İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/791 E. 2024/683 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/791
- Karar No
- 2024/683
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/791 Esas KARAR NO : 2024/683 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının lehdar, Müvekkillerinden ...'ın keşideci, ... Ltd Şti.nin avalist olarak gözüktüğü, 12/03/2019 keşide, 27/11/2023 vade tarihli, 1.000.000,00USD (bir milyon Amerikan Doları ) bedelli ve 14/05/2019 keşide, 04/12/2023 vade tarihli 300.000,00USD (üçyüzbin Amerikan Doları ) bedelli iki adet senet oluşturularak davalı yanca ... Şubesi aracılığıyla tahsile verildiğini, Müvekkillerinin senetlerin varlığından senetlerin protesto edilmesi sonucunda haberdar olduğunu, Senetlerinin suretlerinin ekte sunduklarını, asıllarının davalı uhdesinde olduğunu, senetlerdeki yazıların ve müvekkillerine atfen atılan imzaların kesinlikle Müvekkillerinin el ürünü olmadığını, senetlerin niteliği itibariyle sahte olduğunu, senet altındaki imzalara açıkça itiraz ettiklerini, ...'ın, senetlerin tanzim tarihi olan 12/03/2019 ve 14/05/2019 tarihleri itibariyle ... LTD ŞTİ'nin tek kanuni temsilcisi ve imza yetkilisi olduğunu, ekte sundukları imza sirküleri ve vekaletname örneği dahi çıplak gözle incelendiğinde , senetler üzerindeki ...'a atfen atılan ve ... Ltd. kaşesi üzerine atılan imzaların ...'ın el ürünü olmadığının rahatlıkla anlaşıldığını, sahtecilik def'i mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğini, her iki senette de nakden kaydı mevcut olup müvekkillerinin, lehdar olarak gözüken davalıdan böyle bir para borcu almadıkları gibi taraflar arasında böyle bir senedin düzenlenmesini gerektirir bir ilişkinin de bulunmadığını, senetlerin sahteliğinin yanı sıra aynı zamanda bedelsiz olduğunu, davaya konu sahte senetlerin, davalı tarafça icra takibine konu edilme riski bulunduğundan, davadan evvel taraflarınca icraya konulmaması yönünde ihtiyati tedbir başvurusu yapıldığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... D.İŞ sayılı dosyasından verilen 01/12/2023 tarihli kararda, davaya konu senetlerin %15 teminat karşılığında İİK 72/2 maddesi uyarınca icra takibinin ve icra takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini, buna göre mahkemece takdir olunan teminat şartı yerine getirilerek, yasal iki haftalık süre içerisinde de asıl dava açılmış olmakla tedbir kararının devam ettiğini, buna göre tedbir dosyasının işbu dosyasının eki sayılarak hüküm kesinleşinceye dek aynen devamını talep ettiklerini beyanla, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve sahte senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dilekçesinde de taraf olarak göstermiş olduğu ... davaya konu kambiyo senedinin avalisti olduğunu, senette imzası bulunanlara karşı mali açıdan bir güvensizlik mevcutsa senedi devralacak kişi ek bir teminat isteyebileceğini, senette ismi yazılı kişi lehine verilen kişisel teminata aval dendiğini, avalin, senet bedelinin kısmen ya da tamamen güvence altına alındığı bir kambiyo taahhüdü olduğunu, hamilin haklarını elde etmesi bakımından bir ek teminat olduğunu, kambiyo senetlerine özgü bir kefalet olduğunu, aval veren, senedin ödeneceğini garantilediğini ve ödenmediği halde senedi bizzat ödeyeceğini, kıymetli evrakta imzası bulunan kişi veya üçüncü şahısların aval verebileceğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 701.maddesinin 3. Fıkrası ''Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.'' hükmü gereğince davacı şirketin avalist olduğunu, davacı borçlu ... ve davacı avalist sıfatıyla borçlu şirket ile müvekkili ... arasında uzun yıllara dayalı ticari ilişki olduğunu, uzun yıllara dayalı ticari ilişkiden kaynaklı davacı ...'ın, müvekkili ...'ye bu yıllar içinde edinmiş olduğu borçlar nedeniyle davaya konu senet düzenlendiğini ve müvekkiline verildiğini, senedin düzenlendiği borç konusu davacı ...'ın şahsi borcu olduğunu, diğer davacı olarak gösterilen ... ise ...'ın borcuna binaen düzenlenmiş olan senetle kefil haline getirildiğini, bunun yanında borçlu, alacaklı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını savunarak senetten dolayı bir borcu olmadığını dile getirdiğini, halbuki senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisi asıl ilişkiden mücerret olup asıl ilişkideki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklanan borç sona ermeyeceğini, senedi davacının mali müşaviri olan ... bizzat imzalattığını, müvekkili ...'ye teslim ettiğini beyanla, davanın reddine ve davacı tarafın aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/... D.İŞ sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış ve incelenmiş, tedbir kararının devamına mahkememizce karar verilmiştir. Davaya konu senet asılları mahkememize sunulmuş ve incelenmiştir. Mahkememiz ara kararı ile Davacı ...' ın mahkeme huzurunda isticvabı yapılarak, imza ve yazı örnekleri alınıp, kendi imzasının bulunduğu evrak asılları toplanarak dava konusu senette imza ve yazıların davacıya ait olup olmadığının tespiti için dosya adli tıp kurumuna gönderilmiş ve rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Fizik ihtisas raporunda özetle; " İnceleme konusu senetlerde atılı yazı unsuru içermeyen borçlu imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, yazı hususunda sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için; ...'a huzurda inceleme konusu senet kendisine gösterilmeden belge içeriğinin aynı tip harflerle büyük küçük harflere dikkat edilerek dikte suretiyle ve normal yazma hızıyla 10'ar sayfa yazdırılması ile elde edilecek tutanakların temini, ...'a huzurda inceleme konusu belge kendisine gösterilmeden " ... " isim yazısının bitişik el yazısı ile hızlı ve işlek bir şekilde bol miktarda yazdırılması ile elde edilecek tutanakların temin edilerek, mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği " bildirmiştir. Davacı tarafça ATK faturasının bedeli olan 4.775,00 TL yatırılmış ve dekontu dosyaya sunulmuştur. Adli Tıp Kurumunun raporu ile, davacılara ait imzaların aidiyetinin tespiti için yeterli derecede karakteristik özellik bulunmadığı bildirildiğinden ve imzanın aidiyeti tespit edilemediğinden, sonuca etkili olmayan yazı aidiyeti tespiti talepleri mahkememizce red edilmiştir. Zira, kambiyo senedindeki yazılar davacılara ait olsa bile, imzanın aidiyeti tespit edilmediği takdirde, kambiyo senedinden kaynaklı borç doğmayacaktır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, imza inkarına dayalı senetlerden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Senetten kendi lehine hak çıkaran kişi, senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ıspat yükü altındadır. Senetteki yazıların kambiyo hukuku açısından bir bağlayıcılığı yoktur. Düzenleyenin ismi ve adresini içermesi ve bunun kendi eli ürünü olması halinde dahi düzenleyeni borç altına sokmaz. Kambiyo senedindeki diğer zorunlu unsurlar tam olmak şartıyla, düzenleyenin sadece imza atması borçlanması için yeterlidir. İncelenen senet ve ATK raporundan, davaya konu senetlerdeki imzaların davacılara ait olduğunun tespit edilemediği, davalının savunmasında da senetlerin kendisi huzurunda imzalanmadığını belirttiği, ... isimli kişinin senetleri davalıya teslim edildiği ve bu kişinin davacıların muhasebecisi olduğunu savunduğu, muhasebecinin senedi getirip teslim etmiş olmasının da davacıları borçlandırmayacağı, senetlerdeki imzanın davacılara ait olduğunu davalının ıspatlaması gerektiği, mahkememizce incelenen senetlerdeki imzalar ile davacı ... imzalarının karşılaştırılmasında da farklılık olduğunun görüldüğü, imzalardaki boğum sayısı ve kıvrım yerinin uyuşmadığı, gerçekten de senetlerdeki imzanın karakteristik bir özelliğinin bulunmadığı, taklidi kolay olduğu, bu nedenle davalının davacı ...'dan bir alacağı var ise de, bunun ayrı bir takip veya dava konusu yapılarak ıspatı gerektiği, senetteki aval verenin imzasının da sahte olduğunu ileri sürmesinin mümkün olduğu, aval veren adına atılan imzanın da ...'a ait olduğunu tespit edilemediği, dava konusu senetlerdeki imzanın davacılara ait olduğu ıspatlanamadığından, bu senetlerle ilgili menfi tespit davasının kabulüne karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davacı ... 'ın düzenleyen , davacı şirketin avalist olduğu 12/03/2019 düzenleme tarihli, 1.000.000,00 USD bedelli, 27/11/2023 vadeli senet ve 14/05/2019 düzenleme tarihli, 04/12/2023 vadeli, 300.000,00 USD bedelli, senetlerdeki imzanın davacılara aidiyeti tespit edilmediğinden davacıların bu senetler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, 2-İcra takibine girişilmediğinden koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.613.472,29 TL alınması gerekli harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 653.368,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.960.104,21 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 990.590,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara eşit oranda verilmesine, 5-Yargılama nedeniyle harcanan 653.637,93 TL harç, 4.775,00 TL Adli Tıp Kurumu faturası ve 804,37 TL yargılama giderinin toplamı olan 659.217,30 TL'nin davalıdan alınarak davacılara eşit oranda verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır