İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/130 E. 2024/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/130
- Karar No
- 2024/29
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/130 Esas KARAR NO : 2024/29 DAVA : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, DAVA TARİHİ : 02/08/2022 KARAR TARİHİ : 15/02/2024 Mahkememizde görülmekte bulunanMarka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Kaldırılması, davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kurucusu ...'ın ülkemizin ilk üniversiteye hazırlık dershanesi olan ve ... A.Ş. Tarafından kurulmuş olan ..." isimli ticari işletmeyi 1997 yılında ... A.Ş.'den devir aldığını daha sonra zamanla 140 şubeye ulaştığını, ..., eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yapılması amacıyla 1997 yılında ... HİZ. A.Ş 2005 yılında ise muvekkıl ... EĞİTİM HİZ. A.Ş. 'yi kurduğunu ve müvekkili şirketinin dava dilekçesinde bahsettiği tescilli markalara sahip olduğunu, devamında ...esaslı unsur markaları devraldıktan sonra tanınmış marka haline getirdiğini belirtmiş söz konusu işaretlerin... ve ... ibarelerinin tüm baskılı evrak ve tabelalarında kullanıldığını şu anda Müvekkil şirketinin adına kayıtlı olan "..." markaları benzer isimleriyle veya aynen ... ve Türkiye çapında haksız olarak başkaları tarafından kullanıldığını daha önceki dava kararlarını emsal göstererek kendi işaretleri ve sembollerinin davalı tarafça kullanıldığını davalının bu eylemlerinin kötü niyetli olduğunu, ... 3.FSHHM ...D. İş sayılı dosyası ile davalının adresinde delil tespiti yapıldığını ve dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile davalının eylemlerinin müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunun tespit edildiğini, ayrıca müvekkilinin ticari unvanından doğan haklarının da ihlal edildiğini belirterek, müvekkilinin ...., ...., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... sayı ile tescilli ve tescilsiz marka haklarına, tescilli ticaret unvanı ve işletme adına karşı gerçekleştirilen tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, men'ine, durdurulmasına, kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullanımında olan "..." markasının müteveffa ... adına 2017 yılında tescil edildiğini, bir diğer marka " ..." markasının da müteveffa ... adına 2007 yılında tescil edildiğini, Müvekkili şirketin yetkilisi ...'un müteveffa ...' un kızı olduğunu, ...'un hayattayken markaların lisans hakkını ...' a devrettiğini, hâlihazırda markaların müvekkili şirket yetkilisi ... adına tescilli olduklarını, Bu sebeple davacının talepleri müvekkilinin "..." ve "..." markalarının kullanım hakkı sahibi olduğu dikkati nazara alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin kullanımında olan markalarının ayırt edicilik unsurunun “...” ...” olduğunu ve bunun “... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2013/16337 Esas ve 2014/483 Karar sayılı” kararı ile sabit olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, ... 3.FSHHM'de alınan bilirkişi raporunun da savunmalarını destekler nitelikte olduğunu belirterek, davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememize sunulan 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; davalı tarafın kullandığı “...” ibareli marka her ne kadar Türk Patent Kurumu tarafından tescilli olmasına rağmen “...” adresinde markanın kullanımı Davacı adına tescilli “...” ibareli markaları ile aralarında mal ve hizmet benzerliği ile kullanılan ibarenin yüksek oranda benzer olması nedeniyle son tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu, davalının aldığı bir lisansla veya izinle bu hizmeti verdiği algısını yaratabileceği, davalının davacıya ait kursun şubesi şeklinde faaliyet gösterdiğinin düşünüleceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın davacı markasına zarar vereceği nedeniyle SMK 29/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturduğu, ayrıca bu durumun tüketici gözünde davacı ile davalı arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK m.55/1-A-4 anlamında haksız rekabet oluşturacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. KANAAT VE GEREKÇE 6769 sayılı SMK'nun 29.maddesinde "(1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. " belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 149.maddesinde "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.c) Tecavüz fiillerinin durdurulması.ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.(2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir.(3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer.(4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nun 155.maddesinde "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." belirtilmiştir. Haksız rekabete ilişkin olarak 6102 sayılı TTK'nun 55/4 maddesinde "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davacı adına tescilli dava dilekçesinde belirtilen markalar yönünden davalının tecavüz oluşturan kullanımlarının olduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava açılmadan önce davacı tarafça ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasında davalının kullanımlarının tespiti yönünden delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, mahkemece delil tespiti talebinin kabulüne karar verildiği, davalının iş yeri adresinde davalının kullanımları yönünden bilirkişilerce inceleme yapılarak rapor düzenlendiği, .. 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasındaki rapor ve mahkememizce alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davalının fiili kullanımlarının "...", "...", "..." şeklinde olduğu, davacı adına tescilli olan ve dava dilekçesinde belirtilen markalardan ...numaralı markanın "...", ... numaralı markanın "... "..." şekil ve ibarelerinden oluştuğu, bu markaların davalının da faaliyet gösterdiği eğitim öğretim hizmetinin bulunduğu sınıflarda tescilli oldukları, davacının yukarıda belirtilen markalarındaki ve dava dilekçesinde belirtilen diğer tescilli markalarındaki ortak unsurun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin fizik, kimya, biyoloji bilimlerini belirten bir ibare olduğu, davacı markalarının tescilli olduğu ve davalının faaliyet gösterdiği eğitim öğretim hizmeti yönünden bu ibarenin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, davacı markalarında fen bilimleri ibaresinin tek başına kullanılmadığı, davacının yukarıda belirtilen markalarında fen bilimleri ibaresine bilim adamları fotoğrafı, tik işareti ve ibareler eklenmek suretiyle markaların oluşturulduğu, bu şekilde davacı markalarının ayırt edici niteliğinin bulunduğu, yukarıda belirtilen davacı markaları ile yukarıda belirtilen davalı kullanımları karşılaştırıldığında, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde davalı kullanımlarının dava dışı ... adına tescilli ... numaralı bilim adamları fotoğrafı ve ... ibaresinden oluşan markaya ilişkin düzenlenen lisans sözleşmesine dayandığı beyan edilerek cevap dilekçesi ekinde lisans sözleşmesi sunulmuş ise de davacı adına tescilli yukarıda belirtilen... ve ...numaralı markaların başvuru tarihlerinin, sunulan lisans sözleşmesine konu ... numaralı markanın başvuru tarihinden önce olduğu bu nedenle davalının, kullanımlarının lisans sözleşmesi kapsamında tescilli markaya ilişkin olduğuna yönelik savunmayı 6769 sayılı SMK'nun 155.maddesindeki düzenleme kapsamında ileri süremeyeceği, davalı kullanımlarının davacının yukarıda belirtilen markalarında bulunan bilim adamları fotoğrafı ile fen bilimleri ibaresine oğuz ibaresinin eklenmesi şeklinde olduğu, bilim adamları fotoğrafı ile fen bilimleri ibaresine oğuz ibaresinin eklenmesiyle kullanımının davacıya ait markalar yönünden karıştırılma ihmalini ortadan kaldıracak şekilde ayırt edici nitelik kazandırmayacağı, davalı kullanımlarında bilim adamları fotoğrafının daha büyük ve ön planda kullanıldığı, bazı kullanımlarında da oğuz ibaresinin fen bilimleri ibaresinin üzerinde daha küçük fen bilimleri ibaresi ile bilim adamları fotoğrafının ise daha büyük ve ön planda kullanıldığı, davalının bu kullanımlarının davacının markası ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan bu kullanımlarının 6102 sayılı TTK'nun 55/1-a-4 maddesi uyarınca haksız rekabet de oluşturacağı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davacı adına tescilli markalarda bulunan bilim adamları fotoğrafı ile fen bilimleri ibaresinin birlikte kullanıldığı davalı kullanımlarının davacı adına tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine durdurulmasına ve kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden davalı tarafa ait reklam, broşür, tabela ve her türlü tanıtım vasıtalarına el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili yararına hesap olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından asıl dosyada yapılan: 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 143,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.143,50 TL ve 161,40 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 4.304,90 TL ile ... 3.FSHHM ...D. İş sayılı dosyasında yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 158,00 TL posta gideri toplam 1.658,00 TL ve 133,80 TL Peşin Harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 214,50 TL olmak üzere toplam 1.872,50 TL'nin toplamı 6.177,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024 Katip e-imza Hakim e-imza