İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/364 E. 2024/581 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/364
Karar No
2024/581
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/364 Esas KARAR NO : 2024/581 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2021 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin altın , değerli maden ve değerli taş imalatı , alım satım ve pazarlaması işi yaptığını, müvekkili şirketin geçmiş dönemde davalılar ... ve ... firmasını tanımadığını, 2020 yılı başlarında müvekkilleri ... ünvanlı ... firmasında değişik değerli taşlar satın almak için internet sitesinden başvuru yaptığını , onların da müvekkilleri davalı ... e yönlendirdiğini, kısa bir süre içerisinde bu firma adına firma sahibi olarak kendisini tanıtan davalı ... müvekkili şirket ile irtibata geçtiğini, taş işi ile ilgili müteaddit kereler müvekkili şirket yetkilileri ile taş satışı için görüşmeler yaptığını,bu görüşmelerin varlığı davalı ... tarafından gerek savcılıkta verdiği ifadeler ve gerekse de değişik ihtar ve dava dosyalarında da açıkça kabul edildiğini, müvekkili şirket yetkilileri ... sahibi olarak gelen bu kişiye , davalı ... şirketini araştırdıklarında firmanın iyi firma olduğunu öğrenince itibar edip görüşmelere devam ettiklerini, bu görüşmelerde davalı ...'in, taşların geleceği gibi beyanlarla müvekkili ile görüşürken birden bire şirketleri olan ...'in icra takip konusu yapılan faturaya konu altınları alıp müşterilerine satabileceğini beyan ettiğini, hem ... firmasının da bu firmayı tavsiye etmiş olması , hem davalı ...‘in de sürekli telkinleri ile müvekkili taşların da kendisine getirileceği düşüncesi ile takibe konu faturadaki malları ... firmasına fatura edip ...‘e teslim ettiğini, burada davalı ...ve ... şirketi yetkilileri birlikte hareket ile oluşan durumu da kullanarak açıkça müvekkilini kandırıp, yanılgıya düşürdüğünü, taşların da müvekkiline getirileceğine dair güven oluşturduktan sonra faturadaki altınları alma operasyonunu yapıldığını, davalılar birlikte hareket ile müvekkilinden altınları aldıklarını bedellerini dönemeye gelince ise türlü gerekçelerle itiraz etmek yoluna gittiklerini,davacı müvekkili bir bakıma bu yolla kandırılıp hataya düşürülerek dolandırıldığını, müvekkili şirket her iki davalı tarafından kumpas kurularak mallarından edildiğini, davalıların birisi aralarındaki anlaşma gereği borcu kabul etttiğini, diğer davalının itiraz ettiğini , yine borcu kabul eden borçlu tüm malvarlığına muvazaalı bir şekilde haciz koydurduğunu, davalıların aralarındaki organik ve fiili bağın davalıların kabulünde olduğunu, davalıların amaç birliği içerisinde olduğunu, ödeme gücü olan ise borca sürekli itiraz etmeyi seçen ... şirketi olduğunu, davalı ... şirketi fatura gereği borçlu olan taraf olduğunu, diğer borçlu ise davalı şirketin ...'lı çalışanı olarak gözüktüğünü belirterek; fazlaya dair tüm talep ve dava hakkı ile diğer tüm haklar saklı kalmak kaydıyla ,davalı ... aleyhine ihiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulüne, davalıların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile 610.662,78 TL asıl alacak, 37.869,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 648.532,36-TL alacağın varlığının kabulüne, takibin devamına, alacağın en yüksek ticari faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesine, davalıların asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı ..Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı tarafın ihtiyati haciz kararı ile müvekkilinin işyerinden değerli taşlarının muhafaza altına alındığını, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına rağmen, müvekkilinin mallarının yaklaşık 2 ay yedieminde kaldığını, diğer davalı ile yaptığı altın satış işlemini müvekkili şirket ile bağdaştırmaya çalıştığını, davacı taraf diğer davalı ...’ye satması için kendi ürünlerini satmış, bu ürünlere karşılık 90.000 USD’lik senet alarak ödemeler aldığını, borçlu .. tarafından ... 31. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarın hem davacı tarafa hem de .... A.Ş’ye düzenlendiğini, bu ihtarda, alacaklı görülen ... şirketinden 14 Ayar 2,706,68 gr muhtelif altın, ... ... tarafından kendi nam ve hesabına alındığını, bu satın alınma karşılığında ... A.Ş. yetkilisi ...’ye 90,000 USD’lik bir senet verdiğini, 19/10/2020 tarihinde 162,52 gr, 22/10/2020 tarihinde, 267,61 gr, 06/11/2020 tarihinde ise 121,95 gr. Has altın olarak ödeme yapıldığını, halihazırda ...şirketine 1.461, gr has altın borcu bulunduğunu, bakiye bedeli de ödemeye devam ettiğini ihtar ettiğini, davacı tarafın, diğer davalı ...’e satmak için teslim ettiği ürünlerin bir kısmını davalı ...’den teslim almış, bu arada ise müvekkili şirkete , ... 39 . Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile 13/10/2020 Tarihli ... nolu 793,490,31 TL.lik e-arşiv faturası gönderildiğini, Yine ... 39 . Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile ... tarih seri F.Sıra no: ... ve irsaliyeli fatura gönderildiğini, 13/10/2020 tarihinde düzenlendiği belirtilen e-arşiv faturanın müvekkili şirketin kayıtlarında görülmediği gibi müvekkili şirkete elektronik olarak da gönderilmediğini, bu nedenle gerek İrsaliyede belirtilen 14 ayar 2,706,68 gr muhtelif altın takı çeşidi ile 14 ayar 2,706,68 gr muhtelif altın takı işçiliği ile faturada belirtilen aynı ürünlerle müvekkili şirketin bir ilgisi olmaması nedeni fatura ve irsaliyeyi kabul edilmediğini ve davacı tarafa iade edildiğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi şirketin satış müdürü olmadığını, kendi adına kuyumculuk yaptığını, 13/10/2020 tarihli irsaliyeli faturaya elemanı şeklinde ifade kullandığını, müvekkilinin hiçbir ilgisi ve bilgisi olmayan bir borç nedeni ile açılan davanın reddi gerektiğini belirterek; haksız olan davanın reddi ile %20 den aşağı olmama üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde ve özetle; davacı tarafın anlaşmış oldukları üzere müvekkiline altın verdiğini, ödemenin de altın karşılığı olarak yapılacağına karar verildiğini ancak davacının daha sonra karar değiştirerek anlaşılan plan dışında ödeme talep ettiğini, ödeme alamayınca da müvekkilinin ticari itibarını lekelediğini ve asılsız, kötü ithamlarda bulunarak müvekkiline kendi işini yapmasına da engel olduğunu, dava konusunun icra dosyasında takip konusu alacak faturaya dayalı bir altın alacağına dayandığını, borcun konusu ve dayanağı müvekkili tarafından ...14 ayar 1.461 gr altın borcuna dayandığını, altın alışverişinin yalnızca davalı müvekkili ile davacı arasındaki iş ilişkisi olduğunu, diğer davalı şirketin icra konusu altın alışverişi ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığını belirterek; davacı tarafın yasal dayanağı ve gerekçesi bulunmayan itirazının esastan reddine, davalı müvekkilin asıl borcunun belirlenerek bir rapor tanzim edilmesi için dosyanın bir bilirkişiye verilmesini, davacı tarafın haksız ve kötünyetli itirazı sebebiyle %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 649.442,36-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur. HMK'nun 137 maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının; davalılardan ...'in kendisini diğer davalı şirket satış müdürü olarak tanıttığı, buna istinaden takip dayanağı fatura ve irsaliyeye konu fatura muhtevasını oluşturan altınların davalı şirket adına davalı ...'e teslim edildiği, ancak fatura bedelinin ödenmediği, davalı ...'in davalı çalışanı olarak göründüğü, ödeme talebi üzerine işten çıkarıldığı, davalı şirketinin taşınmazını davalı ...'e devrettiği, taraflar arasında işçi çalışan ilişkisini aşan organik bağ bulunduğu, davalıların birlikte hareket edip kendilerini dolandırarak teslim aldıkları altınların bedellerini ödemedikleri ve başlatılan takibe haksız itiraz ettikleri yönündeki iddialarının, davalıların davalı şirket ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığı, altınların davalı ... ile davacı arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı ...'e teslim edildiği, davalı ...'in bir kısım altını iade ettiği, bir kısım için de ödeme yaptığı, davalılar arasında organik bağ bulunmadığı, irsaliyeli fatura üzerindeki davalı ... imzası dışındaki kısımların davacı tarafından doldurulduğu, başlatılan takibin davalı ... ile davacı arasındaki anlaşmaya da aykırı olduğu yönündeki savunmalarının yerinde olup olmadığı, itirazın iptali, icra inkar ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davalıların sicil kayıtlarının, davalı ...'in vergi kayıtları, ... CBS ... soruşturma sayılı dosyası, ... 8 ATM'nin ... Değişik İş Sayılı dosyası, davalı ...'in SGK kaydı, ... ilçesi, ... mevki, 434 ada, 5 parselde kain 1.kat 9 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının dayanak belgeleri celp edilmiş, ...20. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının bir örneği Uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir... tarafından gönderilen 01/09/2023 teslim tarihli bilirkişi raporunda; davacının altın teslim ettiği ve bedelinin takibe konu kadar tutarını tahsil edemediği dosya kapsamı kayıt belge ve bilgilerden tespit edildiği, borcu ikrar eden ...’nin söz konusu davacı altınlarını kendi nam ve hesabına aldığı değerlendirildiğinde 610.662,78 TL ...’nin davacı şirkete borçlu olduğu sonucuna varıldığı, Diğer davalı ...’in incelenen kayıtlarında aksesuar ağırlıklı çalıştığı ,faturanın kayıtlara alınmadığı ve ticari ilişkiye kabul etmediği bununla birlikte çalışanı ...’nin ...’in de sorumluluğunun doğuracak şekilde davacının ... adına tanzim ettiği fatura ve irsaliye sebebiyle çalışan ...’in imzası mukabili teslimi kapsamında ... firmasının sorumlu olup olmadığı davacının yanıltılmasının ve hata yapmasına sebebiyet verilip verilmediği bu piyasada firma çalışanının bu miktarda kendi adına altın alım satımı gerçekleştirmesinin sektörel olarak mümkün olup olmadığı ve yine dosyada yer alan kısmi ödemelerin ... tarafından yapıldığı bilgisi kapsamında , altın piyasası ile ilgili sektörel uygulamaların da uzmanlık alanımız kapsamı dışında olması sebebiyle ve yine savcılık şikayetinin de neticesine göre takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Kuyumcu -Sektör Uzmanı ..., KGK Bağımsız Denetçi -S.M.M.M.... tarafından düzenlenen 02/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; tespiti yapılan has altın fiyat hesaplamaları belirlenirken bahse konu olan tarihlerdeki Borsa İstanbul internet sitesi kontrol edilerek doğrulandığı ve dosyaya konulduğu, takip tarihinde takibe konu edilen tutarın 610,662,78÷417,95=1,461,09 gr has altın olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ,dosya kapsamına ibraz edilen deliller ,ibraz edilen ve hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek raporu ve tam dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde Dava faturaya dayalı başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemi olup, davacı tarafından davalı ...’e tanzim edilen ve davaya dayanak olan 13.10.2020 tarihli fatura içeriği incelendiğinde,2.706,68 gr. 24 ayar altın takı ve takı işçiliğine ilişkin fatura tanzim edildiği, fatura içeriği emtianın teslimine ilişkin ekli 13.10.2020 tarihli irsaliyede, teslim alan kısmında ... tarafından teslim alındığı ve İrsaliye üstünde “ 2.706,68 gr takı çeşitleri ... aksesuar … elemanı ...’ye… işyerinde teslim edilmiştir. “ açıklamasının bulunduğu , SGK yazı cevabı ile ...’nin 30.11.2010 tarihinde davalı ... firmasında işe giriş kaydı mevcut olduğu ve 31.10.2020 tarihinde işten çıkışının kayıtlı olduğu görülmüştür. Mali müşavir bilirkişi vasıtası ile taraf şirketlere ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde; her iki şirket defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davacı tarafından davalı şirkete ilişkin hesabın 120.01.020 ...hesabı ile takip edilmekte olup davacı tarafından 13.10.2020 tarihinde tanzim edilen 793.490,31 TL tutarındaki faturasının davalı şirket borcu olarak kayıtlara alındığı, karşılığında herhangi bir ödeme kaydı olmadığı ,2020 yıl sonunda 793.490,31 TL davalı şirket borcunun 2021 yılına devrettiği, 2021 ve 2022 yıl sonu kayıtlarında 793.490,31 TL davalı şirketin borçlu olduğu ve 17.03.2021 takip tarihinde davacı kayıtları uyarınca 793.490,31 TL davalı şirket borcunun mevcut olmasına rağmen davacı tarafından takipte asıl alacak yönünden 610.662,78 TL talep edildiği, buna karşın davacının tanzim ederek kayıtlarına aldığı 793.490,31 TL tutarındaki faturanın davalı şirket kayıtlarında mevcut olmadığı , söz konusu faturanın davacı tarafından 10.11.2020 tarihinde ihtarname ile davalı şirkete gönderildiği ve 12.11.2020 tarihli cevabi ihtar ile davalı şirket tarafından iade edildiği görülmüştür. Davacı tarafından avalı ... e keşide olunan ... tarihli ... sıra numarası ile saat 18:10 da düzenlemiş olan 2.706,68 gr miktardaki irsaliyeli faturayı taraflarına gönderdiklerini ihtar ettiği, Davalı ... tarafından davacı şirket ve diğer davalı ...'ye keşide olunan 9.11.2020 tarihli ihtar ile ; " kendilerine gönderilen fatura ve sevk irsaliyesinin kabul etmediklerini , şirket olarak altın alımları olmadığını, fatura ve irsaliyeyi iade ettiklerini, söz konusu e-faturanın da şirketin e-arşiv'de görülmediğini, elektronik olarak da kendilerine gönderilmediğini, ihtar ile haberleri olduğunu, gelen ihtar ile ... ve ... arasında müvekkili bilgisi dışında altın alım satım ticareti yaptığının öğrenildiğini, ...nin ... Yetkilisi ... vade tarihi açık 90.000 TL bono verdiğinin beyan ettiğini, bilgisi dışında kendilerinin borçlandırılmaya çalışıldığını, kabul etmediklerini " bildirdikleri Davalı ... tarafından davacı ve diğer davalı ... e keşide olunan ihtarnameler ile; " 14 Ayar 2.706,68 gr muhtelif altını ... ...tarafından kendi nam ve hesabına ...'tan aldığını, alınan altının ham karşılığının 2.013,54 gr olduğunu, ayrıca ... yetkilisi ...'ye 90.000 USD bedelli senet verdiğini, satın alınan altınlar karşılığında geri ödemeler yapılmakta olup, 22.102.020 tarihinde 267,61 gr, 19.10.2020 tarihinde 162,52 gr. ve 06.11.2020 tarihinde 121,95 gr has altın karşılığı ödemeler yaptığını,1.461 gr altın borcu olduğunu, borcun taksitler halinde ödendiğini" ihtar ettiği görülmüştür. Anılan durum karşısında her ne kadar davacı tarafından davalıların ortak hareket ederek kendisinden aldıkları altının karşılığını ödemediklerini ve bu nedenle yapılan icra takibine itirazın haksız olduğu beyan edilmiş ise de; davalı ... tarafından savcılık ifadesinde ve noter ihtarnamesinde 14 Ayar 2.706,68 gr muhtelif altını ...tarafından kendi nam ve hesabına ...'tan aldığını, 1.400 gr altın borcu olduğunu beyan ettiği. Diğer davalı ... ise, ...’in kendi çalışanları olarak satış elemanı olduğunu, ayrıca ...’in kendi ticareti ve vergi açılışı olduğunu, davacıdan alınan altınlar ile bir ilgileri olmadığını, iş alanlarının kıymetli taş üzerine olduğunu davaya dayanak fatura içeriği borç ile bir ilgileri olmadığı gibi davacı ile de ticari ilişkilerinin mevcut olmadığını beyan etmişlerdir. İncelenen ticari defterlerde davacı tarafından imzalı sevk irsaliyesi ile teslim alınan altınlara ilişkin tanzim edilen fatura ve tanzim edilen sevk irsaliyesinin davalı ...’e düzenlendiği ve davalı çalışanı diğer davalı ... tarafından teslim alındığı, davacı kayıtları kapsamında ... firması 793.490,31 TL fatura bedeli borçlu şekilde kayıtlanmasına rağmen aksesuar ağırlıklı çalışan davalı ... firmasının davaya konu faturaya karşı itiraz edip, ticari defter kayıtlarına da almadığı bu kapsamda davacı ile ilgili herhangi bir ticari ilişki kaydı ve borç alacak kaydı ... firması kayıtlarında bulunmadığı , davalı ...’in incelenen kayıtlarında faturanın kayıtlara alınmadığı ve ticari ilişki kabul etmediği bu kapsamda davalı ... firmasının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı ve bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği ancak takibin kötüniyetli olmadığından bu yönde bir tazminatın da bu davalı lehine koşulları oluşmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte çalışanı ...’nin ...’in de sorumluluğunun doğuracak şekilde davacının ... adına tanzim ettiği fatura ve irsaliye sebebiyle çalışan ...’in imzası mukabili teslim alındığı , davalı şirket çalışanı ...' nin davalı şirket adını kullanarak ve bu kapsamda davacı şirketi yanıltarak dava konusu davacı altınlarını kendi nam ve hesabına aldığı, 26.11.2020 tarihli ... tarafından ... ve ... firmasına gönderilen ihtarla ... - ... tarafından kendi nam ve hesabına 14 ayar 2.706,68 gr aldığını ham karşılığının 2.013,54 gr olduğunu, yukarıda sektör bilirkişimizin incelemiş olduğu belgede ve ihtara cevapta 1.461 gr altın borcu kaldığı hususunu ve borcu kabul eden davalının sektör bilirkisinin "Takip tarihinde 1 gr has altın fiyatı 417,95 TL olduğu yönündeki tespiti de nazara alınarak 610,662,78÷417,95=1,461,09 gr has altın" karşılığının takibe konulduğunun belirlenmiş olması kapsamında, Borcu ikrar eden davalı ...’nin söz konusu davacı altınlarını kendi nam ve hesabına aldığı ve 610.662,78 TL davacı şirkete borçlu olduğu, alacağın likit ve muaccel olmaması nedeni ile davacı vekilinin icra inkar tazminat talebinin ise yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 08/10/2024 tarihli celsesinin hüküm kısmının 3 nolu ara kararında sehven davalı adınının ... olarak yazıldığı ve yine kısa kararda 610.662,78-TL (610.662,78÷417,95=1,461,09 gr has altın) olarak zaptın düzenlenecek olmasına rağmen her nasılsa sehven sadece 1,461,09 olarak geçtiği anlaşılmakla maddi hataya dayalı bu husus duruşmadan sonra ek kararla düzeltilmiş , dosya kapsamından davalının isminin ... olması nedeniyle kısa kararın davalı isminin ... şeklinde gerekçeli karara geçirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı .... Ltd. Şti. Aleyhine açılan davanın REDDİNE, 2-Davalı .... Ltd. Şti.'nin kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile ... 20. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 610.662,78-TL (610.662,78÷417,95=1,461,09 gr has altın) asıl alacak üzerinden takip koşulları ile devamına fazla istemin REDDİNE, 4-Alacağın likit ve muaccel olmaması nedeni ile davacı vekilinin icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 41.714,28-TL nispi karar ve ilam harcından 7.828,11-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 33.886,17-TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan 7.82811-TL peşin harcın davalı ...'den davalılardan alınarak davacıya verilmesine,, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 95.599,42-TL nispi vekalet ücretinin davalı ... 'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 101.279,85-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... Ltd. Şti.'ne verilmesine, 9-Reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 10-Davacı tarafından başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta masrafı olmak üzere toplam 3.904,30-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre % 95'inin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı ... tarafından yapılan bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 7.059,30-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre % 5'inin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 12-Davalı .... Ltd. Şti. Tarafından dosya üzerinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından ve yatırılan avans olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 13-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 14-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya iadesine, 15-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 1.292,00-TL'sinin davalı ...'den, bakiye 68,00-TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/364, K. 2024/581, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-364-e-2024-581-k-a5381da4df01