İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/691 E. 2023/699 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/691
Karar No
2023/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/691 Esas KARAR NO : 2023/699 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/10/2007 KARAR TARİHİ : 27/12/2023 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin davalıya ait olan ... çelik konstriksiyon imalat ve montaj işlerinin yapımı konusunda sözleşme yaptıklarını, sözleşme gereği davacı yanın işe başladığını ve birden fazla hak ediş hazırlayıp ödemelerin davalı taraftan alınmış olduğunu, son hakedişlere ilişkin açık faturaların tanzim edilerek davalının ilgilileri tarafından onaylandığını, davalı tarafın hakediş bedellerini ödeyeceği yerde fiili bir durum yaratarak davacı yetkilileri ve çalışanlarını çalışma sahasına almadığı gibi içeride çalışanları da dışarı çıkarmayarak fiili durum oluşturduğunu, davalının söz konusu fiili durum yaratmak sureti ile davacı müvekkilinin bilgisi ve muvafakati dışında davacının işçilerine maaşlarına karşılık ödemelerin yapıldığı ancak söz konusu miktarın davacı tarafça bilinmediğini, davalının yarattığı fiili durum dolayısı ile müvekkilinin hacizlere maruz kaldığını, davacıya ait sarf malzemelerin kaybolduğunu, davacı tarafından zor olan imalatların bitirilmesine karşın kolay kısmının davacı tarafça oluşturulan fiili durumdan dolayı yapılamadığını ifade ederek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere hak ediş alacağına ilişkin olarak 10.000,00 TL'sının ve davacı müvekkilin uğradığı zararlardan dolayı 10.000,00 TL'sının davalı taraftan tahsiline ve davalı elinde bulunan 40.000,00 TL'Iik senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacı ile davalı arasındaki 27.09.2006 tarihli sözleşme ve ek sözleşme hükümleri gereğince müvekkili şirkete ait ...'da ki mevcut tersane tesislerine yeni kurulacak Tersane Blok Atölyesi çelik konstrüksiyon imalatı ve montaj işlerinin yapımını yüklendiğini, davacı tarafın sahada çalışan işçilerin ücretlerini aylarca ödeyemediğinden dolayı işçilerin ayaklandığı ve davalı taraf sözleşme gereği yapması gereken işleri tamamlayamadığını, müvekkili şirket işyerinde birden fazla müteahhit çalışmakta olduğunu, davacı şirketin müvekkilin işyerinde kaos yaratarak diğer çalışmaları da engellediğini, davacı ile yapılan sözleşmeye göre " işveren müteahhidin SSK primler ve borçlarını ödeyip bedelini müteahhidin hakedişlerinden düşme hakkına sahiptir." şeklinde ifadenin bulunduğunu, müvekkil şirketin söz konusu durumda davacı çalışanlarına hak ediş bedelinin düşülmek üzere ödemeler yaptığını ve söz konusu hakedişten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın müvekkil işyerinde herhangi bir malzemesinin bulunmadığını" beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fesih sonucu ödenmeyen iş bedeli, davalı iş sahibinin şantiyesinde kalan malzeme ile davacıya ait aletler ile şantiye binası ve küçük evler karşılığı uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizin 2014/108-2019/643 E.K. sayılı 09/07/2019 tarihli kararı ile "...1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Toplam 38.626,16-TL'den; 10.000,00-TL'nin dava tarihi 30.10.2017 tarihinden, 28.626,16-TL'nin ıslah tarihi olan 21.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine..." karar verilmiş olup anılan kararın temyizi neticesinde Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/54-685 E.K. sayılı 07.10.2021 tarihli ilamı ile "...1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacı yüklenici vekili 21.06.2019 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL olan bakiye hakediş alacağını 123.408,15 TL artırarak 133.408,15 TL’ye çıkarmış, davalı iş sahibi vekili de 09.07.2019 tarihli duruşmada ıslahla artırılan kısma ilişkin zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Bir davada fazlaya ilişkin hakkın saklı tutularak bir kısım alacağın tahsilini talep edilmesiyle talep dışındaki alacak için zamanaşımı işlemeye devam eder. İslahla artırılan kısım açısından zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ıslah tarihine göre değerlendirilir. Süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu takdirde hakim HMK. 163. maddesi uyarınca öncelikle bu sorunu çözmek zorundadır. Somut uyuşmazlığımızda, davalı vekilince ıslahla artırılan kısım bakımından süresinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Zamanaşımı defi bir hakkın istenebilirliğini önlediği için öncelikle ve ön sorun olarak çözümlenmesi, ıslahla artırılan kısım bakımından zamanaşımın gerçekleştiğinin anlaşılması durumunda işin esasına girilmeden davanın sonuçlandırılması gerekmektedir. Mahkemece, davalının ıslahla artırılan kısma ilişkin zamanaşımı defii hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermeksizin uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA..." karar verilmiştir. Mahkememizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Davacı vekili UYAP üzerinden dosyaya sunduğu 18/06/2019 tarihli dilekçesi ile talepleri olan 10.000,00-TL'yi 123.408,15-TL arttırarak toplamda 133.408,15-TL'nin dava tarihi olan 30/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini talep eden ıslah dilekçesi göndermiş, harcını ikmal etmiş, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafta süresi içerisinde ıslaha yönelik zamanaşımı definde bulunmuştur . Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmelerinden doğan alacak talebi sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4 ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamaşımının başlangıcı ise eserin teslim tarihi veya sözleşmenin fesih tarihidir. Somut olayda, taraflar arasında... Yan Tesisleri Çelik Kontsrüksiyon İmalat ve Montajı işlerine ait 27/09/2006 tarihinde ve sonrasında ek sözleşmeler imzalanmıştır. Dava tarihinden önce, yapılan eser sözleşmesinin fesih edildiği anlaşılmaktadır. Islah tarihi 18.06.2019 olup, fesih tarihlerine göre ıslah tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu anlaşıldığından ıslah ile talep edilen miktar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; celp olunan belge ve bilgiler, usul ve yasaya, dosyada ki belge ve bilgilere uygun, itirazlar yerinde bulunmayan, haklı gerekçelere dayanan, karar vermeye yeterli olduğu kabul ve taktir olunan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında iş sahibinin ...'de ki mevcut tersane tesislerine kurulacak yeni tesislere ait çelik konsktriyon imalatı ve montaj işlerinin yapımı konusunda 27/09/2016 tarihli eser sözleşmesi ve bu sözleşmedeki işin süresi ve bedeli ve konusunu değiştiren tarihsiz ek sözleşme imzalandığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin devamı sırasında ve iş tamamlanmadan sözleşmenin sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı tarafından talep konusu olan hakedişlerden 2. ve 12. Nolu hakedişleri bir arada olmak suretiyle ... tarihinde ... nolu 80.116,00-TL'lik fatura tanzim ettiği, 1. ve 2. nolu hakediş ile davalı tarafça 07/12/2006 tarihinde 30.916,00-TL'lik, 28/12/2006 tarihinde 40.000,00-TL'lik ve 19/02/2007 tarihinde 40.000,00-TL'lik ödemeler yaptığı, davacı tarafın 12 nolu hakediş ile ilgili ... tarih ... nolu 130.155,18-TL'lik fatura tanzim ettiği, tanzim edilen fatura ile ilgili davalı tarafın 06/07/2007 tarih 27.500,00-TL'lik çek, 13/07/2007 tarih 67.010,00-TL'lik havale ve 20/07/2007 tarih 37.258,00-TL'lik havale yaptığının belirlendiği, toplamda davalı şirket beyanlarından 1.003,697,40-TL'lik fatura karşılığında davalı tarafın 738,224,00-TL'lik ödeme yaptığının kabulü yapıldığı, yine taraf beyanlarında 27.500,00-TL'lik çek ödemesi ve 5.417,00-TL'lik ödemenin kabulünün yapıldığı, bu itibarla davacı tarafça kabulü yapılan ödemenin 816.141,00-TL olduğunun belirlendiği, tarafların davacı faturaları konusunda tam mutabakatlarının olduğu, tarafların 1.003,697,40-TL'lik fatura karşılığında davalının 816.141,00-TL'lik ödeme yaptığı konusunda tam mutabakatının bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya konu mutabakatsızlığın davalı şirket tarafından davacının talep ettiği hakediş bedellerinden mahsubu yapılan; 29.128,16-TL'lik vinç hizmet bedeli ve oksijen kullanım bedelinden, 9.498,00-TL'lik açıklamasız olarak davalı tarafından davacı hesabından mahsubu yapılan bedel, 54.155,52-TL'lik SGK prim ödemesi açıklaması ile davacı hesabından mahsubu yapılan bedel, davalı tarafça dava dışı başka kişiler olan davacının çalışanlarına banka havalesi yoluyla yapılan 37.258,00-TL'lik ve 67.010.00-TL'lik mahsubu yapılan bedel olmak üzere toplam 197.049,68-TL'lik işlemden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacı lehine hesaplanan bu 197.049,68-TL alacaktan; aslında davacı şirket tarafından ödenmesi gereken fakat davalı şirket tarafından ödenmiş olan 54.155,52-TL'den SGK prim ödemesinin mahsup edilmesi gerektiği, yine davacı şirketin çalışan personeline ödemesi gereken fakat çalışan personelinin de imzalarıyla ispatlandığı üzere 37.258,00-TL'lik ve 67.010,00-TL'lik ödemenin davalı şirket tarafından banka havalesi yolu ile ödenmesi nedeniyle bu ödemenin de mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmış olup bakiye 38.626,16-TL alacağın, davacı tarafça işbu vinç hizmet bedeli ve oksijen bedeline ilişkin daha önceki dönemlerde fatura tanzim edilmediği dikkate alındığından davacı tarafça fesih sonrası vinç ve oksijen bedeline ilişkin fatura düzenlenmesinin uygun olduğundan 29.128,16-TL'lik fatura alacağından ve davalı tarafından açıklama getirilmediğinden 9.498,00-TL bedelli ödemeden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Açıklandığı üzere davacının davalıdan bakiye 38.626,16-TL alacaklı olduğu, ıslah tarihi itibariyle 28.626,16 TL'nin zamanaşımına uğradığı kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 10.000,00-TL'nin dava tarihi olan 30/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 683,10-TL nispi harcının peşin alınan 2.278,28-TL harcından mahsubu ile bakiye 1.595,18-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan 4.145,40-TL yargılama gideri ile 97,00-₺ bozmadan sonra yapılan masraf olmak üzere toplam 4.097,40-TL üzerinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 307,13-TL ile 2.804,73-TL harç gideri olmak üzere toplam 3.111,86-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 145,00-TL tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 134,13-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 19.745,30-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karışı gerekçeli kararın kabul edilen miktarı bakımından kesin reddedilen miktar bakımından tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/12/2023 Katip ... e-imza Üye ... e-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/691, K. 2023/699, T. 27.12.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-691-e-2023-699-k-479fb3c131d4