İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/21 E. 2025/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/21
- Karar No
- 2025/126
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/21 KARAR NO :2025/126
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/09/2025 KARAR TARİHİ:07/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile borçlu arasındaki ticari ilişki kapsamında borçlunun .... İcra Müdürlüğü 2025/... E.sayılı dosyası ile aleyhinde başlatılan icra takibine, ödeme emrine, borca, faize ve ferilerine 30/06/2025 tarihinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyan ederek borçlu tarafın davaya konu icra takibine yapmış olduğu itiraz kötü niyetli olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari hizmet satım ilişkisine dayalı fatura borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... dosyası ile 26/06/2025 tarihinde, davalı aleyhine faturalara dayanarak, 16.261,80 Euro asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 02/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30/06/2025 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, bunun üzerine davacının da bir yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 16.261,80 Euro (779.623,21 TL) üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. İcra takibinde alacak miktarı yabancı para birimi (Euro) üzerinden istenmiş, takip bu para birimi (Euro) üzerinden başlatılmıştır. İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk lirası karşılığını içeren takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay, yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165) Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 20.05.2021 tarih ve 2021/437 E. 2021/5050 K. Sayılı ilamlarında da işaret edildiği ve yukarıdaki yasa maddesinden de açıkça anlaşıldığı üzere, İcra ve İflas Kanunu’nun 58. maddesinin 3. fıkrasında, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58 inci maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, hem takip talebinde hem de ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Takip talebindeki ve ödeme emrindeki bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayet nedeni olduğu gibi mahkeme tarafından takibin her safhasında resen göz önünde tutulmalıdır (Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 tarih ve 99/12-271 Esas, 99/301 Karar sayılı kararı). Yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından İcra takibi usulüne uygun bir takip talebi ve ödeme emri ile başlatılmadığı anlaşılmış olup davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Usulüne uygun başlatılan bir takip bulunmadığından DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğice alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 9.571,06TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.955,66 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği ücretin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
Hakim ...