İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/547 E. 2025/921 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/547
- Karar No
- 2025/921
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/547 Esas KARAR NO : 2025/921 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkillerinin sigortacılık faaliyetleri hakkında hizmet sunmakta olup, müşterilerine karşı saygın bir konumdadır. Davalı-borçlu taraf ise ... Sözleşmesi kapsamında müvekkil şirketin sigortalısı dava dışı ... tarafından işletilen ...'nin güvenliğini üstlenen Özel güvenlik konusunda hizmet veren şirkettir. Davalı ile dava dışı taraf arasındaki sözleşme işbu dilekçe ekinde Sayın Mahkemenize ibraz edilmektedir.(Söz konusu sözleşme kapsamında davalı/ borçlu tarafça riziko adresinde özel güvenlik hizmeti verildiği esnada 10/07/2022 tarihinde 11:45 sıralarında hırsızlık olayı gerçekleşmiştir. Bu hırsızlık olayı nedeniyle sigortalının uğradığı hasar nedeniyle müvekkil şirket tarafından sigortalısına TTK 1472. Maddesi uyarınca 17.799,75 USD ödeme yapılmıştır. Buna ilişkin banka kaydı/dekontu ve akabinde düzenlenen ibraname ektedir. Müvekkil şirket tarafından davalı şirketçe özel güvenlik hizmeti verilen alanda gerçekleşen hırsızlık olayına bağlı olarak gerçekleşen hasarın tazmini amacıyla ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında takip başlatılmıştır. Davalı-borçlu taraf, dava konusu olay nedeniyle hasara bağlı zararlardan sorumlu olduğunu bilmektedir. Ancak; davalı-borçlu tarafça kötü niyetli olarak sırf borcun ifa edilmesini geciktirmek için icra takibine itiraz edilmiştir. sigortalısına ödemesi ile dava konusu alacağı talep etme hakkına sahip olduğu açıktır. bu nedenle müvekkil şirket sigortalısının hasarına ilişkin ödeme yaparak sigoralısının haklarına halef olduğundan ödediği bedeli rücu etme hakkına kanunen sahip olmuştur. Müvekkil şirketin sigortalısına yaptığı ödeme sonrası davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz sonrası arabuluculuk görüşmelerine gidilmiş ve olumsuz sonuçlanmıştır.Yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptalini ve ortada likit bir alacak olmasına rağmen davalı-borçlu kötü niyetli olarak bu itirazı yapmış olduğundan takip konusu miktarın %20’sindan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; " davacı tarafından ileri sürülen hasara ilişkin tüm talepler zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı defimiz bulunmaktadır. zamanaşımı defimiz doğrultusunda işbu haksız davanın esasa girilmeksizin öncelikle usulden reddine karar verilmelidir. öncelikle dava konusu hırsızlığın gerçekleştiği alan müvekkil şirketin sorumluluğuna dahil değildir. haksız fiil ile müvekkil şirket arasında illiyet bağı yoktur. güvenlik şirketine kusur atfedilemez. dava dışı sigortalı gerekli tedbirleri almadığından ve gerekli özeni göstermediğinden asli kusurludur. Davaya konu hırsızlık olayının vuku bulması bakımından müvekkil şirketin kusuru bulunduğunu kabul etmemekle birlikte; kusur tespitinin yapılması gerekmektedir. iddia edilen hasar bedeli farazi olup gerçeğe uygun kıymet takdiri yapılmamıştır. zarar iddiası olan bedel yönünden incelenecek olan emtiya değerinin objektif olarak tespit edilmesi ve dayanak belgeleriyle ortaya konulması zorunludur. davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olup müvekkil şirkete rücu edilemez.Aksi halde zamanaşımı ve diğer itirazlarımız doğrultusunda davacı tarafından açılan işbu haksız davanın ve taleplerinin reddine ve davacının alacağın %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 21. İcra Müdürlüğün ...Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Zamanışımı ilk itirazının hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı ve davalıya olaya ilişkin herahangi bir ceza soruşturması açılıp açılmadığı, açılmış ise savcılık veya mahkeme dosya numarasını bildirmek üzere 2 haftalık süre verilmesine, bildirildiği takdirde ilgili kuruma müzekkere yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Harbiye polis amirliğine müzekkere yazılarak 2022/989 olay numaralı hırsızlık suçuna ilişkin evrakların mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalı taraf delil listesinde tanık deliline dayandığı anlaşılmakla, tanıkları hangi vakıya ilişkin beyanda bulunmak üzere 2 haftaalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde hangi vakılara ilişkin tanık dinletmek istediğine ilişkin beyanda bulunmadığı takdirde tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, hırsızlık eyleminden dolalı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hırsızlık eylemi gerçekleştiği yerin davalının sorumluluk sahası içerisinde bulunup bulunmadığı, hasar için ödenen miktarın kadri maruf olup olmadığı, olay nedeniyle kusur durumunun tespiti ve takip talebinde faiz talep edilmekle faiz hesabının doğru olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. .... 22. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Mahkememizin 12/02/2025 tarihli verilen ara kararı ile; "Bilirkişinin eksik hususların giderilmesi talebinin kabulüne, davalı ... Şirketi vekiline; 10/07/2022 tarihini kapsayacak şekilde ... ili ... ilçesi ... Mah. ... Cad. No: 3 adresinde bulunan "..." ile ilgili ..., 10.07.2022 tarihinde "..."nde görevlendirilen özel güvenlik personellerin görev yerleri ile birlikte çalışma çizelgesi, davalı ...A.Ş..'ne ait ...İzin Belgesini, ... Adi Ortaklığına Bağlı ...'ne müzekkere yazılarak ...Ortaklığına Bağlı ... ile ilgili 10/07/2022 tarihini kapsayacak şekilde ...kararı (özel güvenlik izni, özel güvenlik personel kadrosu ve görev alanı ile ilgili) dair bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Bilirkişilerden alınan 09/04/2025 tarihli raporlarında özetle; " 10.07.2022 tarihindeki hırsızlık 60 oranında kusurlu olduğu davalı ... olayının meydana gelmesinde; davalı kanaatine varılmıştır. Dava dışı sigortalı ... Ortaklığı” nın: 10.07.2022 tarihindeki hırsızlık olayının meydana gelmesinde; dava dışı sigortalı şirket yönetiminin *e 40 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Çalınan Malzemeler Yönünde Dava konusu hırsızlık olayında çalınan 12 ad. Vilo marka dalgıç pompalarının değeri piyasada yapılan araştırmalarda her birinin satış bedeli: 1.400 EURO olduğunu ... marka hassas klimanın dış ünitesi 8.000,00 USD değerinde olduğunu; Dolaysı ile hasar tespit raporunda belirtilen değerler makul ve olması gereken değerlerdir. 3-Mali Yönden: Davacı şirket vekilince, 11.09.2023 tarihinde, ... 21. İcra Müdürlüğü nün ... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine; 17.799,55 USD Asıl Alacak, 1.740,96 USD İşlemiş Faiz 19.540,71 USD Toplam Alacak Tutarında toplam alacağın takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacı işleyecek Bankalarca USD mevduata uygulanan yıllık mevduat faizi, icra giderleri, avukatlık ile tahsili talebiyle ilamsız takip başlatıldığı, davalı şirket vekili tarafından 12.09.2023 tarihinde verilen dilekçe ile; Alacaklı Sigorta Şirketi'nin rücu çerçevesinde başlattığı iş bu icra takibinde yer aldığı şekilde herhangi bir borç mevcut bulunmadığı ileri sürülerek, borcun tamamına, faize, talep edilen faiz oranına, faizin başlangıç tarihine ve tüm fer'ilerine itiraz edildiği, sayın Mahkemece davacı şirketin 17.799,55 USD alacaklı olduğunun ve işlemiş faiz talebinin kabulü halinde; 10.07.2022 tarihinden icra takip talebinde belirtilen 16.08.2023 tarihine kadar, ... na, bankalarca | yıl vadeli USD hesaplara fiilen uygulandığı bildirilen faiz oranları ortalaması ile işlemiş faiz alacağının 1.736,61 USD olarak hesaplandığı, yapılan teknik değerlendirmeler ışığında davalı güvenlik şirketinin kusur oranı 9660 olarak tespit edilmiş olup; yapılan tespite göre, davalı şirketin, icra takibine konu 17.799,75 USD asıl alacağın (17.799,75 * 9460) 10.679,85 USD lık kısmından, 1.736,61 USD işlemiş faiz alacağının ise (1.736,61 * 9060) 1.041,97 USD lık kısmından sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, Hesaplamalar Davacı şirketin sigortalısı ile hukuken geçerli bir sigorta sözleşmesi akdettiği, davacının, sigorta poliçesi çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı sigortalısı dava dışı ...Adi Ortaklığı'na ödediği tespit edildiğinden rücu hakkının doğmuş olduğu, ayrıca sigorta ettirene yapılan ödemenin sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan bir rizikonun meydana getirdiği zarara (hırsızlık) yönelik olduğu tespit edilerek, nitelikli hesaplamalar yönünden yapılan değerlendirmelere göre, davacıya rücu hakkı/halefiyet hakkı doğduğu kanaatine varılmışsa da son karar Sayın Mahkeme'ye bırakılmıştı Şayet Sayın Mahkemeniz, yapılan teknik değerlendirmeler ışığında davalı güvenlik şirketinin kusur oranının 9660 olduğu, dolayısıyla davalı şirketin icra takibine konu 17.799,75 USD asıl alacağın (17.799,75 * 9660) 10.679,85 USD lık kısmından, 1.736,61 USD işlemiş faiz alacağının (1.736,61 * 9660) 1.041,97 USD lık kısmından sorumlu olduğuna hüküm verirse, davacının rücu hakkı gereği davalıdan alacağının toplamda 11.721,82 USD olduğu..." rapor edilmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde bildirdiği tanıklarına dinlenmek üzere tebligat işlemlerinin yapılmasına karar verilmiştir. Tanıklar dinlendikten sonra dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye gönderilip gönderilmeyeceği hususunda ara karar oluşturulmasına karar verilmiştir. Tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmak üzere taraf vekillerine iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde beyanda bulunamayacaklarının ihtarına karar verilmiştir. Dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, bilirkişi raporuna itirazlar ve tanık beyanları incelenerek ayrıntılı ve denetlenebilir ek rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişilere ek ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Bilirkişilerden alınan 21/07/2025 tarihli ek raporunda özetle; "Hukuki nitelendirme, nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 07.04.2025 tarihli KÖK raporumuzda da belirtildiği gibi; olayın oluş biçimi tüm detaylarıyla birlikte irdelendiğinden, bu defa davacı ve davalının itirazları yeniden incelenmiş ve yeniden değerlendirme yapılarak, bilirkişi KÖK raporumuzdaki tarafların sorumlulukları konusunda herhangi bir değişikliğe gidilmediği..." rapor edilmiştir. Mahkememizin 01/09/2025 tarihli alınan ara kararı ile; Bilirkişi raporuna itirazların rapora itiraz edilen hususlar hukuki değerlendirme gerektirdiğinden takdiren reddine karar verilmiştir. (2) S ö z l ü D e l i l l e r ; Mahkememizin 17/06/2025 tarihli celsesinde tanık ... "Ben Davalı şirkette 10 yıldır çalışmaktayım. Olay tarihinde ve şuanda şube müdürü olarak görev yapıyorum. Hırsızlığın gerçekleştiği yerde ben çalışmıyorum. Hırsızlık olayı olduktan sonra olayla ilgili bilgim oldu. Bizim aktif olarak görev yapmadığımız depoda, risk beklemediğimiz bir yerde atıl eşyaların bulunduğu depoya hırsız girdiğini duyduk. Sigorta işin içine girince olayın gidişatının değiştiğini fark ettik. Hırsızlığın gerçekleştiği depoda malların olduğu bize söylenseydi oraya adam ve kamera koyardık. Risk analizi yaptığımızda da orası bize bildirilmemişti. Sonradan bize bu dava açıldı. " yönünde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı sigortalının iş yerinde hırsızlık olayı meydana gelmesi nedeniyle uğranılan maddi zararın davalı güvenlik şirketinden rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile alacağın %20 sinden aşağı olmamak şartı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...". Somut olayda davacının, dava dışı ...Adi Ortaklığının sigorta şirketi olduğu, davalının ise dava dışı adi ortaklık tarafından işletilen ...'nin güvenliğini üstlenen özel güvenlik konusunda hizmet veren şirket olduğu, 10/07/2022 tarihinde 11:45 sıralarında hırsızlık olayı gerçekleştiği, sigortalının uğradığı hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına TTK 1472. Maddesi uyarınca 17.799,75 USD ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin rücu edilmesi için davalı aleyhine ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında 17.799,75 USD asıl alacak ile 1.740,96 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.540,71 USD talep edildiği, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı borca itiraz dilekçesi sunduğu ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, hırsızlık eyleminden dolalı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hırsızlık eylemi gerçekleştiği yerin davalının sorumluluk sahası içerisinde bulunup bulunmadığı, hasar için ödenen miktarın kadri maruf olup olmadığı, olay nedeniyle kusur durumunun tespiti ve takip talebinde faiz talep edilmekle faiz hesabının doğru olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere bir güvenlik uzmanı, bir SMMM bilirkişi, bir makine mühendisi ile bir borçlar kanunu mevzuatına hakim nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 09/04/2025 tarihli raporlarında 10.07.2022 tarihinde dava konusu hırsızlık olayını gerçekleştiren şüpheli şahıs/şahısların kongre merkezi alanına ne zaman giriş yaparak dava dışı sigortalı şirkete ait kablo ve diğer malzemeleri aldıklarının kongre merkezinde görevlendirilen özel güvenlik personeli tarafından görülmediği, çalındığı beyan edilen (şikayetçi ifade tutanağında belirtilen) bakır kablolar ve malzemelerin ancak birden fazla kişi tarafından sökülebileceği ve araç ile taşınabileceği, ayrıca kabloların kesilmesi, malzemelerin sökülmesi, taşınarak araca yüklenmesinin belli bir zaman alacağı hususlarına bakıldığında, kapısının önü açık alan olan ve özel güvenlik görev alanında bulunan Kuranglez'in de dahil olduğu kongre merkezinde sözleşmeye istinaden koruma ve güvenlik hizmetini üstlenen davalı güvenlik şirketinin bu bağlamda sorumluluklarını eksik yerine getirdiği, davalı şirketin görev alanının hassasiyetini göz önüne alarak İstanbul Kongre Merkezi'nde devriye hizmeti kapsamında görevlendirdiği güvenlik personellerini Kuranglezin bulunduğu yer itibariyle zaman zaman kontrolü ile bu vb. Hırsızlıkları gerçekleştiren şüpheli şahısların kullandıkları yöntemler konusunda personellerini eksik talimatlandırması ve eğitmesinin de etkisiyle, oluşan güvenlik zafiyeti sonucu meydana gelen dava konusu hırsızlık olayında davalı ... Şirketi'nin % 60 oranında kusurlu olduğu; dava dışı sigortalı ... Adi Ortaklığı'nın, ...'nin koruma ve güvenliğinin sağlanması için ...'nden (100) kişilik özel güvenlik personeli izni aldığı, ancak davalı güvenlik şirketi ile yaptığı sözleşme çerçevesinde (30) kişilik özel güvenlik hizmeti satın aldığı, dava konusu hırsızlık olayının (10.07.2022 tarihinde) meydana geldiği dönemde davalı şirket tarafından bu (30) güvenlik personelinin (güvenlik şirketince sunulan çalışma puantajına göre olay tarihinde 28 personel çalıştırıldığı) üçlü vardiya sistemi ile çalıştırıldıkları, bu personellerin kongre merkezinin giriş çıkışlarında ve devriye şeklinde görevlendirildiği, kongre merkezi dahilinde bulunan Kuranglezin içine açılan kapının olaydan önce sağlamlaştırılmadığı, yine kapının bulunduğu alan ve çevresine güvenlik personelleri tarafından devamlı izlenecek şekilde (olaydan sonra 2 adet kamera kurulmuş) kamera kurmadığı, personel sayısı, diğer fiziki ve elektronik güvenlik sistemlerinin temini ve kurulması ile işlev halde tutulması ile ilgili güvenlik tedbirlerinin tam olarak yerine getirilmesi ile birlikte denetim ve kontrol görevini de eksik yapması nedeniyle, oluşan güvenlik zafiyeti sonucu dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde, dava dışı sigortalı şirket basiretli bir tacir gibi davranmadığından dolayı %40 oranında kusurlu olduğu; hasar tespit raporunda belirtilen değerlerin makul ve olması gereken değerler olduğu kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamından; dava dışı ...Ortaklığı ile davacı sigorta şirketi arasında ...için Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi bulunduğu, poliçenin 22/08/2021-22/08/2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, dava konusu zararın 10/07/2022 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça sunulan belgeler uyarınca davacı sigorta şirketince 16/03/2023 tarihinde 17.799,75 USD ödeme yapıldığı, dava konusu zararın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu zarara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu, dava dışı ...ile davalı arasında Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi heyet raporu ve dosya kapsamından, 10.07.2022 tarihinde saat 11:45 sıralarında; ...dahilinde rutin devriye görevini yerine getiren güvenlik personelinin Kuranglez bölümünü kontrol ettiğinde, Kuranglez kapısının zorlanarak kasıldığını gördüğü, yapılan kontrolde klima boru ve kablolarının kesilmiş olduğu, aydınlatma lambalarının kablolarının olmadığı, bazı malzemelerin çalınmış olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında olay anını gösteren herhangi bir kamera kayıt (olay tarihinde bu alanı gösteren kamera olmadığından) görüntüsünün bulunmadığı, dava konusu hırsızlık olayının İstanbul Kongre Merkezi dahilinde, davalı ...A.Ş. tarafından koruma ve güvenlik hizmeti verilen alanda olduğu, çalındığı beyan edilen bakır kablolar ve malzemelerin ancak birden fazla kişi tarafından sökülebileceği ve araç ile taşınabileceği, ayrıca kabloların kesilmesi, malzemelerin sökülmesi, taşınarak araca yüklenmesinin belli bir zaman alacağı hususlarına bakıldığında, kapısının önü açık alan olan ve özel güvenlik görev alanında bulunan Kuranglez'in de dahil olduğu kongre merkezinde davalı güvenlik şirketinin sorumluluklarını eksik yerine getirdiği, oluşan güvenlik zafiyeti sonucu meydana gelen dava konusu hırsızlık olayında davalı ...Şirketi'nin % 60 oranında kusurlu olduğu; kongre merkezi dahilinde bulunan Kuranglezin içine açılan kapının olaydan önce sağlamlaştırılmadığı, yine kapının bulunduğu alan ve çevresine güvenlik personelleri tarafından devamlı izlenecek şekilde (olaydan sonra 2 adet kamera kurulmuş) kamera kurmadığı, personel sayısı, diğer fiziki ve elektronik güvenlik sistemlerinin temini ve kurulması ile işlev halde tutulması ile ilgili güvenlik tedbirlerinin tam olarak yerine getirilmesi ile birlikte denetim ve kontrol görevini de eksik yapması nedeniyle, oluşan güvenlik zafiyeti sonucu dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde, dava dışı sigortalı şirket basiretli bir tacir gibi davranmadığından dolayı %40 oranında kusurlu olduğu; ödenen bedelin kadri maruf olduğu, davacının davalının kusuru oranında halefiyet hakkı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davalının meydana gelen olayda %60 kusurlu olduğu kabulünden hareketle; davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya 16/03/2023 tarihinde 17.799,75 USD ödeme yapıldığı, davalının bu bedelin %60'ına tekabül eden 10.679,85 USD asıl alacaktan sorumlu olduğu, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz yönünden; her ne kadar bilirkişi heyet raporunda 10/07/2022 tarihinden itibaren faiz işletilmiş ise de yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK kararı uyarınca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olduğu, davacı tarafça yapılan ödemenin 16/03/2023 tarihli olması sebebiyle 16/03/2023-16/08/2023 tarihi arası 10.679,85 USD üzerinden mahkememizce bilirkişiler tarafından belirtilen 10,00 faiz oranı üzerinden işlemiş faizin 736,38 USD bulunduğu gözetilerek; davanın kısmen kabulü ile; (... 22. İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 10.679,85 USD asıl alacak ile 736,38 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.416,23 USD yönünden kısmen iptaline, icra takibinin 10.679,85 USD asıl alacak ile 736,38 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.416,23 USD yönünden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin 8.124,48 USD yönünden istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; (... 22. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), ... 21. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 10.679,85 USD asıl alacak ile 736,38 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.416,23 USD yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 10.679,85 USD asıl alacak ile 736,38 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.416,23 USD yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin 8.124,48 USD yönünden istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle dava tarihindeki USD efektif satış kuru olan 33,9276 TL üzerinden, kabul edilen dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan (11.416,23 USD x 33,9276 ) 387.325,28 TL üzerinden, 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.458,18TL harçtan peşin alınan 9.033,44TL'nin mahsup edilerek bakiye 17.424,74TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 9.033,44 TL peşin harç, 38.096,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 47.557,54 TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 34.823,04TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 12.734,50 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince dava tarihindeki USD efektif satış kuru olan 33,9276 TL üzerinden, kabul edilen dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan (11.416,23 USD x 33,9276) 387.325,28 TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 61.972,04TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan AAÜT gereğince dava tarihindeki USD efektif satış kuru olan 33,9276 TL üzerinden, reddedilen dava değerinin dava tarihindeki TL karşılığı olan ( 8.124,48 USD x 33,9276) 275.644,10TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 44.103,06TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul / red oranına göre 2.636,03 TL'sinin davalıdan tahsili, 963,97 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 21/10/2025 Katip E-imzalıdır Hakim E-imzalıdır