İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/170 E. 2025/210 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/170
- Karar No
- 2025/210
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/170 Esas KARAR NO : 2025/210 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/09/2021 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalılar ... Şirketinin ortak olduklarını, müvekkilin ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, mahkemenin usul yönünden red edildiğini ve arabulucuya başvurulduğunu, müvekkilin 13/05/2014 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile diğer ortakların paylarını devir aldığını, müvekkilin ...'da yaşadığını, şirketi davalılardan ...'ın temsil ettiğini, davalılardan ... müvekkilime telefon açarak kendisinin ve diğer davalı ...'in hisselerini satacaklarını şirketin iyi para kazandığını 5 adet aracının olduğunu bu araçların kredi borcunun bulunmadığını ... belgelerin mevcut olduğunu şirketin hiçbir borcunun olmadığını bildirince müvekkilin hisseleri almak istediğini, müvekkilin 13/05/2014 tarihinde şirketi aldığını, ancak kendisine söylendiği gibi 5 aracın teslim edilmediğini, teslim edilen 1 aracın hasarlı olarak teslim edildiğini, aracın banka kredisi ile alındığı ve kredi borcunun olduğunun anlaşıldığını, şirketin ... belgesinin olmadığı 27/05/2013 tarihinde iptal edildiğinin ortaya çıktığını, şirketin borca batık olduğu envanterinde şirket temsilcinin söylediği gibi sermayesinin olmadığı ve herhangi bir araç bulunmadığı bulunan bir aracında hasarlı olduğunu müvekkilin sonradan öğrendiğini, müvekkilin ayrıca şirketin satın aldığı araç kredisini ödediği gibi hasarlı aracı da tamir ettirdiğini, şirketin kağıt üzerinde mevcut olduğunu ve hiçbir ekonomik faaliyetinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle 13/05/2014 tarihli şirket hisse devir işleminin iptaline, müvekkilin devir işlemi nedeni ile davalı ...'a ile ödemiş olduğu 160.000 TL 'nin davalı ...'e ödemiş olduğu 10.000 TL'sinin 13/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, müvekkilin ödemiş olduğu 50.000TL araç kredisinin ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, müvekkil tarafından ödenen 18.000 TL vergi borcunun ödeme tarihleri itibarı ile hesaplanacak reeskont faizi birlikte davalılardan tahsiline, aracın tamiri için harcanan 8.000 TL'nin müvekkil tarafından ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 20.03.2013 tarihinde aralarında yapılan sözleşme ile hisselerin devir edildiği, müvekkilin hastalığı nedeni ile ... tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi yapıldığını, davanın 15.05.2019 tarihinde açılması gerekirken 09.04.2020 tarihinde açıldığını, dava açma süresinin zamanaşımına uğradığını, davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil ile davalı arasında 20.02.2013 tarihinde yapılan sözleşme ile hisselerin satıldığını, müvekkilin hastalığı nedeni ile ...tarihinde ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı devir sözleşmesi devr edildiğini, devir bedelinin müvekkile ödenmediğini, müvekkilin gerekli vekaletnameleri verdiğini, şirketin fiili idaresi davacı ile diğer hissedarlara bırakıldığını, ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu vekalet ile müvekkil tarafından gerekli işlemlerin yapılması için araçlara rehin konulması konusunda diğer hissedar ...'e vekalet verildiğini, ...'nin daha sonra azl edilmesi hususu müvekkilin bilgisi dışında olduğunu, araçların belgelerinin devirden 4 ay sonra iptal edildikleri dava dilekçesi ile öğrenmiş bulunduklarını, hisse devrinden 4 ay sonra belgelerin iptal edilmiş olması müvekkili sorumluluk altına sokmasının mümkün olmadığı gibi hisse devir aşamasında belgelerin mevcut olduğunun ispatı olduğunu, bu nedenlerle davanın zamanaşımı nedenile reddine, esasa girildiğinde davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde müvekkilin şirket içindeki payını devir aldığını iddia etmişse de, bu iddiası hukuki dayanaktan yoksun olup gerçeği yansıtmadığını, zira müvekkil şirkettin kendi hisselerini satmadığını, kendisinin hala daha ... Şirketi'nin ortaklarından olduğunu, davacının iddiasını kanıtlayacak bir delil sunmadığı gibi, Ticaret Sicil Gazetesinde de müvekkilin hisselerini devrettiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının 13/05/2014 tarihli genel kurul kararıyla müvekkilin şirket hisselerini devraldığını öne sürdüğünü, davacının davasını 09.04.2020 tarihinde açmış olduğunu, zamanaşımına uğramış olan davanın reddi gerektiğini, bu nedenle davacının haksız davasının reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz celse ara kararı gereğince celbi istenen ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E., ... K. Sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden dosyamıza eklendiği görüldü. ... Cumhuriyet Başssavcılığının ...soruşturma, ...karar sayılı kararında müşteki vekilinin dilekçesinde özetle; Müşteki ...İ'nin 13/05/2014 tarihinde ...Ltd. Şti. Şirket müdürü şüpheli ... ile şirket ortağı şüpheli ...'den devir aldığını, devir öncesinde şüphelilerin şirketin kar ettiğini söyleyerek müştekiyi ikna ettiklerini, şirkete ait ...plakalı aracı faal ve kusursuz diyerek devrettiklerini, zaman içerisinde aracın kaza yapmış olduğunun anlaşıldığını, şüphelilerin beyanlarının aksine şirketin piyasa borçlu olduğunu, şüpheli ...'in şirket vekilliğinden azledilmesine rağmen 05/02/2013 tarihinde şirkete ait ... plakalı aracı 3. Kişiye rehin verdiğini, şüphelilerin sahte işlemlerle ve müştekiye karşı yalan beyanlarla müştekiyi dolandırdıkları iddia edildiğini, şüphelilerin devir işleminden önce şirketin kar ettiğini söylemelerinin basit yalan niteliğinde olduğunu, müştekinin şirketin kar-zarar durumunu, bilanço ve defterlerini, araçların trafik tescil kayıtlarını inceleme olanağı olduğunu, şüpheli ...'in vekillikten azledilmesine rağmen şirkete ait aracı rehin vermesinin yetkisiz temsil niteliğinde olduğunu, şikayete konu tüm iddiaların özel hukuk uyuşmazlığı mahiyetinde olduğunu, dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarının unsurlarının oluşmadığının anlaşıldığından; olayla ilgili kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin ...Esas - ... Karar -16/03/2022 tarihli kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. H.D. ... Esas - ...Karar - 13/02/2025 tarihli kararıyla kaldırılmakla, dosya mahkememize tevzi olup 2025/170 Esas sayısını almıştır. Dava, şirket hisse devir işleminin iptali ile tazminat istemine ilişkindir. Aldatma nedeniyle hisse devir sözleşmesinin iptali ile zararın tazmini istemi ile açılan davada yetkili mahkeme HMK'nın 14/(2).maddesi gereğince hisse devrine konu şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/9104 gün, ... E. 25.03.2022 K.; 27.04.2023 gün, ... E. ...K.; 26.10.2020 gün, ... E. ...K. Sayılı içtihatları). Ticaret sicil kayıtlarında hisse devrine konu tarafları ortağı bulunduğu ...Ltd Şti'nin merkezi ...'de bulunmaktadır. Bu nedenle kesin yetki kuralı uyarınca davaya bakmaya ... Asliye Hukuk Mahkemeleri (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) yetkili olduğundan, mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olması nedeniyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde dosyasının görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin yetkisizliğine, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesine, 3-HMK.331 maddesi uyarınca yargılama harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda bir karar oluşturulmasına yer olmadığına, 4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Re'sen dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın taraflara tebliğine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341.maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.10/04/2025 Katip e-imzalı Hakim e-imzalı "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."