İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/679 E. 2024/425 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/679
- Karar No
- 2024/425
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/679 Esas KARAR NO :2024/425 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/10/2021 KARAR TARİHİ:12/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 19/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... San.Tic.Ltd.Şti. ile davalı Santur Turizm A.Ş. arasında 31.07.2019 Tarihinde, 01.09.2019 tarihinden 01.09.2021 tarihine kadar geçerli Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan işbu sözleşmenin davalı şirket tarafından .... Noterliğinden keşide edilen 25/01/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin "Ücret ve Masraflar" Başlıklı 8. Maddesinde " Sirketin kendisine sunulacak olan hizmetler karşılığında Danışman'a 3000 Euro + KDV aylık danışmanlık ücreti ödeyeceği," geç ödemelerde aylık % 1 faiz uygulanacağı, döviz bazlı para ödemelerinde ödemelerin yapıldığı gün T.C. Merkez Bankası Efektif Alış kurunun esas alınacağının taraflarca hüküm altına alındığını, sözleşmenin sorumluluk Başlıklı 9. Maddesi (a) bendinde "Taraflar işbu sözleşmeye , yasal hak ve yükümlülüklerini bilerek taraf olmuştur. Bu sebeple sözleşmeden doğan yükümlülüklerini haksız olarak yerine getirmemeleri halinde diğer tarafın uğrayacağı zararları tazmin edeceklerini kabul ve taahhüt ederler." hükmü düzenlendiğini, "Sözleşmenin Feshi "Başlıklı 13. Madde ( a ) bendinde ise "Taraflar'dan biri, yükümlülüğünü yerine getirmediği taktirde diğer taraf , karşı tarafa yazılı olarak yükümlülüklerin yerine getirilmesi yönünde istemde bulunur , buna rağmen karşı taraf 1 ay içinde yükümlülüklerini yerine getirmezse , sözleşmeyi tek taraflı fesh etmek hakkı doğar. " , ( b) bendinde ise " Bu durumda sözleşmeyi tek taraflı fesheden karşı taraftan alacağı varsa , tazminat hakkı saklı kalmak üzere bu bedeli derhal tahsil edecektir. " hükmünü imza altına aldıklarını davalı şirkete sözleşmenin feshedilmesinden önce hizmeti verilmiş olup, bedelinin ödenmesi gereken Ocak 2021 Danışmanlık Ücret Bedeli 3.000 Euro + KDV tutarının bu güne kadar ödememiş bulunduklarını, davalı tarafın sözleşmenin feshine ilişkin hiç bir haklı nedeni mevcut bulunmamaktadır.Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 13 maddesi (f ) bendinde " Şirket'in menfaatleri doğrultusunda, başka bir akademi markası altında çalışmak istemesi durumunda, fesih tarihinin içinde bulunduğu takvim yılının kalan ayları için danışmanlık ödemesi yapılması koşulu ile sözleşmeyi feshetme hakkı vardır " hükmü gereği Sözleşmenin son bulacağı 01.09.2021 Tarihine kadar olan 7 aylık 21.000 Euro +KDV Danışmanlık bedelini de müvekkili şirkete ödemek durumunda olduğunu, davalı şirkete müvekkili şirket tarafından .... Noterliğinden 02.02.2021 Tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname çekilerek "Keşideci ve Muhatap arasında imzalanan Danışmanlık sözleşmesi gereği geçmişten gelen borçlar ile Şubat 2021 tarihinden 01.09.2021 sözleşme Bitiş tarihine kadar tahakkuk edecek ücretler toplamı 21.000,Euro+KDV tutarın ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi " talep edilmiş ise de davalı şirket tarafından bu güne kadar hiç bir ödeme yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından işbu davanın açılması zaruretinin doğduğunu beyan ederek, sözleşmenin feshedilmesinden önce davalı şirket tarafından ödenmesi gereken Ocak 2021 Danışmanlık Ücret Bedeli 3.000 Euro +KDV tutarın davalı Şirkete kesilen fatura tarihinden itibaren işleyecek aylık % 1 faizi ile birlikte fiili ödemenin yapılacağı tarihteki T.C. Merkez Bankası Efektif Alış kuru üzerinden davalıdan tahsili ile davacı Şirkete ödenmesini, davalı şirketin sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle Sözleşmenin 13. Maddesi gereği ; Sözleşmenin haksız olarak feshedildiği Tarih ile Sözleşmenin son bulacağı 01.09.2021 Tarihleri arasında işleyen 7 aylık 21.000 Euro + KDV Danışmanlık bedelinin fazlayı talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 9.000 Euro +KDV tutarındaki kısmının ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek aylık % 1 faizi ile birlikte fiili ödemenin yapılacağı tarihteki T.C. Merkez Bankası Efektif Alış kuru üzerinden davalı Şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 21/11/2021 tarihli Cevap Dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı yan arasında 19/07/2019 tarihinde, Acente sözleşmesi, oda tahsis sözleşmesi ve danışmanlık sözleşmesi olmak üzere üc adet sözleşme tanzim edildiğini, işbu sözleşmeye göre davacı yanın 01/01/2020-31/12/2024 tarihileri arasında ... nezdinde yapılacak tensi turnuvalarını acente olarak müvekkili şirketin ... ... ... adlı otelinde gerçekleştireceğini, bunun yanı sıra yine aynı tarihte imzalanan diğer sözleşme ile müvekkili şirketin, davacı yan ile davacının maç düzenleme yetkisi ve bu konudaki tecrübeleri göz önünde bulundurularak danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, zira davacı yanın o dönemde acente olarak ...'den söz konusu maçları organize etme yetkisi aldığını, taraflar arasında tanzim edilen işbu sözleşmeyle davacı yanın ...'den aldığı yetkiye istinaden söz konusu maçları müvekkili şirket nezdinde gerçekleştireceğini, ancak daha sonra ... tarafından alınan kararda, acentelerin turnuva ve müsabaka düzenleme hakkı alabilmesi için turizm işletme belgesine sahip olması veya ... belgesine sahip olması şartı getirildiğini, bu kapsamda müvekkili şirketle davacı arasında yapılan görüşmeler sonucu davacı yanın bu belgelerden en az birine sahip olmadığı ve alabilecek niteliklere sahip olmadığının anlaşıldığını, bu sebeple sözleşmenin ifasının imkansızlaştığının açık olup taraflar arasında imzalanan acente sözleşmesinin .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ve 25/01/2021 tarihli ihtarıyla müvekkili şirketçe feshedildiğini, taraflar arasında bu davaya konu danışmanlık sözleşmesinin ise davacının çalışanlarından Serhat Sütlüdere'nin müvekkili şirketin bilgisi dahili olmadan adeta müvekkili şirketi yetkilisiymiş gibi müvekkili şirketin adına 28/11/2020 tarihli ... Tenis Cup tenis turnuvalarına ilişkin başvuru evraklarını imzalandığı bilgisinin TFF tarafından müvekkili şirkete verilmesinden sonra söz konusu hususların araştırılması neticesinde taraflar arasındaki danışmanlık ilişkisinin devam edemeyecek şekilde sarsılmasından dolayı feshedildiğini bu hususla ilgili müvekkili şirketin ilgili kişi hakkında özel belgede sahtelik suçuna istinaden suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numarası ile yürütüldüğünü, bu kapsamda ilgili savcılıkça söz konusu hususun ...'ye sorulduğunu, davacı yanın çalışanın özel belgede sahtecilik suçunu oluşturan fiili ve ayrıca ... tarafından maç düzenleme yetkisi için gerekli olan asgari şartları dahi yerine getirmeyen davacının müvekkili şirketle danışmanlık ilişkisinin devam etmesinin beklenemeyeceğini, bunun yanı sıra, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numarası ile görülen başkaca bir davası daha bulunduğunu, bu davada taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddesine gören tenis maçlarına ait tüm gelir ve giderlerin müvekkili şirkete ait olduğu hükmüne rağmen davacı yanın tensi sporunun en önemli turnuvalarından biri olan İTF turnuvalarının yayın gelirlerini tahsil ettiğini ancak müvekkili şirketin hesabına ödemediğini, açıklanan bu neden8lerle taraflar arasında danışmanlık ilişkisinin sürdürülemeyeceğinin açık olduğunu, davacı yanın çalışanının özel belgede sahtecilik fiili, danışmanlık verecek olan davacının taraflar arasında tanzim edilen acente sözleşmesine istinaden müvekkili şirkete ödenecek ödemeyi tahsil edip tecrübesizliğinden yararlanarak müvekkili şirketten saklamasının ve danışman şirketin ...'nin tenis maçına ev sahipliği yapabilmek için belirlediği asgari şartların bile sağlayamaması hususları bir araya geldiğinde taraflar arasında danışmanlık ilişkisinin sürdürülemeyeceğinin açık olduğunu, bu sebeple danışmanlık sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından feshedilmiş olup, davacının müvekkili şirketten herhangi hak ve alacağınını bulunmadığını beyan ederek, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: Bilirkişi raporları, Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevapları, Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyası, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: 08/10/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin temelini teşkil ettiği; davacının davalıya ait ... ...-... Otelde tenis müsabakaları düzenlemesi ihtimali üzerinden diğer iki sözleşme akdettiği; davacının müsabakaları düzenleyemeyecek olması sonucu, oteli sporcuların davacının aracılığı ile konaklama ihtimalinin azaldığı, sözleşmenin devam etmesi halinde ise, otelde tenis müsabakaları gerçekleşemeyeceğinden, bu müsabakaları temel alan danışmanlık ve konaklama sözleşmelerinin devam ettirmesinin makul olmayacağı," sonuç ve kanaatine varılmıştır. 18/05/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Davalı tarafından haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği kanaatinde olunması ihtimalinde davacının davalıdan fesih tarihinin içinde bulunduğu takvim yılının kalan yedi aylık süre için danışmanlık ücreti kapsamında 21.000,00-EURO + KDV talebinde bulunabileceğinin, Buna karşın anışan sözleşmenin davalı tarafından haklı sebebe dayalı olarak feshedildiği kanaatinde olunması ihtimalinde davacının davalıdan danışmanlık ücreti kapsamında herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığının, ifade edilebileceği, Muhterem Mahkemece davacının davalıdan fesih tarihinin içinde bulunduğu takvim yılının kalan yedi aylık süre için danışmanlık ücreti kapsamında 21.000,00-EURO + KDV talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimalinde akit tarihinde yabancı para cinsinden sözleşme akdedilmesinin mümkün olmadığı hususu nazara alındığında davacının 21.000,00-EURO + KDV tutarlı alacağını yabancı para cinsinden talep edebilmesinin de mümkün olmadığı vii. Bu kapsamda bedelin dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerindeki değer üzerinden hesaplanması gerektiğinden davacının dava tarihi itibariyle talep ettiği 21.000,00-EURO’nun Türk Lirası cinsinden karşılığının 227.707,20-TL; KDV’sinin ise 40.987,29-TL olduğunun hesap edildiği, Dosya münderecatından davacının sözleşme ilişkisinin feshinden önceki sürece tekabül eden Ocak ayında davacıya herhangi bir danışmanlık hizmeti verdiğine ilişkin herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı; Şayet Muhterem Mahkemece taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi uyarınca: Davacının, davalıya 2021 yılının Ocak ayı kapsamında danışmanlık hizmeti sağladığı kanaatinde olunması ihtimalinde davacının davalıdan 3.000,00-EURO + KDV aylık danışmanlık ücreti talebinde bulunabilmesinin mümkün olduğunun; bu bedelin Türk Lirası cinsinden karşılığının ise 32.529,60-TL, KDV’sinin ise 5.855,32-TL olduğunun, Buna karşın davacının, davalıya 2021 yılının Ocak ayı kapsamında danışmanlık hizmeti sağlamadığı kanaatinde olunması ihtimalinde davacının davalıdan Ocak ayı kapsamında danışmanlık ücreti talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığının, ifade edilebileceği," sonuç ve kanaatine varılmıştır. 18/01/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: "Fesih ihtarnamesinde ise davalı tarafından sayılan gerekçelere dayanılarak fesih hakkının kullanıldığı ve başka bir akademi markası altında çalışılmak istendiği yönünde beyanın bulunmadığı; hal böyle olmakla sözleşmenin 13f maddesinin davacıya, sözleşmenin feshinden sonraki 7 ay için alacak hakkı tanımadığı; kaldı ki turizm yönünden inceleme neticesinde davalı tarafından sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği kanaatine varıldığından bu alacak kaleminin istenemeyeceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 23/04/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Şirketin (davalının) menfaatleri doğrultusunda başka bir akademi markası altında çalışmak istemesi durumunda fesih tarihinin içinde bulunduğu takvim yılının kalan ayları için danışmanlık ödemesi yapılması koşulu”nun TBK m. 179/son hükmünce “dönme cezası” olarak kararlaştırıldığı kanaatine varıldığı; fesih ihtarnamesinde ise davalı tarafından sayılan gerekçelere dayanılarak fesih hakkının kullanıldığı ve başka bir akademi markası altında çalışılmak istendiği yönünde beyanın bulunmadığı; hal böyle olmakla sözleşmenin 13f maddesinin davacıya, sözleşmenin feshinden sonraki 7 ay için alacak hakkı tanımadığı; kaldı ki turizm yönünden inceleme neticesinde davalı tarafından sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği kanaatine varıldığından bu alacak kaleminin istenemeyeceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır. Dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, taraflar arasında 31.07.2019 tarihinde "Danışmanlık Sözleşmesi" adı altında sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmede davacının "danışman" sıfatını haiz olduğu; sözleşmenin 2. maddesine göre davacı danışmanın, davalı şirketin stratejik iletişim danışmanlığını üstlendiği görülmektedir. Sözleşmenin 5. maddesinde davacı danışmanın hizmet kapsamının belirlendiği, sözleşmenin 8. maddesinde davalı tarafından davacı danışmana aylık 3.000 Euro + KDV'nin ödeneceğinin ve geç ödemelerde aylık %1 oranında gecikme faizinin işletileceğinin kabul edildiği, sözleşmenin 12. maddesinde sözleşmenin 01.09.2019-01.09.2021 tarihleri arasında geçerli olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin 13. maddesinde sözleşmedeki bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde karşı taraftan yazılı olarak borcun ifasının isteneceği, aksi halde tek taraflı olarak sözleşmenin feshedileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Sözleşmenin 13/f maddesi ise; "Şirketin (davalının) menfaatleri doğrultusunda başka bir akademi markası altında çalışmak istemesi durumunda fesih tarihinin inde bulunduğu takvim yılının kalan ayları için danışmanlık ödemesi yapılması koşulu ile sözleşmeyi feshetme hakkı vardır." şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Davalı tarafından .... Noterliği'nin 25.01.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... tarafından alınan kararla acentelerin turnuva ve müsabaka düzenlemesine ilişkin hakkı alabilmesi için turizm işletme belgesine sahip olması veya ... belgesine sahip olması şartının getirildiği, davacının bu belgelere sahip olmaması ve bu zamana kadar da bu belgelerin temin edilmemesi dolayısıyla davacı tarafından sözleşmelerdeki edimlerin ifa edilmesinin fiili olarak imkansız hale geldiğini, bu nedenlerle tarafların 31.07.2019 tarihinde imzaladıkları otelin acenteye belirli şartlar dahilinde oda kontenjanı tahsis etmesine ilişkin sözleşmenin, yine aynı tarihte imzalanan 01.01.2020-31.12.2024 tarihleri arasında ... ... ... Otel'de ve tenis kulübünde düzenlenecek turnuvalara ait şartları kapsayan sözleşmenin, ayrıca otelin acenteye belirli şartlar çerçevesinde danışmanlık hizmeti vermesine ilişkin sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini; davacı tarafından 13.01-10.02 2020 tarihleri arasında düzenlenen ... turnuvasına istinaden tahsil edilen 15.000USD'nin de 7 gün içinde iadesinin talep edildiği, görülmektedir. Davacı tarafından .... Noterliği'nin 02.02.2021 tarih, ... yevmiye numaralı ve 04.02.2021 tebliğ tarihli ihtarnamesi ile; davacının borcunun olmadığı, 21.000 Euro + KDV'nin davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Taraflar arasında 31.07.2019 tarihinde imzalanan sözleşmede "acente" olarak ifade edilen davacının; sözleşmenin 2. maddesinde 01.10.2020-31.12.2024 tarihine kadar ... Oteli'nde ve tenis kulübünde düzenlenecek turnuvalara ait şartların düzenlendiği; sözleşmenin 3. maddesinde toplam 46 turnuva için her yıl 46x1.500 Euro-69.000 Euro+KDV'nin davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6. maddesinde davacı tarafından ... ... Oteli'nde tenis turnuvaları düzenleneceğinin ve otele müşteri getireceğinin kabul edildiği görülmektedir. Sözleşmenin 2. maddesinde davalıya ait otel tarafından 01.10.2020-31.12.2024 tarihleri arasında davacı acenteye sözleşme ekinde belirtilen oda sayılarında kontenjanın tahsis edildiğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7. maddesinde davacı tarafından ... ... Oteli'nde tenis turnuvaları düzenleneceğinin ve otele müşteri getireceğinin kabul edildiği görülmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için alınan 08.10.2022 tarihli kök ve 18.05.2023 tarihli kök raporda; taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin temelini teşkil ettiği; davacının davalıya ait ... ...-... Otelde tenis müsabakaları düzenlemesi ihtimali üzerinden diğer iki sözleşme akdettiği; davacının müsabakaları düzenleyemeyecek olması sonucu, oteli sporcuların davacının aracılığı ile konaklama ihtimalinin azaldığı, sözleşmenin devam etmesi halinde ise, otelde tenis müsabakaları gerçekleşemeyeceğinden, bu müsabakaları temel alan danışmanlık ve konaklama sözleşmelerinin devam ettirmesinin makul olmayacağı, dosya münderecatından davacının sözleşme ilişkisinin feshinden önceki sürece tekabül eden Ocak ayında davacıya herhangi bir danışmanlık hizmeti verdiğine ilişkin herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı; Şayet Muhterem Mahkemece taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesi uyarınca: Davacının, davalıya 2021 yılının Ocak ayı kapsamında danışmanlık hizmeti sağladığı kanaatinde olunması ihtimalinde davacının davalıdan 3.000,00-EURO + KDV aylık danışmanlık ücreti talebinde bulunabilmesinin mümkün olduğunun; bu bedelin Türk Lirası cinsinden karşılığının ise 32.529,60-TL, KDV’sinin ise 5.855,32-TL olduğunun, buna karşın davacının, davalıya 2021 yılının Ocak ayı kapsamında danışmanlık hizmeti sağlamadığı kanaatinde olunması ihtimalinde davacının davalıdan Ocak ayı kapsamında danışmanlık ücreti talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığı, yönünde rapor tanzim edilmiştir. Söz konusu raporların uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı görülmekle, Mahkememizin 19.07.2023 tarihli ara kararı ile; dava dosyamızda hazırlanan bilirkişi kök ve ek raporunun da dikkate alınarak, dava konusu uyuşmazlık kapsamında feshin haklı olup olmadığı, tarafların fesih kapsamında kusurunun bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmeler arasında bağlantı olup olmadığı/ayrılmaz parçası olup olmadığı/sözleşmelerin tek başına değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, fesih haksız ise taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davacının alacağının olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için dosyanın sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişi, borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi ve turizm alanında uzman sektör bilirkişisinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdiine, karar verilmiştir. Anlatılan kapsamda hazırlanan 18.01.2024 tarihli heyet raporunda; " 31.07.2019 tarihli iki sözleşmede de davacı acente tarafından ... ... Oteli’nde tenis turnuvaları düzenleneceğinin ve otele müşteri getireceğinin kabul edildiği; danışmanlık sözleşmesi kapsamında ise davacının ... ...ile ilgili danışmanlığı üstlendiği, hal böyle olmakla taraflar arasında imzalanan ve feshe konu edilen sözleşmeler incelendiğinde her üç sözleşmenin de bağlantılı olduğu, konusunun benzer olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafından 25.01.2021 tarihinde .... Noterliği’nden davacıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davacıya (muhatabına) vardığı anda hüküm ve sonuç doğurduğu ve üç sözleşmenin de sona erdiği kanaatine varıldığı, davalı sözleşmelerin imzalanmasından sonra ... tarafından alınan kararla acentelerin turnuva ve müsabaka düzenleme hakkını alabilmesi için turizm işletme belgesine sahip olması veya ... belgesine sahip olması şartı getirildiğini; davacı ile yapılan görüşmeler neticesinde bu belgelere davacının sahip olmadığının anlaşıldığı; dolayısıyla sözleşmenin ifasının imkansızlaşması sebebiyle sözleşmenin 25.01.2021 tarihinde gönderilen noter ihtarnamesi ile feshedildiğini beyan etmiş olup turizm yönünden inceleme neticesinde davalı tarafından sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği kanaatine varıldığı, 1618 Sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılmış bulunan Seyahat Acenteleri Yönetmeliği gereğince konaklama, ulaşım, gezi, yeme-içme, eğlence sağlayan, sportif faaliyetler, kongre- konferans, dini, sağlık, eğitim, kültürel, bilimsel ve mesleki inceleme, teşvik veya destek amaçlı seyahat ve bunun içinde yer alan hizmetleri organize etmeyi, sağlamayı, pazarlamayı, gerçekleştirmeyi içeren paket tur veya turları hizmetlerinin yalnızca Türkiye Seyahat Acenteleri Birliğine (...) üye seyahat acenteleri tarafından yürütülebilecek hizmetlerden olduğu, emredici yasal düzenlemeler gereğince bu faaliyetleri gerçekleştirecek kuruluşların ... üyesi olmasının kanun gereği olduğu, seyahat acentalığı faaliyetlerinin, kanuna göre kurulmuş seyahat acentalarınca yerine getirildiği; tüketiciye yönelik olarak bir bedel karşılığında seyahat acentalığına münhasır faaliyet olarak tanımlanan hizmetlerin seyahat acentası olmayan kişi ve kuruluşlar tarafından yapılması yasak olduğu, 1618 sayılı yasanın 29. ve 30. maddelerinde işletme belgesiz seyahat acentalığı faaliyetinde bulunanlar hakkında mülki amirlerce faaliyetten men kararı verildiği, 29. maddede belirtilen idarî soruşturmadan ayrı olarak, yine mülki amir tarafından idarî para cezasına hükmolunduğu, spor turizmi faaliyetlerinin turizm sektörünün önemli bir dalı olduğu; ülkemizde yapılan ve sportif faaliyetler içerisinde değerlendirilen ulusal ve uluslararası müsabakalar ve spor kamplarının yukarıda yer alan mevzuat gereğince Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’ne üye "... A grubu" ve Turizm Bakanlığı’ndan alınmış işletme belgesine sahip seyahat acentaları tarafından gerçeklestirileceğinin mevzuat gereği olduğu, davacı tarafından gerçekleştirilecek faaliyetin seyahat acenteliği faaliyeti olduğu, davacının “A grubu işletme belgesinin” bulunmadığı, ... resmi sitesi üzerinden yapılan sorgulama neticesinde davacı şirketin ... üyesi olmadığı, turizm işletme belgesinin bulunmadığı, turizm yönünden inceleme neticesinde davalı tarafça sözleşmelerin feshedilmesinde davacının kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, (davacının ilk talebi bakımından) Danışmanlık sözleşmesinin 8. maddesinde davacı danışmana aylık 3.000Euro+KDV’nin ödeneceği; faturanın tebliğ tarihinden itibaren 7 iş günü içinde ödeneceği kararlaştırılmış ise de - turizm yönünden inceleme neticesinde davalı tarafından 25.01.2021 tarihinde noterden davacıya fesih ihtarnamesinin gönderilmesinden evvel Ocak 2021 ayı içinde davacı tarafından danışmanlık verilip verilmediğinin tespit edilemediği, danışmanlık sözleşmesinin 13f maddesi "Şirketin (davalının) menfaatleri doğrultusunda başka bir akademi markası altında çalışmak istemesi durumunda fesih tarihinin içinde bulunduğu takvim yılının kalan ayları için danışmanlık ödemesi yapılması koşulu ile sözleşmeyi feshetme hakkı vardır." şeklinde olduğu; her ne kadar davacı, ikinci talep olarak "sözleşmenin 13f maddesine göre sözleşmenin sona ereceği 01.09.2021 tarihine kadar 7 aylık danışmanlık bedeli olan 21.000Euro+KDV’den şimdilik 9.000Euro+KDV’nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek aylık %1’lik faizi ile birlikte fiili ödemenin yapılacağı tarihteki T.C. Merkez Bankası efektif alış kuru üzerinden ödenmesini" talep etmiş ise de hükümde başka bir hususun düzenlendiği ve şirketin (davalının) menfaatleri doğrultusunda başka bir akademi markası altında çalışmak istemesi durumunda fesih tarihinin içinde bulunduğu takvim yılının kalan ayları için danışmanlık ödemesi yapılması koşulunun TBK m. 179/son hükmünce "dönme cezası" olarak kararlaştırıldığı; fesih ihtarnamesinde ise davalı tarafından sayılan gerekçelere dayanılarak fesih hakkının kullanıldığı ve başka bir akademi markası altında çalışılmak istendiği yönünde beyanın bulunmadığı, hal böyle olmakla sözleşmenin 13f maddesinin davacıya, sözleşmenin feshinden sonraki 7 ay için alacak hakkı tanımadığı; kaldı ki turizm yönünden inceleme neticesinde davalı tarafından sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği kanaatine varıldığından bu alacak kaleminin istenemeyeceği," belirtilmiştir. Davacı vekilinin itirazları üzerine hazırlanan 23.04.2024 tarihli ek raporda; "Davalının sözleşmeyi haklı nedenle fesh ettiği, şirketin (davalının) menfaatleri doğrultusunda başka bir akademi markası altında çalışmak istemesi durumunda fesih tarihinin içinde bulunduğu takvim yılının kalan ayları için danışmanlık ödemesi yapılması koşulunun TBK m. 179/son hükmünce “dönme cezası” olarak kararlaştırıldığı kanaatine varıldığı; fesih ihtarnamesinde ise davalı tarafından sayılan gerekçelere dayanılarak fesih hakkının kullanıldığı ve başka bir akademi markası altında çalışılmak istendiği yönünde beyanın bulunmadığı, hal böyle olmakla sözleşmenin 13f maddesinin davacıya, sözleşmenin feshinden sonraki 7 ay için alacak hakkı tanımadığı; kaldı ki turizm yönünden inceleme neticesinde davalı tarafından sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiği kanaatine varıldığından bu alacak kaleminin istenemeyeceği," ile kök rapordaki kanaatlerinin aynı olduğu ifade edilmiştir. Taraf beyanları ve dava dosyasında yer alan kayıtlar incelendiğinde; sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflar arasında bir takım müzakerelerin yapıldığı, davalı yanca davacıdan ... tarafından alınan karar gereğince acentelerin turnuva ve müsabaka düzenlemesi hakkı alabilmesi için turizm işletme belgesine sahip olması veya ... belgesine sahip olması şartından dolayı eksik belgelerin tamamlanması istenilmiştir. Ancak davacının bu belgelere sahip olmadığı ve bu nedenle sözleşmenin yerine getirilmeyeceği Mahkememizce de kabul edilmiş olmakla tarafların da bu hususta aksi bir beyanı da bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı yan davalının bu hususları bilmesine rağmen birden fazla sözleşme imzaladığının beyan etmiş ise de sözleşmelerin incelenmesinde; sözleşmelerin birbiri ile bağlantılı olduğu, ayrıksı bir düzenlemenin olmadığı ve bu sözleşmelerin birbirinden farklı olarak değerlendirilemeyeceği ve benzer konuların düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla sözleşmeler de esas olan tarafların yükümlülüklerini karşılıklı olarak yerine getirmeleridir. Bir taraf edimini yerine getirmeden diğer taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyecektir. Davacının da kabulünde olduğu üzere ... tarafından alınan kararla acentelerin turnuva ve müsabaka düzenleme hakkını alabilmesi için turizm işletme belgesine sahip olması veya ... belgesine sahip olması şartı getirildiğini, ancak davacının bu belgeleri temin edemediği görülmektedir. Nitekim 1618 Sayılı Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılmış bulunan Seyahat Acenteleri Yönetmeliği gereğince konaklama, ulaşım, gezi, yeme-içme, eğlence sağlayan, sportif faaliyetler, kongre-konferans, dini, sağlık, eğitim, kültürel, bilimsel ve mesleki inceleme, teşvik veya destek amaçlı seyahat ve bunun içinde yer alan hizmetleri organize etmeyi, sağlamayı, pazarlamayı, gerçekleştirmeyi içeren paket tur veya turları hizmetlerinin yalnızca Türkiye Seyahat Acenteleri Birliğine (...) üye seyahat acenteleri tarafından yürütülebilecek hizmetlerden olduğu, emredici yasal düzenlemeler gereğince bu faaliyetleri gerçekleştirecek kuruluşların ... üyesi olmasının kanun gereği olduğu, Seyahat acentalığı faaliyetlerinin, kanuna göre kurulmuş seyahat acentalarınca yerine getirildiği; tüketiciye yönelik olarak bir bedel karşılığında seyahat acentalığına münhasır faaliyet olarak tanımlanan hizmetlerin seyahat acentası olmayan kişi ve kuruluşlar tarafından yapılması yasak olduğu, görülmektedir. Nitekim turizm sektör bilirkişisi de bu husustaki tespitlerini raporda detaylıca açıklamıştır. Yukarıda anlatılan kapsamda dava dosyası bir bütün halinde ele alındığında sözleşmenin davalı yanca haklı olarak fesh edildiği, davacının sözleşme sonrasında nasıl bir danışmanlık hizmeti verdiğinin anlaşılamadığı ve bu hususta davacı yanca delil sunulmadığı, sözleşme gereğince davalının menfaatleri doğrultusunda başka bir akademi markası altında çalışmak istemesi durumunda sözleşmenin 13f maddesinin davacıya, sözleşmenin feshinden sonraki 7 ay için alacak hakkı tanımadığı da anlaşılmakla davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL peşin harçtan alınan 2.186,81 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.759,21 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 20.488,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır