İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/220 E. 2025/21 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/220
Karar No
2025/21
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/220 Esas KARAR NO : 2025/21 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2019 KARAR TARİHİ : 15/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilleri şirket ile davalı arasında imzalanan 01.01.2017 tarihli, 3 yıl süreli Son Kullanıcı Destek Hizmetleri Sözleşmesi'nin davalı şirketçe ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile 03.12.2018 tarihinde tek taraflı olarak fesih edileceğini davalı yana bildirilmiş olduğunu, bununla birlikte ihtarnamenin ekinde fesih protokolü belgesi ekleyip tarafların herhangi bir hak ve alacağının olmadığına yönelik ibra istendiğini, davalı şirketin sözleşmede belirtilen ücret artışı hükümlerine uygun hareket edilmediğini, ücret artışı uygulanmadığını ve bu yolla eksik ödeme yapıldığını, Kasım 2018 ve 03.12.2018 tarihine kadarki Aralık 2018 ücretinin müvekkillerine ödenmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin Ek-1 Hizmet Bedeli Hükümleri gereğince davalı şirketin fazladan çalıştırdığı ... ve ... isimli personellerin ücretini davacı şirkete ödemediğini, davalı tarafından haksız ve keyfi bir şekilde feshedilen sözleşmenin davacı yana uğrattığı zararın tazmininin gerekli olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.500,00 TL'nin sözleşmenin fesih tarihi olan 03.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP:Asıl davada davalı vekilinin cevap dilekçesin özetle; "Taraflar arasında 01.03.2017 tarihinde “Son Kullanıcı Destek Hizmetleri Sözleşmesi” imzalandığını, davacı yanın davalı şirket lokasyonlarında teknik eleman yerleştirilerek müvekkilin mevcut sistemleri ile ilgili herhangi bir aksaklık olmaksızın hizmet verdiğini, davacı şirketin sözleşmesel yükümlülüklere riayet etmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından 18.10.2018 tarihli ihbarname ile sözleşmenin fesih ihbarını keşide ettiğini, davacı yanın 26.10.2018 tarihli ihtara cevabı ile sözleşme gereğince belirlenen yıllık artış oranı dikkate alındığında 03.12.2018 tarihine kadar geçen sürede 9 aylık ücret farkı, Ekim 2018 ücret, Kasım 2018 ücret ve 3 Aralık 2018'e kadar 3 günlük ücret ve iki personelin maliyetinin ödenmesi taleplerinde bulunduğunu, ilgili sözleşmenin 13.1.4. ve 13.1.6. Maddeleri ile müvekkillerinin her zaman ve fakat en az 60 gün önceden ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi herhangi bir gerekçe belirtmeksizin tek taraflı feshedebileceğini, davalı yanın tefe-tüfe ortalaması oranında artırım yaparak 2018 Ocak ayında zamlı ödeme yaptığını, davalı şirketin davacı tarafından düzenlenen faturalara istinaden sözleşmeden doğan tüm ödemeleri yaptığını, davalı şirket tarafından Kasım 2018 dönemi faturalarından 16.01.2019 tarihinde 4.667,49 TL bakiye hesaplandığını ve eksiksiz şekilde davacı hesabına ödendiğini, Aralık 2018'e ilişkin 3 günlük hizmetin faturasının davacı tarafından davalı yana iletilmediği ödenmediğini iddia ettiği ... ve ... isimli personeller hakkında sözleşmede herhangi bir ücret düzenlemesinin olmadığını ve müvekkilleri tarafından da böyle bir görevlendirme talebinin olmadığını, davalının fesih sözleşme şartlarına uygun olarak fesih hakkını kullandığı için davacının fesihten doğan zarar iddiasında bulunamayacağını, davacı şirketin ...nezdinde davalı şirketten sahte fatura tanzim edilmek suretiyle tahsil edilen tutarlar ile haksız kazanç sağladığını, davacının faiz türü, faiz başlangıç tarihi ve faize ilişkin tüm taleplerinin reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretlerinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini..." savunmuştur. DAVA:Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili şirket ile davalı ...arasında 01.03.2017 tarihinde Son Kullanıcı Destek Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca davalı şirketin genel müdürü... ilgili sözleşme kapsamında müvekkili şirkete verilecek hizmetlerin proje yöneticisi olarak tayin edildiğini, anılan sözleşme uyarınca davalı şirketin çalışanlarının, müvekkili şirketin işyerinde hizmet vermekle yükümlü olduklarını, davalı şirket genel müdürü ..., nitelikli çalışan statüsünde olup, müvekkili şirkete şirket işyerinde verdiği hizmet daha yüksek ücrete tabi olduğunu, Sözleşmenin 2 no.lu ekinde yer alan "..." kısmında; "onsite eleman Müşteri ofisinde çalışma saatlerinde uygun şekilde çalışacak şekilde, Yüklenici tarafından konumlandırılacaktır." İfadesinin yer aldığını, Davalının müvekkili şirkete düzenlediği hak ediş dokümanlarında ..." olarak gösterilmiş ve faturalara buna ilişkin bedel yansıtıldığını, ..., hak ediş dokümanlarında "..." gösterildiği halde, Kasım 2017'den itibaren, kademeli olarak azalan şekilde müvekkil şirkete gelmemeye dolayısıyla müvekkili şirkete hizmet vermemeye başlamış olup bu durum, giriş kartı deminden alınan log kayıtları ile de açıkça anlaşıldığını, davalı şirket tarafından ... nezdinde müvekkili şirketten haksız fatura tanzim etmek suretiyle tahsil edilen tutarlar ile haksız kazanç sağlanmış olup bu hususta ayrıca davalı şirket yetkilileri ve ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ...S. No.lu dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuş ve soruşturma başlatıldığını, muaccel hale gelmiş müvekkili alacağının rehinle de teminat altına alınmamış olunması sebebiyle İİK'nın 257/1. Maddesi gereğince ihtiyati haciz taleplerininde bulunduğunu ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile davalı tarafından ifa edilmeyen hizmetin ücretlendirilmesi yolu ile müvekkili şirketin uğradığı şimdilik 10.000 TL zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP:Birleşen davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Taraflar arasındaki Son Kullanıcı Destek Hizmetleri Sözleşmesi gereğince, davacının lokasyonlarında yerinde destek vererek, mevcut sistemleri ile ilgili olarak, müvekkilince hizmet verilmesi konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin söz konusu sözleşme uyarınca, niteliğine uygun ve kusursuz desteği ile sözleşme suresini ifa ettiğini, davacı ise Türkiye'de 60'a yakın farklı lokasyonları ve farklı işletmeleri bulunan büyük bir firma olup, sayısız il de çimento ve beton santrallerinin bulunduğunu ve çalışma suresi boyunca bu farklı lokasyonlarda ( ..., ..., .... vb... ) müvekkili şirket elemanlarınca çalışmalar yapıldığını, işin gerçekleştirilmesi ve hizmetin verilmesine rağmen, kesilemeyen fatura bedellerinin tahsili adına müvekkili şirketçe ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasında alacak davası açılmış olup halen yargılama devam ettiğini, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLER: 01/03/2017 tarihli "son kullanıcı destek hizmetleri" sözleşmesi, 03/01/2021 tarihli bilirkişi raporu,14/02/2023 tarihli bilirkişi raporu, 07/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporu, 11/09/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 27/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,16/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava; sözleşmenin haksız olarak fesh edildiği iddiasıyla kar kaybı ve verilen hizmetlere ilişkin eksik ödenen bedeller nedeniyle alacak talebine ilişkin olup; birleşen dava; hizmetin eksik verilmesinden kaynaklı olarak fazla ödenen bedelin iadesi/alacak talebine ilişkindir. Bilirkişiden alınan 03/01/2021 tarihli raporda özetle; "Dava Dosyasındaki belgelere göre; Davanın temelinde, taraflar arasında akdedilmiş olan 01.01.2017 tarihli son kullanıcı destek hizmetleri sözleşmesi'nin davalı şirket tarafından haksız şekilde feshedilmiş olduğu, davalı tarafından yapılan veya hiç yapılmamış ödemelerden kaynaklanan ücret alacağı ile taraflar arasındaki sözleşme'nin davalıca haksız ve herhangi bir sebep belirtilmeksizin feshinden kaynaklanan zararının bulunduğu iddiaları ile ücret alacağı ve yoksun kalınan karın tahsili noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan hesaplamalar doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1 maddesi gereği başlangıçta belirtilen sözleşme bedeli olan aylık 63.500,00 TL* Kdv ücretin 2018 yılı için yapılması gereken artış ile 72.193,05-TL * Kdv üzerinden ödeme yapılması gerekirken, ilk belirlenen ücret üzerinden ödeme yapılmaya devam edilmiş ve bu haliyle sözleşmede belirtilen ücret eksik ödenmiş, 2018 yılının EKİM-KASIM ve 3 ARALIK'a kadar olan ücreti hiç ödenmemiş toplamda 229.842,85-TL * KDV Ödemenin davalı tarafından yapılmadığı hesap edildiği..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 14/02/2023 tarihli raporda özetle; "Taraflar arasındaki sözleşmenin fesih ihbar süresine uygun olarak feshedildiği, dolayısıyla haksız fesihten söz edilemeyeceği, Davacının kar kaybına, ücret farkına ve çalıştırılan personellerin ücretlerinin eksik ödendiğine ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, Sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde eksik ödenen bakiye alacaklarını talep edebileceği, eksik ödenen bakiye alacağın ise 44.254.50 TL Davacı işçilerine yapılan ödemeyi belgelendirmesi kaydı ile 1.634,02 TL olarak tespit edildiği..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 07/12/2021 tarihli ek raporunda özetle; "Eğer mahkeme kök raporumuzdaki kanaatimize katılınmaz ve davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği kanaatine varılacak olursa, davacının davalıdan, fesih tarihi olan 03.12.2018 tarihi ile sözleşmenin normal sona erme tarihi olan 01.03.2020 tarihleri arasındaki dönem için mahrum kalmış olduğu kazanç nedeniyle uğramış olduğu zararın (kar - mahrumiyeti zararının) tazminini talebe hak kazanacağı yönünde sonuca varılabilecektir. Bu durumda raporumuzun Mali Kısmında, kar mahrumiyeti tutarının hesaplanması gerekecektir..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2023 tarihli ek raporda özetle; "Taraflar arasındaki sözleşmenin fesih ihbar süresine uygun olarak feshedildiği, dolayısıyla haksız fesihten söz edilemeyeceği, Davacının kar kaybına, ücret farkına ve çalıştırılan personellerin ücretlerinin eksik ödendiğine ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, Asıl davada davacının sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde eksik ödenen bakiye alacaklarını talep edebileceği, eksik ödenen bakiye alacağın ise 10.014,02 TL olarak tespit edildiği, Sayın mahkemece davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğine karar ittihazı halinde 2 adet personele ücretin ödenmesi ve 2018 yılında TEFE-ÜFE oranın uygulanacağından asıl davada; 204.007,11 TL 2 adet personel ücreti, 121.354,56 TL TEFE/ÜFE artış oranı, 10.014,02 TL esas dava yönünden tespit edilen alacak bakiyesi 335.375,69 TL talep edebileceğinin hesaplanmıştır..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 27/02/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davacı ... şirketi çalışanı ...'nun 01.01.2017-28.02.2018 tarihleri arasında 133 iş günü işe gelmediği ve bu günlere tekabül eden fazla ödeme ücret tutarının 88.385,66 TL olduğu, Davacı ... şirketi çalışanı ...'nun 01.03.2018-03.12.2018 tarihleri arasında işi girişinin olmadığı bu günlere tekabül eden fazla ödeme ücret tutarının 125.216,00 TL olduğu, 14.02.2023 tarihli bilirkişi raporumuzda birleşen dosya davacısı Akçansa şirketinin ... için 2018 Kasım ayında 18.459,61 TL ... şirketinden mahsup ettiği ve bu mahsubun da sözleşmeye uygun olarak değerlendirdiğimizden, mükerrer hesap olmaması açısından 18.459,61 TL bedelin mahsup edilmesi gerektiği, ....'nun ... şirketinde çalışmadığı döneme isabet eden ücret tutarının 01.01.2017-03.12.2018 tarihleri arasında 195.142,05 TL olarak hesap edildiği..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/07/2024 tarihli ek raporunda özetle; "... şirketi açısından önceki raporlarımızda maddi ve genel konuları ayrıntılı olarak açıklamıştık. Dolayısıyla 3. Ek raporumuz ile kanaatimizde değişiklik olmadığı mütalaa edilmektedir. ... şirketi itirazları bir değişiklik olmadığı hakkında; Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m.279/f4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur...." rapor edilmiştir. Davalı/birleşen dosya davacısı vekili 10/09/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Birleşen dosya nezdinde ikame ettiğimiz davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere neticeten 195.142,05 TL'nin zararın gerçekleştiği tarihten itibaren, aksi halde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek davacı/karşı davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Davacı/karşı davalı tarafından Mahkemenizin yukarıda bilgileri yazılı asıl dava olan ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası nezdinde ikame edilen davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01/03/2017 tarihli "son kullanıcı destek hizmetleri" sözleşmesinden kaynaklı süregelen bir ticari ilişki bulunduğu ve ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnemesi ile davalı/karşı davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. Davacı/karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti tarafından sözleşmenin haksız olarak fesh edildiği iddiasıyla kar kaybı ve verilen hizmetlere ilişkin eksik ödenen bedellere ilişkin olarak alacak talebiyle dava açılmış olduğu, birleşen dosyada ise...A.Ş tarafından sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca proje yöneticisi olarak atanan ...'ya ilişkin hizmetin eksik verildiği ve yüksek fatura ödendiği iddiasıyla alacak davası açılmış olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.1.1 ce 13.1.6 maddeleri uyarınca sözleşmenin herhangi bir gerekçe göstermeksizin 15 gün önce ya da 60 gün önceden ihbar etmek kaydıyla tek taraflı olarak fesh edilebileceğinin düzenlendiği, davalı/karşı davacı yanında sözleşme hükmü doğrultusunda süre öneline uyarak sözleşmeyi fesih etmiş olması nedeniyle haksız fesihin söz konusu olmadığı, bu nedenle davacı/karşı davalı tarafın kar kaybı talebinde bulunulamayacağı anlaşılmakla kar kaybına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. -Davacı/birleşen dosya davalısı tarafça verilen hizmetlere ilişkin olarak eksik ödemelerden kaynaklı talebi yönünde mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir 11/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacı yanca verilen hizmetlere ilişkin olarak 10.014,02 TL ödenmemiş hizmet bedeli alacağının bulunduğu ancak davacı tarafça asıl davada eksik ödenen hizmet bedeline ilişkin olarak 3.000,00 TL talepte bulunulduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 3.000,00 TL'nin davalı ise ...Tic A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. -Birleşen davada ise davalı/birleşen dosya davacısı ...Tic A.Ş tarafından ... Tic. Ltd. Şti'nin vermiş olduğu hizmetin eksik verildiği iddiasıyla fazla yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen bilirkişi raporlarına göre, verilen hizmetlere ilişkin olarak ... Tic. Ltd. Şti tarafından fatura tanzim edilerek ... Tic A.Şye faturaların gönderildiği, 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara itiraz edilmediği ve fatura bedellerinin ödendiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." düzenlemesi yer almaktadır. Bunun sonucu olarak sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat yükü faturayı düzenleyen tarafa ait iken, sekiz günlük sürede itiraz edilmemesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat yükü faturayı alan tarafa ait olur. Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun faturayı tanzim eden tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez faturaya itiraz etmeyip ödeme yapan tarafa geçtiği kabul edilmelidir. Somut olayda faturaların tebliğ edildiği ve iade edilmediği hususunda uyuşmazlık bulunmamakla beraber, faturaya konu hizmetin eksik/ayıplı verildiği hususu ileri sürüldüğü ve bu iddianın davalı/karşı davacı tarafça kanıtlanması gerekeceği gözetilmelidir. Dosyada mevcut log kayıtları ve bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere...Tic. Ltd. Şti'nin çalışanı ...'nun 01.01.2017-28.02.2018 tarihleri arasında 133 iş gün süre ile hizmeti vermediği,yine 01.03.2018-03.12.2018 tarihleri arasında hizmet verilmediği, bu süreler için toplamda davalı /karşı davacı tarafça 213.601,66 fazla ödeme yapılmış olduğu, davalı tarafça yapılan 18.459,61 TL ödeme mahsup edildiğinde davalı/birleşen dosya davacısı yanın Bülent Mutlu Doğru tarafından verilmeyen hizmetlere ilişkin olarak fazladan yapmış olduğu 195.142,05 TL ödemenin iadesini talep edebileceği anlaşılmakla birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL'nin 12/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Tic A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin taleplerin reddine 2-Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki davanın KABULÜ İle 10.000,00 TL'nin 25/01/2019 tarihinden tibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 185.142.05 TLnin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ltd. Şti 'den alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 76,85TL'nin mahsup edilerek bakiye 538,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Asıl dava yönünden 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 330,00TL'sinden davacı tarafın, 990,00TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 5-Asıl dava yönünden davacı tarafından yatırılan 76,85TL peşin harç, 44,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan ‭121,25‬TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Asıl dava yönünden davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 3.000,00TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 3.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Asıl dava yönünden davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 1.500,00TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 1.500,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Asıl dava yönünden davacı tarafından yapılan 204,00TL tebligat, posta gideri ile 2.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.204,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 1.653,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Asıl dava yönünden davalı tarafından yapılan 100,00TL tebligat, posta gideri ile 13.350,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.450,00TLyargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 3.362,50TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Birleşen dava yönünden karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.330,15TL harçtan peşin alınan 170,78TL'nin mahsup edilerek bakiye 13.159,37TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 11-Birleşen dava yönünden 6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 12-Birleşen dava yönünden davacı tarafından yatırılan 170,78TL peşin harç, 44,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 215,18TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Birleşen dava yönünden davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 195.142,05TL üzerinden hesaplanan 31.222,73TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan 6,40TL vekalet harcı gideri, 119,00TL tebligat, posta gideri ile 1.700,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.825,40TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/01/2025 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/220, K. 2025/21, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-220-e-2025-21-k-d9ecdc4319c5