İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/497 E. 2026/247 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/497
- Karar No
- 2026/247
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/497 Esas KARAR NO : 2026/247
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı vekili Sayın Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkile ait...plaka sayılı aracın ...tarihinde ... ili, ...'de ...'un kusuru neticesinde karışmış olduğu kaza hadisesinde hasar almış olup onarımının sağlandığını, kazada ...'un kusurlu hareketleri neticesinde maddi hasar meydana gelmiş olduğunun tutanaklarda taraflarca kayıt altına alındığını, müvekkile ait araçta hasar bedelinin değer kaybının ve hak mahrumiyetinin tazmini için işbu davanın açılma zaruretinin doğmuş olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili devamla otel sahibinin müvekkile ait aracının sürücüsünün hasara konu ...plaka sayılı aracı işletmeye tesliminden sonra otel çalışanının ihmal ve kusuru sonucu müvekkil aracında hasar oluştuğunu, görevli ve sorumlu kişilerce durumun tutanak altına alındığın, meydana gelen zararın 6098 sayılı TBK'nın 66. ve 579. Maddeleri uyarınca işletenden tahsil etme zaruretinin doğmuş olduğunu ifade etmiş, ayrıca sorumluluğa ilişkin ilgili kanun maddelerine atıfta bulunarak devamla gerçek zarar anlamında hasar bedelinin, bu bağlamda değer kaybının ve onarıma ilişkin geçen süre bakımından araç yokluğundan kaynaklı hak mahrumiyeti-kazanç kaybının tespiti ve tanzimine yönelik olarak bilirkişi incelemesine karar verilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekiline tebligat çıkarıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; 04.07.2023 günü ... ili ...'de davacıya ait aracın park edilmesi için davalı çalışanına teslim edildiği, davalı çalışanının kusuru ile kazanın gerçekleştiği iddiasıyla araçta oluşan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili isteminden ibarettir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor alındığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Aracın onarım bedelinin 8.054,09 TL olarak kadri marufunda olduğu, hasar niteliği haricinde başka bir parçanın tespitler içerisinde yer almadığı, hasar onarım kalemlerinin kazanın nitelik ve boyutu açısından kazanın oluş şekli ve buna dair muhtelif belgeyle uyumlu olduğu, Aracın değer kaybının 26.300,00 TL olduğu, Araç mahrumiyet bedelinin tespit edilen 4 günlük onarım süresine göre günlük 750,00 TL üzerinden toplamda 3.000,00 TL olduğu," şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Kazanın oluş şekli, kusur durumu ve davalının pasif husumet itirazı bakımından yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinde; "Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz. Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, ödediği tazminat için, zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir" şeklinde düzenleme yapılmıştır. 04/07/2023 tarihli olay raporunun incelenmesinde; aynı tarihte saat 17:30'da davacıya ait aracı süren...'ın aracı davalı işyerinde çalışan ...'ya teslim ettiği, saat 18:26'da ...'dan aracı istediği, ... tarafından araçtan inerken aracı R vitesinde unutması sebebiyle aracın kapı açıkken geri geri giderek otopark rampası koruma demirine çarptığının tutanak altına alındığı anlaşılmıştır. Söz konusu olay raporuna davacı araç sürücüsü, davalı şirket çalışan ve müdürleri tarafından imza atıldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı şirket çalışan ...'nın tam kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Davalı tarafından ...'nın görev tanımı içerisinde valelik bulunmadığı, belboyun inisiyatif alarak söz konusu aracı teslim aldığından bahisle pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı savunulmuştur. Oysa ki TBK 66'da açıkça düzenlendiği üzere adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Ve yine aynı maddenin 2. Fıkrasında zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi hâlinde adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulacağı düzenlenmiştir. Somut olay bakımından davalı tarafından dava dışı çalışanına ilişkin gerekli gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirildiğinin ispat edilemediği tam aksine davalı çalışanının davalı iddiasına göre inisiyatif alarak görev tanımı dışında bulunan bir işi yapması hâli bile başlı başına davalının gerekli denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğine kanaat oluşturmaktadır. Bu sebeple davalının TBK 66 hükmü uyarınca dava dışı çalışanı ...'nın vermiş olduğu zarardan sorumlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olarak davalının husumet itirazına itibar edilmemiş ve dava dışı ...'nın kusuru oranında sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli bakımından yapılan değerlendirmede; Davaya konu kaza ile ilgili olarak alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından sunulan onarım faturasının kaza ile uyumlu olduğu, parça bedellerinin orijinal parça bedeli olduğu ve faturanın kadri marufunda olduğu tespit edilmiştir. Yine bilirkişi tarafından AYM kararı doğrultusunda yapılan hesaplamada davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç verilerine göre değer kaybının 26.300,00 TL olduğu, araç mahrumiyeti bakımından ise davacının aracında oluşan hasarın onarımının toplam 4 gün süreceği, emsal mahiyetteki bir aracın kaza tarihi itibariyle ortalama günlük kiralama bedelinin 750,00 TL olacağı ve bu doğrultuda davacının talep edebileceği araç mahrumiyet bedelinin 3.000,00 TL olacağı tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların usule, yasaya ve bilimsel verilere uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin değer arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne ve alacak miktarlarına tarafların tacir olması ve davacının aracının ticari işte kullanılması nedeniyle kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KABULÜNE, 1-8.054,09 TL hasar bedeli, 3.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli ve 26.300,00 TL araç değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 37.354,09 TL'nin 04/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.551,66 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.115,43 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.436,23 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.115,43 TL peşin ve tamamlama harcı, 615,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.730,83 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 37.354,09 TL üzerinden hesaplanan 37.354,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 107,50 TL tebligat, posta gideri ile 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.107,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır