İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/215 E. 2024/197 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/215
- Karar No
- 2024/197
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/215 Esas KARAR NO : 2024/197 DAVA : FSEK Kapsamında Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 08/12/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK Kapsamında Maddi ve Manevi Tazminat istemli dava kapsamında yapılan açık yargılamanın sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından yapılan hukuka aykırı ihlalin tespiti ve ihlale konu tüm dijital platformlardaki yayınların sonlandırılmasına, belirsiz alacak davası yoluyla FSEK m.68 hükmü uyarınca ref bedelinin (telif tazminatı) ve m.70/3 hükmü uyarınca tecavüz nedeniyle temin edilen kârın ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak ticari reeskont faiziyle birlikte belirsiz alacak davası olarak şimdilik 20.000-TL olarak davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini, müvekkili hukuka aykırı fiiller sebebiyle uğradığı manevi zararın tazmini için 50.000-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu albümlerin 25 yıl önce piyasaya sürülmüş uzun yıllardır gerek fiziken gerekse dijital platformlarda dinlenebildiğini, satın alınabilmekte ve indirilebilmekte olduğunu, davacı kendisinin de ikrarında olduğu üzere müvekkil ... ile davacı arasında albüm yapım sözleşmesi akdedildiğini, davacının bu sözleşmenin geçersizliğini ve müvekkilinin bu sözleşmeden doğan haklarının bulunmadığını ileri sürmesi, Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının yapılan yayınlardan uzun süredir haberdar olması ve bu yayınlardan elde edilen gelirleri üyesi olduğu meslek birliği aracılığıyla tahsil etmesi sebebiyle uzun yıllar sonra haklarına tecavüz edildiğini ileri sürebilmesi hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, uzun yıllar boyunca şarkıların yayınlandığını bilen ve bu yönde herhangi bir talepte bulunmayan davacı tarafından tecavüzün ref’i ve tazminat dava açma hakkı sessiz kalma yoluyla kaybedildiğini, taraflar arasındaki edimler karşılıklı olarak ifa edilmişken davacının müvekkili ile sözleşme akdetmesinden 25 yıl sonra sözleşmenin hükümsüzlüğünü ve yayınların usulsüzlüğünü ileri sürmesi TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanıldığını, davacı ...’le arasında akdedilen sözleşmeyi dayanak göstererek tempa’nın hak sahibi olduğu albümleri ...’e devrettiğini iddia etmişse de bu sözleşmenin müvekkiller için bağlayıcılığı olmadığını, davacı ... meslek birliği üyesi olup sahip olduğu hakların üçüncü kişilere lisanslanması için ...’e izin verildiğini, dava konusu “...”, “...”, “...” albümlerinin eser işletme belgeleri ve alt dosyalarının celbi için T.C. Kültür Bakanlığı’na müzekkere yazılmasını, davacı ...’in ...’e verdiği yetki belgesinin ve ... ile müvekkilleri arasında akdedilen lisans sözleşmelerinin celbi için ...’e müzekkere yazılmasını, Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde telafisi imkansız zararların doğmasını önlemek adına dava konusu eserlerin dijital platformlarda umuma iletiminin tedbiren durdurulmasını, davalılar tarafından yapılan hukuka aykırı ihlalin tespiti ve ihlale konu tüm dijital platformlardaki yayınların sonlandırılmasını, belirsiz alacak davası yoluyla FSEK m.68 hükmü uyarınca ref bedelinin (telif tazminatı) ve m.70/3 hükmü uyarınca tecavüz nedeniyle temin edilen kârın ihlal tarihinden itibaren hesaplanacak ticari reeskont faiziyle birlikte belirsiz alacak davası olarak şimdilik 20.000-TL olarak davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini, müvekkilinin hukuka aykırı fiiller sebebiyle uğradığı manevi zararın tazmini için 50.000-TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İKİNCİ CEVAP : Davalılar vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve dayanaksız ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, müvekkili ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini, dava konusu “...”, “...’in 2. CD’si”, “...” ve “...” albümlerinin eser işletme belgeleri ve alt dosyalarının celbi için T.C. Kültür Bakanlığı’na müzekkere yazılmasını, Davacı ...’in ...’e verdiği yetki belgesinin ve ... ile müvekkiller arasında akdedilen lisans sözleşmelerinin celbi için ...’e müzekkere yazılmasını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; davacının icracı sanatçı olduğu "...”, “...”, “..." albümlerinde yer alan musiki eserlerinin, davalılar tarafından haksız şekilde kullanıldığı iddiasına dayalı olarak 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 68 ile 70/3 maddesinin hükümleri uyarınca ref bedeli ve elde edilen kâr için belirsiz alacak davası olarak şimdilik 20.000-TL maddi tazminat ile 50.000-TL manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilinin 12/11/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların sulh neticesinde anlaşmış olduklarından karşılıklı yargılama giderleri ve vekâlet ücreti talepleri olmadığından, davadan feragat ettiklerini, feragate ilişkin bu beyanın kabulü ile feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalılar vekilinin 14/11/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davacı tarafın karşılıklı yargılama giderleri ve vekâlet ücreti talepleri olmadığından feragate ilişkin davacı beyanlarının kabulü ile feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 307, 309 ve 311. maddeleri gereğince davacı vekilinin davadan feragat etmesi neticesinde davadan feragatın kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu mahkememizce tespit edilmekle, davacı yanın açtığı davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflar vekalet ücreti talep etmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine, Dâir; taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 20/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır