İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/850 E. 2025/35 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/850
Karar No
2025/35
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/850 Esas KARAR NO : 2025/35 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın müvekkili adına kayıtlı ... plakalı araca kusurlu olarak 19.08.2023 günü çarptığını, aracın onarımının giderildiğini, değer kaybı ve hasar farkına ilişkin maddi zararların giderilmesi için davalıya başvurulduğunu ancak 26.10.2023 tarihinde 13.851,31 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından haricen alınan uzman raporuna göre sigorta şirketi tarafından eksik ödeme yapıldığının görüldüğünü, müvekkilinin aracındaki değer kaybı ve aracın onarımında orijinal olmayan parçalar kullanılması nedeniyle oluşan değer farkına ilişkin anlaşamadıklarını, ... plaka sayılı araçta meydana gelen değer kaybı, hasar farkı ve sair müvekkilinin maruz kaldığı maddi zararların giderilmesi için şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davanın kısmi dava şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, talebin muaccel olmadığını, davacının müvekkili sigorta şirketine başvururken vermesi gereken belgeler olduğunu, bu şartın yerine getirilmediğini, henüz muaccel olmayan bir borç nedeniyle dava açılamayacağını, değer kaybının genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, poliçe limitinin 108.000,00 TL olduğunu, bu limite kadar sorumlu olduklarını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, en az % 30 parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, sigorta şirketinin KDV'den sorumluluğunun olmadığını, davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 19/08/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazasında tarafların kusur durumu, kaza nedeniyle davacının aracında oluşan zarardan bahisle değer kaybı, hasar farkı ve sair maddi zararın giderilmesi talebinde bulunma şartlarının oluşup oluşmadığı, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, taleplerin sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır. Davalı tarafça Mahkememizin görevine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de TTK m.4 gereğince görev itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 02/04/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere kusur-hasar ve sigortacı bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 17/09/2024 tarihli raporda özetle; "DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN İNCELEME VE KANAAT: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin...-E ...K sayılı ilamında "…tamamen onarılmış olsa bile kazaya uğrayan araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir…" denilmektedir. Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, bu durum aracın ikinci el değerinin düşmesine neden olmaktadır. Tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen tampon demiri, radyatör vb. mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir. Dava konusu ...plakalı ... marka ...tipi 2005 model ve 209.899 Kmdeki araçta dava konusu trafik kazasında meydana gelen ve değer kaybına etki edecek işlemlerin dosyadaki onarım faturasına ve hasarlı araç fotoğraflarına göre: Değiştirilen parçalar: sağ arka kapı Düzeltilen parçalar: sağ arka çamurluk olduğu tespit edilmiştir. Aracın onarım işleminin yetkili serviste ve eşdeğer yedek parçalarla yapıldığı belirlenmiştir. Yargıtay yerleşik kararlarına göre araçlardaki değer kaybı, aracın kazadan önceki hasarsız 2. El rayiç satış değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç satış değeri arasındaki farktan ibarettir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve uzmanlığı anlaşılamayan, ancak karayolu motorlu araçlar hasar eksperi olmadığı anlaşılan ... isimli birisi tarafından yazılan ve Yargıtay yerleşik kararlarıyla uyumsuz olan değer kaybı raporu başlıklı yazıya itibar edilememiştir. Yargıtay yerleşik kararlarına göre bir aracın kaza nedeniyle değer kaybına uğrayabilmesi için kazadan önce hasarsız olması gerekmektedir. Ancak dosyada bulunan ve sigorta eksperi ... tarafından yazılan ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın 12 eski kazası mevcut olup aracın bu kazalarda tüm orijinalliğini kaybettiği, dolayısıyla dava konusu kazada hasar gören parçalarının da orijinal olmadığı, bu nedenle dava konusu kaza nedeniyle bir değer kaybına uğramasının söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. DAVALI ŞİRKETİN SORUMLULUĞU YÖNÜNDEN İNCELEME VE KANAAT. Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Karayolları Trafik Kanununun 91.maddesinde düzenlenmiş olup buna göre işletenlerin aynı yasanın 85.maddesinde olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu tutulmuştur. Sözleşme şartı niteliğinde olan ve T.C. Hazine Müsteşarlığınca belirlenen trafik poliçesi genel şartlarının 1.maddesinde sigortanın kapsamı belirtilmiş olup buna göre; sigortacı poliçede tanımlanan aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu poliçede yazılı olan limitlerle kadar karşılamaktadır. 2918 sayılı KTK’nın 90. Md. hükmüne göre ; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.„ Şeklindeki düzenleme ile trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde BK haksız fiile ilişkin hükümlerine atıf yapılmıştır. 6098 sayılı TBK 49 ve müteakip maddeleri gereğince meydana gelen kaza sebebiyle zarar görenin mal varlığında meydana gelen eksilme zararlarını isteyebileceği gibi, dolaylı olarak uğradığı zararlar da zarar verenden istenebilecektir. Davalı şirkete sigortalı araç maliki ve sürücüsü, KTK 85. mad. Düzenlemesi dikkate alındığında, tehlike sorumluluğu nedeniyle zarardan sorumlu olacaktır. Madde hükmüne göre; Değişik 1. fıkra: 4199 - 17.10.1996) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. KTK 85/5 maddesine göre; “(Değişik 4. fıkra: 4199 - 17.10.1996) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” Düzenlemesi gereğince araç maliki ve işleticisi olanlar meydana gelen zarardan araç maliki olmasından dolayı tehlike sorumluluğu bulunması sebebiyle kusursuz olarak, davalı araç sürücüsünün kusuru ile sebebiyet verdiği zarardan sorumluluğu bulunmaktadır. Davacının davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararı olmadığından davalı şirketin poliçeden dolayı bir maddi sorumluluğu doğmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere: Dava konusu olayda davalı şirkete ZMS sigortalı aracın sürücüsü ...'ın % 100 oranında asli kusurlu olduğu, Davacının davalı şirketten talep edebileceği bir bakiye maddi zararının olmadığı" rapor edilmiştir. Bu kapsamda yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça eldeki davada 09/08/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ortaya çıkan maddi zararının tazmininin talep ve dava edildiği, Yargıtay yerleşik kararlarına göre bir aracın kaza nedeniyle değer kaybına uğrayabilmesi için kazadan önce hasarsız olmasının gerektiği, dosyada bulunan ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın 12 eski kazasının mevcut olduğu, aracın bu kazalarda tüm orijinalliğini kaybettiği, dolayısıyla dava konusu kazada hasar gören parçalarının da orijinal olmadığı, bu nedenle dava konusu kaza nedeniyle bir değer kaybına uğramasının söz konusu olmadığı, hasar bedeli yönünden de dosyaya sunulan raporunun eksper raporu niteliği taşımadığı, itibar edilemeyeceği, talep edilebilecek bakiye hasar bedelinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭ 346,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 21/01/2025 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/850, K. 2025/35, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-850-e-2025-35-k-95195dd471f8