İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/178 E. 2025/429 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/178
- Karar No
- 2025/429
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/178 KARAR NO : 2025/429 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2023 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 19.08.2020 tarihinden 28.02.2021 tarihine kadar tekstil ürünlerinin alım satımına dayalı bir ticari ilişki olduğunu, bu ilişkiye dayalı olarak düzenlenen fatura alacaklarının taraflarının cari hesaplarına işlendiğini ve ödemeler yapıldığını, belirtili sürelere aralığında yapılan ödemelerden sonra yani 28.02.2021 tarihinde davalı yana müvekkilinin 148.936,00 TL cari borcu kaldığını, davalı tarafın ticari kayıtlarında sabit olan 148.936,00 TL cari alacağı üzerinden değil, kendince belirlediği 22.135,00 USD üzerinden hukuksuz icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibinden haberdar olmadığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin 263.664,00 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine davalı tarafın haksız ve usulsüz başlattığı takipte kötü niyetli olması sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı tarafa dava değeri üzerinden %20 icra inkar kötü niyet tazminatına mahkum bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile yapılan ticari alım satım neticesinde borcunu süresi içinde ödemediği için icra takibine başlandığını ve ödeme emrine itiraz etmediği için kesinleştiğini, müvekkili tarafından ... 8. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında genel haciz takip yolu ile USD cari alacak şeklinde 24.11.2021 tarihinde takip başlatıldığını, borçlu tarafından 7 gün içinde borca itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacı tarafın itirazlarının geçersiz olduğunu, borçlu adresine 2 kez ödeme emri tebligatı gönderildiğini, davacı adına keşide edilen faturaların içeriğine ve miktarlarına herhangi bir itiraz yapılmadığını, faturaların kabul edilerek kayıtlara geçtiğini, davacı tarafın dolar kurunda oluşan artıştan kaynaklı olarak borçtan kötü niyetli şekilde kurtulmaya çalıştığını bu sebeple davayı açtığını , davaya ve icra takibine konu alacak likit olduğundan davalı borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ... Vergi Dairesi tarafından davacı şirkete ait 2020-2021 yıllarına ait babs formlarının gönderildiği, ... 8.İcra Müdürlüğü dosyası, ... Vergi Dairesi , ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısının dosyamıza delil olarak celp edilmiştir. 28.08.2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının asıl alacak 263.664,00TL, tutarındaki alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davalı tarafından cari hesap alacağının tahsili amacıyla ile ... 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas. numarası ile takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, talimatla davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan incelemede davalı tarafın 158.051,08 TL, alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı ... Şti ‘nin muavin defter detayına ve faturalara bakıldığında taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin 19.08.2020 tarihinde başladığı, davalı taraf ait muavin defterlerin incelendmesinde 31.12.2021 tarihi itibari ile davacı ...’nın 284.338,95 TL alacaklı olduğu görüldüğü, alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı"bildirilmiştir. 18.03.2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle;" davalı tarafından 30.06.2021 tarihinde kur farkı değerlemesi açıklaması ile 9.114,56Tl’Lik fatura davalı tarafından davacı yana ulaştığı ispat edilmesi halinde Davalı ...’a ait muavin defterler incelendiğinde 31.12.2021 tarihi itibari ile Davacı ... ŞTİ ‘den 158.051,08 TL alacaklı olacağı mahkemenizce Davalı tarafından 30.06.2021 tarihinde Kur Farkı Değerlemesi açıklaması ile 9.114,56Tl’Lik fatura davalı tarafından davacı yana ulaştığı ispat edilmemesi halinde Davalı ...’a ait muavin defterler incelendiğinde 31.12.2021 tarihi itibari ile Davacı ...ŞTİ ‘den 148.936,52Tl alacaklı olacağı" bildirilmiştir. 08.04.2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; " İncelenen davacı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davalı şirketin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ve davalı şirketin 2020 ve 2021 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde: Davacı şirketin 19.08.2020-28.02.2021 tarihleri arasındaki ticari ilişkide davalı yana yapmış olduğu ödemelerin senet ve çek ödemeleri olduğu ve davacı tarafça yapılan ödemelerin TL para cinsi olarak davalı yana yapılmış olduğu, davalı şirketin yapmış olduğu tahsilatları vade tarihinde TL’den USD para cinsine çevirerek davacı yan ile aralarındaki USD para cinsi borç alacak bakiyesini takip ettiği, Davacı ... Şti.’nin yapmış olduğu ödemelerden kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 24.11.2021 tarihi itibariyle davalı ... 158.051,08 TL cari hesap borcunun bulunduğu, Davalı ...’ın düzenlediği USD para cinsi faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 24.11.2021 tarihi itibariyle davacı yandan 22.135,32 USD karşılığı 148.939,00 TL cari hesap alacağının bulunduğu, Tarafların TL para cinsi cari hesap ekstresindeki alacak ve borç bakiyesindeki fark 9.112,08 TL (158.051,08 TL -148.939,00 TL)’dir. Davacı şirketin 30.06.2021 tarihinde ticari defterlerinde 9.114,56 TL’lik kur değerlemesi kaydı yaptığı ve kur değerlemesi öncesi yani 28.02.2021 tarihinde davalı yana 148.936,52 TL borcunun bulunduğu, başka bir ifadeyle davacı şirketin icra takip tarihi olan 24.11.2021 tarihinde USD para cinsi olarak davalı yana 22.135,32 USD cari hesap borcunun bulunduğu" bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, icra takibine konu cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı yönündeki taleplerinin yerinde olup olmadığı, noktasında olduğu anlaşıldı. Davacının dava dilekçesiyle, davalı yanca başlatılan ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyasının haksız olduğu ve bu icra dosyasında borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit talebinde bulunduğu, davacının dava dilekçesinde ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas dosyasındaki borç miktarından tamamından borçlu olmadığı ve takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalının ise cevap dilekçesiyle, davacı taraf ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu ,ticari ilişki çerçevesinde davacının ödemeleri dolar üzerinden yaptığı ancak kur artışları sebebiyle davacının TL ödemelerinde bulunması sebebiyle takip miktarındaki tutar kadar davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin cevabi beyanlarda bulunduğu, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... e sayılı icra dosyasının incelenmesi ile davalı yanın davacı taraf aleyhinde 23.11.2021 tarihinde, 22.135,00 USD cari hesap alacağı, 490,31 USD takip tarihi itibariyle işlemiş USD faizi olmak üzere toplamda 22.625,31 USD takipte bulunduğu, takip talebinin de ödeme emri ile uyumlu olduğu, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu incelendiğinde; her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın USD üzerinden düzenlenen faturaları ticari defterlerine USD üzerinden kaydettiği ayrıca TL karşılıklarını da yazdığı, davacı tarafından yapılan TL ödemeleri ödeme tarihindeki kur üzerinden USD ye çevirdiği ve bu şekilde cari hesap kayıtlarını tuttuğu, davacı tarafın ise faturaların düzenlendiği tarihteki TL karşılıklarını ticari defterlerine kaydettiği ve ödemeleri ise TL üzerinden yaptığı, bu nedenle taraf kayıtları arasında kur farkından kaynaklanan fark oluştuğu, davacı şirketin davalı şirkete USD cinsinden borçlanıp ödemeleri TL cinsinden yaptığı için kur farkından borçlu kaldığı, kur farkından kaynaklanan borcun 22.135,00 USD olduğu hesap edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen faturalar incelendiğinde; tamamının USD üzerinden düzenlendiği, fatura para biriminin USD olarak gösterildiği, faturaların tanzim tarihlerindeki TL karşılıklarının da faturalar üzerinde yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Gerek taraf beyanları gerekse bilirkişi raporu incelendiğinde, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın kur farkından kaynaklandığı sabittir. Kur farkı alacağının istenebilmesi için, taraflar arasında kur farkının ödeneceğine ilişkin bir sözleşmenin veya dövize endeksli bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2019 tarihli ... E. ... K. sayılı kararında; "...Davacı takip talebinde 723.338,00 USD alacağının taraflar arasındaki açık hesaptan kaynaklandığını bildirmiştir. İtirazın iptali davaları, takip talebine sıkı sıkıya bağlıdır. Yapılan tahkikatta taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafından davalıya satılan malların dövize endeksli olarak satılıp satılmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Türkiye'de faaliyet gösteren iki Türk şirketi arasındaki davacının icra takibine ve davaya konu ettiği açık hesap alacağının, kur farkından kaynaklandığı, başka bir deyişle kur farkı alacağı olduğu anlaşılmaktadır. Kur farkı alacağı, Türk Lirası olarak talep edilebilir. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesi mümkün değildir. Davacının kur farkından kaynaklanan Türk Lirası alacağı saklıdır. İş bu itirazın iptali davasının yukarıda açıklanan nedenlerle reddi gerekirken, açıklanan yönde bir değerlendirme yapmadan miktar üzerinden tahkikat yapan istinaf mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.", Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/06/2022 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamı incelendiğinde; kur farkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2020 tarihli ... E. ...K. sayılı kararı ile; "USD üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığı" gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine dair yeniden hüküm tesis edilmiştir. Kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/06/2022 tarihli... E. ... K. Sayılı ilamı ile "davacı tarafça, faturaya dayalı alacaklarının döviz alacağı olduğu, ödemelerin karşılıklarının döviz alacağını karşılamadığı ve bu nedenle icra takibine dayanak kur farkı faturalarının düzenlendiği iddia edilmekle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/2. maddesine uygun talep ve döviz alacağına yine 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca dövize uygulanan faizin istenmesinde takip hukuku açısından herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda, usulüne uygun şekilde açılan bu icra takibine vaki itirazın iptali davasında davanın esasına girilip değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2022 tarihli ... E. ... K. sayılı kararı ile; "...Somut olayda,davacı takip dayanağı kur farkı alacağı 83.662,15 USD kur farkı alacağının ödenmesi ihtarına yönelik 23/11/2015 tarihli ihtarname olarak göstermiş , takip talebine kur farkı faturalarını eklememiş ise de yargılama sırasında alacağının dayanağı olduğunu iddia ettiği 12 adet TL üzerinden düzenlenen faturayı dosyaya ibraz ettiği anlaşılmıştır. Kur farkı alacağına dayanak olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 12 adet kur farkı faturasının TL üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı taraf icra takibini USD üzerinden yapmış ve mahkemece kur farkı alacağı USD olarak hüküm altına alınmıştır. Kur farkı faturası yabancı para alacağı (döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlediği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacaktır. Kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarı döviz olarak aynı kalmaktadır. Kur farkı alacağı döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, Türk Lirası olarak talep edilebilecek bir alacaktır. Türk Kanunları’na göre döviz alacağının Türk Lirası olarak istenmesi mümkün ise de, Türk Lirası alacağının dövize çevrilerek istenmesinin mümkün değildirdir. (Y11H.D'nin 26/05/2022 tarih ve E: ... -K: ...).Ayrıca düzenlenen kur farkı faturalarının döviz için yapılan hangi satışlarla ilgili olduğunun bildirilip davalının bu faturalara yönelik TL bazında ödemeleri gösterilip, buna göre davacının kur farkı alacağının doğduğunun da ispatlaması gerekir. Davacı TL üzerinden düzenlediği kur farkı faturasını USD üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından, takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulü gerekmiştir. Bu durumda göre mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekirken yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığı..." gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Bu karar ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/02/2023 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Somut olayda da ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... e sayılı icra dosyası ile davalı yanın davacı taraf aleyhinde 23.11.2021 tarihinde, 22.135,00 USD cari hesap alacağı, 490,31 USD takip tarihi itibariyle işlemiş USD faizi olmak üzere toplamda 22.625,31 USD takipte bulunduğu, yukarıda belirtilen emsal kararlar uyarınca ödeme emrinde ve takip talebinde USD karşılığı TL olarak belirtilmediği için usulüne uygun icra takibinin bulunmadığı anlaşılmış, davanın menfi tespit davası olduğu gözden kaçırılarak, mahkememizce sehven itirazın iptali gibi düşünülüp davanın usulüne uygun icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-HMK 114/2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine , 2-Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine , 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 615,40.-TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.402,73 -TL ( peşin ve tamamlama harcı toplamı ) harçtan mahsubu ile ziyade alınan 6.787,363 TL 'nin talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacıya iadesine, 6-Davalı tarafından yatırılan 4.500,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T. 6. madde uyarınca belirlenen 68.621,96-TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf'a kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır