul ederler." düzenlemesi yer almaktadır. Sözleşmenin 11/C maddesinde; "Geçerli Kanun Yer: Bu Sözleşme, kanunlar ihtilafı ilkelerine bakılmaksızın Belçika kanunlarına tabi olacak ve bu kanunlara göre yorumlanacaktır." hükmü düzenlenmiştir. HMK'nın 116. maddesinde tahkim itirazı ilk itirazlar arasında sayılmış olup davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulmuştur. Tahkim itirazında bulunulması üzerine, mahkememizce tahkim anlaşmasının bulunup, bulunmadığı bulunuyor ise söz konusu tahkim anlaşmasının geçerli olup olmadığı tetkik edşlmiştir. MTK'nın 5.maddesinde "Tahkim itirazının kabulü halinde, mahkeme davayı usulden reddeder" hükmüne yer verilmiştir. O halde mahkememizin görevi burada sadece hukuki durumu ne olursa olsun bir tahkim şartının var olup olmadığını incelemekle sınırlı olmayıp bu bağlamda tahkim şartının geçerli olup olmadığının da tetkik edilmesi gerekecektir. Zira kanunda "kabul edilebilir" bir tahkim anlaşmasının bulunması şartı aranmaktadır. Bu kapsamda, HMK'nın 116/1-b maddesi uyarınca davalı vekilince cevap dilekçesi ile ileri sürülen tahkim şartı ilk itiraz niteliğinde olup, davalı tarafça ileri sürülmekle kati suretle karara bağlanılmadan tahkikat aşamasına geçilmesi usul hukukuna aykırılık teşkil edeceği değerlendirilmiştir. Çekişmeli bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın rızaları ile anlaşarak bu uyuşmazlığın çözümünü özel kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın bu özel kişiler tarafından incelenip karara bağlanmasına ihtiyari tahkim denir. Dava konusu uyuşmazlığın 17.07.2017 tarihli "Kredi Kartı Operasyon Hizmetleri Alt Yapısının Sağlanması Sözleşmesi''nin 21.09.2020 tarihli ek protokolüne istinaden kar payı alacağından kaynaklandığı bu bağlamda her iki tarafın iradelerine tabi olan serbestçe tasarruf edebildikleri uyuşmazlık olduğu ve uyuşmazlık hakkında takhim şartının kararlaştırıldığı anlaşılmakla dava konusunun tahkime elverişli olduğu anlaşılmaktadır. İş bu davada taraflar rızalarıyla 17.07.2017 tarihli sözleşmenin madde 11/D hükmü ile aralarındaki uyuşmazlığın çözümü için tahkime başvuruyu yazılı olarak açık ve net bir şekilde kararlaştırmışlardıkları, ilgili hüküm incelendiğinde geçerli tahkim şartı mevcut olduğu, tahkim şartının geçersizliğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda tahkim şartına dair sözleşme hükümleri tetkik edildiğinde; sözleşmenin 11/ D ''Tahkim'' başlıklı madde metninde; taraflar arasında dava konusu sözleşme sebebiyle ihtilaf vuku bulması halinde uyuşmazlığın ticari tahkim kurallarına uygun olarak İngilizce dilinde Tahkim Merkezinde çözüleceği, hakem kararının nihai olacağı ve tarafları bağlayacağı kararlaştırılmıştır. Geçerli olan hukukun yine sözleşmenin 11/ C ''Geçerli Kanun Yer'' başlıklı madde metni içeriği gereğince; Belçika hukukuna tabi olacağı ve bu hukuka uygun olarak yorumlanacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede bahsi geçen taraf irade beyanlarında taraflar arasında ihtilaf doğması halinde bu ihtilafın hakem tarafından kesin olarak çözüleceği ve uyuşmazlığı çözecek hakem heyetine ilişkin açık düzenlemeler karşısında geçerli tahkim şartı mevcut olduğu, tahkim şartının geçersizliğine dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı değerlendirilerek saptanan ve hukuksal durum karşısında; tahkim şartının geçerli, tesirli ve uygulanması mümkün olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nın 116/1-b ile 413/1 maddeleri gereğince ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 11/D maddesi uyarınca davacının davasının usulden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-6100 sayılı HMK.nın 116/1-b ile 413/1 maddeleri gereğince ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 11/D maddesi uyarınca davacının davasının USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 1.751,50-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/291, K. 2024/701, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-291-e-2024-701-k-a6f642dfdf85