İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/162 E. 2024/621 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/162
- Karar No
- 2024/621
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/162 Esas KARAR NO : 2024/621 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/03/2023 KARAR TARİHİ : 17/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 07/03/2023 tarihli dava dilekçesi ile, 05.11.2022 günü davalı ... yönetimindeki ... plakalı ... marka aracın "..." üzerinde seyir halinde iken, önünde ve aynı yönde seyir halinde olan davalı ... idaresindeki ... plakalı traktöre arkasından çarpması sonucu, traktör ve römork o sırada yol kenarında yürümekte olan yaya ...'ın üzerine devrilmiş, müvekkillerin mirasbırakanı olan ... olay yerinde vefat ettiğini, sanıklar ... ve ...'ın ... 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Nolu dosyası üzerinden yargılamalarının devam ettiğini, 15.01.1961 doğumlu müteveffa ... 05.11.2022 tarihli kaza tarihinde (61) yaşında ve ... Belediyesi'nde "Temizlik işçisi" olarak çalışmakta ve son(Ekim) maaşının net 6.972,24 TL olduğunu, Müteveffanın herhangi bir hastalığı, rahatsızlığı veya sağlık sorunu bulunmaması karşısında aniden meydana gelen trafik kazası sonucu gerçekleşen vefat, geriye kalanlarda büyük acı, elem ve ızdıraba sebep olduğunu, müvekkillerin, gerek babalarının gerekse de eşinin vefatı sebebiyle manevi olarak yıprandıklarını, psikolojileri bozulduğunu, hiçbir maddi bedel bu acıyı dindiremeyecek de olsa bir nebze hafifletmesi için davacı eş için 60.000 TL, davacı çocukların her biri için 30.000 TL olmak üzere toplamda 180.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 3 ve 4 nolu davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, kazaya karışan ... plakalı araç ... tarihleri arası geçerli ... nolu trafik poliçesi ile ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, ilgili sigorta şirketine 29/11/2022 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, 07/12/2022 tarihinde kendilerine tebliğ olduğunu, fakat davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından olumlu ya da olumsuz bir geri dönüş olmadığını, kazaya karışan diğer araç olan ... plakalı aracın ise kaza tarihinde geçerli bir trafik sigortası bulunmaması sebebiyle 2 nolu davalı ... Hesabı'na yine 29/11/2022 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, dilekçenin 30/11/2022 tarihinde kendilerine tebliğ olduğunu, fakat bu davalıdan da olumlu ya da olumsuz bir geri dönüş olmadığını, bunun üzerine zorunlu dava şartı kapsamında ticari arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ... Arabuluculuk Bürosu'nun... Büro, ...Arabulucu nolu dosyası üzerinden yürütülen süreç sonunda anlaşılamayarak dosyanın kapatıldığını, bu nedenlerle trafik kazasında ölüm nedeniyle davacı eş ... için, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının her iki araç sürücüsü için olay tarihinden, sigortacı ve ... hesabı yönünden başvuru tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle çektikleri elem, acı, ızdırap nedeniyle davacı eş için 60.000 TL, davacı çocukların her biri için 30.000 TL olmak üzere toplamda 180.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen(... Sigorta A.Ş. ve ... Hesabı dışındaki) davalılardan tahsiline karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili 24/03/2024 tarihli davaya cevap dilekçesi ile, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkının ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru olmadığını, davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceğini, dava konusu kazanın ve vefatın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun müteveffada olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın kendi vefatında asli ve tam kusurlu olduğundan ve sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından, müvekkil şirketin tazmin sorumluluğu bulunmadığını, dosyada mübrez kusur oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların hiçbirinin mahkeme kararına dayanak teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, bu noktada sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusursuz olduğunu, davacıların, müvekkil şirket’ten hiçbir hak ve alacak talep edemeyeceklerini, buna karşın bir an için aksi düşünüldüğünde dahi, müvekkil şirket’in sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olacağını, sigortalının kusurunun tespit edilmesi halinde diğer aracın zmms sigortacısı ile müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğu, 01.06.2015 tarihinden sonraki yeni trafik sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, yeni Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden önce tanzim edilmiş olması halinde eski genel şartların, poliçenin 01.06.2015 tarihinden sonra tanzim edilmiş olması halinde ise yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, davacıların destek yaşlarını doldurmuş olduklarından tazminat istem hakları bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumlu tutulacak olması ihtimalinde müteveffanın anne babasının da paylarının hesaplanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkil şirketçe sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından ve davacılar destek alacaklısı olmadığından davanın reddine, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tazminat hesaplamasının yapılması için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden rapor alınmasına, huzurda görülen başvurunun ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili 05/04/2023 tarihli davaya cevap dilekçesi ile, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, Müvekkil ...'ın yerleşim yeri ... ili ... İlçesi olduğunu, kaza .... ilçesinde meydana gediğini, kaza sonucu hayatını kaybeden murisin ve zarar görenlerin de yerleşim yeri ... olduğunu, bu sebeple yetkili Mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde kazanın , müvekkilin sevk ve idaresindeki aracın diğer sürücü sevk ve idaresindeki traktöre çarpması sonucu traktörün yol kenarında yürüyen yayanın (murisin) üzerinde devrildiği şeklinde gerçekleştiği iddia edilmiş ise de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacıların murisinin ölümüne sebebiyet veren kaza ... plakalı traktörün murise çarpması sonucu oluştuğunu, kaza tespit tutanağında da ( müvekkile kusur atfını kabul anlamı taşımamak kaydıyla) öncelikle ... plakalı aracın seyir halindeyken yayaya çarptığı tespit edildiği, bu durumun " ... plaka sayılı traktör ile kendisine göre sağ tarafta yürüyen yaya ...'a traktörün ön tarafı ile çarpması" şeklinde ifade edildiğini, traktör yayaya çarptıktan sonra aynı istikamete seyir halinde olan müvekkil aracı ile traktörün römorkuna (römorktaki yüke) arkadan çarptığını, yani ortada iki farklı trafik kazası olduğunu, müvekkilin yayaya çarpmadığını, yayaya çarpan ve devrilen aracın traktör olduğunu, kaza saatinde hava karanlıktır, traktörün römorkunda ışık, reflektör veya herhangi bir aydınlatıcı levha olmadığını, yokuş ve virajlı olan yolda aracı ile normal şekilde seyreden müvekkilin, ışığı ve reflektörü olmayan traktörü fark edebilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca traktörün römorkunda aşırı yük bulunduğunu, çalıların römorktan sarkacak şekilde yüklendiğini, bu durum da römorkun fark edilebilirliğini ortadan kaldırdığını, dava konusu edilen trafik kazasının meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü olan müvekkilin kusuru olmadığını, olay yeri inceleme tutanakları ile kaza tespit tutanaklarına göre davacıların murisinin yaya yolu ve banket bulunmayan ve iki yönlü trafiğin kullanıldığı yolda taşıt yolunun ters tarafından yürüdüğü, bu haliyle gelen araçlara arkasını döndüğü ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu tespit edildiğini, davacı tarafın, müvekkilin kusurlu olduğuna dair beyan ve iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaza tespit tutanağı veya kazaya dair düzenlenen sair kusur raporlarını ve bu yönde yapılan tespitlerden aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, kusur durumunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin ve net olarak belirlenmesi gerektiğini, davacıların murisinin ölümü ile müvekkilin karıştığı 2. Kaza arasında illiyet bağı olmadığını, kazanın oluş şekli, tarafların kusuru durumu, ortaya çıkan zarar gibi hususlar dikkate alındığında davacı tarafça talep edilen manevi tazminat miktarı oldukça fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, müvekkile ait aracın, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalandığını, sigortalı aracın sebebiyet verdiği ve ( kabul anlamı taşımamak kaydıyla - davacının zarara uğradığının tespit edilmesi halide) 3. Kişilerin uğradığı maddi ve manevi zararlar ; ZMSS, kasko ve ferdi kaza poliçelerinin teminatı kapsamında olduğunu, bu nedenlerle yetki itirazının kabulü ile müvekkil yönünden yetkisizlik kararı verilmesine, haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Hesabı vekili 05/04/2023 tarihli davaya cevap dilekçesi ile, müvekkil kuruma eksik/geçersiz evrak ile müracaat yapıldığının tespit edildiği, ekte sunulan ve davacı vekiline gönderilen 02.12.2022 tarihli mailden görüleceği üzere birtakım eksik evrakların tamamlanmasının talep edildiği ancak davacı vekili tarafından eksik evraklar müvekkil kuruma iletilmeden huzurdaki davanın açıldığını, bu halde müvekkil kuruma eksik evrakla yapılan müracaatın geçersiz olduğunu, eksik evrakla başvuru neticesinde ön şart yerine getirilmediğine ve usulden ret kararı verilmesi gerektiğine yönelik BAM kararları eklendiğini, davacı vekili tarafından eksik evraklar tamamlanmaksızın müvekkil kuruma yapılan müracaatın geçerli olmadığını, yasal düzenlemeler kapsamında müvekkil kuruma usule uygun bir başvuru gerçekleştirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini, ... Hesabı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi gereği zorunlu sigortası bulunmayan araçlar için ödeme yaptıktan sonra, zorunlu sigortası yaptırmayan aracın işletenine, sürücüsüne varsa diğer sorumlulara mevzuat gereği rücu etmek ve ödediği tazminatları tahsil etmek durumunda olduğunu, soruşturma dosyasındaki evraklar incelendiğinde ... plakalı araç sürücüsünün net olmadığının görüldüğünü, kaza esnasında aracın sürücüsü olma ihtimali gerekçesiyle davanın ...' a ihbarını talep ettiklerini, traktörün tescile tabi olup olmadığı, zmms yaptırma yükümlülüğü hususlarının somut delillerle ispat edilmesi gerektiği, traktörün trafiğe çıkış izni bulunup bulunmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, ceza dosyasında yer alan ifadelerden ... plakalı traktörün sürücüsü ile ilgili çelişkili hususlar olduğunu, diğer davalı ... olay yerine gelen itfaiye erlerine araç sürücüsünün kendisi olduğunu, ancak soruşturma dosyasında verdiği ifadelerde ise traktörü oğlu ...'ın kullandığını, ... da vermiş olduğu ifadede traktörü kendisinin sürdüğünü belirttiğini, ancak kaza tespit tutanağında ise traktör sürücüsü diğer davalı ... olarak görüldüğünü, Müvekkil kurumun rücu hakkı açısından ... plakalı traktör sürücüsünün netleşmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil kurumun, kaza tarihindeki teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, bu limitin kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00-TL olduğunu, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b maddesini ihlal ettiği belirtildiğini, oysa ki ... plakalı araç ... ay plakalı traktöre arkadan çarpmış olduğundan asli kusurların düzenlendiği Karayolları Trafik Kanunu madde 84/d uyarınca da kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, aktüer raporunun sicile kayıtlı aktüer bilirkişisi tarafından düzenlenmesini, tazminat hesaplaması yapılması durumunda destek paylarının doğru hesaplanabilmesi için müteveffaya ait nüfus kaydı incelenmeli, tazminat hesaplamasında müteveffanın gelirinin destekçiler arasında paylaştırılması yapılırken müteveffanın destek olduğu tüm şahısların paylarının dikkate alınması gerektiğini, Müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa re’sen tespit edilmesi gerektiğini, bu sebeple müteveffanın kendisinin ve anne ve babasının güncel nüfus kayıtları dosyaya celp edilmeli, hesaplama yapılmasına karar verilmesi halinde, hesap raporundan ilgili pay oranları dikkate alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, tazminat talep edenlerin ölen kişi ile ilişkileri, yaşları, medeni durumları ve vefat sebebiyle destekten yoksun kalıp kalmadıkları konuları öncelikli olarak belirlenmesi gerektiğini, söz konusu trafik kazasının aynı zamanda iş kazası niteliğinde olması halinde TBK madde 55 gereği Sosyal Güvenlik Kurumu aylık gelir bağlamakta ve bu bağladığı gelirin peşin sermaye değerini sigorta şirketlerine rücu ettiğini, bu sebeple SGK'ya müzekkere yazılarak davacıların rücuya tabi bir ödeme alıp almadığının sorulması, henüz peşin sermaye değeri bağlanmadıysa bu hususu bekletici mesele yapılmasını, SGK tarafından bağlanmış/bağlanacak aylığın peşin değerinin hesaplanan tazminattan düşülmesini gerektiğini, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası incelenerek uzlaşmaya varılıp varılmadığı irdelenmesi gerektiğini, Müvekkil kuruma usulüne uygun başvuru yapılmaması ve müvekkil kurum başvuru yapılmasına sebebiyet vermediğinden faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, zarar gören ile davalı kurum arasında ticari bir ilişki olmadığı gibi karşılıklı olarak akdedilmiş bir sigorta sözleşmesinin de mevcut olmadığını, Müvekkil kurumun ticaret şirketi olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmaması nedeniyle davada hükmedilen tazminata temerrüt faizi işletilmesinin talep edilmesi kabul edilemeyeceğini, verilebilecek olan faiz türü, dava tarihinden itibaren yasal faiz olup aksine bir mevzuat hükmü bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, usule ilişkin itirazlarının kabulüne, ihbar taleplerinin kabulüne, tüm taleplerin reddine, aksi halde dahi, kusur ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, faiz talebinin reddini ve her halde yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de, davalı Sigorta şirketlerinin adresleri mahkememiz yetki sınırları içerisinde olduğundan, HMK 'nun 7.1 maddesi uyarınca, yetki itirazının reddine karar verilerek, açık yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 16/05/2023 tarihli celse ara kararı gereği, Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve dosya incelenerek kusur durumunun oransal olarak belirlenmesi, davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 ve prograsif rant yöntemine göre hesaplanması konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 25/07/2023 tarihli raporunda, ... plaka numaralı traktörün sürücüsü davalı ...'ın %55 (yüzde ellibeş) oranında kusurlu olduğu, ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü davalı ...'ın %35 (yüzde otuzbeş) oranında kusurlu olduğu, davacıların murisi müteveffa yaya ...'ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, ölüm ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararının 1.003.749,20 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı ... Hesabı yönünden 13.12.2022 tarihi; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 20.12.2022 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 05.11.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, tespit, sonuç, görüş ve kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü. Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celse ara kararı gereği, Dosyanın daha önceden rapor alınan bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların kusur durumuna ve mütevefanın gerçek gelir durumu üzerinden hesaplama yönündeki talep ve itirazlar doğrultusunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 13/11/2023 tarihli ek raporda, ... plaka numaralı traktörün sürücüsü davalı ...'ın %55 (yüzde ellibeş) oranında kusurlu olduğu, ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü davalı ...'ın %35 (yüzde otuzbeş) oranında kusurlu olduğu, davacıların murisi müteveffa yaya ...'ın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, ölüm ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararının 1.018.519,86 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı ... Hesabı yönünden 13.12.2022 tarihi; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 20.12.2022 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 05.11.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu tespit, sonuç, görüş ve kanaatine varıldığını bildirdikleri görüldü. Mahkememizin 29/12/2023 tarihli ara kararı gereği, Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 20/12/2023 havale tarihli beyan dilekçesinde dosyanın 2024 yılında belirlenen asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması ve tazminat miktarlarının buna göre revize edilmesi hususunda ek rapor tanzimi için yeniden bilirkişiye tevdini talep ettiği görülmekle, dosyanın önceki bilirkişilere tevdi ile, Dosyanın asgari ücrette meydana gelen değişiklikler olması ve bu hususun kamu düzeninden olması nedeniyle daha önceden rapor alınan Aktüeryal Hesap Uzmanı bilirkişisi ...'a tevdi edilerek yeniden hesaplama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi 22/01/2024 tarihli ek raporunda, ... plaka numaralı traktörün sürücüsü davalı ...'ın %55 (yüzde ellibeş) oranında kusurlu olduğu, ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü davalı ...'ın %35 (yüzde otuzbeş) oranında kusurlu olduğu, davacıların murisi müteveffa yaya ...'ın 9610 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, ölüm ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararının 1.647.158,00 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı ... Hesabı yönünden 13.12.2022 tarihi; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 20.12.2022 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 05.11.2022 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu tespit, sonuç, görüş ve kanaatine varıldığını bildirdiği görüldü. Mahkememizin 06/06/2023 tarihli ara kararı gereği, Mahkememizin 06/02/2024 tarihli duruşmasında verilen 3 numaralı ara karar uyarınca Tarafların dosyaya sunmuş oldukları beyan ve itirazlar da dikkate alındığında ... 1. Asliye Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasında kusura ilişkin alınan ATK raporu ile mahkememizce alınan rapor arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmakla kusura ilişkin çelişkilerin giderilmesine yönelik olarak rapor tanzim etmek üzere dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş olup, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 26/04/2024 tarihli raporu ile, ...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, hayatını kaybeden yaya ...'ın kusursuz olduğu kanaatine varıldığı görüldü. Davacı vekilinin davada manevi tazminat taleplerinin aynı şekilde kalmak kaydıyla 1.000,00-TL olarak belirttikleri destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin 10/06/2024 tarihinde dava değerinin yükseltilmesiyle ilgili dilekçe sunarak, 1.647.158,00-TL'ye yükselttiklerini beyan etmekle 11/06/2024 tarihinde eksik harcın ikmal edilmiş olduğu görüldü. Davalı ... vekili tarafından, talep arttırım dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın HMK 107 maddesi uyarınca, belirsiz alacak davası olarak açıldığı, davanın açılması ile zamanaşımının kesildiği anlaşıldığından, zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığı trafik ihtisas dairesinden alınan 26/09/2024 tarihli rapor doğrultusunda, ...'ın %75, ...'ın %25 oranın da, ...'ın ise kusursuz olduğu kanaatine varılarak hüküm oluşturulmuştur. Davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kendi adına tescilli davalı ... Sigorta A.Ş.'ne 01/06/2022 tarih- 01/06/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ... istikametinde düz seyir halinde olan davalı sürücü ...'ın sevk ve ,idaresindeki kendi adına tescilli ZMMS sigorta poliçesi bulunmayan ... plaka numaralı romörkörün arka sol kesimlerine çarpması sonucunda , yolun sağına doğru savrulan traktör'ün romörk ile birlikte ters devrilirken yolun sağ kenarında aynı istikamette yürümekte olan davacılar murisi yaya ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verildiği, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi... Esas sayılı dosyasında yaya ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığına dair alınan Adli Tıp Raporu kapsamında yargılama yapıldığı, mahkememizce aldırılan 25/07/2023 tarihli kusura yönelik raporda, müteveffa ...'a %10 oranında kusur verildiği, her iki rapor arasında çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alındığı, alınan rapor dairesinde, ...'ın kusursuz olduğunun tespit edildiği, bu rapor doğrultusunda aktüerce hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının kusurları oralarında davalılara yüklenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 99.maddesinde sigorta şirketlerinin ZMMS sınırları içerisinde maddi tazminattan sorumlu oldukları, meydana gelen zararı da ZMMS limiti dahilinde gidermekle yükümlü oldukları düzenleme konusu yapılmıştır. Yaptırılan Aktüer incelemesi sonucunda davacı eş ...'ın talep edebileceği maddi zarar miktarının 1.647.158,00-TL olduğu tespit edilmiştir. ...plakalı aracın , 01/06/2022-01/06/2023 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalayan davalı ... Sigorta A.Ş, kaza tarihi itibariyle şahıs başına ölüm halinde belirlenen 1.000.000,00-TL limit ile sorumludur. ... plaka sayılı aracın sürücüsü ve işleteni olan ...'ın gerçekleşen kazada %25 kusurlu olduğu tespit edildiğinden, %25 kusuruna tekabül eden tazminat miktarının 411.789,50-TL olduğu, kaza tarihi itibariyle şahıs başına ölüm durumunda belirlenen 1.000.000,00 -TL'lik teminat limitinin altında kalan bu bedelden ... Sigorta A.ş.'nin ve ...'ın sorumlu oldukları, davacının ... Sigorta A.Ş'ne ihtaname çektiği, ihtarnamenin 07/12/202022 tarihinde tebliğ edildiği, ... Sigortanın 07/12/2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 20/12/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, ... Sigorta açısından bu tarihten itibaren davalı sürücü açısından ise kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 411.789,50-TL tazminatın ... Sigorta ve ...'dan, ... sigorta açısından 20/12/2022 tarihinden , ... açısından kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile , davacı ...'a ödenmesine karar vermek gerekmiştir. ... plakalı traktörün kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi bulunmadığı, traktör sürücüsü ...'ın gerçekleşen kazada %75 oranında kusurlu olduğu, 5684 sayılı sigorta kanununun 14/2-b maddesinde, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat dahilinde, sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvuru yapılacağının düzenlendiği, dava konusu edilen tazminatın bedelsel zarar kapsamında kaldığı, bu nedenle ... hesabının gerçekleşen zarardan sorumlu olduğu, ... hesabı yönünden teminat limitinin 1.000.000,00-TL olduğu, sigortasız araç sürücüsünün %75 kusur oranına isabet eden 1.235.368,50-TL tazminatın sigorta limitinin üstünde kaldığı, bu sebeple ... hesabının 1.000.000,00-TL tutarındaki teminat limiti ile sorumlu olduğu, davalı ... hesabına, davacı tarafından ihtarnamenin 30/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 8 iş günü sonrası davalı ... hesabının 13/12/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, davalı ... hesabı açısından bu tarihten itibaren traktör sürücüsü ... açısından ise haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği sonucuna varılarak, 1.235.368,50-TL tazminatın, (... hesabı açısından 1.000.000,00-TL sinden sınırlı olmak kaydıyla 13.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile), ... açısından kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Borçlar Kanunu 58. maddesi uyarınca davacıların bu olay sebebiyle kişilik haklarının zedelendiği, zarar görenlerin uğradıkları manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesinin isteyebilme haklarının mevcut olduğu, kaza sebebiyle davacı ...'ın eşini, diğer davalılar da babalarını kaybetmiş olduğundan manevi kişilik değerlerinde sebep olunan eksilmenin çok fazla olduğu, davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasının yapıldığı, manevi zarar adı ile hak sahibine verilecek olan para tutarının adalete uygun olması gerektiği, hükmedilecek para tutarının zarara uğrayanda manevi huzur doğurmayı gerçekleştirecek nitelik taşıması gerektiği, manevi tazminatın bir ceza olmadığı, mamalek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, takdir edilecek miktarın mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği, manevi tazminatın takdir edilmesinde ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihli gibi özelliklerin göz önünde tutulması gerektiği, Hukuk Genel Kurulunun 23/06/2004 tarihli içtihatında bildirildiği, gerçekleşen trafik kazasında davacıların vefat eden yakınının kusursuz olduğu, davacılar ve davalının sosyal ve ekonomik durumları değerlendirildiğinde takdir edilecek manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme aracı, bir taraf içinde fakirleşme aracı olmaması gerektiği anlaşıldığından, davacı ... için 60.000,00-TL manevi tazminat, ... için 30.000,00-TL, ... için 30.000,00-TL, ... için 30.000,00-TL, ... için 30.000,00-TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş ve manevi tazminat açısından davanın kabulüne, 60.000,00-TL'nin ...'a, 30.000,00 TL nin ... 'a , 30.000,00-TL'nin ...'a, 30.000,00 TL 'nin ...'a , 30.000,00-TL'nin ...'ya kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... VE ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Maddi tazminat açısından davanın kabulüne, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile, 411.789,50-TL tazminatın ... Sigorta ve ...'dan, ... sigorta açısından 20/12/2022 tarihinden , ... açısından kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile , davacı ...'a ödenmesine, 1.235.368,50-TL tazminatın, (... hesabı açısından 1.000.000,00-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla 13.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile), ... açısından kaza tarihi olan 05/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, Manevi tazminat açısından davanın kabulüne, 60.000,00-TL'nin ...'a, 30.000,00 TL nin ... 'a , 30.000,00-TL'nin ...'a, 30.000,00 TL 'nin ...'a , 30.000,00-TL'nin ...'ya kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... VE ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince maddi tazminat açısından hesaplanan 112.517,36-TL harçtan başlangıçta yatırılan 618,21-TL peşin harç ve 5.007,67-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.625,88-TL harçtan mahsubu ile 106.891,48-TL harcın (... Hesabı 37.412,01-TL'den sorumlu olmak kaydıyla, ... 42.756,59-TL'den sorumlu olmak kaydıyla davalı ... Sigorta ve ... 26.722,87-TL'den sorumlu olmaları kaydıyla ) sorumluluk oranlarına göre davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yapılan 618,21-TL peşin harç ve 5.007,67-TL ıslah harcı ile, yine davacı tarafından yapılan 8.875,75-TL yargılama masrafının (... Hesabı 3.106,51-TLden sorumlu olmak kaydıyla, ... 3.550,30-TL'den sorumlu olmak kaydıyla davalı ... Sigorta ve ... 2.218,94-TL'den sorumlu olmak kaydıyla, ) sorumluluk oranlarına göre davalılardan davacı ...'a ödenmesine, -Davalılar tarafından yapılan yargılama masrafının kendi üzerine bırakılmasına, Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat açısından davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap olunan 241.187,38-TL vekalet ücretinin (... Hesabı 84.415,58-TL'den sorumlu olmak kaydıyla, ... 96.474,95-TL'den sorumlu olmak kaydıyla davalı ... Sigorta ve ... 60.296,84-TL'den sorumlu olmak kaydıyla, ) sorumluluk oranlarına göre davalılardan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince manevi tazminat açısından hesaplanan 12.295,80-TL harcın ( 9.221,85-TL 'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla, 3.073,95-TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat açısından takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin (22.500,00 -TL 'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla, 7.500,00-TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat açısından takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin (22.500,00-TL 'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla, 7.500,00-TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat açısından takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar (22.500,00 -TL 'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla, 7.500,00-TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat açısından takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar (22.500,00 -TL 'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla, 7.500,00-TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Davacı ... kendisini vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat açısından takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar (22.500,00 -TL 'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla, 7.500,00-TL'sinden ... sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi..17/10/2024 Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır