İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/758 E. 2024/706 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/758
Karar No
2024/706
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/758 Esas KARAR NO : 2024/706

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2023 KARAR TARİHİ : 08/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : "Teknelerin makine onarımı, jeneratör bakım ve onarımı, şaft pervane dümen ve sert sistemlerinin montaj ve onarımı üzerine faaliyet gösterdiğini, 2022 yılı yazında ... isimli teknede bir kısım mekanik ve hidrolik işlerin yapılması yönünde bir talebin davacı şirkete iletildiğini, davacı şirket ortağının ve yetkilisi bulunan ...'ın talep edilen bakım onarım, değişim, işçilik hizmeti verilmesi ve lazım gelen malzemelerinin tedariki amacıyla ...'ın ve ...'ın danışmanlık hizmeti aldığı ...'nin talebi diğer arızaların giderilmesi için çalışıldığını, teknedeki arızaların giderilerek çalışır hale getirilmesinin ardından 02.08.2022 tarihinde ... fatura bilgileri paylaşılarak davacı şirketi yetkilisine teknenin kaptanı ... tarafından gönderildiğini ve ödeme hususunun da unvanı belirtilen şirketin muhasebecisi ...'ın da iletişim bilgisinin paylaşıldığı, verilen işçilik hizmeti ve sağlanan malzeme tedarikine ilişkin olmak üzere ... adına düzenlenen 3 adet faturanın adı geçen şirketin muhasebe birimine iletildiği ve ödeme talep edildiğini, ilk fatura bedelinin ödenmesine rağmen diğer 2 fatura bedelinin denmediğini, noter kanalı ile bir ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede iade faturasına yer verildiğini, bunun üzerine ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğini müteakiben yasal süresi içinde gerçekleşen borca itiraz ile icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptalini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Cevap dilekçesi özetle şöyledir: "Davacı tarafından keşide edilen 2 adet faturanın davalıya tebliğ edilmediğini, ihtarname ekinde faturanın yer almadığını, faturaların düzenlenmesini gerektirecek herhangi bir hizmetin alınmadığını, davalı tarafından bu faturalara ait iade faturalarının keşide edildiğini, ancak davacı tarafça haksız yere takibin başlatıldığını beyan etmiş ve davanın reddini..." talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteklerine ilişkindir. Mahkememizce ... 32.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 194.534,74TL asıl alacak olmak üzere toplam 196.465,43TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %16,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. 11/08/2024 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir; "davalının dava dışı donatan ile organik bağının olup olmadığı” hususunda borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davacı, davalı ... şirketine huzurdaki davayı açmış olup ... isimli teknenin sahibi olduğu iddia edilen dava dışı ... ile davalı ... arasında organik bağın bulunup bulunmadığı hususunda tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde - Davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan whatsapp yazışmasında “...” isimli şahsın, davalı ... şirketinin kaşesinin resmini gönderdiği; - İTOkayıtları incelendiğinde teknenin sahibi olduğu iddia edilen dava dışı ...'ın davalı şirketin ortağı olduğunun anlaşıldığı; dolayısıyla dava dışı ... ile davalı ... arasında bağın olabileceği kanaatine varıldığı; takdirin TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, b. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: - Davacı tarafından 04.11.2023 tarihinde davalı aleyhine ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı; iki adet fatura bedeli ve faiz olarak toplamda 196.465,43TL.nin ödenmesinin talep edildiği; icra takibinde “borcun sebebi” olarak “08.08.2023 tanzim tarihli, 7.316TL.lik, 05.08.2023 tanzim tarihli, 187.218,74TL.lik fatura”nın gösterildiği; - Eğer dava dışı ... ile davalı ... arasında bağın olduğu kabul edilir ve ayrıca teknik ve mali inceleme neticesinde, taraflar arasında TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesi kurulduğu ve buna göre davacının yüklenici olarak üstlendiği borcu gereği gibi ifa ettiği tespit edilir ise bu halde davacı yüklenici tarafından eser bedelinin (ivaz olarak) davalıdan talep edilebileceği kanaatine varıldığı (ifanın gereği gibi yapılıp yapılmadığını-miktarını tespitin teknik açıdan yapılabileceği, “davacının alacaklı olup olmadığı; davalının mevcut borçtan sorumlu olup olmadığı; sorumlu ise miktarı” hususunda mali inceleme neticesinde: Yukarıda da zikredildiği üzere, ödemesi yapılmayan iki fatura tutarının toplamda 194.534,74TL. tutarında olduğu tespit edilmiş ve bu meblağın davalı tarafından davacıya ödenmesi Gerektiği, “Dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından Mr. White isimli gemide tamiratın yapılıp yapılmadığı; yapılan tamiratların icra takibine konu edilen faturalarla uyumlu olup olmadığı” hususunda teknik inceleme neticesinde: Davacı tarafından Mr. White isimli teknede tamiratın yapıldığı; yapılan tamiratın icra takibine konu edilen faturalarla uyumlu olduğu..." rapor edilmiştir. Kural olarak eser sözleşmesi zorunlu şekil koşuluna bağlı değildir. Sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de, davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde, talep miktarı da dikkate alınarak, yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ikrar, yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. Tüm bu delillerle de sözleşme ilişkisi ispatlanmış değilse HMK.'nın 200. Maddedeki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. Açık muvafakat olmazsa tanıkla sözleşme ilişkisi ispatlanamaz. Bunun da istisnası olan HMK.'nın 202. Maddeye göre senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. (Yargıtay 15.H.D.'nin... Esas ve ... Karar sayılı kararı.) Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Somut olayda; taraflar arasında yazılı olarak düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamaktadır. Eser sözleşmesinin sözlü olarak yapıldığı iddiası söz konusu olup davalı taraf eser sözleşmesini inkar etmektedir. Davaya konu tamiratın yapıldığı Mr. White isimli gemi davalı şirkete ait olmayıp yapılan işe yönelik faturaları da davalı da şirket ticari defterlerine işlemeyip iade etmiştir. Şirket ile davacı arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığından, sadece fatura düzenlenmesi ve kısmi ödemenin şirketçe yapılması hususları sözleşmenin şirket ile yapıldığını kanıtlamaya yeterli değildir. Sözleşmenin davacı ile davalı arasında yapıldığını gösteren kesin kanıt dosya içerisinde bulunmamaktadır. Davacıya yemin deliline dayanmış olması nedeniyle yemin hakkı hatırlatılmış, yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiğini beyan etmiştir. Böylece davalı şirketin takibe konu eser sözleşmesinin tarafı olmadığı davalının davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Pasif Husumet yokluğundan davanın reddine, Kötü niyet şartların oluşmadığından davacı vekilince talep edilen kötü niyet tazminat talebinin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 3.355,14TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.927,54TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 30.000,00TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı karar verildi.

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/758, K. 2024/706, T. 08.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-758-e-2024-706-k-cecb1a6070d5