İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/388 E. 2024/603 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/388
- Karar No
- 2024/603
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/388 Esas KARAR NO : 2024/603 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2018 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;;Davalı Şirket tarafından Müvekkili Şirkete satılan ... ürününün ve ürüne bağlı hizmetlerin ayıplı ve Sözleşmeye aykırı olarak teslimi ve İfası dolayısıyla, Müvekkili Şirket tarafından uğranılan zarara ve Fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, şikâyet ve rücu haları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu ... ürünü ve bu ürüne bağlı Hizmetlere ilişkin 364.657,02-TL (68.240,55 ABD dolar) bedelin Davalı Şirket’den tahsil edilip temerrüt tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının ABD doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile işleyecek faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davalı ve Davacı taraf tacir olup uyuşmazlık konusu ürünlerin, ticari satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafa teslim edildiğini, Ticari satış sözleşmelerinden kaynaklı ayıp iddialarına ilişkin davaların, asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiği, bu sebeple açılan davada görevsizlik kararı verilmesini, zamanaşımı süresinin 2 ekim 2016 tarihinde dolmuş olmasına rağmen davanın 21 aralık 2018 tarihinde açıldığını, esas yönünden de kötü niyetle açılan ve hukuka aykırı, mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; taraflar arasındaki 19 Eylül 2014 tarihli ... ürününün davalı tarafından davacıya satılması ve ürüne bağlı kurulum, destek, bakım ve eğitim hizmetlerinin davalı tarafından davacıya sunulmasına ilişkin sözleşme gereğince, sözleşme bedeli olarak davalıya ödenen miktarın faiziyle iadesi ya da sözleşme konusu ürün ve hizmetlerde tespit edilecek ayıp sebebiyle bedelin iadesinin bir seçimlik hak görülmemesi durumunda ödenen ürün bedelinin sözleşmeye aykırılık sebebiyle davacının zararı olarak kabul edilerek faiziyle davalıdan tahsili istemine ilişkindir. ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E- ...K. sayılı 27/03/2019 tarihli görevsizlik kararı ile dosyanın Mahkememize tevzii olduğu ve Mahkememizin 2019/388 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Uyuşmazlığın, Yanlar arasında ki 19 Eylül 2014 tarihli ... ürününün davalı tarafından davacıya satılması ve ürüne bağlı kurulum, destek, bakım ve eğitim hizmetlerinin davalı tarafından davacıya sunulmasına ilişkin sözleşme gereğince davalının edimini sözleşmeye uygun ve tam olarak yerine getirip getirmediği, sözleşme gereğince satılan ürün, sağlanan destek ve hizmetlere ilişkin ifa tam olarak yapılıp yapılmadığı, ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı, sözleşme öncesinde, sözleşme konusu ürün ve hizmetler hususunda davalının davacıyı yanıltması, hileli davranışlarla kandırması, davacının akdetmeyeceği sözleşmeyi bu eylemler sebebiyle akdetmesinin söz konusu olup olmadığı, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle yanıltma ve hile iddiasında bulunamayacağı, yine davalının aynı iş kolunda uzmanlaşmış olması nedeniyle yanılmasının ve hile nedeniyle iradesinin fesada uğramasının söz konusu olamayacağı yönünde ki davalı savunmasının yerinde olup olmadığı, Borçlar Yasasının 219 ve devamı maddelerine göre ayıba karşı sorumluluk hükümlerinin ve Türk Ticaret Yasasının 23.maddesinin uygulanması koşulları somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, davalı tarafın zamanaşımı ve hak düşürücü süre itiraz ve defisinin yerinde olup olmadığı, davacının uğranılan zarar olarak bedelin tahsili yönündeki ikincil isteminin yerinde olup olmadığı, genel olarak davacı tarafın istemine, davalı tarafın savunmalarına ilişkin koşullar somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında olduğu tespit edilmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmış ve tanık beyanlarına başvurulmuştur. Mahkememizin 07/09/2021 tarihli celsesinde tanık ...yeminli ve imzalı beyanında;" davacı şirkette bilgi işlem müdürü olarak çalışıyorum, dava konusu sözleşmenin görüşmelerine ben bizzat katılmadım bu süreçte proje yönetim departmanı aktif olarak bulundu. İlk olarak BDDK destek hizmetleri yönetmeliği kapsamında hizmet verdiğimiz bankaların, bizim şirketimize ait bazı verilerin güvenli şekilde saklanmasına yönelik talepleri bulundu, ben de bu taleplerin karşılanabilmesi için dışarıdan bir güvenlik yazılım ürünü alınması ve bu ürünün kurulumu bakımı ve desteği ile ilgilide hizmet alınması gerektiğini de şirket yönetimine ilettim bunun üzerine alınabilecek ürün ile ilgili piyasa da araştırma yapıldı , davalı firma ile proje yönetim ofisimiz bu amaçla iletişim kurdu, davalı firmanın bilgi işlem ekibi tarafından, ürünün kapasitesinin ne olacağını tespit edebilmek amacıyla, benden şirketin bir takım verileri istendi, bu veriler şirketimizde kaç bilgisayar olduğu, kaç sunucu olduğu, internette açık kaç web sitesi olduğu, kaç tane ağ cihazımız olduğu ve benzeri bilgiler idi. Bu bilgiler şirketimizin depolanması gereken veri kapasitesini tespit etmek için gerekli idi, ortalama ...değeri üzerinden kapasite teklifi yapıldı, davalı taraf ile ilk bir yıl içerisinde günlük ve arizi log aşımı olur ise ne olacağı hususunda konuşuldu davalı yan bu arizi durumlarda sistemin belirli bir seviyeye kadar,... 'ye kadar veri kaydı yapacağını, bunun aşımı durumunda ise gelen logları kaydetmeyeceğini söyledi, bizde ilk bir yıl için bunun yeterli olduğunu düşündük ve devam eden yıllarda şirketin büyümesi ve verinin artması halinde ise ek kapasite alımı için sözleşmeye sabit fiyatlar koydurduk. Sözleşmemiz yapılmadan önce ... firması da teklif vermişti bu firmanın verdiği teklif .. idi ancak her iki firmanın fiyatları neredeyse birbirine eşitti, yine sözleşme yapılmadan önce davalı şirket tarafından şirketimizde keşif yapılarak ... ürününün demosu yüklendi ve şirketimiz de bulunan cihazların sadece bir kısmında veri akışı sağlandı, buna rağmen anlık log kayıtları ... yi biraz aşmış idi, üstelik şirketteki bütün cihazlardan log kaydı gelmiyordu, ... firması bizim şirketimizin ihtiyacı olan kapasitenin ... olduğunu söyledi bu durumu proje departmanın ilettim bunun üzerine davalı şirketten ... bey beni arayarak demoda ham log kayıtlarının yüklendiği bunların temizleneceği işleneceği eleneceği bu halde şirketimizin ihtiyacını ... nin kesin olarak karşılayacağını bana söyledi bende bu durumu proje departmanına ilettim benim karar verme yetkim bulunmamaktadır, ... firmasının davacı şirkete ürün seçimi ile ilgili herhangi bir yönlendirmesi olmadı sadece bankalar tarafından bizden böyle bir güvenlik yazılım istendiğinde ben ... dan ... ' ı arayarak durumu ilettim ve piyasa da hangi ürünlerin ve bu ürünleri satan hangi firmalar olduğunu sordum, kendisi de bana ...,...gibi ürünlerin olduğunu bildirdi, bu ürünler bizim şirketimizin uzmanlığı dahilinde ürünler değildi, bu nedenle sadece bu konuda danıştık sürece başka şekilde dahil olmadı, davalı tarafından sözleşmeden bir kaç gün sonra ... firmasından ürün sipariş edildi bu ürün logların toplandığı bir yazılım ve kutu ile bu kayıtların işlenerek bu kayıtlardan bir anlam çıkarıldığı ve tehlike durumunda alarm üreten ikinci bir cihaz ve yazılımdan oluşuyordu davalı bize ürün yurt dışından gelene kadar maduriyet yaşanmaması için kendilerinde bulunan ... limitsiz demo ürün anahtarını yüklemeyi teklif etti biz de kabul ettik, bu demonun süresi üç ayda bir bittikçe davalı tarafça kendilerinde bulunan yeni bir demo ürün anahtarı yüklenerek sistem çalıştırılmaya devam etti ancak bir buçuk yıl boyunca projenin ilk aşaması olan tüm logların toplanması işlemi dahi bitmedi bu arada ürünün alarm üretecek olan cihaz ve yazılımı yurt dışından geldi ancak ürünün birinci aşamasını teşkil eden orjinal lisans ürün anahtarı şirkete hiç teslim edilmedi daha doğrusu log toplayan sisteme yüklenmedi, birinci aşama bitmediği için de toplanan logların işlenmesi ve alarm üretecek cihazın kullanılması aşamasına hiç geçilmedi, hatta benim yanımda ... ile davalı şirket yetkilisi ... telefonda görüştü ve bu sırada hopörler açıktı, doğrudan eğer biz sizin log toplayan sisteminize ... orjinal lisansı yükleseydik ,projenin birinci aşamasının gerçekleşmesi hiç mümkün olmazdı şu an demo ürün anahtarı ile ...üzeri veri kaydedildiğini, log toplandığını söyledi, kurulum aşamasında davalı şirket çalışanları log toplama işini tamamlayamadıkları için ve bu süreç bir seneyi geçtiği için bizim müşterilerimiz olan bankalar da bize baskı yapmaya başladılar, davalı firma kendi limitsiz demo lisansını kullanarak bile logları toplama ve kurulum işini tamamlayamadı bu üründen ziyade davalı şirketin ürün ile birlikte verdiği kurulum bakım ve destek hizmetlerinin gerektiği gibi verilmemesinden kaynaklandı, bankaların denetimleri ve sözleşmelerde ki cezai şart baskıları artınca bende proje departmanı ile görüşerek bir an evvel ... ürününü almaya önerdim kısa bir süre içerisinde bu ürün alındı, 20 gün içerisinde tüm loglar toplandı ve alarmlar çalışır hale geldi, mart 2016 yılında proje tamamlanmış oldu halende aktif olarak kullanılmaktadır, ... kapasiteli bir üründür ve şirketin ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmektedir, davalı yana sözleşme öncesinde bildirilen cihaz adetlerinden çok daha az cihazdan sisteme log akışı olmasına rağmen, loglar toplanamadı, 11/10/2016 tarihli mailimde ben bizim planladığımız değil davalı şirket ile ortak planlanan ve demo zamanında tespit edilen değerlerin aşıldığını bildirdi, 20 GB ise log toplaması işi bittikten sonra ikinci cihazın kapasitesi ile ilgilidir daha ilk aşama bitmediğinden ikinci aşamaya zaten geçilememiştir, ... tüm dünyada kullanılan bir değerdir, ... kapasiteyi planlarken tepe değerini lisanlamada baz alırken ... ortalama değeri alıyor benim diyeceğim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur" demiştir. Mahkememizin 07/09/2021 tarihli celsesinde tanık ... yeminli ve imzalı beyanında;"ben davacı şirkette sistem uzmanı olarak çalışıyordum şu an çalışmıyorum, satın alınan yazılımın orjinal lisans ürün anahtarı şirkette log toplayan hiç girilmedi, bu orjinal lisans gelene kadar davalı şirket tarafından demo lisanlar girilerek ve süresi bittikçe uzatılarak davacı şirketin logları toplanmaya çalışıldı fakat bu aşamada teknik sıkıntılar yaşandı ve bunların çözümü için davalı şirkete başvurulduğunda çözüm üretilemedi yada geç üretildi örneğin şirketin veri kaynaklarında çok fazla veri akışı olduğunda sistem bunları toplayamadı eksik topladı, bütün log kayıtlarını toparlama işi bir yıl veya biraz daha fazla sürdü bu nedenle ikinci aşamaya geçilemedi, uygulamayı biz tam anlamıyla devreye alamadık, ... den ürün alındığında ben de oradaydım bir bir buçuk ay süre içerisinde ... ürünü tamamen devreye aldı, davalı tarafından orjinal lisans hiç yüklenmedi. logların toplanmamasının davacı şirket alt yapısı ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum, benim diyeceğim bundan ibarettir "demiştir. Mahkememizin 14/12/2021 tarihli celsesinde HMK 144 maddesi kapsamında davalı şirket yetkilisi ... beyanında;" 2014 yılında davacı şirket ihtiyacı olan güvenlik ve yazılım ürünü ile ilgili bize başvurdu aynı zamanda ... ürünü ile ilgilendiklerini söylediler bizde hangi kapasite de ürün istediklerini sorduk bu konuda bilgi sahibi olmadıklarını söylediler bizde kapasite tespitine ilişkin bazı bilgileri davacı şirketten temin ettik ve onlara ihtiyaçları olan kapasiteyi bildirdik onlarda kendi danışman şirketleri ... firmasına bu hususu sorup teyit aldılar ve daha sonra sözleşme imzalanmadan davacı şirketin kendi ortamlarında ürünün demosunu yükledik, deneme yapıldıktan sonra sözleşme imzalandı, sözleşme imzalanmadan önce davacı tarafa bizim bildirdiğimiz kapasitenin bizim tahminlerimize göre olduğunu, bunu yetersiz kalabileceğini net ihtiyaç olunan kapasitenin kendileri tarafından belirlenmesi gerektiğini ilettik, kendileri kapasite yetersiz kaldığı takdirde bir yıl sonra kapasite arttırımı yaptırabileceklerini ancak bunun için birim fiyatlarının sabit kalması gerektiğini söylediler, biz bu hususta anlaştık sözleşme yaptık, bir yıl içerisinde limit artışı ihtiyacı olursa çözüm sağlamamız gerektiğini ilettiler bunu da sözleşmeye yazdık, davacı şirketin bilgi işlem birimi ... ürününün alınmasını isterken proje birimi davacı şirketin çalıştıkları bankalarda da kullanılan ... ürünün kullanılmasının daha doğru olacağının düşünüyordu, zaten bu istinaden şirket bizim ürünümüzü hatta daha fazla fiyatla satın almayı tercih etti, davacı tarafın idda ettiğinin aksine ürünün kurulumu ve çalışması iki aşamalı değildir, ürün donanım ve yazılım ürünü olmak üzere iki parçadan oluşmaktadır bunlar eş zamanlı çalışırlar donanım ürünü ...kapasiteli yazılım ürünü ise 20 GB kapasitelidir biz yazılım ürününü davacı şirketin kendi ortamında kendi bilgisayarlarına kurduk ve bu 1,5 yıl boyunca sorunsuz çalıştı, donanım ürünü de siparişten 1 ay sonra yurt dışından getirtilerek kurulumu yapıldı, demo ürünün kurularak süresinin uzatıldığı doğru değildir, lisanslı ürün ve ürün anahtarı davacıya teslim edilmiştir daha doğrusu davacının bizden satın almış olduğu ürünün anahtarı ... tarafından doğrudan davacı şirketin ilgili ve yetkili birimlerinin maillerine gönderilmiştir biz de onlara gönderilen anahtarı kullanarak ürünün kurulumunu yaptık, davacının bilgi işlemde bulunan teknik ekibi yeterli iş birliğini göstermedi çünkü ... ürününü istemiyorlardı, veri toplama ile ilgili üründen kaynaklanan bir aksaklık yoktu, donanım ürünü de davacı tarafından sözleşme süresi boyunca kullanıldı hatta bu konuda davacının hiçbir şikayeti yoktu, sözleşmemizde sadece bir sistemden LOG alınacağına ilişkin hüküm bulunmasına rağmen biz birden fazla sistemden LOG almak üzere çalışma yaptık, normalde davacı şirket ile anlaşma yapılmasına rağmen ve sadece davacı şirket sistemlerinden veri toplanacağı hususunda mutabık kalınmasına rağmen davacı şirketin kardeş şirketlerinden örneğin ... şirket sisteminde de veri almak durumunda kaldık, dolayısıyla sözleşmenin uygulanması ve sözleşme konusu ürünün kullanılması sürecinde ortaya çıkan değişiklikler kapasitenin yeterli olup olmayacağına belirledi, kapasite yetebilirdi de ancak yukarıda izah ettiğim sebepler ile kapasite artış ihtiyacı doğdu, biz süreç içerisinde davacının sorunlarını çözmek amacıyla ve sözleşmesel taahhüdümüz nedeniyle davacıdaki lisanslı ürün dışında ek olarak kendi sınırsız demo lisansımızı da davacının kullanımına sunduk bu davacının bilgi ve onayı dahilinde gerçekleşti, davacının ... firmasından ürün almasının temel sebebi teknik ekibin bu ürünü kullanmak istemesidir, biz sözleşme konusu taahhütlerimizi eksiksiz yerine getirdik sözleşmeyi yaparken de davacı danışman olarak ... şirketinden hizmet almış ve onun tavsiye ve teyitleri doğrultusunda bizde ki ürünü tercih etmiştir" demiştir. Mahkememizin 14/12/2021 tarihli celsesinde ... yeminli ve imzalı beyanında; "ben taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanma aşamasına kadar olan döneme ilişkin bilgi sahibiyim sonraki döneme ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, davacı yan müşterisi olan bankaların kendisinden istediği güvenlik yazılımı ile ilgili hangi ürünlerin piyasadan temin edilebileceği hususunda bizim firmamızdan danışmanlık istedi, ben ... firmasının yetkilisiyim ben de o dönem piyasa da olan içinde ... ve ... ürünlerininde bulunduğu bir kaç ürün önerdim bu ürünlerin bankalar tarafında da kullanıldığını söyledim üzerinden 7 yıl zaman geçtiği için detayları çok fazla hatırlamıyorum zaten danışmanlık verdiğim hususta yukarıda anlatıklarım ile sınırlıdır, ben taraf şirketler arasında aracılık yapmadım, taraflar arasında sözleşme öncesi dönemde satın alınacak ürünün kapasitesi ile ilgili görüşmelerin tamamından haberdar değilim, davacının satın aldığı ürünün kullanımı hem yazılım hem de donanım ürünlerinin eş zamanlı kullanımı mümkün olduğu gibi aşamalı da kullanılması mümkündür bu kullanıcının tercihi ile ilgilidir, üzerinden çok zaman geçtiği için davacının ... kapasiteli ürünün şirketleri için yeterli olup olmayacağı hususunda bize soru sorup sormadığını hatırlamıyorum ancak sormuş olmaları ihtimalinde de net bir cevap vermemiz mümkün değildir, bu konuda sadece tavsiye verebilir ve tahminde bulunabiliriz böyle bir konuşma yapılmış ise de mail yazışmalarında da mevcuttur, ben şu anda hatırlamıyorum, sözleşme yapılmadan önce davacının iş yerinde demo ürün kurulup kurulmadığı sözleşme yapıldıktan sonra lisanslı ürünün teslim edilip edilmediği, kapasitenin yeterli olup olmadığı, olmadığı ise neden kaynaklandığı, davacının ürünü eş zamanlı mı, aşamalı mı kullandığı hususlarında bilgi sahibi değilim, davacı daha sonra ... den ürün alırken bizim firmamızdan bir danışmanlık hizmeti almamıştır, ... firmasının Türkiye de birden fazla partneri olduğunu biliyorum ama kaç tane olduğunu bilmiyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur bilgi ve görgüm bundan ibarettir."demiştir. Bilgisayar Yüksek Mühendisi ..., Bilgisayar Mühendisi ..., Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından düzenlenen 10/11/2022 tarili bilirkişi raporunda; Sözleşme konusu sistemin tam verimle çalışmadığı, veritabanından, mail sisteminden ve diğer kaynaklardan bazı dönemler logların alınamaması, sunucu ve arama performansında düşmeler, uyarı sisteminde gözlenen mantıksal problemler, imza sisteminin inşa edilememesi, log kaynakların eklenmesinin tamamlanmaması, uyarı mail sisteminin tamamlanmaması gibi birtakım aksalıkların yaşandığı, sisteme uzaktan veya yerinde müdahaleler yapılarak bazı sorunların çözümü noktasında gerekli desteklerin verildiği, ancak çözüm aşamasında sürdürülebilir kalıcı adımların atılamadığı, söz konusu aksaklıkların ağırlıklı olarak fonksiyonel olmayan gereksinimlerin doğru bir şekilde belirlenememesinden ve kaynakların kullanımı noktasında yapılan ölçeklendirme analizinin doğru bir şekilde yapılandırılamamasından kaynaklandığı, S Somut olayda mevcut sistemden beklenen makul faydanın sağlanamadığı, özellikle fonksiyonel olmayan gereksinimlerin ve kaynak kullanabilirliğinin başlangıçta doğru analiz edilememesinden kaynaklı olarak sistemde birtakım aksalıkların yaşandığı ve kapasite artırımlarının ihtiyaç haline geldiği lisans aşımları ile de sabit olduğu, S Davalı yanın teklif aşamasında dava konusu ürünün ve ürüne ait kullanım kapasitesinin davacının ihtiyaçlarını karşılayacağı yönünde taahhütte bulunmasına karşın, işin başında kullanım kapasitesinin yeterli olmadığı ve ekstra artırımların gündeme geldiği, bu yönde yukarıda açıklandığı üzere birtakım aksiyonların da alındığı tespit edildiği, S Mevcut haliyle ürünün başlangıç aşamasında dahi müşterinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede olmadığı, ürüne ilişkin ayıbın, gereksinimin tam belirlenememesinden kaynaklanabileceği tespiti de yapılmıştır. Bu nedenle takdiri ve nitelendirmesi tamamen sayın mahkemenize ait olmak üzere, kusurun müterafik olabileceği belirtilmiştir. Bilgisayar Bilişim Uzmanı ...,Bilgisayar Mühendisi ..., Hukukçu ...tarafından düzenlenen 26/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan yerinde incelemede, dosya konusu cihazın artık kullanılmadığı ve şifre sağlanamadığından tecrübe çalışmasının yapılamadığı; şu halde dosya içeriğindeki olgular muvacehesinde, önceki bilirkişi raporlarında yer alan teknik tespitlerin kabulünün gerektiği, taraflar arasında 19/09/2014 tarihli sözleşme bulunduğu ve sözleşmeye ilişkin ürünlerin 02/10/2014 tarihinde teslim edildiği,dosya kapsamı değerlendirildiğinde üründe gizli ayıp bulunduğu, gizli ayıp durumunda davacı tarafından hemen bildirimde bulunulması gerektiği, bu bildirimin şekle tabi olmadığı, dosya kapsamındaki ilk bildirimin 19/02/2015 tarihindeki mail olarak kabul edilebileceği, malların teslim tarihi ile ilk bildirim arasında 140 gün olduğu ve sistemler değişmiş olduğu için ayıbın anlaşılmasının ne kadar süreceğinin bugün için teknik olarak tespit edilemeyeceği, Mahkeme tarafından gizli ayıba ilişkin unsurların gerçekleştiği kanaatine varıldığı takdirde alıcının sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu, hemen bildirimin gerçekleşmediği kanaatine varıldığı takdirde ürünün ayıba rağmen kabul edildiği, sözleşmeden dönme durumunda alıcının, ürünü üründen elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermesi gerektiği, bunun karşılığında alıcının satış bedelini faizi ile birlikte geri vermesi ancak ayıplı bile olsa alıcının bu malı kullanması sebebiyle elde ettiği yararın bu bedelden düşülmesi gerektiği, icra edilen yerinde incelemede, dosya konusu cihazın artık kullanılmadığı ve şifre sağlanamadığından tecrübe çalışmasının yapılamadığı; şu halde dosya içeriğindeki olgular muvacehesinde, önceki bilirkişi raporlarında yer alan teknik tespitlerin kabulünün gerektiği belirtilmiştir. Bilgisayar Bilişim Uzmanı ...,Bilgisayar Mühendisi ..., Hukukçu ... tarafından düzenlenen 06/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; kök Rapor tespit ve değerlendirmelerinde değişikliğe neden bir hususa rastlanmadığı, davacı tarafından sağlanan ekonomik faydanın makul kullanım süresinin 4 yıl olarak kabul edildiği takdirde %57,70, 10 yıl olarak kabul edildiği takdirde %23,08 olduğu belirtilmiştir. Taraf iddia ve savunmaları ,dosya kapsamına ibraz edilen deliller, ibraz edilen rapor ve ek raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 19.09.2014 tarihli "..." Sözleşmesi" bulunduğu, Sözleşme kapsamında davalı tarafça davacıya ... ürününün satış, destek, kurulum, bakım ve eğitimi hizmeti verileceği hususunda anlaşıldığı ve ürünlerin 02.10.2014 tarihinde davacı tarafa teslim edildiği, Davacı tarafından davalıya gönderilen 20.01.2017 tarihli ihtarname ile;"... davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği, ürünün bu hali ile kullanıma uygun olmadığı, bu hususu birçok kez bildirmelerine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığı, başka ürün almak zorunda kaldıkları belirterek sözleşmeden döndüklerini ve ödedikleri bedelin iadesini talep ettikleri " davalıya bildirildiği, Davalı taraf ise 26.01.2017 tarihinde verdiği cevapta; fiyat konusunda tavsiyelerde ulunduğunu ürünlere yönelik herhangi bir tavsiyede bulunmadığını, davacının ihtiyaçlarının kendilerince hatalı tespit edildiğini, kendisinin sorumlu olmadığını ve sistemin yeterli olmadığını davacının sözleşme sırasında bildiğini belirttiği görülmüştür. Satış sözleşmesinde ayıptan sorumluluğun unsurları; satılanın ayıplı olması, alıcının bu ayıbı bilmemesi, alıcının ayıplı malı kabul etmemiş olması ve ayıbın hasarın alıcıya geçmesinde önce mevcut olmasıdır. Dosya kapsamına ibraz edilen bilirkişi heyet raporlarındaki teknik değerlendirmeler ile sözleşme konusu malın 02.10.2014 tarihinde davacıya teslim edildiği, bundan önce ... Tic. Ltd. Şti. (...) tarafından 25.08.2014 tarihinde gönderilen mailde "hatırlatmak gerekirse Express tarafında biz günlük ortalama log'a bakıyoruz. Canlı sistemlerin geriye dönük log'larını bulk olarak aldığımızda hiçbir log kaybı yaşamayacağız." Şeklinde bir beyanın bulunduğu, sistemdeki sorunlara ilişkin yazışmaların 19.02.2015 tarihinde başladığı ,ibraz edilen bilirkişi raporları ile; ürünün tam verimle çalışmadığı, sisteme uzaktan veya yerinde müdahaleler yapılarak bazı sorunların çözümü noktasında gerekli desteklerin verildiği, ancak çözüm aşamasında sürdürülebilir kalıcı adımların atılamadığı, söz konusu aksaklıkların ağırlıklı olarak fonksiyonel olmayan gereksinimlerin doğru bir şekilde belirlenememesinden ve kaynakların kullanımı noktasında yapılan ölçeklendirme analizinin doğru bir şekilde yapılandırılamamasından kaynaklandığı, beklenen makul faydanın sağlanamadığı, özellikle fonksiyonel olmayan gereksinimlerin ve kaynak kullanabilirliğinin başlangıçta doğru analiz edilememesinden kaynaklı olarak sistemde birtakım aksalıkların yaşandığı ve kapasite artırımlarının ihtiyaç haline geldiği lisans aşımları ile de sabit olduğu, sistemde güncelleme yapılmış olması nedeni ile ayıbın anlaşılması için ne kadar sürenin geçmesi gerektiği ve dolayısı ile ihbarın hemen yapılıp yapılmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, davalının teklif aşamasında dava konusu ürünün ve ürüne ait kullanım kapasitesinin davacının ihtiyaçlarını karşılayacağı yönünde taahhütte bulunmasına rağmen işin başında kullanım kapasitesinin yeterli olmadığı ve ekstra artırımların gündeme geldiği, bu yönde davalı tarafça birtakım aksiyonların alındığı ürünün başlangıç aşamasında davacı müşterinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede olmadığı ve gereksinimin tam belirlenememesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Satıcının ayıptan sorumlu olabilmesi için alıcının satılan şeydeki ayıbı bilmemesi gerekmekte olup, alıcı bu hususu biliyorsa bu durumda ayıptan bahsedilemez. Ancak bu hususun, sözleşmenin kurulması anında biliniyor olması gereklidir. Taraflar arasında imzalanan 19/09/2014 tarihli sözleşmenin 2-g maddesinde, "kullanılmakta olunan "..." ürünleriyle ilgili olarak ürünün çalışması tamamen durmuş ve sistemleri etkileyici bir durum hasıl olmuş ise aynı gün sisteme yerinde veya uzak bağlantı ile müdahale gerçekleştirilecektir." şeklinde düzenleme mevcut olup, teklif sürecinde davacının ... firmasından da danışmanlık hizmeti aldığı ve rakip ... firması da dahil olmak üzere teklifi alternatifleri ile değerlendirdiği, 25/08/2014 tarihli e-posta bir bütün olarak incelendiğinde davalının ürünün yeteceği konusunda ve her durumda logları işleyeceği konusunda açık bir taahhüt içermeyip, üründe log toplama yönteminin nasıl yapılabileceği ile ürünün yetmemesi durumunda geçici nasıl bir çözüm üretilebileceğinin müşteriye bildirildiği, 25/08/2014 tarihli e-posta öncesinde, 21/07/2014 tarihinde davacıdan, teklif oluşturabilmek için ... ve log miktarlarını gösteren enformasyonların talep edilmesi üzerine davacının 22/07/2014 tarihinde sağladığı enformasyonlara göre ürün planlamasının yapıldığı,19/09/2014 tarihli sözleşmenin 2-p maddesi uyarınca ek lisansların davacı tarafça satın alınmadığı her iki tarafın kabulünde olup kapasite ile ilgili sorunun devam ettiği, müşteri tarafından paylaşılan verilerin ortalama günlük kullanım miktarına göre teklif edilen ve satılan ürünlerin yeterli olup olmadığı, teklif edilen ürünlere esas alınan sisteme gönderilen günlük ortalama veri ile sözleşme sonrasında yapılan kurulumdan sonra sisteme gönderilen veri arasında aşırı bir artış bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme ve kurulumdan sonra ne kadarlık veri gönderildiğinin tespitinin yapılabilmesi için gerekli olan ... sunucusunun davacı tarafça ürünlerin bilirkişi heyet incelemesine tevdi edilemediği, ,mahallinde dava konusu sistem üzerinde keşfen bilirkişi heyetince inceleme yapılmasına karar verilmiş olmasına rağmen sistemin kullanılabilir halde heyete sunulmayıp sistem üzerinde inceleme yapılması için gerekli sistem giriş anahtarlarının, kullanımına bırakılmış davacı tasarrufunda olduğu beklentisine rağmen davacı tarafça sağlanmadığı; cihazın kapalı halde kullanımdan terk edildiğinin görüldüğü, USB bellek içeriğinde eklerde gözlenen log görünümlü metin dosyalarının dahi hangi sisteme ait olduğunun bilinmeyip bilirkişiliğin sistem üzerindeki incelemesinin sonucu olmayan pasif halde sağlanmış ve nereden, ne şekilde temin edildiği açık bir şekilde ortaya konulamadığı , dosyaya sunulu olup log kayıtlarının ekinde gönderildiği ileri sürülen isimsiz e- posta metin kopyalarında, gönderen tarafın somut olarak ortaya konuladığı anlaşılmakla, anılan durum karşısında ispatlanamayan davanın reddi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 6.227,44-TL harçtan mahsubu ile artan 5.799,84-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 58.345,12-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 18.050,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır