İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/239 E. 2024/558 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/239
Karar No
2024/558
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/239 Esas KARAR NO : 2024/558 DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/09/2022 KARAR TARİHİ : 07/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 28/09/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirket bünyesinde 26.11.2019 - 22.02.2022 tarihleri arasında çalıştığını, ancak 22.02.2022 tarihinde Müvekkil Şirket tarafından davalının iş akdine son verildiğini, bunun sonucunda müvekkili şirket ile Davalı arasında, davalının müvekkili şirket nezdinde ki bakiye ücret alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklarının görüşülmesi ve ödenmesine ilişkin olarak tarafların ortak mutabakatı çerçevesinde ihtiyari arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, 22.02.2022 tarihinde süreç 2022/... dosya numarası ile sonlandırıldığını ve davalının iş akdine son verilmesi neticesinde müvekkili şirket nezdindeki bakiye hak ve alacaklarının eksiksiz bir şekilde davalıya ödendiğini, ancak davalının müvekkili şirket nezdinde iş akdinin sona erdiği tarihten kısa bir süre sonra, davalının yeni bir yapılanma üzerinde çalıştığı, müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında bulunan bir şirket kurduğu veya içerisinde bulunduğu, müvekkili şirket'in müşterileri ile toplantı ve görüşme ayarladığı müvekkili şirketten sürekli, hukuka aykırı olarak müvekkili şirket'in ticarı sır niteliğinde olan şirket bilgilerini, ücret detaylarını, prim ödeme sistemi ve tarihlerini, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği alan dahilinde müşteri kanal gelir bilgileri, kanal analiz ve analitiklerini edindiği ve mevcutta kurmayı planladığı iddia edilen işi geliştirmek için işbu bilgileri kullandığı, müvekkili şirket bünyesinde çalışmaya devam eden ve davalının iletişim kurduğu çalışanlar dahilinde tespit edildiğini, ilgili çalışanlar tarafından da konu hakkında yazılı beyanların müvekkili şirkete teslim edildiğini yapılan tespite istinaden, müvekkili şirket tarafından davalı, iyi niyet çerçevesinde işbu hukuka aykırı eylem ve davranışlara son verilmesi maksadıyla görüşüleye çalışıldığını ancak müvekkili şirketin bu girişimleri davalı tarafından olumsuz yanıtlandığını, bu kapsamda, Müvekkil Şirket, davalının hukuka aykırı olarak müvekkili şirketten elde ettiği ticarı sır niteliği taşıyan bilgi ve belgeleri ve kapsamı tam olarak tespit edilemeyen ve davalı tarafından elde edildiği düşünülen bilgi ve belgeleri 3. kişi ve kurumlar ile paylaştığı, müvekkili şirketin rakibi konumunda bir yapı kurmayı planladığını iddia ettiği yazılı beyanlar ile sabit olduğunu, kendisine yarar sağlamak için kullandığının da müvekkili şirket bünyesinde çalışan personellerin yazılı beyanları ile sabit olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirket ile davalı arasındaki iş akdinin sona ermesinden sonra devamlı olarak müvekkili Şirket'ten hukuka aykırı olarak şirket bilgilerini ve ticari sır niteliği taşıyan bilgileri kendisine ve kurmaya çalıştığı yapıya fayda sağlamak amacıyla alan ve kullanan davalının müvekkili şirkete gerek belirsiz süreli iş sözleşmesi, gerek ihtiyari arabuluculuk anlaşma metni gerekse kanun ve ilgili sair mevzuat tahtında zararı ve tazminat alacağının mevcut olduğunu bu zararların ve tazminat alacaklarının maddi ve manevi olmak üzere mahkemece görevlendirilecek uzman bilirkişiler vasıtasıyla tespiti ile davanın kabulü ile müvekkili şirket ile davalı arasındaki akdedilen Sözleşme'ye istinaden Müvekkil Şirket'in cezai şart alacağına yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL'nin müvekkili şirket'e ödenmesini, müvekkili şirket ile akdedilen sözleşmeye aykırı hareket edilmesi, ticarı sır niteliğindeki bilgilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi, çalışanların ayartılması ve 3. Kişilere ifşa edilmesi, Müvekkil'in ticari itibarına zarar verilmesi hasebiyle Müvekkil Şirket'in cezai şart alacağından bağımsız olarak 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile arabuluculuk süreci de dahil olmak üzere vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 23/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı ile arasındaki iş sözleşmesinin 22/02/2023 tarihinde davacı tarafından sona erdirildiğini, iş akdinin feshinden sonraki dönemi kapsayan davacının talepleri nedeniyle açılan cezai şart istemine ilişkin davalarda görevli mahkemelerin Bölge Adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin kesin nitelikli kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik Yargıtay 11. HD'nin 03/12/2021 tarih ve 2021/1534 Esas 2021/6811 Karar sayılı kararı nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, söz konusu sözleşmede cezai şart tam ve kesin olarak 100.000 USD olarak belirlendiğinden daavacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasına itiraz ettiğini, davalı müvekkilinin belirsiz süreli iş sözleşmesiyle davacı şirkette çalıştığını ve davacı tarafından müvekkilinin orada konumlandırılacak bir pozisyon olmadığı bahanesiyle 22/02/2023 tarihinde iş sözleşmesinin haksız ve tek taraflı olarak feshedildiğini davacının tüm iddialarının dayanakton yoksun olduğunu ve somut hiçbir gerçeğe dayanmadığını, müvekkilinin davacı tarafından işten çıkarıldıktan sonra herhangi bir ticari işletme kurmadığını ve başka bir işte çalışmadığını halen de çeşitli yerlerde iş başvurusu yaparak iş aradığını, davacı şirket çalışanlarının beyanlarının görgüye dayalı olmadığı duymuş olduklarını iddia ettikleri bilgileri ifade ettiklerini, müvekkilinin davacı şirket çalışanları olan ... ... ve ... ile arkadaş olmaları nedeni ile görüşmesinin olduğunu, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 11. Maddesi “gizlilik” şartlarını, 13. Maddesi “rekabet yasağı-cezai şart” şartlarını düzenlemekte olup, müvekkili davalı tarafından çalıştığı süreçte ve sonrasında bu maddelerin hiçbiri ihlal edilmediğini, davacının, dava dilekçesinin 2. c bendinde iddia ettiği “ayartma” eyleminin ; Ticari doktrinde ayartma, genel olarak bir müteşebbisin, diğer bir işletmenin işçi, personel gibi yardımcı şahıslarının iş yerini değiştirmesine yönelik çaba göstermesi şeklinde tanımlandığını, müvekkilinin herhangi bir ticari işletmesi mevcut olmadığını, vee müvekkili davalının eğitim, kariyer ve maddi durumu değerlendirildiğinde böyle bir işletme kurmasının imkansız olduğunu, müvekkilinin diğer çalışanların maaşlarının öğrenmesi iddiası rekabet ve gizlilik ihlali teşkil etmediğini, müvekkili tarafından hiç bir eylem gerçekleştirilmediğinden davacının da bir zararı olduğundan söz edilemeyceğini, belirtilen nedenlerden dolayı haksız ve hukuki mesnetten yoksun iddia ve verilerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER: - Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 26/05/2024 tarihli bilirkişi raporu, -Mahkememizce 05/02/2024 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ... Yukarıçukur beyanında: Ben davacı şirkette yaklaşık 5 yıldır operasyon yöneticisi olarak çalışmaktayım. Davalının ne zaman işe girdiğini bilmiyorum. Ancak 1 veya 2 sene çalıştı. Şirketten ne sebeple ayrıldığını bilmiyorum. Görevi editörlüktür. Şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirketin eski ortağı ... nin kurmuş olduğu şirkete geçmiş olduğunu duyduk. Şuan hala çalışıp çalışmadığını bilmiyorum. Görevi gereği kanalların data bilgilerine ve istatistik bilgilerine hakimdi. Halen davacı şirkette çalışan ... ...'ten şirketten ayrıldıktan sonra bazı kanalların data ve istatistiklerini istediğini öğrendik. Ayrıca aynı kişiye karşı "Gel bu şirkette ekibini kur" dediğini öğrendik. Davacı şirketten ayrılırken tüm haklarını almıştır. Benim girdiğim dönemde iş sözleşmesinin yanında rekabet etmeme sözleşmesi imzalanmıyordu. Ancak güncel işe girenler imzalıyor. Davalının imzalayıp imzalamadığını bilmiyorum. Davalı bizzat ...'e o şirkette çalıştığını söylemiş. Davalı pozisyonu gereği data ve istatistiklere ulaşabilirdi. Ancak bunu yeni şirkette kullanıp kullanmadığını bilmiyoruz . Bunun yanında ...'den de bilgiler istemiş. ... bu bilgileri kendisine vermemiştir. Dedi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı cezai şart alacağı istemine ilişkindir. ... İş Mahkemesi'nin 2022/... Esas - 2023/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 444. maddede; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." denilmiştir. Bunun yanında 445.maddede de; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Uyap ekranından yapılan sorgulamada; davalının davacı firmada 26/11/2019-22/02/2022 tarihleri arasında çalıştığı, davacı firmadan sonra dava dışı ... firmasında 02/02/2024 -12/03/2024 tarihlerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. ... Mahkemesi ... HD'nin 2020/... Esas - 2021/... Karar sayılı ilamı da: "...Davacı ile davalı arasındaki yazılı iş akdinde davalının görev tanımının " film hattı elemanı " olarak belirtildiği görülmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı tarafından müşteri çevresine, üretim sırlarına ya da davacı işverenin yaptığı işlere dair davalının bilgi edinme imkanı olduğuna dair somut delil sunulmamış olduğu gibi, bu bilgilerin kullanılması halinde davacının önemli bir zararına sebep olunabileceğine dair de bir delil sunulmamıştır. Aksine, duruşmada dinlenen tanıkların bir kısmı davalının düz işçi konumunda olduğunu ve davacı şirkete dair sırlara ya da müşteri çevresine ilişkin bilgileri edinebilecek bir konumda olmadığını, genel olarak iş kapsamının hammadde kolilerini açmak, çıkan paketleri bağlamak, temizlik işleri ve film üretim makinesini kullanan operatöre yardım etmek şeklinde olduğunu beyan ettiği, diğer tanıkların ise davalının özel bilgilere ulaşabilecek konumda olduğunu, ancak somut olarak bu özel bilgileri bir yerde kullandığına dair bir bilgileri olmadığını beyan ettiği, mahkemece alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda da davalının iş yerindeki görev tanımına ve kapsamına göre, davalının iş sırlarına ulaşabilecek konumda olmadığı ve rekabet yasağı sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan tazminat istemesinin mümkün bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına, tanık beyanlarına, taraflar arasındaki sözleşme ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, mahkemece davacının davalının ticari sırlarına vakıf olduğuna dair ve davacının ne tür bir zararına sebep olabileceğine dair iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddinde usul ve esas bakımından bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir .." şeklindedir. Mahkememizce re'sen görevlendirilen Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 26/05/2024 tarihli bilirkişi raporu özetle; "...Dava konusu uyuşmazlığın esası, davacı ile davalı/işçi arasındaki iş akdine bağlı olarak, davalı işçinin rekabet yasağı ihlali iddiasıyla tazminat talebinden ibarettir. Davacı ve davalı arasında akdedilen iş sözleşmesine göre, rekabet yasağı ve gizlilik maddelerinin yer aldığının görüldüğü, Davacının iddialarının davalının rekabet ve gizlilik ihlali üzerine yoğunlaştığı, fakat bu iddialara yönelik somut bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, Davalının davacı şirkette çalıştığı süre içerisinde veya sonrasında ticari sır niteliği taşıyan verilerini sızdırdığı, ve/veya sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair bir bilgiye rastlanmadığı..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, davalının SGK kayıtları da incelendiğinde; dava tarihinde rakip bir firmada çalışması bulunmadığı, bunun yanında davacının ne tür bir zararına sebep olduğu yönünde bir belge bulunmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-) Davanın REDDİNE, 2-)Alınması gereken 427,60TL ret harcından peşin alınan 512,33TL harcın mahsubu ile artan 84,73TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 5-)Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-)Arabuluculuk ücreti olan 800,00TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/239, K. 2024/558, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-21-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-239-e-2024-558-k-7d28f959e8f8