İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/598 E. 2024/686 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/598
- Karar No
- 2024/686
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/598 Esas KARAR NO : 2024/686 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/09/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 18/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; ZMS sigortası ile davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın 08.11.2022 günü davacıya ait ... plakalı araca % 100 kusurlu çarparak hasar verdiğini, kazanın ... plakalı aracın yolun ortasında kontrolsüz şekilde kapısını açması nedeniyle meydana geldiğini, kusurun tamamının karşı tarafta olduğunu, davacı aracı ... marka 2022 model olup 1803 Km'de hasarsız bir araçken hasar gördüğünü, sol arka kapısının değiştiğini, sol marşpiyel ve sol arka çamurluğun düzeltildiğini, bu şekilde araçta değer kaybı oluştuğunu, değer kaybı için davalıya başvurduklarını ve 34.122,40 TL ödendiğini, araçta daha fazla değer kaybı oluştuğunu beyan ederek, davanın kabulünü, müvekkiline ait araçta kaza sebebiyle meydana gelen değer kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL değer kaybı bedelinin, kazanın meydana geldiği 08/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan tahmiline bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 08/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddinin gerektiğini, araçta eksper tarafından 34.122,40 TL değer kaybı oluştuğunun belirlendiğini, bu miktarın 25.05.2023 tarihinde ödendiğini, bakiye alacak olmadığını, davacının bu ödemeyi itirazsız kabul ettiğini, başvurunun esastan da reddinin gerektiğini, dava konusu ... plakalı araca 31.01.2023 günü ...Sigorta A.Ş.'ye 43.536,43 TL hasar tazminatı ödediklerini, davalı şirketin ... plakalı araç için ... no.lu Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) sigorta poliçesini hazırladığını, poliçe maddi teminatının 50.000,00 TL olduğunu, davacının dava açmadan önce davalı şirkete başvurmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, değer kaybının belirlenmesi için hasarın boyutunun, arcın Km bilgisinin vs. dikkate alınması gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, aracın eski hasarları olması durumunda değer kaybı talebinin reddinin gerektiğini, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, kusur yönünden yapılan değerlendirmeyi de kabul etmediklerini, davalının sigortalısının % 100 kusurlu olmadığını beyan ederek, müvekkili şirkete zorunlu evraklar ile başvuru yapılmaması sebebiyle davanın usulden reddini, başvuru yapan belirsiz dava açmada hukuki yararının bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, dava öncesi yapılan ödemelerle başvurucu yanın talepleri karşılandığından haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, faiz talebinin reddini ve her halde yasal faiz uygulanmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELLİER: Bilirkişi raporu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevabı,... Sigorta Anonim Şirketi yazı cevabı, ...Noterler Birliği yazı cevabı, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın ... Sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu olayda davalı şirkete ZMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın % 100 oranında tam kusurlu olduğu, Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybının tazmini davasıdır. Davalı şirkete ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın 08.11.2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, mevcut kazada davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketince kısmi ödeme yapıldığı, araçta meydana gelen bakiye değer kaybının tahsili amacıyla davanın açıldığı görülmüş, davalının ise davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında, 08.11.2022 günü saat 14.30 sıralarında ... ilçesi ... sokak içinde sürücü ... yönetimindeki ... plakalı ... marka ... tipi kamyoneti ile park yeri ararken sol kapısını açması sonucu yoldan geçen sürücü ...yönetimindeki ... plakalı ... marka otomobiliyle açılan kapıya çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmaktadır. Haksız fiillere dayalı tazminat davalarında mahkemece araştırılması ve hükme esas alınması gereken zarar "gerçek" zarardır. Bu tip kazalarda hasara uğrayan araç işleteni değer kaybı talebinde bulunabileceği gibi aracın pert olması durumunda da buna yönelik tazmin talebinde bulunabilir. Aracın değer kaybının hesaplanması yöntemi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik ve istikrara kazanan içtihatlarında ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Buna göre aracın kazadan önceki 2. el değeri ile kazalı halindeki 2. el değeri arasındaki fark değer kaybına esas alınacaktır. Mahkememizce dava konusu trafik kazasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, araç sürücülerinin kusur durumunun tespiti ile aracın olay tarihindeki yaşı ve kilometresi, önceki kaza kayıtları, kaza nedeniyle araçta değişen parçalar ve işçilik göz önünde bulundurulmak suretiyle araçta varsa oluşan değer kaybının ve hasar bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. ...Otomotiv Kürsüsünde görevli akademisyen bilirkişi tarafından hazırlanan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Dava konusu olayda davalı taraf araç sürücüsü ..., park ettiği aracından inmek için sol ön sürücü kapısını açmadan önce sol tarafındaki araç trafiğini kontrol etmesi ve duramayacak kadar yaklaşmış olan davacıya ait aracın geçmesini beklemesi ve bu aracın geçişinden sonra kapısını dikkatlice açması, kapısının kimseye çarpmamasına özen göstermesi gerekirken bu kurallara uymadığından, yanından araç geçerken dikkatsizce kapısını açıp yaklaşık 1 m genişliğindeki kapısının davacıya sigortalı araca çarpmasına neden olduğundan olayda % 100 oranında tamamen kusurludur. Davacı şirkete kasko sigortalı aracın sürücüsü ... ise kendi şeridinde normal süratle seyrederken yanından geçtiği aracın sol kapısının açılarak aracına çarpması önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunmuştur. Araçlarda oluşan değer kaybının, araçtaki kaporta ve şasi hasarıyla doğru orantılı olacağı tartışmasızdır. Kaporta saçlarının düzeltilip yeniden boyanma işlemleri sonucu bu parçalardaki orijinal boya kalınlığı değiştiğinden, şasi parçalarında yapılan düzeltmeler ise parçanın orijinal mukavemetine ulaşmasını sağlamadığından bu durum araçta kalıcı hasar izi oluşmasına neden olmakta ve aracın ikinci el değerini düşürmektedir. Araçta kalıcı hasara neden olmayan tampon, cam, far, gibi plastik parçaların ve radyatör, fan motoru, vb. gibi vidayla ve cıvatayla değiştirilen mekanik parçaların değer kaybı oluşturmadığı bilinmektedir. Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2022 model ve 1.803 Km'deki araçta yapılan ve değer kaybına etki etmesi muhtemel işlemlerin: Değiştirilen parçalar: sol arka kapı, sol ön kapı, Düzeltilen parçalar: sol arka çamurluk, olduğu hasar miktarının KDV dahil 43.538,19 TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan TRAMER sorgulamasında, dava konusu aracın eski kazasının olmadığı tespit edilmiştir. Araçta yapılan onarım işleminin, orijinal yedek parçalarla ve yetkili serviste yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle ikinci el hasarsız piyasa rayiç satış değeri, yapılan piyasa araştırmasına göre, rutin pazarlık payı da düşüldüğünde ekte sunulan belgelerde de görüldüğü üzere ortalama 559.000,00 TL'dir. Aracın markası ve modeli, ikinci el satış işlemin kolaylığı, Pazar payı, tercih yoğunluğu, tamir işleminin orijinal parçalarla yetkili serviste yapıldığı, hasarın ağır nitelikli ve kaporta kısımlarında oluştuğu, dava konusu kazadan önce maddi hasarlı kazasının olmadığı, aracın davacı tarafından ticari şirket aracı olarak farklı şoförlere ve farklı ihtiyaçlar için kullandırıldığı, bu tür şirket araçlarının özel binek araçlara göre 2. El rayiç satış değerinin belirgin seviyede daha düşük olduğunun bilindiği hususları birlikte dikkate alındığında, yapılan piyasa araştırmasına ve ikinci el araç satışı yapılan internet sitelerinde yapılan araştırmaya göre dava konusu aracın kazadan sonra onarılmış haldeki değerinin 525.000,00 TL olduğu ve araçta dava konusu kaza nedeniyle toplam 34.000,00 TL değer kaybı oluşacağı tespit ve takdir edilmiştir. Davalı şirketçe davacı şirkete 34.122,40 TL değer kaybı tazminatı ödendiğinden davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bakiye maddi zararı mevcut değildir. Sözleşme şartı niteliğinde olan ve T.C. Hazine Müsteşarlığınca belirlenen trafik poliçesi genel şartlarının 1.maddesinde sigortanın kapsamı belirtilmiş olup buna göre; sigortacı poliçede tanımlanan aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu poliçede yazılı olan limitlerle kadar karşılamaktadır. Talep edilen değer kaybı gerçek zarar kapsamında olup, zorunlu mali sorumluluk Sigortası genel şartları Sigortanın kapsamı başlıklı A1 maddesi uyarınca poliçe teminatı içindedir. (Yargıtay 17 HD ... E – ... K. ) Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 05.04.2010 tarih ve ...-E sayılı kararında "… Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı istemine ilişkindir. Trafik sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonucunda, davacıya ait aracın tamir süresince çalışamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybı trafik sigortası teminatı dışında ise de, araçta meydana gelen değer kaybının gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. Mahkemece davacı aracındaki değer kaybından, davalı sigortalı şirketinin de limit dahilinde sorumlu olacağı gözetilerek davalı sigorta şirketince davacının kasko sigortacısına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı da araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir..." denilmiştir. Dolayısıyla kazalı araçtaki değer kaybı, gerçek zarar kapsamında olduğundan davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen ZMM (Trafik) sigorta poliçesi kapsamındadır ve davalı şirket poliçe limiti dahilinde oluşan değer kaybı zararından da sorumludur. Yukarıda belirtilen yasa maddeleri ve Yargıtay kararı çerçevesinde, davacının aracında oluşan değer kaybı,araçtaki hasar tutarından,davalı sigorta Şirketi sorumlu bulunmaktadır. Davalı şirket tarafından araçtaki gerçek değer kaybı davacı şirkete ödediğinden davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararı mevcut olmadığı," tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hazırlanan rapora karşı davacı yanca itiraz edildiği görülmüştür. Kaza tarihine göre Yeni Genel Şartlar yürürlükte olmakla birlikte, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yeni Genel Şartların " Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmında açıklanan hesaplama yöntemi kullanılamayacaktır. Kaldı ki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre hasara uğrayan aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, kazaya bağlı hasar durumu, hasarı, yapılan onarım işlemleri, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmelidir. Bilirkişi raporunda hasar ile kaza arasında illiyet bağının kurulduğu, aracın hasar gören tampon ve hava yastığının değer kaybı oluşturmayacağı tespit edilmiştir. Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun aracın fotoğrafları, hasarlı parçaları, onarım faturası dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına ve aracın hasar gören tampon ve hava yastığı değer kaybı oluşturmayacağından değer kaybı hesaplanmaması yasaya uygun olmakla (İstanbul BAM 9. HD. 30/04/2024 Tarih, ... Esas ve ...Karar, İstanbul BAM 9. HD. 19/12/2023 Tarih, ...Esas ve ... Karar, İstanbul BAM 13. HD. 23/03/2023 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) ve sigorta şirketince ödenen bedelin yeterli olduğu, bakiye alacağın kalmadığı yönünde hazırlanan raporun usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkememiz denetimine elverişli raporu kapsamında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 7036 sayılı Yasa ile getirilen zorunlu arabuluculuk müessesi gereği aynı yasanın 3/14, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekli olup, Devlet bütçesinden karşılanan zorunlu arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan, alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına, 4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır