İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/340 E. 2025/222 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/340
- Karar No
- 2025/222
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/340 Esas KARAR NO : 2025/222 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2024 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dilekçesinden özetle: Müvekkili şirket ...Şti. davaya konu ...plakalı aracın maliki olduğu, davalılardan ... %100 kusurlu araç sürücüsü, ... Ltd. Şti. ise kusurlu aracın maliki olduğu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç 22.02.2024 tarihinde müvekkil şirkete ait ... plakalı araç ile çarpışmış ve meydana gelen trafik kazasında müvekkil şirkete ait araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiği, trafik kazasının oluşumunda; müvekkili şirkete ait (davaya konu) aracı kiralayan ...'ın hiçbir kusuru bulunmadığı 22.02.2024 tarihli kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ... %100 ve asli kusurlu olduğu, Davalı ... Ltd. Şti. ise kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat sahibi olduğu Müvekkiline ait ... Marka - 2023 Model, henüz 5.624 KM’deki araç; Aracın periyodik bakımları zamanında yapılmış olup araçta kaza anına kadar herhangi bir parça değişikliği yahut kaporta, boya çiziği ve hiçbir hasar bulunmadığı, araç orijinal ve hatasız, kazasız bir araçken, mevcut kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarılmış olup, aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve TRAMER kayıtlarına işlenen 42.693,55-TL hasar kaydı sebebiyle araçta ciddi boyutta hasar meydana gelmiş olması ile ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşandığı, öncelikle değer kaybının tahsili talebiyle Karayolları Trafik Kanunu madde 97 kapsamında sigorta şirketine başvurulduğu, sigorta şirketince 04.04.2024 tarihinde tarafımıza 25.000-TL tutarında değer kaybı ödemesi yapıldığı, Ancak söz konusu bedel gerçek değer kaybının çok altında kaldığı, Aracın onarım işlemleri yapıldığı esnada 21.03.2024 tarihli ekspertiz raporu hazırlanmış olup bu ekspertiz raporunda ayrıntılı bir şekilde kaza, kusur oranı, aracın hasarı ve onarım bedeli belirtildiği, rapor doğrultusunda bağımsız .... Şti. Tarafından 07.05.2024 tarihinde tanzim edilen Ekspertiz Raporunda da görüleceği üzere Müvekkili Şirkete ait araçta Sigorta Şirketi'nin ödediği bedelden daha fazla miktarda değer kaybı oluşmuş olduğu tespit edildiği, bu nedenle eksiksiz bir biçimde bakiye Değer Kaybı bedeli; bağımsız ekspertiz raporu da esas alınarak bilirkişi marifeti ile hesaplanıp davada haklı olduğunun tespit edilecek olup bu bedelin davalılardan tahsiline karar verilerek tarafına ödenmesi gerektiği, Son olarak uyuşmazlığın sulh yolu ile çözülebilmesi adına arabulucuya başvurulmuş ise de Arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlanmış bulunduğundan, işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğu, müvekkili şirket, davalı sürücünün kusuru nedeniyle oluşan bu kaza sonucu 1 ayı aşkın süre Ticari Faaliyetini gerçekleştirememiş olup bu kaza nedeni ile ticari kazanç kaybına uğramıştır. Müvekkile ait aracın günlük kiralama bedeli 1.000,00.TL-1.500,00.TL arasında değiştiği, ancak tam olarak tespiti mümkün olmadığı, Bu kapsamda müvekkilinin kazanç kaybı günlük Emsal Kazanç Araştırması ışığında alınacak Bilirkişi Raporu ile hesaplanması gerektiği, dava konusu araçta meydana gelen hasar dolayısı ile oluşan; Değer Kaybı tutarının şimdilik 1000-TL, ticari Kazanç Kaybının şimdilik 1000 TL (bintürklirası) üzerinden HMK madde 107 gereğince belirsiz alacak davası olarak kabulü ile; Araçta oluşan Değer Kaybının tüm davalılar bakımından tahsiline, Ticari Kazanç Kaybımıza ilişkin alacağımızın ise araç sürücüsü ve ruhsat sahibi bakımından bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi ile tespit edilecek bedellerin avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etme zorunlulu hasıl olduğu, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile, Müvekkili şirkete ait dava konusu ... plakalı araçta meydana gelen bakiye Değer Kaybının şimdilik 1.000-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Müvekkili şirkete ait dava konusu ... plakalı aracın ticari faaliyetini gerçekleştirememiş olması nedeni ile Ticari kazanç kaybının şimdilik 1.000-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile Davalılardan ... ve ... Ltd. Şti'den tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle:davacı yanın talepleri karşılanmış olup işbu hususların gerçek dışı olduğu, hasar kapsamında müvekkil şirket tarafından hasar ödemesi 01/04/2024 tarihinde 12.750,00-tl olarak tedarikçi tevadi kaporta ...'ya ödendiği, hasar ödemesi 01/04/2024 tarihinde 6.503,76-tl olarak .... a.ş.'ye ödendiği, hasar ödemesi 22/03/2024 tarihinde 37.000,26-tl olarak tedarikçi ...ltd. şti.'ne ödendiği hasar ödemesi 22/03/2024 tarihinde 1.482,00-tl olarak t...ltd. Şti.'neödendiği değer kaybı ödemesi 04/04/2024 tarihinde 25.000,00-tl olarak davacı vekili ...'a ödendiği mahsup fişinin dosyaya kabulü ile ödeme yapıldığına ilişkin delil niteliğine haiz olduğu kabul edilmesi gerektiği, Bilirkişinin hesap edeceği tutar ödenen tutardan fazla ise ancak şirket tarafından bakiye kısım yönünden bir ödeme yapılabilecek olup, önceki ödemelerin tenzili gerektiği, şirketin hak kaybı yaşamaması adına bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken dosyaya sunulan mahsup fişinin dikkate alınmasını ve ödemenin tenzil edilmesini talep ettiği, Kaza tarihinde ki poliçe limiti olan 200.000,00-TL'den teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, müvekkili şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğu 117.263,98-TL ile sınırlı olduğu, davacı yanın talepleri gerçek dışı olduğu, davacı yanın talep etmiş olduğu bedel gerçek dışı olmakla birlikte kazanın gerçekleştiğine ilişkin herhangi bir ibare mevcut olmadığı, bu sebeplerden ötürü davanın reddi gerektiği, davacının talep etmiş olduğu değer kaybı bedeli fahiş ve gerçek dışı olmakla birlikte bilirkişi tarafından tespiti ve araştırılması gerektiği, konu talep davanın hasar dosyasında görüleceği üzere eksper raporu ile sabit olmakla birlikte olması gerekenin çok üzerinde olduğu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusuru olmadığı, dava aşamasında bilirkişi yardımıyla inceleneceği üzere görülecektir ki sigortalı araç kazada kusursuz olup mezkur kazanın kaza tespit tutanağı yanlış tutulduğu, bu hususlar dikkate alınarak dosyanın tekrar kusur incelemesine tabi tutulmasını talep ettiği, aracın daha önceki kazalarının kontrolü şart olduğu, davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise işbu hususların hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırı olduğu, kısmi dava şeklinde yapılan işbu başvuruda yargılamanın ilerleyen aşamasında başvuran tarafça davanın ıslah edilmesi durumunda, ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise işbu kısma ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekeceği, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yalnızca alacağın kısmi davaya konu edilen kısmı için zamanaşımını kesip, saklı tutulan kısım için ise zamanaşımını kesmediği, Bu sebeple de kısmi dava şeklinde yapılan bu başvuruda ıslah yapılması halinde, ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımının dolmasına bağlı olarak iş bu tarih itibariyle dava konusu edilmeyen kısma ilişkin olarak zamanaşımı itirazında bulunduğunu, söz konusu davada davacı yan davasını açarken açıkca belirsiz alacak davası olduğunu belli etmediği için açılmış olan dava bir kısmi dava hükmünde kalacağı, değişiklik ile değer kaybının tespitinde esas alınacak metot kesin ve şüpheden uzak bir şekilde izah edildiği, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiği, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiği, davacı yanın maliki olduğu aracın onarımında plastik parçaların değişimi veyahut onarımı söz konusu ise bu hususların hesaplamaya dahil edilmesi hukuka aykırı olduğu, açıklanan sebeplerle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava davacının maliki olduğu ... plakalı araca, davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı ...Ltd. Şti'nin malik olduğu ve ... plakalı aracın 22/02/2024 tarihinde çarpması sebebiyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve davacının kazanç kaybının tahsiline ilişkin tazminat davasıdır. Davacı taraf 25/03/2024 tarihli başvuru dilekçesi ile değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurduğu ve başvurunun davalı sigorta şirketine 27/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı ile kazanın 22/02/2024 tarihinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan dekonttan...hasar numaralı dosyaya istinaden davacının aracının değer kaybına ilişkin olarak 04/04/2024 tarihinde 25.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 11/10/2024 tarihli dilekçe ile değer kaybı yönünden davalı ... A.Ş. İle sulh olduklarını ve davada diğer davalılardan kazanç kaybı taleplerinin bulunduğunu belirtmiştir. Davacıya ait araç ile davalı şirkete ait araç arasında meydana gelen kazada kimin kusurlu olduğu, davacı tarafça kazanç kaybınının talep edilip edilemeyeceği ile miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememizce davacının kazanç kaybının bulunup bulunmadığı hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi dosyaya sunduğu 13/02/2025 tarihli raporda kazanın oluşumunda; ... plakalı araç sür isü ...'ın, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama nedeni ile döner kavşakta dönmekte olan ... plakalı araca çarpması ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/h maddesini ihlal etmesi nedeniyle kazanın oluşumunda ASLİ KUSURLU olduğu. ... plakalı aracın döner kavşakta dönüş manevrasını yaptığı için KUSURUNUN OLMADIĞI, Kesin ekspertiz raporu dosyasında tamir süresinin 24 gün olarak belirtildiği Aracın günlük kira bedeli olarak başlangıç tarihi, kaza tarihi itibariyle olacaktır. 22/02/2024 kaza tarihinde dava konusu araç günlük kira bedeli; 2024 yılı ilk çeyreğinde araba kiralama fiyatları, araba modeline, kiralama süresine, kiralama yerine ve diğer faktörlere göre; 2024 şubat ayı ... marka ... model araç kiralama fiyatları günlük ortalama 600 TL ile 900 TL arasında olup, uzun süreli kiralama için ekstra indirim bulunmaktadır. Aracın aylık kiralama bedeli 16.000 TL ile 19.000 TL arasında olduğu Ortalama günlük araç kira bedeli (600TL4*900TL) /2 — 750 TL/Gün Ortalama aylık araç kira bedeli (16.000TL4- 19.000TL) / 2 — 17.500 TL /Ay 24 gün x 750 TL/gün — 18.000 TL, aracı aylık kiraya almak 17.500 TL daha makul ve ekonomik olduğu için, Araçtan mahrum kalma bedeli 17.500TL olarak hesaplandığı şeklinde rapor ibraz etmiştir. Davacı taraf 13/02/2025 tarihli dilekçesi ile kazanç kaybı talebini 17.500,00 TL'ye artırmıştır. Sulh HMK 313 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup HMK 315/1 maddesinde sulhun ilgili bulunduğu davayı sona erdireceği ve sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmayacağına karar verileceği hüküm altına alındığından davacının değer kaybı talebi yönünden sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Araç mahrumiyet bedeli, meydana gelen trafik kazasında kusursuz olarak aracını kullanamaması sebebiyle zarara uğrayan araç sahibinin kusurlu olan taraftan uğradığı zararları tazmin etmek amacıyla talep ettiği tazminattır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve... E. ... K. sayılı kararı uyarınca araç kazalarında tamir sürecinde araç kiralanmasa ve kiralama faturası sunulmasa bile kusurlu taraf aleyhine araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmesi gerekir : “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...E.-2...K. 22.09.2008 T. ilamı; “…BK’nun 105. maddesine göre, bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. MK’nun 6. maddesine göre, herkes iddiasını ispat etmek zorundadır. Araç mahrumiyetine ilişkin delil sunulamaması halinde BK’nın 42. maddesi uyarınca mahkemece hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Araç mahrumiyetine ilişkin delil sunulamaması halinde BK’nun 42. maddesi uyarınca mahkemece hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.” Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E.-... K. 22.09.2008 T. ilamı; ... E.-...K.- 11.06.2019 T. ilamı; “…Davacı aracının hasarlandığı ve tamir gördüğü süre zarfında davacı yanca kullanılamadığı sabittir. Bu durumda aracın çalışmadığı süre içinde oluşacak gelir kaybı değil, dosyada görevlendirilecek konusunda uzman makina mühendisi bilirkişi tarafından, davaya konu kaza sebebiyle araçtaki hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi belirlenerek kazanç kaybının hesaplanması gerekirken, eksik inceleme ile aracın üyesi olduğu Kooperatif tarafından çalışmadığı bildirilen 23 gün üzerinden kazanç kaybının belirlenmesi doğru olmamıştır.” Yargıtay 17. Hukuk Dairesi... E.-... K.-03.10.2019 T. ilamı; “…Davacının ikame araç bedeli talebi hakkında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmaması nedeni ile hesaplama yapılmamış mahkemece de bu hesap raporu doğrultusunda yapılan hesap hükme esas alınarak karar verilmiştir. Bu süre ile ilgili araç kiralandığına dair belge sunulmasa da B.K. 42 maddesi (50.md) uyarınca hâkim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir.” şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay içtihatları ışığında somut olayda, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'ın ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı şirketin ise araç maliki olduğu ve işleten sıfatına haiz olması nedeniyle meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, her ne kadar davacı tarafça araç kiralandığına dair belge sunulmamış ise de Yargıtay kararı gereğince hasarın niteliğine göre makul tamir süresi belirlenerek bu süre zarfında ikame araç bedelinin talep edilebileceği, bu yönde alınan bilirkişi raporunda da otomobilin onarımı için yeterli olan 24 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle uğranacak zararın olay döneminde günlük 600 TL ile 900 TL arasında olup, uzun süreli kiralama için ekstra indirim bulunmaktadır. Aracın aylık kiralama bedeli 16.000 TL ile 19.000 TL arasında olduğu, aracı aylık kiraya almak 17.500 TL daha makul ve ekonomik olduğu için, Araçtan mahrum kalma bedeli 17.500TL olarak hesaplandığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; 1-Davacının davasının kabulüne a- Davacının değer kaybı talebi yönünden HMK 315/1 maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına b-Davacının kazanç kaybı yönünden davasının kabulü ile 17.500,00 TL'nin kaza tarihi olan 22/02/2024 tarihinden işleyecek davalı ... yönünden kanuni faizi ile diğer davalı ... Ltd. Şti yönünden ticari avans faizi ile birlikte olmak üzere davalılar ... ve ...Paz. Ltd. Şti'nden müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.195,42-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın ve 281,78 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 486,04 -TL harcındavalılar...ve...Tic. Paz. Ltd. Şti'nden müşterek müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı 427,60-TL peşin harcın ve 281,78 TL tamamlama harcının davalılar... ve .... Paz. Ltd. Şti'nden müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 5.169,00-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Paz. Ltd. Şti'nden müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve.... Paz. Ltd. Şti'nden müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL bedelin 3.594,42-TL'sinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti'nden müşterek müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 205,08 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (a)'da verilen hüküm yönünden tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak, (b)'de verilen hüküm yönünden HMK 341 maddesi gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 11/04/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır "Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."