İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/269 E. 2024/692 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/269
Karar No
2024/692
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/269 Esas KARAR NO : 2024/692 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2024 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 06/05/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ve yine onun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca, davalı ... 'nca ... poliçe numarasıyla sigortalı ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı tarfik kazası meydana geldiğini, mevcut kazada davalı taraf tarafından sigortalanmış araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, kaza sonrasında alınan ekspertiz raporuna göre orjinal parça fiyatları esas alınarak araçta 35.000,00 TL tutarında değer kaybı bedeli tespit edildiğini, ekspertiz raporunun tazmini için ekspertiz firmasına 540,00 TL ücret ödemesi yapıldığını, değer kaybı bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk görüşmeleri için taraflarınca 16/02/2024 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak anlaşmama tutanağı düzenlendiğini belirterek müvekkilinin aracının uğramış olduğu değer kaybı bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. Maddesi gereğince şimdilik 100,00 TL reel değer kaybı bedeli tazminatının temerrüt tarihi olan 03/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 540,00 TL ekspertiz ücreti, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 20/05/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın % 100 oranında tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili kurumun yabancı plakalı araçların sigorta şirketi olmadığını, müvekkili kurumun davaya konu trafik kazası ile ilgili olarak üzerine düşen tüm görev sorumluluklarını hassasiyet gözeterek gerekli incelemeleri yaparak ilgili yabancı sigorta şirketi ile iletişime geçtiğini, bu nedenle huzurdaki davanın açılmasına müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını arz ve talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi raporu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevabı, ... yazı cevabı, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 10/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayda davalı kuruma sigortalı araç sürücüsü ...'nun % 75 oranında asli kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'nin % 25 oranında tali kusurlu olduğu, Davacının talep edebileceği değer kaybı zararının olmadığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı meydana gelen araç değer kaybı ve ekspertiz ücretiniz tazmini davasıdır. Davacı adına tescilli olan ve davacının sevk ve idaresinde ... plakalı araca, davalı yanca ...poliçe numarasıyla sigortalı ve dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketince ödeme yapılmadığından araçta meydana gelen değer kaybının ve ekspertiz ücretinin tahsili amacıyla açıldığı görülmüş, davalının ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında, 03.11.2023 günü saat 09:07 sıralarında ... ilçesinde her iki yönde de ikişer şeritli olan ...caddesi ile ... sokak kavşağında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla ... sokaktan gelip sola dönüş manevrasıyla ... caddesine katıldığı sırada aracının sağ çamurluk kısımlarıyla caddede seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır. Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır. Mahkememizce dava konusu trafik kazasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. ...Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi tarafından hazırlanan 10/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olayda davalı kuruma sigortalı araç sürücüsü ..., yönetimindeki aracıyla tali yoldan anayola katılmak için sola dönüşe geçmeden önce kavşak girişinde durup anayoldaki araç trafiğini gözlemesi, hızla gelen davacı aracına dikkat ederek bu aracın geçişinden sonra kavşağa girmesi gerekirken bu kurallara uymadığından, ana yoldaki araç trafiğine ilk geçiş hakkını vermeden sola dönüşe geçtiğinden ve ana yolda düz seyreden davacı aracının seyir şeridini kapatarak bu araca sol ön köşe kısmından çarptığından olayda % 75 oranında asli kusurludur. Yukarıdaki kanun maddesinde açıkça yazıldığı üzere kavşaklara yaklaşan sadece tali yoldan gelen sürücüler değil anayoldan gelen sürücüler de dahil tüm sürücüler yavaşlamak zorundadır. Davacı sürücü ... ise yerleşim yeri içinde, hız sınırının 50 Km/s olduğu ve görüşün açık olduğlu mahalde daha yavaş ve dikkatli seyretmesi, solundaki tali yoldan önüne geçmekte olan araca karşı fren tedbiriyle yavaşlaması ve kazayı önlemeye çalışması gerekirken bu kurallara uymadığından, hızlı ve dikkatsiz seyrettiğinden olayda % 25 oranında tali kusurludur. Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, şasi parçalarında yapılan düzeltmeler ise parçanın orijinal mukavemetine ulaşmasını sağlamadığından bu durum araçta kalıcı hasar izi oluşmasına neden olmakta ve aracın ikinci el değerini düşürmektedir. Araçta kalıcı hasara neden olmayan tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir. Davacıya ait ... plakalı ... marka ... tipi 2017 model olup 93.500 Kmdeki araçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel işlemlerin: Değiştirilen parçalar: yok, Düzeltilen parçalar: sol ön çamurluk olduğu toplam hasar miktarının 26.855,37 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan TRAMER sorgulamasında, başvuru konusu aracın 2 eski kazasının daha olduğu tespit edilmiştir. Araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve anlaşmalı serviste yapıldığı tespit edilmiştir. Kayitlarimiza gore ***... sasi nolu ... markali arac 3 adet kazaya karismistir. ...-Carpisma 25955TL ...-Carpma 1500TL KZ3: 11/07/2019 Carpma Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle kasko sigorta değeri 451.888,00 TL olup ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde ve 2 eski kazasında oluşan değer kayıpları da düşüldüğünde ortalama 535.000,00 TLdir. Aracın dava konusu kazadan önceki 16.05.2020 ve 11.07.2019 tarihli kazalarında ÇARPMA şeklinde kaza geçirmesi nedeniyle bu kazalarında da ön kısımlarından darbe aldığı dikkate alındığında, aracın dava konusu kazada hasar gören parçasının eski kazalarında da hasarlı olduğu, dolayısıyla orijinalliğini eski kazalarında kaybettiği ve bu nedenle dava konusu kazada ilave değer kaybı oluşmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan özel değer kaybı değerlendirme raporunda, aracın 2 eski kazasında gördüğü hasarlar dikkate alınmadığından ve araç değeri belirlenirken eski kazalarında uğradığı değer kayıpları dikkate alınmadığından, ayrıca değer kaybına neden olan parçaları açıklıkla belirtilmediğinden bu rapordaki afaki değerlendirmelere itibar edilemediği," tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hazırlanan rapora karşı davacı yanca itiraz edildiği görülmüştür. Kaza tarihine göre Yeni Genel Şartlar yürürlükte olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır. Kaldı ki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre hasara uğrayan aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, kazaya bağlı hasar durumu, hasarı, yapılan onarım işlemleri, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmelidir. Bilirkişi raporunda hasar ile kaza arasında illiyet bağının kurulduğu, aracın hasar gören tampon ve hava yastığının değer kaybı oluşturmayacağı tespit edilmiştir. Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun aracın fotoğrafları, hasarlı parçaları, onarım faturası dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına ve aracın hasar gören tampon ve hava yastığı değer kaybı oluşturmayacağından değer kaybı hesaplanmaması yasaya uygun olmakla (İstanbul BAM 9. HD. 30/04/2024 Tarih, ... Esas ve ...Karar, İstanbul BAM 9. HD. 19/12/2023 Tarih, ... Esas ve ...Karar, İstanbul BAM 13. HD. 23/03/2023 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli raporu kapsamında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/269, K. 2024/692, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-269-e-2024-692-k-655c2631c598