İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/16 E. 2026/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/16
Karar No
2026/248
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/16 Esas KARAR NO : 2026/248

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2026 KARAR TARİHİ : 03/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafın tüm fer'ileri ile birlikte borca itiraz edildiğini ve icra dairesi davalının itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, borçlunun icra takibine itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borçlu/davalının, müvekkili kurum ile elektrik abonelik sözleşmesi ile adresine elektrik perakende satışı yapılmış olup işbu sözleşmenin dilekçe ekinde sunulduğunu, takibe konu 8 adet faturanın toplam bedelinin 6.122,71 TL olup bahse konu tutarların davalı tarafça ödenmediğini, davalıya karşı tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin insan müdahalesi olmaksızın endeksör cihazı ile davalı adına kayıtlı elektrik sayacından ölçülen tüketim endeks değerlerine göre tahakkuk ettirildiğini, borçlunun ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellediğini ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, borçlunun tamamen haksız ve kötüniyetli işbu icra takibine itirazıyla kullandığı elektrik borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki haklarını kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının ... 18. İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, AAÜT 16/2. maddesinin c bendi uyarınca arabuluculuk avukatlık vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacının taleplerini kabul anlamına gelmeme kaydıyla süresinde zamanaşımı defiinde bulunduklarını, İtirazın iptali talep edilen ... 18. İcra Dairesi ...E., sayılı icra takibi 09.09.2015 tarihinde başlatıldığını, 09.10.2015 tarihinde müvekkiline ödeme emrinin tebliği üzerine; 14.10.2015 tarihinde itiraz edildiğini, 14.10.2025 tarihinde takip talebi ekinde dayanak belgelerin sunulmadığı gerekçesiyle takibin iptali istemiyle yapılan şikayetin ... 20. İcra Hukuk Mahkemesi ... E., sayılı dosyasıyla görüldüğünü, ... 20. İcra Hukuk Mahkemesi...E.,... sayılı dosyasında "...Dosya içindeki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkındaki takip adi takiptir. Davacı takibe süresi içinde itiraz etmiş, takip durmuştur. Bu sebeple ödeme emrinin iptalinde davacının herhangibir hukuki yararı yoktur." gerekçesiyle verilen şikayetin reddine karar verildiğini, iş bu davanın 06.01.2026 tarihinde aradan 10 yıl geçtikten sonra açılan dava olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, açıklanan nedenlerle öncelikle usule ilişkin savunmaları uyarınca davanın usulden reddine, davanın esastan görülmesi halinde zamanaşımı defi de dahil olmak üzere esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda davanın esastan reddine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davacı aleyhine %20'den az olmamak inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu .... 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 6.122,71-TL asıl alacak, 19.780,39-TL işlemiş faiz , 3.560,48-TL gider vergisi olmak üzere toplam 29.463,58- TL 'lik ilamsız takipte bulunduğu,ödeme emrinin borçluya 09/10/2019 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 11/08/2023 havale tarihli dilekçesi ile itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür. Davalı tarafça yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin dolduğu itirazında bulunulmuştur. İstanbul BAM 45. HD'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamına göre, İİK 67/1 maddesi, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar 18/06/2019 tarihli kararında "itirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanuni düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlayacağı, ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamayacağı" ifade edilmiştir. Anılan maddeye göre itirazın iptali davasında süre tebliğden itibaren başlamaktadır. Somut olayda davacıya itiraz dilekçesi tebliğ edilmediği gibi, ... 20. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı davası, memur muamelesini şikayet davası olup, İcra hukuk Mahkemesinde yargılama tamamlanmadan davacının "itirazın iptali davası" açması gerektiğinden bahsedilemeyeceği, memur işlemini şikayet davasının borçlunun itirazının alacaklıya tebliği olarak kabul edilemeyeceği, alacaklının icra dosyasındaki bir takım talepleri üzerine, icra dairesi tarafından yapılan işlemlerin iptali için İcra Hukuk Mahkemesine başvurması da (şikayet davası), başvurusunun icra dairesinden yaptığı işlemlerle ilgili olması nedeniyle (itirazın kaldırılması davasından farklı olarak), ödeme emrine itirazın tüm hukuki anlam ve sonuçlarına vakıf olduğunu şeklinde yorumlanamayacağı, İİK. 67'deki "tebliğ şartının" yerine gelmiş kabul edilmeyeceği göre hak düşürücü sürenin dolduğundan bahsedilemez. Bu nedenle bu yöndeki itiraza itibar edilmemiştir. Bununla birlikte taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda uyuşmazlığa uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, bu sürenin de her bir fatura tarihi tarihinden itibaren başlayacak olduğu gözetildiğinde eldeki davanın açılış tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, davalı tarafından yasal süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunulduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 29.463,58 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 03/04/2026

Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/16, K. 2026/248, T. 03.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2026-16-e-2026-248-k-b41ff5661790