İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/747 E. 2025/248 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/747
- Karar No
- 2025/248
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/747 Esas KARAR NO : 2025/248 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/12/2020 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/09/2012 günü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesinde seyir halinde iken müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 10 TL maddi tazminat bedelinin davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili sigorta şirketine 21/10/2020 tarihinde başvuruda bulunduğunu, ancak 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi içerisinde başvurunun yapılmaması sebebiyle öncelikle davanın zamanışımı yönünden reddine karar verilmesini, müvekkilinin sigorta poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin tespiti gerektiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. GEREKÇE, Dava; davacının 24/09/2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde sürekli iş görememezlik ve geçici iş görememezlik tazminatının davalı ... şirketinden tahsiline ilişkin olarak açılmış olan tazminat davasıdır. Davacı taraf dava dilekçesinde 24/09/2012 günü... plakalı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarptığını kaza sonucunda davacının malul kaldığını belirterek kaza sebebi ile davacının sürekli iş görememezlik ve geçici iş görememezlik tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talep edilmiştir. Davacının kaza sebebiyle getirmiş olduğu tedavi evrakları ... ... Devlet Hastanesinden ve ... Devlet Hastanesinden dosyamız arasına alınmıştır. Dosya kapsamında, ATK'dan alınan 07/10/2024 tarihli raporda, davacının maluliyet oranının %0 olduğu iş görememezlik süresinin 1 aya kadar uzayabileceği başka birinin bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir. ATK raporu doğrultusunda kusur ve aktüerya bilirkişilerinden alınan 24/02/2025 raporda, 24.09.2012 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacı yaya ...'nun 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/B maddesini ihlal ettiği ve asli (%100 oranında) kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücünün ise kazanın meydana gelmesinde kural ihlalinin olmadığı, Davacı kazazede ...'nun Geçici İş Göremezlik Maddi zararının 31,07.-TL, Sürekli İş Göremezlik Maddi zararının 562.597,78.-TL olmak üzere toplam da 562.628,85.-TL maluliyet maddi zararının bulunduğu, Davalı ...Ş, sigortaladığı aracın sürücüsü ve işleteninin sorumluluğunu üstlenmiş olduğundan sürücü ve işletenin kusuru oranına isabet eden maddi zarar tutarından teminat limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu, iş bu kaza da davalı ... sorumluluğundaki araç sürücüsüne atfedilen bir kusur oranı bulunmadığının Sayın Mahkeme tarafından kabulü durumunda davalı ... Sigorta AŞ'nin oluşan maddi zarardan bir sorumluluğunun bulunmadığı, şeklinde rapor ibraz edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır. Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Dosya da ATK'dan alınan raporda davacının sürekli maluliyet oranının %0 olduğu maluliyet oranının sıfır çıkması sebebi ile davacının sürekli iş görememezlik tazminatı talep etmesi mümkün olmadığı davacının geçici iş görememezlik talebi yönünden ise davacının kaza tarihinde 13 yaşında olduğu yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda 13 yaşındaki davacının bir işte çalışmasının kanunen mümkün olmadığı ve bu sebeple davacının geçici iş görememezlik tazminatının talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmış ayrıca dosyaya sunulan kusur ve aktüer bilirkişisi raporunda davacının kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu anlaşıldığından davacının %100 kusurlu olması sebebi ile Davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği kaza nedeniyle tazminat hakkının olmadığı anlaşılmakla davacının davalıdan bir maddi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını sonucuna varılmış ve davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 10-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile Davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı