İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/16 E. 2025/540 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/16
Karar No
2025/540
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/16 Esas KARAR NO : 2025/540 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2020 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : TALEP: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil tarafından kesilen faturalara herhangi bir ödeme yapilmadığı. Açılar İcra takiplerinin de itirazlar ile durdurulduğu, işbu dava dilekçesi ekinde sunulan faturalardan da anlaşılacağı üzere Davalının Müvekkile toplam 19.687,03 TE borcu olduğu. Davalının takibe itiraz ederken takibe konu faturalardan doğan borcu olmadığını, ticari ilişki:bulunmadığını veya böyle bir borcun olmadığını iddia etmediği. İtiraz borç ilişkisinin doğmadığına veya borç ilişkisine itiraz yok ise borcun ödendiğine ilişkin olması gerektiği. Faturalardan anlaşılacağı üzere taraflar arasında borç ilişkisinin sabit olduğu.Ayrıca davalı ile müvekkil arasında 03.04.2018 tarihinde imzalanmış davalının cari hesap borcunu kabul ettiğine dair sözleşmeyi mahkemeye sundukları. Takibe itiraz eden tarafın borcun ödendiğine ilişkin iddiasını bir belge ile ispatlaması gerektiği. Davalının söz konusu takibe itiraz ederken herhangi bir belge sunmadığı. Taraflar arasında münferit zamanlarda devam eden bir ticari ilişki olduğu ve Müvekkil tarafından davalıya defalarca fatura kesildiği. Borca yönelik ödeme yapılmadığı gibi borcun tamamına dair ve borcun içeriğine yönelik herhangi bir itiraz ve ödeme belgesinin taraflarına tebliğ edilmediği. Takibe konu faturaların davalı takip borçlusu tarafından kaşe edildiği ve imzalandığı. Fatura nüshaları ve fatura asıllarından (talep edilmesi halinde sayın mahkemeye sunulacağı) anlaşılacağı üzere ilgili takip borçlüsu davalının imzalarını taşıdığı. Yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda ekte ayrıntılı cari hesap dökümü, fatura ve ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde icra takibine konu iki firma arasındaki ticari faaliyetin mahiyeti davalının müvekkile borcunu ödemediği ve 19.687,03 TL borcu olduğunun açık ve net olarak ortaya çıkacağı. Bu çerçevede davalının söz konusu icra takiplerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine 620 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri. Yukarıda arz ve izah ettikleri sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalarının kabulüne, alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacağın likit olması, itirazın haksız ve hukuki mesnetten yoksun ve kötü niyetle yapılmış olması hasebiyle davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan işbu dava taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında davacı tarafından edimlerin yerine getirilmiş ve faturaların kesilmiş olmasına rağmen davalının ödeme yapmadığı iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibarettir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Mahkememiz ara kararı gereği ... Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazıldığı ve talimat mahkemesince alanında uzman mali bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Dosya kapsamında sunulan deliller, belgeler ve davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar inetle ek sureti ile dava konusu malların ve faturaların davalıya teslim edilip edilmediğini, takip tarihi itibari ile faizler de dikkate alınarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının Heliriğnebilmesi istenilmesi, bu hususta rapor düzenlenmesi işleminde; Davacı şirkete hit ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının fusulğne uygun yapıldığı, sahibi lehine delil vasfı taşıdığı; Davacı ve Davalı taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, faturaya konu malların İrsaliyeli Fatura ile teslim edildiği, Davacı şi eti ticari defterlerinde, ve Seri ... Sıra No: .. numaralı — 997,10-TL 24/11/2017 Tarih ... Yevmiye ve Seri ... Sıra No: ... numaralı 1.905,98-TL 30/11/2017 Tarih 22.071 Yevmiye ve Seri ... Sıra No: 503130 numaralı 7.694,35-TL 09/12/2017 Tarih ... Yevmiye ve Seri ... Sıra No: ... numaralı 3.099,17-TL 15/12/2017 Tarih 23.281 Yevmiye ve Seri ... Sıra No: ... numaralı 411,82-TL 16/12/2017 Tarih ... Yevmiye ve Seri ... Sıra No: ... numaralı 1.870,06-TL 22/12/2017 Tarih 23.836 Yevmiye ve Seri ... Sıra No: ... numaralı 243,04-TL 28/12/2017 Tarih 24.283 Yevmiye ve Seri ... Sıra No: ... numaralı 1.028,63-TL 12/01/2018Tarih 3.875 Yevmiye ve Seri ... Sıra No: ... numaralı 5.749,37-TL 03/04/2018 Tarih 5.466 Yevmiye AR HS.'nda kayıtlı olduğu; Davacı şirketin H6.749,44 - TL alacağı olduğu, Dava Tarihi ola 08/01/2020 ile icra Tarihi olan 11/06/2018 yılları için 2.378,88 - TL faiz hesaplandığı, Davacının Pavahdan 16.749,44 - TL ana para (1) 2.378,88-TL faiz olmak üzere toplam 19.128,32 - TL Alacağının olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Davalı Murat Demir incelemeye gelmemiş ve sonradan defter ve belge talep etmeme rağmen incelemeye defter veya belge sunmamıştır. 8.2 25.04.2024 tarihinde Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen Bilirkişi raporunda Davacı tarafın 11.06.2018 tarihi itibariyle cari hesabın 16.749,44.-TL borç bakiyesi verdiği ve bu kadar alacaklı olduğu, Davalı tarafın Ticari defterlerinin incelenememesi nedeniyle herhangi bir borcunun olup olmadığı tespit edilememiştir." şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davalı vekilinin hazır bulunduğu mahkememizin 13 numaralı celsesinde davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mahkememiz kaleminde inceleme günü tayin edildiği, defterlerin hazır edilememesi halinde mazeret bildirilmesi için kesin süre verildiği ancak davalı tarafça kesin süre içerisinde mazeret bildirilmediği gibi ticari defter ve kayıtların da inceleme gününde mahkememiz kaleminde hazır etmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla HMK 222/3 uyarınca davalı tarafın ticari defter ibrazından kaçınmış olduğu anlaşılmakla davacı tarafın usulüne uygun ticari defter ve kayıtları esas alınmak suretiyle dosyanın esasının incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Buna göre talimat mahkemesi aracılığıyla alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfını haiz olduğu, defter ve kayıtlara göre ise takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 16.749,44 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalı asil tarafından her ne kadar muavin deftere ilişkin fotokopiler sunulmuş olsa da açılış ve kapanış tasdiklerine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış olması nedeniyle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olmadığı ancak yine de davalı asilin sunmuş olduğu belgelerde dâhi davacının 12/01/2018 tarihi itibariyle 17.250,20 TL alacaklı konumunda olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davanın kabulü ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın devam eden ticari ilişkiden kaynaklanması, alacağın belirlenebilir ve likit olması nedeniyle %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : Davanın KABULÜNE, 1-Davalı tarafından ... 28. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, 2-Alacağın % 20'si olan ‭2.201,31 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 751,86 TL harçtan peşin alınan 336,21 TL'nin mahsup edilerek bakiye 415,65‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 336,21 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 390,61‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 Maddesi gereğince dava değeri olan 11.006,55 TL üzerinden hesaplanan 11.006,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 2.327,95 TL tebligat, posta gideri ve başka birime gönderilen ücretler ile 4.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.027,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/16, K. 2025/540, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-16-e-2025-540-k-f0a715520e86