İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/56 E. 2024/778 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/56
- Karar No
- 2024/778
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/56 Esas KARAR NO : 2024/778 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/01/2021 KARAR TARİHİ : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokolleri akdedildiğini ve davalı şirkete ...(Ada: 292, Pafta: ..., Parsel: 21 ...) akaryakıt ve otogaz bayiliği ve işletmecilik hakkı tesis edildiğini, söz konusu protokol'de yer alan yükümlülükleri ve müvekkil şirkete karşı doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere de; davalı şirket tarafından müvekkili şirket lehine 100.000,00-TL tutarında Banka Teminat Mektubu düzenlendiğini, bayi ile müvekkili şirket arasındaki akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmelerinin süresinden önce tek taraflı ve hukuka aykırı şekilde bayi tarafından, ... Noterliğince keşide edilen ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğinin bildirildiğini, davalının sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle muaccel hale gelen cari hesap borcu ve erken fesihten kaynaklı toplam 70.000-USD cezai şart borcunun ödenmesi ihtar edildiğini ve davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, davalı şirketin müvekkiline sözleşme gereği teslim etmiş olduğunu ve ilgili taahhütlerini yerine getirmediği takdirde de tazminini kabul ettiği 100.000,00-TL tutarındaki BTM nakde tahvil edildiğini ve davalı şirketin müvekkil şirkete olan 4.828,72 TL cari hesap borcu ve cezai şart borcunun 95.171,28- TL'lik kısmi banka teminat mektubu bedelinden mahsup edildiğini, işbu teminat mektubu müvekkilinin alacaklarının tamamını karşılamadığını, müvekkili şirketin iyi niyetli tüm girişimlerininin sonuçsuz bırakan davalı şirket ile arabuluculuk toplantısında da anlaşılamaması üzerine işbu davanın açılması gerekliliği hasıl olduğunu, sözleşme ve protokoller tarafların birbirine uygun irade beyanları ile imza altına alındığını, sözleşme ve belirtilen hükümleri uyarınca bayinin sözleşmenin süresinden önce sözleşmeyi ekonomik sıkıntılar sebebiyle feshetmesinin haksız fesih hükümlerine yol açtığını, davalı şirketin cari hesaptan kaynaklanan borcu muaccel hale geldiğini, davalı'nın müvekkili şirkete 4.828,72-TL cari hesap borcu muaccel hale geldiğini, banka teminat mektubu haklı nedenle nakde tahvil edildiğini ve davalı bayi tarafından verilmiş olan teminat, cari hesap ve cezai şart borcundan mahsup edildiğini, arz ve izah olunan sebeplerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol hükümlerinin ihlali gereği ödenmesi gereken şimdilik 1.000-USD tutarındaki bakiye cezai şart borcunun devlet bankalarının yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, mahkememiz tarafından tayin edilecek alanında uzman bilirkişiler tarafından hesaplanacak kâr mahrumiyeti alacaklarının şimdilik 500-TL'nin, davalının temerrüt tarihinden itibaren başlatılacak 3095 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişken oranlı faizi ile birlikte tahsili, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davacı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye dayalı olarak müvekkil tarafından davacının bayiliği yapıldığını, piyasa şartlarının kötü gitmesi sonucu müvekkil tarafından ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile bayilik sözleşmesi müvekkil tarafından haklı olarak feshedildiğini, davacı firma tarafından verilen taahhütlerin sözde kaldığını ve bu durum da müvekkilini fazlasıyla yıprattığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak hareket ettiğini, dosya kapsamına sunulu gerek bayilik gerekse oto gaz sözleşmelerinde cezai şart bulunmaz iken sadece müvekkiline imzalatılmış 'protokol' adı altında evraklar ile haksız şekilde kazanç elde edilmeye çalışıldığını, Salıpazarı gibi küçük bir ilçede faaliyet gösteren müvekkili firmanın bu cezai şartları kabul etmesinin veya kabul etmemekle birlikte ödemesinin şirketin ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini, dosya kapsamında sunulan protokolün geçersiz olduğunu, geçerli bir sözleşmeden veya protokolden bahsedilebilmesi için tarafların karşılıklı imzasının bulunması ve birlikte imza altına alınması gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacı tarafça cezai şart talebinin belirsiz alacak olarak açıldığını, dava dilekçesi içerisinde ise cezai şart alacağının 70.000 USD olduğu belirtilmekte olduğunu, miktarı belirli olan bir alacağın belirsiz alacak olarak davaya konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin devam ettiği geçmiş yıllara ilişkin cezai şart veya kâr mahrumiyetinin davacı tarafça talep edilemeyeceğini, bu durum ile ilgili herhangi bir ihtar gönderilmeden veya şerh konulmadan davacı tarafça ürün gönderilmesine devam edildiğini, bu durumun yerleşik Yargıtay kararlarında da esas alındığını, arz ve izah edildiği üzere ayrıca mahkememiz tarafından resen dikkate alınacak hususlar ile birlikte huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında yer alan aleyhe tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, raporlara karşı beyanlarını tekrarla ve fazlaya ilişkin hakları ile her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile süresi içerisinde iş bu davayı ıslah ettiklerini, bu doğrultuda, fazlaya ilişkin hakları ile sair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi raporunda kâr mahrumiyeti alacakları bakımından terditli olarak yapılan hesaplamalarda kalan Sözleşme süresi bakımından hesaplamanın dikkate alınarak ve kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, 1.000,00-USD bakiye cezai şart alacağı ve 500-TL kâr mahrumiyeti alacağı olarak ikame ettikleri dava değeri yönünden alacak taleplerinin 54.598,0025-USD ve 354.504,60-TL olarak artırmak suretiyle toplamda 55.598,0025-USD ve 355.004,60-TL olarak ıslah ettiklerini, bu kapsamda ıslah edilen bedel üzerinden tekabül eden ıslah bedeli harcı mahkeme veznesine ödendiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hakları ile sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, talep miktarını 54.598,0025-USD ve 354.504,60-TL artırmak suretiyle dava değerinin; bakiye cezai şart alacağı yönünden 55.598,0025-USD ve kâr mahrumiyeti alacağı yönünden 355.004,60-TL olarak ıslah taleplerinin kabulünü, bakiye cezai şart alacağı yönünden Devlet Bankalarının yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, kâr mahrumiyeti alacağı yönünden Bilirkişi Raporu'nda terditli olarak yapılan hesaplamalarda tüm sözleşme süresi dikkate alınarak davalının temerrüt tarihinden itibaren başlatılacak 3095 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişken oranlı faizi ile birlikte tahsili ile davanın kabulünü, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini ıslah ve talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen 23/05/2018 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan cezai şart ve cari hesap alacağı talebinde haklı olup olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Mahkememizin 17/09/2021 tarihli duruşma zaptının 3 nolu ara kararı gereği dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi heyeti 17/11/2021 tarihli raporunun sonuç kısmında; "....Davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde davacının talep ettiği Sözleşmeye aykırılık nedeniyle; A. 70.000,00 Amerikan Doları cezai şartın ödemesi gerektiği, B. Davacının ceza bedeli olarak davalıdan 95.171,28 TL karşılığı 16.043,93 USD tahsil ettiği, C. Bayilik sözleşmenin 22.maddesinde fesih halinde davalının kar mahrumiyeti ödemesi gerektiği yazılı ise de ne kadar kar mahrumiyetine uğradığı hususunda yeterli bilgi ve belge dosyada olmadığından kar mahrumiyeti hesabı yapılmamıştır. Davalı ...'nın sözleşmeyi erken sona erdirmesi nedeni ile oto gaz ve akaryakıt bayilik sözleşmesinin eki olan protokollerin 5.4 ve 4,5 maddesinde kararlaştırılmış cezai şartın şimdilik 1.000,00 USD kısmının, ihtarname tarihinin 27.02.2020 2 iş günü bitim tarihi olan 01.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek TCMB” nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında ile birlikte tahsilini, Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır..." yönünde görüş bildirmiştir. Mahkememizin 16/03/2022 duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince; dosyanın ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup; 02/06/2022 tarihli ek raporun sonuç kısmında; "....Davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde davacının talep ettiği Sözleşmeye aykırılık nedeniyle; ” Davacının ceza bedeli olarak davalıdan 95.171,28 TL karşılığında 14.401,9975 USD tahsil ettiği, “ 55.598,0025 USD cezai şart alacağı olduğu, Sayın Mahkemenin kararının Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde Davacının mahalde yeniden bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için geçecek makul süre 3 Ay için 27.099,58 TL 6 Ay için 54.199,16 TL kar mahrumiyeti ödemesinin gerektiği, Takdirin Sayın Mahkemede olduğu, Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır..." yönünde görüş bildirmişlerdir. Mahkememizin 28/09/2022 tarihli duruşma zaptının 1 nolu ara kararı gereğince; dosyanın 2. Ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup; 01/12/2022 tarihli ek raporun sonuç kısmında; "....Davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde davacının talep ettiği Sözleşmeye aykırılık nedeniyle ek ve kök rapordaki sonuçlarının aşağıdaki gibi olduğu; “ Davacının ceza bedeli olarak davalıdan 95.171,28 TL karşılığı 14.401,9975 USD tahsil ettiği, “ 55,598 0025 USD cezai sart alacağı olduğu, Kar mahrumiyeti yönünden kök ve ek raporlarda yapılan tedritli hesaplamaya göre, makul süre 3 Ay için 27.099,58 TL, 6 Ay için 54.199,16 TL ve kalan süre bakımından 355.004,60 TL hesaplamanın yapıldığı, seçim hakkının Sayın Mahkemede olduğu, Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Nihai takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkeme'nize saygı ile arz ederiz..." yönünde görüş bildirmişlerdir. Mahkememizin 24/10/2023 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı gereğince; dosyanın bilirkişi heyetine ek rapor için tevdi edilmesine karar verilmiş olup; 01/02/2024 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; "....Davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde davacının talep ettiği Sözleşmeye aykırılık nedeniyle 2 ek rapordaki sonuçlarına değişiklik yapacak bir belge ve durumun olmadığı, sonucun aşağıdaki gibi olduğu; “ Davacının ceza bedeli olarak davalıdan 95.171,28 TL karşılığı, 14.401,9975 USD tahsil ettiği, “ 55,598,0025 USD cezai şart alacağı olduğu, Kar mahrumiyeti yönünden kök ve ek raporlarda yapılan tedritli hesaplamaya göre, makul süre 3 Ay için 27.099,58 TL, 6 Ay için 54.199,16 TL ve kalan süre bakımından 355.004,60 TL hesaplamanın yapıldığı seçim hakkının Sayın Mahkemede olduğu, Sonuç ve kanaatlerine varılmıştır. Nihai takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, Sayın Mahkeme'nize saygı ile arz ederiz..." yönünde görüş bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; Davacı ...Petrolleri ... A.Ş. ile Davalı ... Ltd.Şti. arasında...(Ada: 292, Pafta: F37C17A, Parsel: 21) ... adresinde akaryakıt ve otogaz bayiliği sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeye aykırılık ya da haksız fesih halinde 70.000 Amerikan Doları tutarında cezai şart ödenmesi konusunda mutabık kalınmıştır. Davacı, bayilik sözleşmesi sırasında teminat olarak 100.000 tutarında banka teminat mektubu almıştır. Davalı bayi tarafından, ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşme tek taraflı olarak feshedilmiştir. Davacı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiği kabul edilerek cezai şart yönünden 55.598,0025-USD ve kâr mahrumiyeti alacağı yönünden 355.004,60 istemde bulunmuştur. Ayrıca davacı tarafından, 100.000 tutarında banka teminat mektubunun paraya çevirildiği, net olarak 14.401,9975 USD tahsilatı cezai şart isteminden mahsup ettiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, öncelikli olarak davalının fesih isteminin haklı olup olmadığı hususu değerlendirilmiş; davalının ihtarnamesinde somut herhangi bir fesih gerekçesi sunmadığı ve davaya cevap dilekçesinde de bu konuda yeterli açıklamada bulunmadığı, dolayısıyla sözleşmenin haksız olarak feshinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Bu kabul üzerinden yapılan hesaplamada ise yukarıda detayları verilen bilirkişi raporları hükme esas alınmış; ceai şart istemi yönünden davacının yaptığı tahsilatın mahsubu ile 55.598,00-USD'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Öte yandan, kâr mahrumiyeti alacağı yönünden bilirkişi heyetinden alternatifli hesaplama yapılması istenilmiş ve davacıya yerleşik içtihat nazara alınarak 3 aylık makul süreye karşılık gelen 27.099,58-TL'nin ödenmesine karar verilmiştir. Faiz başlangıç tarihi olarak ise dava ve ıslah tarihleri dikkate alınmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, A)Cezai şart istemi yönünden davanın kabulüyle 55.598,00-USD'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (1.000-USD'lik kısmına 25.01.2021, kalan kısmına 21.03.2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli USD mevduata verdiği en yüksek faiz oranı uygulanmasına), B)Kâr mahrumiyeti istemi yönünden davanın kısmen kabulüyle 27.099,58-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine (500,00-TL'lik kısmına 25.01.2021, kalan kısmına 21.03.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine), 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 144.953,16-₺ nispi harçtan peşin alınan 36.238,29-₺ harcın mahsubu ile bakiye 108.714,87 -₺ nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 9.750,00-₺ bilirkişi ücreti, 193,10-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 9.943,10-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 5.690,37-₺ ile 36.306,09-₺ harç gideri olmak üzere toplam 41.996,46 ₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 69.812,91-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 52.464,80-₺ nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince davacı tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile veri´len karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza