İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/570 E. 2024/586 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/570
- Karar No
- 2024/586
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/570 Esas KARAR NO : 2024/586 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 06/09/2023 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı tarafından ödenmesi gereken fatura bedelleri ödenmediğinden tarafımızca fatura alacağını icra takibine konu etme zarureti doğmuştur. İşbu durum tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de görülebilecektir. Müvekkil şirket tarafından sözleşme alacağına ilişkin düzenlenen faturaya yasal 8 günlük süre içerisinde davalı şirket tarafından itiraz edilmeyerek fatura alacağı kabul edilmiştir. Toplamda 91.458,75 TL ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacak bedeli davalı tarafından hala müvekkile ödenmemiştir. Tarafımızca bakiye alacağına istinaden ... 31. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olup davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak takibe itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. haklı davamızın kabulü ile davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve ... 31. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı takibinin devamına, borçlunun takibe itirazda kötüniyeti sabit olduğundan kanun gereği ilgili takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama süreci sonunda vekalet ücreti ve yargılama masraflarının davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini.."talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava dilekçesi ve delil listesi Hmk'nın emredici hükümlerine gereğince usulüne uygun değildir. Yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesidne iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup, delillerini sunması gerekitği halde dava dilekçesi içinde, davaya konu olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge ve delil sunmamıştır.müvekkil şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemez. Basit ifadesiyle, ödeme ürünün satışına bağlanmış durumdadır. Bu nedenle davalının satmadığı ürünün bedelini davacıya ödemesi söz konusu olamaz. Taraflar arasındaki ilişki uzun süredir devam etmekte olup, davacı iade alınmayan ürünlerin mülkiyetinin davalıya geçeceğini bilmektedir. Davacı, taraflar arasında sözleşmeler yokmuşçasına, ... 31. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile alacağından bahisle icra takibine geçerek, davalı müvekkil şirkete ödeme emri göndermiştir. Davalı müvekkil şirketin, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, tahakkuk etmiş borcu bulunmadığından borca itiraz edilmiştir. davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini.." talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, ticari satıma ilişkin açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce ...31.İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... Tic. A.Ş. tarafından, borçlu ... A.Ş. aleyhine 91.458,75 asıl alacak olmak üzere toplam 91.458,75 TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %16,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu 15/07/2024 tarihli dilekçe ile yokluğumuzda dosya kapsamında taraflar arasında düzenlenen sulh protokolü kapsamında karar verilerek gereğinin yapılmasına dair talep dilekçesi sunduğu görülmüştür. Tarafların, 23.02.2024 tarihli protokol nedeniyle sulh oldukları ve davanın konusuz kaldığı hususu tarafların kabulündedir. Sunulan protokolün incelenmesinde 3a maddesinde " anapara -faiz-masraf-vekalet ücreti-icra inkar tazminatı olarak 121.200,00 TL üzerinden anlaşıldığı ödemelerin 23.02.2024 ile 01.03.2024 tarihleri arasında yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır . Somut olayda asıl borçlu ile borcun taksitlendirilmesine ilişkin sözleşme yapılmış ise de bu sözleşme davanın konusuz kalması için yeterli olmayıp, borç tamamen ödenmediğinden dava konusuz kalmış olmaz.Borcun protokole bağlanması borcun ödendiği anlamına gelmemektedir. Bulunulan aşama itibariyle protokole uyulup uyulmayacağı, sözleşme hükümlerine geri dönülüp dönülmeyeceği belli değildir. Somut olaya emsal teşkil eden bir Yargıtay ilamında "Mahkemece, bu sözleşme devam ettiği sürece sözleşme gereğince asıl borçlu tarafından ödemelerin yapılması gereken tarihe kadar sözleşmenin bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir (Yargıtay 19. HD'nin 25.02.2020 gün, 2018/3633 esas 2020/591 karar sayılı ilamı) denilmiştir. Mahkememizce portokol kapsamında ödemelerin yapılması gereken tarihe kadar beklenilmiş, davacı vekilince 16.07.2024 tarihli dilekçesiyle sulh kapsamında karar verilmesi istemli dilekçesi ile protokol tarihindeki ödemelerin yapıldığı yönünde mahkememizde kanaat oluşmuş ve davanın konusuz kaldığının kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa dava konusuz kalır. HMK’nın ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331/1 maddesiyle “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.'' hükmü düzenlemiş olup, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken yargılama giderlerinin tayininde, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu belirlenerek yargılama giderleri hüküm altına alınacaktır. Kural bu şekilde olmakla birlikte, somut olayda taraflar arasında düzenlenen protokol ile eldeki dava dosyasındaki vekalet ücreti , icra inkar tazminatı ve yargılama gideri olarak olarak belirli bir miktara anlaşılma yapıldığı ve tarafların birbirlerini ibra ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkememizce yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılmış , ,icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-İcra inkar tazminatı talebi bulunmadığından reddine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 285,06TL harcın (sulh ön inceleme duruşması sonrası olduğundan 2/3'ü alınmıştır.) peşin alınan 1.104,59TL harçtan mahsubu ile bakiye 819,53TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların imza ettiği protokol karşısında taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne yokluğunda karar verildi.16/07/2024 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza