İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/260 E. 2024/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/260
- Karar No
- 2024/694
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/260 Esas KARAR NO : 2024/694 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/04/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı yan ile vekil eden arasında tanzim olunan 12.04.2021 tarihli ... Yapılması konulu alt yüklenici sözleşmesi ve 30.04.2021 tarihli ... Yapılması konulu alt yüklenici sözleşmeleri mevcut olduğunu, iş bu sözleşmeler kapsamında davalının ödemek zorunda olduğu yemek bedeli ödenmediğinden müvekkili yanca ödenmek zorunda kalınmış olup sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca taraflarından yüklenici adına ödeme yapılması halinde %25 yansıtma yapılarak bedellerin yansıtılacağının da taraflar arasında imzalanan 12.04.2021 tarihli sözleşme ve 30.04.2021 tarihli sözleşmelerde mevcut olduğunu, davalının Eylül ayında yemek ücretini ödemediğini ve bu bedelin taraflarınca ödendiğini, bu ödeme nedeniyle davalı yana 21.10.2021 tarihli ve ... nolu fatura gönderildiğini ve davalının bu fatura bedeline itiraz ettiğini, bunun üzerine tarafımızdan ... 27. İcra dairesi ... e. Sayılı dosyasından ilamsız takibe geçildiğini ve davalının takibe itiraz ettiğini belirterek ... 27. İcra dairesi ...e. sayılı takip dosyasına yapılan itrazın iptali ile fazlaya ilişkin haklarımız ve aynı davada ıslah yolu ile müddeabihin artırılması hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tutarındaki asıl alacak üzerinden asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle takip dosyasındaki gibi faize ilişkin itirazlarımızı aynen tekrarladıklarını, müvekkili şirketin, temerrüde düşürülmeden, belli bir vadesi olmayan ve de likit olmayan bir alacak talebine ilişkin olarak davacı yanca faiz talebinde bulunulamayacağını, davacı yanın davaya konu takip talebinde talep ettiği rakam ile dava dilekçesinde belirttiği alacak rakamı ve dahi dava dilekçesinin netice-i talep kısmında gösterdiği ve iptalini talep ettiği rakamların hepsinin birbirinden farklı olduğunu, huzurdaki dava bir alacak davası olmadığı için yani huzurdaki dava bir itirazın iptali davası olduğu için davacı tarafın, takip talebiyle bağlı olduğunu ve takipte talep ettiği rakamın bir kısmı için itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini ancak davacı yanın takip talebinde talep ettiği alacak miktarını aşacak şekilde bir talepte bulunayacağını, müvekkilinin davacı tarafa asla bir borcumuz bulunmadığını, öncelikle fatura bedelinin fahiş olduğunu ve davacı taraftan takibe konu faturadaki gibi bir hizmet almadıklarını, taraflar arasındaki eser sözleşmelerinin birinin 12 Nisan 2021 tarihinde imzalandığı, diğerinin 30 Nisan 2021 tarihinde imzalandığını, iş bu sözleşmelerin 30 Temmuz 2021 ve 06 Eylül 2021 tarihlerinde bitirilmesi gerektiğini, ancak yine aşağıda ayrıntılı şekilde izah edildiği eser sözleşmelerine konu işlerin tamamen davacıdan kaynaklı nedenlerle geciktiğini, bir türlü tamamlanamadığını ve bu nedenlerle taraflar arasında birçok dava açılmasına ve ihtilaf çıkmasına neden olduğunu, son olarak davacı taraftan alacaklı olmaları nedeniyle, 1 milyon bedelli kısmi alacak davası ikame etmiş bulunduklarını, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ... esas sayılı alacak davalarının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, hukuki ve fiili mesnetten yoksun davanın reddine, davacı tarafın % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı, davalı yönünden ise davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, sözleşme, ihtarname, ticari defterler ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. HMK'nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava konusu 21/10/2021 tarihli 32.939,46 TL bedelli faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kaydın ne şekilde olduğu ve BA formu ile davalı tarafından bildirilip bildirilmediğinin, kayıtlı ise faturaya ilişkin ödeme kaydının olup olmadığının, tarafların kendi defterlerine borç-alacak durumunun icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle tespiti hususlarında hazırlanan 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı .... A.Ş tarafından incelemeye sunulan 2021 yılına ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafın defter ve belgeleri incelenemediği, 159.01.0210-Verilen avanslar hesabı 1.526.557,74 borç, 320.02.0147 satıcılar hesabının 937.557,94 borç, 329.01.0026 - 0,00 borç, Toplam 2.464.115,68-TL- 161.246,88 =2.302.868,80-TL borç olduğu, davacı tarafça düzenlenen dava konusu fatura ile ilgili davalı tarafın 21.10.2021 tarihinde itirazda bulunduğu ve faturaya e fatura sistemi üzerinden red oluşturduğu, faturayı kabul etmediği, red fatura olmasına rağmen davacı tarafın kayıtlarında faturanın muhasebeleştirildiği bildirilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunun dava konusu alacak kalemlerini kapsamadığı, davalı tarafça ileri sürülen itiraz ve defiler hakkında hesaplama yapılmadığı ve raporların mevcut haliyle dava konusu uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı, ayrıca ek rapor aldırılması halinde dosyanın sürüncemede kalabileceği anlaşılmakla anılan bilirkişi raporuna karşı itirazların kabulü ile bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığının tespitine karar verilerek dosyanın bir mali müşavir, bir inşaat mühendisi ve bir eser sözleşmesi konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi ile mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, dava konusu, 21/10/2021 tarihli ... nolu 32.939,46-TL bedelli faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise kaydın ne şekilde olduğu ve BA formu ile davalı tarafından bildirilip bildirilmediğinin, kayıtlı ise faturaya ilişkin ödeme kaydının olup olmadığının, tarafların kendi defterlerine borç-alacak durumunun icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle tespiti hususlarında hazırlanan 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda, sözleşmelerin 13.30. madde hükmüne göre yemek bedelinin alt yüklenici firmaya ait olduğu, yüklenicinin istediği yemek firması ile anlaşma sağlayarak alt yüklenici adına ödeme yapabileceği ve alt yüklenici hak edişinden ilgili kesintiyi yapabileceğinin, düzenleme altına alındığı, nitekim huzurdaki davada da davacı yüklenicinin, sözleşmenin 13.30. Maddesine göre davalı alt yüklenicinin sorumlu olmasına rağmen yemek ücretlerini ödediği gerekçesi ile davalı adına kestiği 21.10.2021 tarihli ve ... nolu yansıtma fatura bedelinin davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının takibe dayanak faturası incelendiğinde faturanın davalıya teslimine dair dosyaya mübrez bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, söz konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi dosya içeriği davalının Ba formunda beyan edilmediği gibi davacının Bs formunda da beyan edilmediği, bu nedenle TTK 21/f.2 bağlamında, fatura içeriği yemek hizmetinden davalı çalışanlarının bizzat yaralandığı delillendirilinceye kadar, faturanın davalı aleyhine borç doğurmadığının düşünüldüğü, bu nokta davacının, faturaya dayan: tığı hizmeti verip vermediğinin tespiti ile devam edilecekse de davalının bu yüküme aykırı hareket ettiği ve davacının, yansıtma faturaya konu ettiği bedeli herhangi bir üçüncü kişiye ödediğine dair bir faturaya veya hesap hareketine de rastlanılamadığı, bu yönü ile davacının bu alacağını salt faturalara dayanarak talepte bulunmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. İtiraz iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 maddesinde: "(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4945/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığı ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun İcra Dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği ya da cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davası icra takibinin uzantısıdır ve iki dosya bir birlik oluşturmaktadır. "Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının senetlerin ödenmiş senetler olduğunu iddia ederek ödemeye ilişkin belgeler ibraz etmiş ise de, ödemenin kanıtı olarak sunulan belgelere göre ödemenin Zekeriya İpek adlı şahsa yapıldığı ve bu şahsın (dosyadaki bilgilere göre) davacı şirket ile ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı, davalının senet bedellerini ödediğini ispat edemediği, 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli içeriği itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının ... 7. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın 3.600 TL ana para ve 5.356,27 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin takip tarihi itibariyle bu miktar üzerinden devamına, inkar tazminatının şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede alacak belgeye dayanıp likit ve belirlenebilir mahiyette olup, İİK’nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih, ... Esas... Karar sayılı ilamı)" İcra inkar tazminatının düzenlenmesinin amacının, borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir. Yüzde yirmilik oran en az tazminat miktarını ifade etmektedir. Mahkemece daha fazla tazminata da hükmedilebilir. İcra inkar tazminatı asıl alacak üzerinden hesaplanır ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi de şartlara bağlanmıştır. İcra inkar tazminatının şartları ise şunlardır: 1-Geçerli bir icra takibi bulunmalıdır. 2-Borçlu geçerli bir itirazda bulunmuş olmalıdır. 3-Süresi içerisinde açılmış olan bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Alacaklı icra inkar tazminatını talep etmiş olmalıdır. 5-Borçlunun itirazının haksız olduğu kararı verilmelidir. 6-İtirazın iptali davasında alacak likit olmalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyeti aranmaz. Sadece itiraz etmiş olması yeterlidir. Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, cevap dilekçesi, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası, sözleşme, ihtarname, ticari defterler, 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13.30. madde hükmüne göre yemek bedelinin alt yüklenici firmaya ait olduğu, yüklenicinin istediği yemek firması ile anlaşma sağlayarak alt yüklenici adına ödeme yapabileceği ve alt yüklenici hak edişinden ilgili kesintiyi yapabileceği hususunun hüküm altına alındığı, nitekim huzurdaki davada da sözleşmenin 13.30. maddesine göre davalı alt yüklenici sorumlu olmasına rağmen yemek ücretlerini davacı yüklenicinin ödediği gerekçesi ile davalı adına kestiği 21.10.2021 tarihli ve ... nolu yansıtma fatura bedelinin davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının takibe dayanak faturası incelendiğinde faturanın davalıya teslimine dair dosyaya mübrez bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, söz konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi dosya içeriği davalının Ba formunda beyan edilmediği gibi davacının Bs formunda da beyan edilmediği, bu nedenle TTK 21/f.2 bağlamında, fatura içeriği yemek hizmetinden davalı çalışanlarının bizzat yaralandığı delillendirilinceye kadar, faturanın davalı aleyhine borç doğurmadığının değerlendirildiği, bu nokta davacının, faturaya dayandığı hizmeti verip vermediğinin tespiti ile devam edilecekse de davalının bu yüküme aykırı hareket ettiği ve davacının, yansıtma faturaya konu ettiği bedeli herhangi bir üçüncü kişiye ödediğine dair bir faturaya veya hesap hareketine de rastlanılamadığı, bu yönü ile davacının bu alacağını salt faturalara dayanarak talepte bulunmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. 13/05/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınarak; yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafça ispat olunamayan davanın reddine, davanın reddine karar verildiğinden İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine, davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından yasal koşullarının oluşmaması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 530,69-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 103,09-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan1.560,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*