İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/427 E. 2024/445 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/427
- Karar No
- 2024/445
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/427 Esas KARAR NO : 2024/445
DAVA : İtirazın İptali (Banka Kredisinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2019 KARAR TARİHİ : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında 27.06.2013 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi sonrasında dava dışı asıl borçlunun ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında iflas erteleme kararı aldığını, ödeme yapılmadığını, davalı müteselsil kefil olan şahısların kefil olduğunu, kefillerin şirket ortağı oldukları için eş rızasına gerek olmadığını, ... 32. Noterliğinin... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hesap kat ihtarı yapılarak davalı kefillere gönderildiğini, ancak ödeme yapılmaması üzerine ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, borcun ödenmediğinin sabit olduğunu, davalıların itirazında da 1.903.000,00TL'lik kısmına itiraz ettiğini ancak takibin tamamına itiraz ettiklerini, faiz oranını sözleşmeye göre hesaplandığını ve doğru olduğunu beyanla, itirazın iptaline ve davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız olduğunu, muaccel bir borç olmadığını, takibe itirazdan sonra bir yıllık itirazın iptali dava açma süresinin geçtiğini, faiz oranının fahiş olduğunu, asıl borçlu şirketin iflas ettiğini ve henüz kesinleşmediğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davaya konu ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; Davacı Alacaklı Banka tarafından dava dışı kredi asıl borçlusu ... Ltd. Şti. İle davalı kefiller ..., ... ,... aleyhine 08/08/2016 tarihinde 935.712,62 TL ...761 nolu ... Kredisi, 808.000,00 TL...nolu İskonto Kredileri, 71.535,78TL... nolu Taksitli Ticari Kredi, 153.878,71 TL ... nolu Kredili Mevduat Hesabından kaynaklı toplam 1.969.127,11 TL nakit ve 2 adet çek yaprak bedeli olan 2.580,00 TL Gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalı borçlular vekili tarafından verilen 17/08/2016 havale tarihli dilekçe ile itiraz edip, gerçek kişilere yönelik yapılan borç miktarının 1.903.000,00 TL'lik kısmının doğru olduğunu ancak bankaya olan kredi borcu için vadesinde ödenmek üzere bankaya müşteri çekleri verildiğini, müşteri çekleri karşılığı kredi kullandırıldığını, müşteri çeklerinin ödendiğini, müşteri çekleri ödenirken takip yapılmasının kabul edilemeyeceğini, yine talep edilen %35 temerrüt faizinin de yasal bakımdan mümkün olmadığı belirtilerek itiraz edildiği, davacı alacaklı tarafından 08/10/2019 tarihinde 375.271,14 TL nakit ve 3.200,00 TL gayri nakit alacak yönünden (faiz ve masraflar hariç olmak üzere ) itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 29/01/2021 tarih ve ... esas, ... sayılı kararı ile; " Davacının bilirkişi ek raporu ile tespit edilen alacak miktarının davalı tarafça kabul edilen miktardan daha düşük olduğu, bilirkişi tarafından tespit edilen borçlu cari hesap alacağı dışındaki alacakların ödenerek sıfırlandığı, sadece bu alacak kalemi nedeniyle dava tarihi itibarıyla 254.154,06TL olduğu, davacı tarafın takip tarihinden önce ve dava tarihine kadar işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, bu durumda bilirkişi tarafından dava tarihine kadar faiz hesaplanmasının İcra Müdürlüğünün yetki alanında olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı, icra takibinde sadece asıl alacak talep edildiğinden, asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren yıllık %35 faiz oranıyla birlikte davalılardan alınmasına ve takibin buna göre devamına karar vermek gerektiği" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 22/06/2023 tarih ve 2021/599 esas 2023/1073 sayılı ilamı ile; "Davacı Banka ile dava dışı kredi asıl borçlusu ...Tic. Ltd. Şti. arasında 27/06/2013 tarih ve 3.000.000,00 TL miktarlı GKS. İmzalandığı, sözleşmeyi davalılar ..., ... ,...'nın birlikte ve Müteselsil Kefil sıfatı ile imzalamış oldukları ve kefil olunan miktarın 3.000.000,00 TL olduğu, davalıların dava dışı asıl borçlu şirketin ortakları olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere ... 32 Noterliğinden çektiği ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile toplam 1.969.127,11 TL Nakit ve 2 adet çek yaprak bedeli olan 2.580,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi ihtaren bildirilmiştir. Davacı tarafça itirazın iptali davasının 375.271,14 TL. Nakit ve 3.200,00 TL gayri nakit alacak yönünden açıldığı halde 375.271,14 TL nakit alacak üzerinden harç yatırıldığı, gayrinakdi alacak yönünden harç yatırılmadığı, gayrinakdi alacak talebi yönünden maktu olarak yatırılması gereken eksik harcın tamamlatılmadan karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan raporda, davacı banka tarafından çekilen kat ihtarı ile takip tarihi arasında ve takip tarihi ile dava tarihi arasında değişik tarihlerde çok sayıda ödeme yapıldığı, toplam yapılan ödeme miktarının 1.909.343,37 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi kök ve ek raporuna karşı gönderdiği beyan dilekçeleri ile; Müvekkili bankanın dayanak takip ile yapılacak olan ödemelerin BK. md.100 hükmü uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesini istediğini açıkça beyan ettiğini, seçimlik/yenilik doğuran hakkını bu doğrultuda kullandığını, bu kapsamda yapılan ödemelerin dayanak icra dosyasında öncelikle faiz ve masraflardan mahsubu sonucunda 375.271,14TL alacak sonucuna ulaşıldığını, bilirkişi tarafından Bankanın seçimlik hakkını ne şekilde kullandığı gözetilmeden yalnızca Banka hesaplarının dikkate alınarak bir hesabın yapılmasının doğru olmadığı belirtilerek itiraz ettiği anlaşılmıştır. TBK'nın 100. maddesinde; "Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz," hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu takip talebinde de kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz ve masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiştir. Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Hukuk Genel Kurulu'nun 09/10/2002 tarih ve 2002/12-709 Esas - 2002/781 Karar sayılı kararı). Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir. (Yargıtay 12. HD'nin 2018/7452 Esas, 2019/9523 Karar sayılı içtihadı). Mahkemece hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda TBK 100 madde hükmü dikkate alınmadan rapor düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece uzman bilirkişi heyetinden, boçluların icra takibinden önce yaptıkları ödemeler gözetilerek davacının icra takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının tespiti gerekir. Davacının icra takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu tesbit edildiğinde ise İcra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin de ödeme tarihleri de gözetilerek TBK 100. Maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanarak buna göre dava tarihi itibariyle kapak hesabının çıkartılarak denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılarak, dosya mahkememize iade edilmiş ve yukarıdaki esasa kayıt edilmiştir. İstinaf kararı sonrası mahkememizce eksik harç ikmal ettirilmiş, belirtilen eksiklikler giderilmiş ve bilirkişiden rapor alınmıştır. Mahkememizce resen seçilen 3 kişilik bankacı bilirkişi heyetinden alınan 16/10/2023 tarihli raporunda özetle; "Davacı ... TA.Ş. tarafından dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. İle arasında imzalanan 27/06/2013 tarhili 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi dahilinnde davalı firmaya ... kredisi, İskonto kredileri, taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat hesabı kullandırıldığı ve çek karnesi verildiğiin, davalılar ..., ... ve ...' nın aynı limit dahilinde sözleşmede kefil olarak imzasının bulunması nedeniyle kendi temerrüt tarihinde 3.000.000,00 TL limit dahilinde söz konusu banka alacaklarının ödnemsindenk davalı şirket ile birilkte mütesilsilen sorumlu olduğunu, davacı banka tarafından davlaı firmaya kullandırlan kredi ve kredi kartlarından kaynaklanan alacak tutarları nedeniyle davalılar ..., ... ve ...' nın hakkında ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 26/07/2016 tarihinde başlatılan icra takibinde taleph edilebilecke alacak tutarlarının, toplam 1.698.127,01 TL olduğunu, alacak tutarına taleple balğlı kalmak üzere %35 temerrüt faizi talep edilebileceğini, davacı yan tarafından davalılar aleyhinede başlatılan takip talebi incelendiğinde, davacının kefillerden de çek yaprağı kaynaklı, banka ödeme yükümlü olduğu garanti bedelinin depo edilmesini talep ettiğinin görüldüğünü, kefillerin gayrinakdi kredilerden kaynaklı depo talebinden sorumlu tutulabilmeleri için taraflar arasında imzalanan sözleşmede açık ve net bir şeklide sorunluluk içeren hüküm bulunması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde, kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olduğuna ilişkin bir hükme rastlanmamış olduğunu, " mütaala etmiştir. Bilirkişi raporunun muhalefetli yazılması, istinaf kararına göre hesap içermemesi nedeniyle bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Tarafların itirazları doğrultusunda alınan ek raporda özetle; "Davacı ... TA.Ş. tarafından dava dışı ...Ltd.Şti ile arasında imzalanan 27.06.2013 tarihli 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi dahilinde davalı firmaya BCH kredisi, İskonto kredileri, taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat hesabı kullandırıldığı ve çek karnesi verildiğini, davalılar ..., ... ve ...'nın aynı limit dahilinde sözleşmede kefil olarak imzasının bulunması nedeniyle kendi temerrüt tarihinde 3.000.000,00 TL limit dahilinde söz konusu banka alacaklarının ödenmesinden davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, Davacı Bankanın, dava dışı .... şti inin iflas erteleme kararı alması üzerine 01.07.2016 tarihinde kat ihtarnamesi gönderdiği, bununla birlikte dava dışı firma hesaplarını fiili olarak kat etmediğini, takip hesaplarına aktarmadığı, hesaplarını cari olarak takip ettiğini, 26.07.2016 takip tarihi itibari ile müteselsil kefiller ..., ... ve ... aleyhinde takip başlattığını, Davacı banka tarafından davalı firmaya kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacak tutarları nedeniyle davalılar ..., ... ve ... 'nın hakkında ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 26.07.2016 tarihinde başlatılan icra takibinde talep edilebilecek alacak tutarlarının; Borçlu Cari Kredi için 784,174,07 TL, Iskonto Kredileri İçin 806.269,28 TL ve Taksitli Ticari Kredi için 47.796,71 TL olmak üzere toplam 1.638.240,06'TL olduğunu, davacı yan tarafından davalılar aleyhinde başlatılan takip talebi incelendiğinde, davacının, kefillerden de çek yaprağı kaynaklı, bankaya ödeme yükümlü olduğu garanti bedelinin depo edilmesini talep ettiğini, kefillerin, gayrinakdi kredilerden kaynaklı depo talebinden sorumlu tutulabilmeleri için taraflar arasında imzalanan sözleşmede açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren hüküm bulunması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde, kefilin gayrinakdi kredilerin deposundan sorumlu olduğuna ilişkin bir hükme rastlanmadığından sorumlu tutulmaması gerektiğini, takip tarihi ile dava tarihi arasında yapılan toplam 1.547.643,37TL tahsilatların öncelikle masraf, faiz ve ferilerinden sonra kalan bakiye olması durumunda Asıl alacak kalemlerinden mahsubu neticesinde, davacı bankanın davalı kefillerden 18.10.2019 dava tarihi itibari ile toplam 713.434,84 TL alacağı olduğunu, 441.919,68 TL asıl alacağın; 47.796,71 TL sı için %20,175, 135.692,51 TL sı için %25,125 ve 258.430,46 TL sı için %25,875 temerrüt faiz oranı üzerinden faiz ve faiz üzerinde %5 BSMV talep edebileceğini," bildirilmiştir. Sunulan ek rapor yeterli, gerekçeli ve denetime elverişli görülmüş, itirazlar red edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Davacının icra takibinde 1.969.127,11 TL nakit ve 2 adet çek yaprak bedeli olan 2.580,00 TL Gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın icra takibine itirazında, gerçek kişi davalı kefillere yönelik yapılan borç miktarının 1.903.000,00 TL'lik kısmının doğru olduğunu ancak bankaya olan kredi borcu için vadesinde ödenmek üzere bankaya müşteri çekleri verildiğini, müşteri çekleri karşılığı kredi kullandırıldığını, müşteri çeklerinin ödendiğini, müşteri çekleri ödenirken takip yapılmasının kabul edilemeyeceğini, yine talep edilen %35 temerrüt faizinin de yasal bakımdan mümkün olmadığı belirtilerek itiraz edildiği, davacı alacaklı tarafından 08/10/2019 tarihinde 375.271,14 TL nakit ve 3.200,00 TL gayri nakit alacak yönünden itirazın iptali davası açtığı anlaşılmıştır. Davalılar kefil olup, dava dışı şirketin borçları nedeniyle yapılan takip tarihinde davacının 1.638.240,06TL alacağı olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında yapılan 1.547.643,37TL tahsilat olduğu, davadan sonra bir tahsilat olmadığı, bilirkişi tarafından yapılan tahsilatların mahsubu sonrası davacının alacağının 713.434,84 TL olarak tespit edildiği, davacının ise 375.271,14TL nakdi ve 3.200,00TL gayri nakdi alacak talebinde bulunduğu, aradaki farkın tahsil harçları ve vekalet ücretinden kaynaklandığı anlaşılmış, taleple bağlı kalınması gerektiği anlaşılmıştır. Gayri nakdi alacaklara ilişkin davalı kefillerin sorumlu olacağına dair bir hüküm sözleşmede bulunmadığından bu miktar için talebin reddi gerekmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan hesap ve davacının talebi nazara alındığında, nakdi alacaklar için davanın kabulüne ve bilirkişinin tespit ettiği faizin uygulanmasına, gayri nakdi alacak talebi olan 3.200,00TL yönünden ise davanın reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davacının davasının KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE; 1-Gayrinakdi alacak talebi yönünden davanın REDDİNE, 2-Nakdi alacak yönünden davanın KABULÜ İLE; takip ve dava arasında yapılan tahsilatlar haricinde kalan ve talep ile bağlı kalınarak belirlenen 375.271,14 TL yönünden davalıların ... 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline, 47.796,71 TL ye %20,17, 135.692,51 TL ye %25,12, 191.781,92 TL ye %25,87 oranında takipten itibaren faiz uygulanmasına, 3-Kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 75.054,23 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 25.634,77 TL alınması gerekli harçtan, peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile 25.590,37 TL bakiye harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Kabul edilen değer ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 58.290,67TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen değer ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 3.200,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti ve sair giderler için sarfedilen toplam 13.354,50 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre 13.241,58 TL'nin ve davacı tarafça peşin ödenen 44,40 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TLnin davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/07/2024
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır